Wardstone Günlükleri 1 - Hayaletin Çırağı Joseph Delaney
Aslında şimdilerde Brandon Mull’un “Fablehaven” dizisini okuyorum (araya başka tür kitaplar da sıkıştırarak). Bu akşam üstü eve yorgun gelince, gözlerim de kapanmaya başlayınca uyuyana dek Wardstone Günlükleri’nin ilk kitabı olan "Hayaletin Çırağı"na bir göz gezdireyim dedim. İlk bölümü bitirdim ve çok beğendim. İçimden bir ses Fablehaven dizisiyle birlikte oku diyor ama o aç gözlü sese kulak asmayacağım…
Açıkçası okumak istediğimden emin değildim. Çevirileri ile ayrı bir yere koyduğum bir insanın farklı bir konuda bile olsa vasat bir işine şahit olup gözümden düşmesine sebep olacağından endişeleniyordum. Kitabın kısa, aç bitir olması da bu endişelerimi güçlendiriyordu.
Açıkçası ilk bir kaç sayfada dandik bir bilim kurgu kitabı ile karşı olduğumu düşünüyordum. Gereksiz açıklamalar, havada kalan teknolojiler, bir kaç istisna dışında bol bol kötü bilim kurgu öyküsü klişeleri vardı. Ama okudukça kitabın verdiği tat ve benim kitaba bakışım değişti.
İlk bir kaç bölüm sonrasında kitap, Fahrenheit451’in Ursula tarafından yazılmış hali gibi. Gayet keyifli, yer yer gerilimli, zaman zaman sorgulayıcı.
Ben beğendim. Çiğdem Erkal’dan bütün beklentimi karşıladı. Zaten ince ve okuması kolay bir kitap olduğu için bilim kurgu ve fantastik kitap okurlarına tavsiye ederim.
İlk bölümlerde devrik cümleler sanki çevrilmiş de editörlüğü yapılmamış havası veriyor, insan giremiyor bir türlü kitaba. Sonrasında ise bende dediğiniz gibi çok severek bitirdim kitabı. Keşke daha uzun olsaydı dedim.
Amatka’yı okuduktan sonra yazara hayran kalmıştım. Hemen diğer eserlerine bakmıştım ve Zeplin’i görmüştüm. Ama bir türlü satın alamadım, bunda yayınevi hakkında bir bilgim olmamasının da payı vardı. İthaki’nin bastığını görünce hemen aldım ve bir oturuşta bitirdim.
Açıkçası Amatka’dan sonra biraz hayal kırıklığı oldu çünkü kitap için beklentim çok büyüktü. Yine de içerisinde güzel öyküler barındırıyor, muhtemelen büyük bir beklenti içerisinde olmasaydım bu kitabı da çok sevebilirdim. Kitap içerisinde en sevdiğim öyküler Arvid Pekon Kim?, Augusta Prima ve Pyret.
“Arvid Pekon Kim?” yine Amatka gibi komünde geçen bir öykü. Yine distopik türde. Bu öyküyü sevmemdeki en büyük sebep Amatka’ya benzetmemdi.
“Augusta Prima” ise hep merak ettiğim türden bir öyküydü. Zamanın olmadığı bir evren. Zamansız bir evren nasıl yaratılır merak ediyordum ve bu öykü merakımı giderdi. Açıkçası yazarın bu işi iyi yaptığını düşünüyorum.
“Pyret” isimli öyküyü okurken aklıma hep Lovecraft geldi, bu türden öyküler yazabilirse yazarın günümüzün Lovecraft’ı olabileceğini düşündüm. Kitabın sonsöz kısmında da Lovecraft’ı çok sevdiğini ve ondan esinlendiğini okuyunca çok mutlu oldum.
Eğer puanlama yapmam gerekirse bu kitaba 10 üzerinden 6.5 puan veririm. Amatka ise benim için 10 üzerinden 9 puanlık bir kitap.
Karin Tidbeck’i okuyun, okutturun. Daha çok eseri dilimize kazandırılsın.
Ben Zeplin’i okumuş ve bayılmıştım. Kitap tuhaf kurgunun somut açıklaması gibi benim için. Açıkçası verdiğiniz puan çok az gibi geldi. Dediğiniz gibi çok yüksek beklenti yüzünden olabilir. Amatka’ya gelince okumadım daha. Bunun sebebi ise bir kaç yerde Zeplin’i okumuş olanlar tarafından yeterince beğenilmemesi. Zeplin’in verdiği tadı vermemiş olmasıydı. ( ben onların yalancısıyım ) Yani sizin durumunuzun tam tersi. Bu yorumunuzdan sonra kafam iyice karıştı. Sanırım kitabı edinmenin zamanı geldi.
Önce Zeplin’i okuyanlar da aynılarını Amatka için söylüyorlar. Şimdi benim fikrim: Tidbeck eserlerinde üzerine koyamıyor. İlk okuduğumuz eserde onu seviyor, ikincide bir beklentimiz olduğundan beğenmiyoruz çünkü üzerine ekleyemiyor. Neyse ben Zeplin’i de aşırı sevmemiştim.
Bence en iyisi siz bir Amatka’yı okuyun, görüş belirtin. Bakalım size nasıl nasıl gelecek. Ben ilk Zeplin’i okusaydım Amatka’ya vakit ayırmazdım muhtemelen.
@Wiarthe Dediğin gibi olabilir, bir kaç eserini daha okumak lazım.
İngiltere’de yaklaşık 2 bin nüfuslu, ufak, önemsiz ve sakin bir köy Midwich. Bir gün köyde bulunan tüm insanlar bir anda uykuya dalıyor, ani ve derin bir uykuya. Daha sonra onlar bu güne “Boş Gün” ismini takacaklar. Uyandıklarında kimse hiçbir şeyin farkında olamıyor. Şaşırtıcı gerçekse köydeki bekar, evli, genç hatta orta yaşlı bütün kadınlarınım hamile olduklarını öğrendiklerinde ortaya çıkıyor. Doğan 30 erkek, 28 kız çocuk ise birbirinden tuhaf oluyor. Hem de genetik özellikleri dahil birbirlerinin aynısı olacak şekilde.
Guguk Kuşları çok asalak canlılar olması ve yumurtalarını başka kuşların yuvalarına bırakarak onlar tarafından beslenip büyütülmesini sağlamaları nedeniyle kitaba kaynak olmuşlar sanırım.
Satır aralarında küçük bir kasabanın ahlakından, dünya siyasetine; evrimden, dine kadar pek çok şey sıkıştırılmış. Ben çok severek okudum. Ayrıca kitabın filmide var.
Bende yazarın Krizalitler kitabını okuyup beğendim. Diğer kitaplarını da merak ediyorum. Bunu niye ciltli basmadılar ki yazarın diğer kitapları ciltli.
Isaac Asimov’ un Sonsuzluğun Sonu kitabı yeni bitti. Akıcı bir kitaptı ve bir kaç solukta bitti. Ters köşe yapan bir hikaye, sonuna kadar okumak lazım.
@annihilator’un tavsiyesi ile King’in Medyum kitabını okuyorum. Bu okuduğum 2. King kitabi daha önce Silahşorü okumuş beğenmemistim. Ove ove bitiremedikleri King bu mu demiştim. Ancak bu kitap duşumcelerimi biraz degistirmeye yeti. Her ne kadar ilk 70 sayfa sıkicı olsada ondan sonra kitap açildi. Daha önce hiç korku kitabı okumadım. Bu korku gerilime giriş kitabım o yüzden. Bir yazar okuyucuyu kelimlerle nasıl korkutur çok merak ediyorum doğrusu.
Hee bu arada King’in diğer kitaplarina gonderme yaptıgını biliyorum. O yüzden acaba kitaptaki aşcı Dick Yesil yoldaki siyahi adam mi diye süphelenmedim değil. King’in1408 filminden de benzerlikler yakaladım.
Silahşoru serinin başlangıç kısmı olarak düşünmek lazım sıkıcılığı stephen kingden değil kule evrenine giriş olduğundan kaynaklı tıpkı sıradan bir kitaptaki başlangıç kısmı gibi serinin devamı mükemmel bence. Ama stephen king okumaya kuleden başlamamak lazım bence uzun bir yol çünkü. Bi kaç kitap okuduktan sonra king i sevince insan kendiliğinden kuleyi okumaya başlıyo zaten