Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

Çok güzel yazmışsınız ellerinize sağlık ama bu konu bir inceleme konusu kitabın özeti değil :blush: Kitabın akıcılığını , derinliğini sizin kendi yorumlarınızın olduğu spoilersız bir yazımı bir dahikine tercih ederseniz bence çok daha iyi olur :blush:

6 Beğeni

resim

Susan Wise Bauer - Batı Biliminin Öyküsü’nü okuyorum.

Kitabın önsözü şöyle başlıyor; “Bu bir bilim tarihi değildir.”

Gerçekten de bildiğimiz bilim tarihi kitaplarının aksine, bilimin başlangıç ve gelişim dönemlerinde, bilim insanlarının ve dönemin toplumunun düşünce yapısına önem veriyor. Yazarın kendi deyimiyle “Bilimi anlamlandırabilmek için, sadece Ne bulduk? diye değil, Neden oraya baktık? diye sormamız gerekiyor.”

Yazarın anlatımı okuyucuyu yoracak kadar kompleks de değil, sıkacak kadar basit de değil. Tam benlik :slight_smile: Severek okuyorum…

22 Beğeni

Akşam kitaplığımın önünde ne okusam diye kitapları incelerken nedense bir türlü moduma uygun kitap bulamadım. Birkaç kitabı elime alıp inceledim, kafam biraz dolu olduğu için bazıları ağır gelecekti, bazılarının da sayfa sayısı çok fazla olduğu için gözüm korktu. :sweat_smile: Sonra kendimi Harry Potter serisinin olduğu rafa bakarken buldum. Geçen hafta Felsefe Taşı’nı çok büyük bir keyifle kısa sürede okumuştum. İkinci kitabı da bir ara okurum diye düşünüyordum ama sonra bir anda sayfaları karıştırırken buldum kendimi. Hiç abartmıyorum, daha ilk cümleyi okur okumaz kitabımı seçtim. :smile: Çok fazla zaman olmadığı için 30 sayfa falan okuyabildim ancak şimdiden o dünyaya tekrar adapte olmuş durumdayım. Tabii bunda akşam üzeri Felsefe Taşı filmini izlemiş olmamın rolü de olabilir, bilemiyorum. :sweat_smile: Size de aynısı oluyor mu bilmiyorum fakat ben Harry Potter okurken resmen film izliyormuş gibi hissediyorum, yazarın kaleminden midir anlamadım ama gerçekten çok iyi hissettiriyor. :grinning:

11 Beğeni

Şüpheniz olmasın :grin:
Bu arada iyi okumalar. :slightly_smiling_face:

4 Beğeni

Harika, yalnız değilim öyleyse :smile: Teşekkürler :blush:

4 Beğeni

Rica ederim, pek bir şey yapmadım ama neyse :slightly_smiling_face:
Sizi de ekledim Harry Potter serisi okumamışlar cemiyetine :smile:
Klavyem Okumamışlar kelimesinin ardından Cemiyet sözüne hal ekleri artırarak öneriler kısmında belirtiyor. Yani o bile okumamışlar cemiyeti diye bir şey olduğundan haberdar. :joy:

4 Beğeni

Kitabın telif hakkını nasıl almışlar ve niye almışlar? Bizim devlet kitaplarında hep yerli klasik yazarların hikayeleri olur genelde.

5 Beğeni

O konuda hiç bir bilgim yok maalesef. Yani bizim devlet kitaplarında hem yerli, hem yabancı eserler yer alır. Bu konuda hiç düşünmedim. Okullar açılsın öğretmenime sorarım. Izin yok mu böyle bir şeye?

2 Beğeni

İzin olmamasından değil de bizim ders kitaplarına pek özenmiyorlar be Rena. Kim telifle çeviriyle uğraşacak diye düşünüyorlar. Bununla kalsa yine iyi.
Geçen sene mi ondan önceki sene mi, bir tane karikatür koymuşlar. Karikatür de çocuk ders kitabına konulmayacak bir şey hiç değil. Hatta link vereyim:


Özensiz yapıyoruz işlerimizi biz.
4 Beğeni

Bizim ders kitaplarımızda hiç karikatur yok. Esas olarak dersler kendi edebiyyatımızdan oluyor. Bazen yabancı edebiyattan oluyor. :blush:

Evet, ben merakla okuyorum Harry Potter serisini. Çok akıcı kitaptı. Belki de okuduğum en hızlı kitaptı.

3 Beğeni

Hadi bakalım, umarım kısa zamanda listeden çıkarım :sweat_smile:

3 Beğeni

Özensizlik değil de bilerek yapılmış bir şey bence. Küçük görsel, kitabı elinde bulunduran çocuklar fark etmez bile diyerek yerleştirmişler direkt.

2 Beğeni

Ben tekrardan Michael Grant’ın Yoklar Serisi’ni okumaya başlıyorum. Seri maalesef ki çok ama çok başarılı olmasına rağmen hak ettiği değeri göremedi. Hatta Stephen King’in de çok sevdiği bir seri. Şahsen henüz kitabını korktuğum için okuyamadığım ve 2 filmi haricinde - Carrie ile Öldüren Sis- izleyemediğim bir yazar Stephen King. Yoklar Serisi’ne başlamama sebep olan kitap kapağına vurulmamdı. Sonrasında da devam kitaplarının çıkmasını beklemiş, hatta yayın evine bile mesaj atmıştım defalarca ne zaman çıkacak diye.

Eğer aranızda hala okumayanlar varsa Yoklar Serisi’ne bir şans vermeli. Yazarın dünyası büyüleyecek. :blush: Kitapları okudukça da YouTube kanalımda yorumlayacağım.

4 Beğeni

Ben okumadım. Ama okuyacağım. :blush:

3 Beğeni

Seveceğine eminim. :blush:

2 Beğeni

Kitabı bitirdim. Kitapla ilgili başta yazdığım düşüncelerimin çoğu değişmezken, bu düşüncelere ek yapmak istedim. 200’lü sayfalarda hikaye tekrar açılıyor ama o sayfalara gelene kadar ben, akla karayı seçtim. Kitabın genelinde o kadar fazla betimleme var ki “hadi artık bir şeyler olsun” demeye başladım. Beni çok boğdu bu durum. Öyle ki kitabı yarım bırakma eşiğine kadar getirdi, fakat bırakmadım, bıraktırmadı.

Bu kitapla ilişkim, birbirini zıt yönde iten mıknatıslar gibiydi. Kitabın içine girmek istiyorum, olmuyor, hikayenin dışına itiyordu beni sürekli. Cebelleştim, yoruldum. Yazarın İthaki ve Can’dan çıkan Golem kitabı da böyle miydi acaba? Sonuç olarak kitap nihayete erdiği için mutlu oldum.

4 Beğeni

Kardeşim okulun ilk günü farketmişti. :slight_smile: Göze çarpıyordu baya.

3 Beğeni

Aklıma ilk editör MEB ile gırgır geçmek istemiş o yüzden koymuş demek geldi ama resim küçük, dikkat etmemişler, patisini uzatıyorlar sanmışlardır diye düşünüyorum. Yine de insan resim seçerken dikkat eder. İlgisizlik yav başka bir şey değil.

3 Beğeni

Paternus: War of Gods - Dyrk Ashton

Daha önce de bahsettiğim Paternus serisinin son kitabını okudum ama nasıl okuma. 800 sayfalık kitabı elimden bırakamadım. Hareket, aksiyon, savaş bir an eksilmedi. Gerçekten güzel bir okuma oldu. Sonu da gayet güzeldi, belki bir iki şey farklı olabilirdi ama içimde yumru olarak hiçbir şey kalmadı.

Bu vesile ile tekrar yazayım: Mitoloji ve fantastiğe ilginiz varsa, bu seriye mutlaka bir şans verin. Pişmaz olmazsınız :slight_smile: Kindle Unlimited üzerinden bedava okuyabileceğinizi de hatırlatayım.

Sırada büyük ihtimalle şu var :slight_smile:

image

17 Beğeni

images (3)
yedinci gün
Tıpkı aden gibi daha önce okuduğum bir kitap yedinci gün (bu ara çok okuyasım yok. Hem çok yoğunum, hem de izne çıkacağım ona hazırlık yapıyorum. Bunlar bile plansız okumalar oldu :slight_smile:) . Aslında edebiyat maceramın anlamını yeni yeni kazandığı zamanlarda okumuştum. Üzerinden fazlaca zaman geçti. İlk okuduğum İhsan Oktay Anar kitabıydı yedinci gün. O zaman çok zorlanmış ama bir o kadar da sevmiştimd, devamında da kitaplara bakışım değişmişti. Sonra bütün eserlerini okudum yazarın. Hatta puslu kıtalar atlası’nın İlban Ertem’in çizimiyle buluştuğu kirabı dahi okumayı ihmal etmedim.


Netice itibariyle, İhsan Oktay bir müddet okumayınca, inanılmaz özlenen bir yazar. Ben de seneler önce okuduğum için, yedinci gün’ü tekrar okumak, bu hasretimi gidermek istedim. Bunda youtube’da denk geldiğim videonun da etkisi oldu;

Bana göre İhsan Oktay Anar’ın en iyi eseridir yedinci gün. Çok güzel tahliller, çok iyi işlenmiş bir konu, harika bir kurgu ve derin bir eleştiri (her alanda) içerir bu kitap. Okuması en zor eseri, kabul. Tekrar okurken dahi ilk kez okuyormuş gibiydim (ki çok önce okumamın da bunda etkisi vardı), ama emin olun tekrardan da okuyacağım ileride. Bu arada İhsan Oktay’ın büyülü gerçeklikten ziyade, bilim kurguya daha yakın bir eseri bu. Kitabın anlatımı çok yoğun ama içerisine girebilirseniz her satırında harika espiriler ve göndermeler var. Çok ciddi olduğu konular da oldukça fazla. Belki bir küçük eleştiri; zaman zaman konularda fazla kopma var.

İhsan Oktay Anar’a başlamak için uygun bir eser değil ama eğer yazarın tarzına alışmışsanız, bence amat’la beraber en iyi eseri. Tabii puslu kıtalar atlası’nın yeri bambaşka. Yazara başlamak içinse bence en uygun eser suskunlar ve efrasiyab’ın hikayeleri.

İzne ayrılıyorum, o yüzden pek kitap okuyamayacağım 15 gün civarı, yine de üç dört kitap izindeyken yavaş yavaş okuyabilirim ve siz değerli forumdaşlara fikrimi sunabilirim umarım. Herkese keyifli okumalar dilerim efendim.

18 Beğeni