Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

Kaosun Kutsal Kitabı-Albert Caraco

"Hayat yenileceğinden hiç şüphe etmeksizin varolmaya harcanmış bir çabadır." Yıllar önce bu özdeyişi okuduğumda çarpılmışa dönmüştüm. Depresyon vs. ile çok küçük bir yaşta tanışmam dolayısıyla hayata olumlu bakamıyor ve negatiflikler denizinde yüzüyordum. Bu sözle karşılaştığımda hissettiğim şey yalnız olmadığımdı. Bu sözün sahibi Schopenhauer hayatın özü itibariyle hiçbir çabaya değmeyeceğini, her hazzın sonunda acı veya can sıkıntısı olduğunu ve her arzunun tatmin olduktan sonra yerini anlamsızlığa hatta pişmanlığa bırakacağını söylüyordu. Hak veriyordum. Bir sürü kitabını aldım,okudum. Hala en sevdiğim ve en çok okuduğum filozoftur kendisi. Lakin kendisinin sunduğu reçete belki doğru olsa bilr uygulanabilir bir yanı yok. Yani herşeyden el etek çekip münzevi bir keşiş yaşamı sürmek, dahası intihar etmek. Kaldı ki kendisi hayatın her türlü zevkini tadarak 70'li yaşlarına kadar yaşamış. Velhasılıkelam hala üslubuna hayranım,nokta atışı tespitleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bunun yanında biraz umuda ihtiyacımız var. Umut yoksa bile umudu kendimiz varetmeliyiz.

Schopenhauer'dan bahsetmemin nedeni tanıdığım bütün yazar-filozoflar içinde pesimistlik konusunda en ön sıralarda gelmesidir. Albert Caraco'un pesimistliğinin yanında Schopenhauer'in felsefesi çok umutlu ve neşeli kalıyor. Caraco kelimelerinin içini nefretle doldurmuş, insanlığa, inançlara, bilime ateş kusmuş bir yazar/düşünür. Schopenhauer intihar yapana saygı duyarım demekle yetinirken Caraco insan kitlelerinin, milyarlarca insanın ölmesi gerek diyor. Topluma böcek gözüyle bakıyor. Tüm kutsallara lanet ediyor. Ahlaksızlığı ve imansızlığı gelecekte insanın kendi yerini ve değerini bulması adına savunuyor. Bu görüşlerinin hiç birisine katılmasam da bazı tespitlerine hak vermemek imkansız. Mesela insan nüfusunun aşırı artması ve doğal kaynakları hızla kirletip tüketmemiz neticesinde dünyanın yaşanılmaz bir yere geldiği konusundaki görüşlerini daha 1970'de bağıra çağıra söylemiş. Şehirlerin yaşanılmaz yerler haline geldiğinden, şehirlerin doğudan batıya birer lağıma döndüğünden bahsediyor sık sık. Ölümü ve kaosu kutsuyor. Kendisine peygamber yakıştırmasını yapıyor lakin peygamberlik bir yana olsa olsa ölüme,yıkıma ve kaosa tapan bir zamansız deli denebilir kendisi için. Bu kitabı kimseye tavsiye etmiyorum. Zaten birçok kişi okurken sıkılıp, boğulup okumayı bırakacaktır. Kendi adıma içimde bir yıkım tohumu sakladığım için pesimist yazarlar ve filozoflar her zaman ilgimi çekmiştir ve çekiyor. Ama umut olmalı. Çünkü insanın diğer adı umuttur.

14 Beğeni

Çok güzel yorumlamışsınız kitabı, kesinlikle almayacağım :smiley:

5 Beğeni

Mehmet Berk Yaltırık’tan Istrancalı Abdülharis Paşa kitabını okudum.

Geçen aylarda 3 günde yarısını tamamladığım kitaba aylar sonra devam edince diğer yarısını yine 3 günde okudum. Çok sürükleyici bir roman oldu benim için. Bram Stoker’in Dracula’sını anımsattı. Kim bilir ileride o kitap gibi efsaneler arasında yer alır. İmla konusunda ufak tefek aksilikler ve kitabın ilk baskısındaki matbaa kaynaklı sorun hariç genel olarak beğendim.

Konusuna gelecek olursak; Karçarlu Obasının beyi İshak Beg’in Tımar olup Istranca’ya yerleşmesi ile başlayan macera İshak Beg’in oğlu Abdülharis’in doğmasıyla altüst oluyor. Bu arada bu konuları araştıran ve günümüz kısmını (2003 yılı) temsil eden Asil ve nişanlısı kısmı bulunuyor. Bazen bu kısımlar gereksiz gibi geliyordu ama müthiş final olduğu için fazla puan kırmayacağım. Abdülharis konusunda fazla bilgi verip kitabın zevkini azaltmayayım. Vampirli, hortlaklı, eşkıyalı ve folk hikayeleri ile birlikte müthiş sürükleyici bir eser. Hele finali ağzımı açık bıraktı. Bu karakterler ile bir devam kitabı daha gelmesini isterim. Okunmasını tavsiye ederim. Puanım 9.5/10.

9 Beğeni

Asimov okumaya devam…

Isaac Asimov - Güle Güle Dünya

Yazarın 15 öyküsünden oluşan kitap tam bir bilimkurgu karnavalı. Dünya dışında farklı gezegenlerde yaşam, bilgisayarların gelecekteki önemleri, yazar olmak isteyen robotlar gibi daha birçok konuyu yine kendine has sade ve gizem dolu tarzıyla kaleme alan Asimov size unutamayacağınız bir öykü şöleni sunuyor.

Kapak görselinde yer alan Son Öyküler yazısına gelirsek bu sizi yanıltmasın. Ben bunu yayınevinin bir taktiği olarak değerlendiriyorum. Asimov’un ölmeden önceki yazdığı öyküler olarak bir algı oluşturmuşlar. Bu da yazar ve okuyucu arasında duygusal bir bağ kurmaya neden oluyor. Hal böyle olunca da almamak mümkün değil. :wink:

Hepsi birbirinden iyi olan 15 öyküden en sevdiklerim ise; Cal, Altın, Evrende Düzensizlik(Kısa ama çok etkili), Bilgisayar Tanrısı Alexander, Hata Affetmez, Robot Kardeş ve Chip-Adamlar. Özellikle Altın adlı kitabın son öyküsü enfes bir öyküydü.

14 Beğeni

Fablehaven2

Kitap: Fablehaven - Akşam Yıldızı’nın Yükselişi
Özgün Ad: Fablehaven - Rise of the Evening Star
Yazar: Brandon Mull
Yayın: Pegasus Yayınları
Baskı: 2012 Eylül, 1. basım
Çeviri: Yelda Rasenfos
Sayfa: 448
Özgün Basım: 2007 Mayıs, ABD

Fablehaven’ın bu ikinci kitabı da birincisi gibi hoşuma gitti. Ama metinde sık geçen Fransızca “obje” sözcüğü yerine Türkçe’si olan “nesne” sözcüğü yeğlenseymiş keşke… Bir de sis devi Burlox’un elindeki nesne “topuz” yerine “kopuz” olarak yazılmış. “Kopuz” bilindiği üzere Türkler’e özgü bir çalgı. Burlox da elindeki kopuz’u (?) bir çalgı olarak değil sopa olarak kullanıyor. Bu bir yazım yanlışı ise, bu yanlışın arka arkaya yapılması garip…

Öykümüzde Kendra’nın sınıfına okulun son haftasında aslında kobolt olan Casey Hancock adlı bir öğrenci gelir. Casey’in gerçek görüntüsünü yalnızca Kendra görebilmektedir. Kendra ilk kitapta perilerin kendisine verdiği güç sayesinde artık büyülü yaratıkları görebilmekte, büyülü nesnelere enerji verebilmekte, büyülü yaratıkların dillerini konuşup anlayabilmekte, karanlıkta görebilmektedir. Kendra’nın kobolt’tan kurtulmasına Errol Fisk adlı biri yardım eder. Fakat Errol’ın Akşam Yıldızı Cemiyeti üyesi olduğu anlaşılınca onu ve Seth’i Vanessa Santoro adlı mistik yaratık uzmanı kurtarıp Fablehaven’a getirir. Ancak Errol Fisk yüzünden Seth, Obur Olloch tarafından ısırılmıştır ve Olloch ısırdığı kişiyi yutmadan durmayacak olan bir iblistir. Bütün bunların yanında Akşam Yıldızı Cemiyeti de büyülü nesneleri toplamaktadır. Cemiyetin amacı bu nesneleri kullanarak iblisleri tutsaklıktan kurtarıp dünyaya salmaktır. Her korumalı bölgede olduğu gibi Fablehaven’da da bir büyülü nesne vardır…

Birinci Kitap
Üçüncü Kitap
Dördüncü Kitap

12 Beğeni

Ben de dün gece bitirdim. Çok keyif alarak okuyorum. Dün sabah başladım ve gece bitiverdi. Hem akıcı hem de eğlenceli. :heart_eyes:

2 Beğeni

Brandon Mull kitapları için ağır tahrik var. N11 indirimi halen bitmedi de. Kafamda deli sorular…

4 Beğeni

Çocukların var. Bir saniye bile düşünme. Aile okuması yapabilirsiniz yaşları gelince. O kadar güzel bir şekilde çocuklara uygun yazılmış ki. Çok seveceklerine eminim.

3 Beğeni

Benim kız daha 7 aylık. O yaşa gelene kadarrrr… :slight_smile: Çok mu çocuksu yoksa eğlenceli bir dünya mi ? Aksiyon, şiddet, ölüm, klişe olaylardan ziyade beni eğlendirecek, mutlu edecek yada birkaç karaktere bağlayacak bir seri mi?

3 Beğeni

Çok cocuksu değil hem yetişkinler için ideal hem gençler hem de çocuklar için. Ben keyif alarak okuyorum. Normalde serilerde peş peşe okuma yapmam ama dayanamadım. İki günde iki kitabı okudum. Aksiyon, macera ve merak duygusu hiç bitmiyor. İçindeki maceraperest çocuğa hitap edeceğini düşünüyorum fakat beni benden alan harika bir dünyası olması. Bir dolu yaratık ve büyü var. Ana karakterlerden birisi kız diğeri ise maceraperest ve dik kafalı fazla cesur çılgın bir erkek çocuk. Ben karakterleri çok sevdim. Saflıkları hoşuma gidiyor. :slight_smile:

4 Beğeni

Asimov’ları Nadir’den mi topluyorsunuz? Kondisyonları nasıl? Ben de toplamaya başlayacağım muhtemelen. Çünkü İthaki’den umut yok.

1 Beğeni

Asimov kitaplarımın %99’unu ukitaptan aldım. Allame35 adlı bir üyeden. Kondisyonları kitapların basım yılına göre iyi. Bir önceki okuduğum Ölü Gezegen adlı kitap 35 yıllık bir kitap mesela. :slight_smile:

5 Beğeni

Ukitap’ın sistemini birkaç kez bakmama rağmen anlayamadım :slight_smile: Sırf takas üzerine kurulu sanırım

1 Beğeni

Aslında sistem çok basit. :slight_smile: İstediğiniz kitabı yukarı yazıp arattıktan sonra kitabı kimlerin takasa ya da satışa sunduğunu sağ alt taraftaki isim listesinden görebilirsiniz. Eğer kişi satmıyorsa da özelden 2. el olarak almak istediğinizi çekinmeden de sorabilirsiniz.

2 Beğeni

Aslında ben sürekli mobilden giriyorum internete, belki onun zorluğudur. Yine deneyeceğim, olmazsa sizden yardım isterim :slight_smile:

2 Beğeni

Memnuniyetle yardım ederim ben de. :slight_smile:

2 Beğeni

Teşekkür ederim …

1 Beğeni


Kızıl Gökler Altında Kızıl Nehirler
Scott Lynch
Öncelikle bu kitapla ilgili söylenebilecek en önemli şey ilk kitabın çok altında kaldığı. Yazar ilk kitapta sevdiğim ne varsa azaltmaya çalışmış sanki ilk 250 ve son 50 sayfa çok iyiydi ama geri kalan 400 sayfa için aynı şeyi söyleyemem. Aslında sorun biraz da bende çünkü korsan konseptinden pek hazzetmem ayrıca korsanları da yazar okur çabuk ısınsın diye fazla merhametli tasvir etmiş ama bunu hikayeye iyi yedirmiş gayet iyi bir açıklaması da var ama ben bundan pek tatmin olamadım. Jean bölümleri de pek hoşuma gitmedi ama son 50 sayfa için okunur yine de. (3. kitap Hırsızlar Cumhuriyeti ise şimdilik mükemmel gidiyor bakalım.)
Notum: 7/10

12 Beğeni

Bende bu 2. kitabı genel serinin ara kitabı olarak görüyorum. Burda ki olayları Hırsızlar Cumhuriyeti ne bağlayıp orada merak ettiğimiz bir çok konuyu sonunda öğreniyoruz.

1 Beğeni

Toplu düğün töreni gibi toplu inceleme törenimize hoş geldiniz. :smiley: Bu ay işler, güçler, seyahatler, tatil, toplantı derken incelemeler birikti de birikti. Neyse canım geç olsun güç olmasın diyerek makasımızı alıyor ve açılışı yapıyoruz. Aşağıda bulacağınız kitaplar şunlardır:

Özet

Geçmişin Gölgesi Geleceğin Laneti
Düşler Düşü
Carol Gömülmeden
Yitik Öyküler Kitabı
Zacharius Usta
Vahşi Kızlar
Fablehaven 1
Fablehaven 2 / Akşam Yıldızının Yükselişi
Kaderin Tazıları
Sıradışı Yazarlar

Geçmişin Gölgesi Geleceğin Laneti - M. İhsan Tatari

Kendisinin hediye ettiği yetmiyormuş gibi bir de yüzsüzlük ederek bu kitabını da imzalattığım doğrudur. :smiley: Sağ olsun şahane ayraçlarla birlikte imzalı güzel bir kitabım daha oldu.

Kitabın kapağı size de Titanik’i hatırlatmıyor mu? Daha önceleri bir radyo programını dinlemiştim ve kitabı çok merak ediyordum. Gençliğimin vazgeçemediğim ve defalarca izlediğim filmlerinden olmuştur Titanik fakat yıllar geçip de artık ezberleyecek noktaya gelince Titanik ile olan bağım çok gerilerde kalmıştı. @mit 'in kitabıyla kendi çocukluğuma da bir yolculuk yapmış oldum ama bu sefer olayları başka bir perdeden ele aldığı için farklı bir bakış açısı kazandım.

Kitaptaki karakterlerin hepsini araştırarak geçmişteki bilgilerle uyuştuğunu görebilirsiniz fakat zaten bunları da kitabın arkasına eklendiği için işiniz kolaylaşıyor. Titanik’in yapımında ve yolculuğunda yer alan kilit isimlerin üzerinden yazılan kitap bir noktadan sonra epey sürükleyici oluyor. Arka kapağı okumanız sinirbozan içerdiğinden tavsiye edilmez. :smiley: Neyse ki kitap bitince arka kapağı okuyan birisi olduğumdan keyfini sonuna dek çıkarttım.

Aynı zamanda kitabın iki zaman diliminde paralel olarak geçtiğini de belirtmekte fayda var. Bunun da sebebi hikayenin -sanırım- ortaya çıkma sebebinden dolayı. Titanik yüz yıl sonra tekrar yapılmaya başlanıyor. Hem geçmiş zamanda hem de şimdiki zamanda yaşananların perde arkasını güzel bir kurguyla -biraz da esinlenerek- güzelce harmanlamış olduğunu düşünüyorum.

Sabırla sorularıma yanıt verdiği için yine kendisine teşekkür etmek istiyorum. Kitabı okurken yazarına soru sorabilmenin keyfini tattım. Bu da ayrı bir okuma deneyimi oldu benim için.

Düşler Düşü - Antonio Tabucchi

Ne desem bilemiyorum… Çok fazla beğendiğimi söylersem yalan olur ama yazarın yaklaşım tarzı hoşuma gitmedi değil.

Kitabın içeriğine kısaca değinmek gerekirse bazı ünlü kimselerin eserlerinin nasıl ortaya çıktığına dair yazar hikayeler uydurmuş.Bunları da rüyalarında gördükleri düş şeklinde yazmış. Yani bahsi geçen kişi bir gece uyuyunca bir düş görür. Bu düş o kişinin eserine göre şekillenir. Bu genelde en ünlü eserlerinden birisi oluyor. Bazıları güzel olsa da ben genel anlamda biraz daraldım. Peki kim bu kimseler? Bazılarına değineyim: Caravaggio, Francisco Goya, Giacomo Leopardi, Carlo Collodi, Robert Louis Stevenson, Anton Cehov, Fernando Pessoa, Sigmund Freud.

Carol Gömülmeden - Josh Malerman

Alıyordum, alacaktım derken @Asli_Dagli elime tutuşturuverdi kitabı. :smiley: Emir büyük yerden gelince içimdeki benlerle oturup okumaya başladık. Anksiyetemin eşliğinde İzmir-İstanbul arası yolculuklarımda başladım kitaba. Çarptıydık, çarpacak mıydık derken bir anda düşüncelerim yön değiştirdi. Carol’a ne olacak? Allah’ım ben olsam üç kere daha ölürdüm filan diye diye okudum.

Kitabı ben beğendim fakat yine burada belirtmek isterim ki herkes genelde Josh Malerman’ı Kafes kitabıyla kıyaslıyor. Ben hâlâ Kafes’i okumadım. O eski kovboy filmleri havası beni içine çekti. Eski kovboy filmlerini sevmesem de bazı yeni filmleri çok sevdiğim için olacak bayıla bayıla okudum. Merak ve heyecan duygusu bir an olsun peşimi bırakmadı. Kitabın sonundaki o sürpriz gelişme de bana iyi geldi. Aklıma gelmeyen bir unsur son sayfalarda ortaya çıkınca kitabı daha çok sevdim. Özellikle öyle bölümler vardı ki Carol’la birlikte cebelleştim oturduğum yerde. :smiley:

Fikir olarak da kitabı beğendim ve zamanında bunu andıran bir film vardı ona benzettim. O filmi de çok beğenmiş ama soğuk terler dökerek izlemiştim. Bu filmi burada belirterek olası bir sinirbozan vermek istemiyorum.

Yitik Öyküler Kitabı - M. İhsan Tatari

İki tane kitap yetmez diyerek diğer kitaplarını da bulup buluşturdum. :smiley: Yitik Öyküler Kitabı 1 ve 2’yi de sonunda kargocu getirdi. İkinci kitabı bir süre okumamaya kararlıyım çünkü hemen bitsin istemiyorum ve sevgili @mit 'i de artık sorularımla bunaltmak istemiyorum. Son zamanlarda zaten yeterince rahatsız ettim. :sweat_smile:

Yitik Öyküler 1 ve 2 zamanında forumda yazdığı öykülerin toplanmış hali. Bazı hikayeler forumda yokmuş. Kendisine de söylediğim gibi bazı öyküleri bana kısa geldi. Fazla aceleci olduğunu düşündüklerim var fakat yorumumun zaman aşımına uğramış olduğu da bir gerçek. Yine de öğrendiğim bir şey var ki o da ekran okuması yaparken daha az keyif aldığımı kendime kanıtlamış oldum. Öykülerin bazılarını daha önce okumuş olmama rağmen basılı olarak okuyunca daha rahat hikayelerin içinde gezinebildim. Bu da basılı eserler ile elektronik ortam arasındaki keyif alma farkını göstermiş oldu.

Aklıma gelmişken kitaplarının hepsinin içinde irili ufaklı çizimlerin olduğunu da belirtmem lazım. Bazıları özellikle çok hoşuma gitti. Bazı yerlerde öyle çok güldüm ki o hikayeleri birer kez daha okudum. :smiley: Ancak bir öyküsü var ki sonu çok güzel olsa da yarattığı karaktere olan öfkem bir türlü dinmedi. Gerçi ölmekten beter oldu ama yine de bana yetmedi. :smiley:

Dikkatimi çeken bir diğer nokta da göndermeler. Kendisiyle bazı noktalarda aynı şeyleri okumadığımız için bazılarını kaçırdığım doğrudur. Özellikle beğendiğim birkaç öykünün adını anmasam olmaz. Mektup, Çölün Yüreği, Cesur ve Geveze, Kılıçların Gardiyanı en beğendiğim öyküleri oldu.

Jules Verne - Zacharuis Usta

Yolda okuyacak ince kitap lazım diyerek kapıdan çıkmadan canhıraş raftan Jules Verne çekiverdim.

Saat yapımında usta olmuş ve belli bir üne ulaşmış Zacharius Usta’nın kibri arşa kadar uzanmıştır. Kendini beğenmişliğin ve hastalıklı düşünce yapısının insana neler yapabileceğine dikkat çeken bir konusu var. Tabii bunu aynı zamanda dini öğelerle de harmanlamış Jules Verne.

Ben öğüt niteliği taşıyan kitapları pek sevmiyorum aslında. Belki de bu şekilde işlenmiş olanlardan pek hoşlanmıyorum. İşte bencil ve kibirli olursanız sonunda şöyle olur gibimsi şeyler bana biraz itici geliyor. Bu sebeple ortalama bir eser olarak bakıyorum Zacharius Usta’ya.

Vahşi Kızlar - Ursula K Le Guin

Güzel bir kitap nasıl katledilir görmek istiyorsanız üşenmeden satın alabilirsiniz. Katliam… Çeviri, editörlük gerçekten bir sabotaj gibi. Cümle başka başlıyor sonra bambaşka bitiyor. Anlamlar hep bozuk. Yazım yanlışlarını üst üste koysanız tavandaki lambayı rahatlıkla değiştirirsiniz. Stanislaw Hem diye birinin varlığını bu kitapta öğreniyorsunuz mesela. :slight_smile:

Neyse, kitap Vahşi Kızlar, Okurken Uyanık Kalmak, Şiirler, Açıksözlü Bir Söyleşi ve Hoş Bir Sanat bölümlerinden oluşuyor. Vahşi Kızlar öyküsü gerçekten bana göre çarpıcıydı. Kölelik ve inançların işlendiği dram yüklü bir hikayeydi. Beni oldukça etkiledi. Okurken zaman zaman tüylerim ürperdi. İster istemez üzüntü hissettim. Hele öyle bir sahne var ki beni resmen yaraladı. Tabii hikayeyi anlamak için defalarca cümleleri tekrar okuyup kafamda toplamam gerekti çünkü yukarıda bahsettiğim özensizlik en çok burada insanın canını sıkıyor.

Okurken Uyanık Kalmak ise oldukça hoşuma gitti. Ursula K Le Guin kitap okuma oranlarından, gişelerdeki tercihlere kadar birçok konuya değinmiş ve ulaştığı sonuçlar benim bazı noktalarda aydınlamama sebep oldu. Dikkat çektiği noktalar çok güzeldi. Herkesin özellikle bu kısmı okumasını tavsiye ederim. Bazı alıntılar ekleyecektim ama baktım ki neredeyse hepsini eklemem lazım vazgeçtim.

Fablehaven - Brandon Mull

Yıllar yılı alışveriş listemde sürünen sonra canıma tak etmesi sebebiyle aldığım seriden memnunum. Bazı yazım hataları var. Yok dersek yalan demiş oluruz ama yaratılan dünya o kadar hoşuma gitti ki umurumda bile olmadı. Okuma akışını engelleyen -en azından benim için- bir şey söz konusu değildi. Tek pişmanlığım bunca sene bu seriye başlamamış olmam. Muhtemelen önümüzdeki iki-üç ay içinde seriyi bitirip Ötedünya kitaplarına geçmeyi planlıyorum. Yine de bizim sağımız solumuz belli olmaz. :smiley:

Kitabın ana karakterleri iki kardeş. Biri kız ve diğeri erkek. Bu açıdan çocukların hepsine hitap edebileceğini düşünüyorum. Çocuklar derken içinizdeki çocuklardan da bahsediyorum. Hikayenin girişi neredeyse hiç tanımadıkları büyük anne ve büyük babalarının yanında kalmaya gitmeleriyle başlıyor. Burada çocukların başına gelen sihirli, belalı ve merak uyandıran olaylar benim çok hoşuma gitti. Bir sürü yeni yaratık ve perilerle dolu bu evren ve kurallar gerçekten güzel detaylandırılmış. Kitabın sonunda belli başlı sorular var. Bunu da yazar sınıf veya topluluk okuması yapıldığı takdirde çocuklara sorulması için hazırlamış. Bu açıdan da benim hoşuma gitti aslında. Sorular çocukları düşünmeye ve fikirlerini belirtmeye itiyor.

Küçük bir not: Kitabın giriş kısmı bana N. D. Wilson’un 100 Dolap serisini hatırlattı. O kitapları da okurken çok keyif almıştım. Çocukları olan ve ailecek okuma yapmayı sevenler varsa özellikle tavsiye ederim. Kitap okumayı seven bir çocuk için sürükleyici ve heyecanlı bir dünya.

Fablehaven 2 - Akşam Yıldızı’nın Yükselişi

İlk kitapta yaşanan olaylardan sonra ailesinin yanına dönen karakterlerimiz yaz tatilinin yeniden başlaması ve birtakım garip olayların yaşanması sonucunda tekrar soluğu Fablehaven’de alırlar. Bu sefer olaylar daha da karmaşıklaşmış ve Fablehaven ise ciddi bir tehlike altındadır.

Soluksuz okudum desem yalan söylemiş olmam sanırım. İlk iki kitabı iki günde sömürerek içsel huzura bir parça eriştim. :smiley: Araştırmaya fırsatım olmadı ama filmleri çekilse ne harika olur diye düşünmeden edemiyorum. Gerçekten izlemesi de okuması kadar keyifli olur bence. Bu tarz keyif veren ve hayal gücünü perçinleyen gençlik kitaplarını çok seviyorum.

Kaderin Tazıları - Saki

Daha önce Saki ile alakalı çok fazla şey yazıp şiddetle ve tehditle önermiştim. :smiley: Bu yüzden bu kısmı hızlıca atlıyorum ama siz yine de okumayı unutmayın. :smiley:

Yine Saki’nin seçili öykülerinden oluşan bir kitap. Hepsini okumak istediğimden almıştım. Diğer kitapların künyelerini attım mı bilmiyorum ama karşılaştırma yapmak isteyen olur diye içinde bulunan öyküleri yazayım.

Özet

Alışveriş yapmayan cins
Kayıp Yüzbaşı
Ters Akıntılar
Esme
Asabi Herman - Büyük ağlayışın öyküsü
Tepelerdeki Müzik
Tarrington’ın Halledişi
Kaderin Tazıları
Zaaf
Alacakaranlık
Hayalperest
Bağlı Öküz
Yazılamayan
Takdir Üzerine
Crispina Umberleigh’in kaybolması
Cernogratz’ın kurtları
Kutlama Programı

Öykülerin yine çoğunu büyük keyifle okudum. Söz konusu Saki olunca hikayenin seyrinin trajikomikleşeceğini biliyorsunuz ama bazen tam olarak nasıl olacağını kestirmek zor oluyor. Eleştirilerini öyküler üzerinden bence gayet güzel yapıyor. Bağlı Öküz adlı öyküsü beni epey güldürdü. İçimin yağları eridi. :slight_smile: Yalnız belirtmem gerekir ki imla diye bir şeyi pek aramamak lazım. O konuda gerçekten üzüldüm fakat bu anlamda fazla da bir beklentim yoktu.

Sıradışı Yazarlar - Celia Blue Johnson

Bu kitabı @saitamasensei 'in paylaşımıyla görüp almaya karar vermiştim. Pişman olmadım. Öyle çok fazla uçuk şeyler yok ama yazmak için yazarların tuhaf alışkanlıklarını okumak benim çok hoşuma gitti. Oldukça da ilgimi çeken ve benzerlikler bulduğum yazarlar vardı.

Kapaktaki isimlere baksanız yeter zaten. Mutlaka okuduğunuz, okumak istediğiniz veya hayran olduğunuz bir yazar içinde vardır. Kapakta göremedim ama bir de Ray Bradbury ve Asimov ile alakalı bazı bilgiler de var.

Yazarların yazmak için gösterdikleri çaba gerçekten bazı noktalarda takdire şayan. Disiplinleri, inatları beni etkiledi. Sadece tuhaf huylar olarak bakmamak lazım kitaba. Bazı noktalarda yaşadıklarını öğrenerek daha fazla hayran olabilir hatta belki bilmediğiniz bir yazarı da araştırarak okumak isteyebilirsiniz. Son yirmi sayfasında kaynakça yer alıyor. Bu bilgilerin nasıl edindiğini de merak ediyorsanız görmüş oluyorsunuz. Bulabilir misiniz orası tartışma konusu. :slight_smile:

Sanırım kapanış yapmanın vakti geldi. Törenlerden pek haz etmem o yüzden hızlı bir kapanış yapıyorum. Herkese bol okumalar dilerim. :slight_smile:

24 Beğeni