Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

5. Cinayet - J. D. Barker

4 Maymun devam kitabı. Önceki kitap gibi akıcı, her sayfada yeni gizemleriyle bir solukta okunuyor. Sıra dışı bir seri katilin sıra dışı amaçları… İlk kitabı okudunuz ve sevdiyseniz bu kitabı da severseniz.

İlk kitabı ciltli basan nemesis 2. kitabı karton kapak basmış. Ayrıca 1-2 bölümde bölüm başlığında geçen kişi adı yanlış yazılmıştı Yani bölüm X şahsının hikayesi ama başlık Y şahsıydı…

3 Beğeni

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Mürebbiye’sini bitirdim. Hoşuma gitti. Tam anlamıyla traji komik bir roman. Osmanlı’nın son dönemdeki insanımızın durumunu ortaya seren bir yapıt.

3 Beğeni

Illuminae Dosyaları #2 Gemina’yı okuyorum. Henüz başlarında sayılırım ama gidişat pek beklediğim gibi olmayacak gibi duruyor.

Illuminae genel itibarı ile Bilimkurgu ve Young-Adult türünün bir kırmasıydı. Hatta bilimkurgu daha ağır basıyordu denebilir. Kısaca Bilimkurgu sevenlerin de beğeneceği ve severek okuyacağı bir kitaptı. Gemina’da okuduğum kısıma kadar bilimkurgu bir köşeye atılmış, hatta “Adult” kısmıda kırpılmış ve sadece “Young” kısmı kalmış… Liseli kızların, kalpli renkli sevimli günlüklerine çevresindeki erkekler hakkında düşündüklerini yazdığı cıvık “Teen Romance” hikayeleri kafasında ilerliyor. Şöyle şeyler var :smile:

Henüz 100 sayfa okudum, çok erken konuşuyor olabilirim ama ilk izlnenim olarak beklediğimden çok çok farklı çıktı. İlerde durumun değişmesini umuyorum. Bitirince editlerim…

1 Beğeni

John Verdon/ Fırtınada Yanacaksın
Bitti.
Serinin içinde en sevdiğim kitap bu oldu. Yazar seriye hızlı başlamıştı. “Peter Pan Ölmeli” kitabında dedim ki tamam, artık karakterleri tükettik. “Kurt Gölü” sıfır beklentiyle okuduğum ancak karakter gelişimleriyle beni şaşırtan ve seriye dair umutlarımı canlandıran bir kitaptı. Bu son kitapsa son derece nefisti. Gerek karakterler gerek olayın çözümlenmesi bir suç romanından beklediğim tadı verdi.

Katil kimle ilgili bir yorumum vardı ancak gönderinin bir kısmını bulanık yapmayı beceremedim spoiler olmasın diye onu kendime saklayacağım mecburen :sweat_smile:

5 Beğeni

İleride çok sinirleneceksin, o yüzden kendine hakim ol =P

2 Beğeni

Flora Rheta Schreiber- Sybil
Kurtlarla Koşan Kadinlar’dan sonra bu kitaba bulaşmak hataydı galiba. Dedikodusunu da yapacağım, hele bi’ bitireyim.

2 Beğeni

Kelly Link - Tuhaf şeyler oluyor

11 güzide tuhaf öyküden oluşan bir kitap kendileri. Masal kahramanlarıyla, tarihi kişilerle ve dahi mitolojik kahramanlarla harmanlanmış öyküler. Ama tabi bildiğimiz hikayeleriyle değil yazarın tuhaf hayal gücünden süzülen olaylarla.

İlk okumaya başladığımda bir Karin Tidbeck- Zeplin havası solumuş gibi bir heyecana kapıldım. Biraz da Chris Priestly’den Montague amcanın dehşet hikayeleri. Ama açıkçası bu kitabı diğer ikisine nazaran daha az beğendim. Yine de Kelly Link’in harika bir iş çıkardığı belirtmeliyim.

Kitabın ilk öyküsükaranfil, zambak, zambak, gül adlı öykü en az beğendiğimdi. Tabi bunun sebebi yazarın kurgusuna alışamamış olmam da olabilir. Kaybolma Numarası ve Karlar Kraliçesiyle Yolculuk’da en çok beğendiğim öykülerdi. Son olarak okuyun efenim.
Haa bi de unutmadan Güzel kızlarla dans edin…

7 Beğeni

İlk kitap bence de hoştu. Bu kitabı daha okumadım ama Marie Lu’nun eli değdiyse bu tarz şeyler normal. Bu çizimler kendisine ait ve hiç hazetmiyorum kendisinden.

1 Beğeni

Garanti Cep/Internet’e girisiniz, idefix.com’da 100 TL ve uzeri alisverisinize 20 TL indirim kazandirdi. Kodunuz: B5AFEB13

1 Beğeni

Kuzgunun Gölgesi Anthony Ryan.
Bu seriyi insanlar nasıl sevmemiş anlamadım. Dili akıcı, evreni ve kültürleri zengin, politik entrikasının yanısıra aksiyonu ve gizemi de bol ki asıl önemli olan benim için son ikisi.
Özellikle Kule Efendisi Kan Şarkısı’ndan çok daha güzel bence, Ateş Kraliçesine de yarın başlayacağım, bakalım o nasıl? :slight_smile:

3 Beğeni

En merak ettiğim serilerden birisi. Henüz edinebilmiş değilim seriyi ama edinip okumayı düşünüyorum hala. Tüm kötü yorumlar beni biraz düşündürmüştü açıkçası. Ama yorumlarınızla tekrar bu olumsuz düşünceler kafamdan gitti.

1 Beğeni

3 kitaplık bir serinin ilk kitabındayım. İsmi Hurda Köşkü. Şu ana kadar, yazarın kendi çizimleriyle karakterleri tanımak beni büyüledi. Konuşan eşyalar ve onları duyan çocuk. Her kitapta olduğu gibi bunda da, “Ben bu karakterim!” dediğim birini buldum. Iremonger olarak alt katta yaşıyorum ve kıvırcık saçlarımın arasında kapı kolu saklıyorum. İkinci kitaba geçtiğimde burayı güncelleyeceğim.

2 Beğeni

Ölü Dalgıcın Sonbaharı

Çok çok çok uzun zaman önce -siz deyin iki ben diyeyim beş sene- fazlasıyla övülen Türk bir yazarın fantastik kitabını almak gibi bir hataya düştüm. O kadar çok övgü geziyordu ki ortalıkta dedim herhalde dünyaları baştan yarattı bu adam. Ondan sonra okumaya çalışırken yaşadıklarım trajikomik bir hikaye… O kadar çok sinirlerim bozuldu ki o günden sonra bu tip bir maceraya uzunca bir ara verdim. Sonra bu kitabı gördüm. Alsam mı, almasam mı, alsam mı, almasam mı diye düşünürken aylar geçti, gitti. Dedim bu böyle olmaz. Bir bakayım kimmiş Onur Selamet, neymiş, neyin nesiymiş? Şanslıyım ki Rıhtım’da öyküleri var. Kendi kendime dedim ki; açar okurum, beğenmezsem bu macera başlamadan biter. Neyse efendim açtım okudum ve beğendim. Eh, böyle olunca almaya karar verdim. Bir merak da sardı içimi.

Kitabın içinde on iki adet öykü var. (Mesaj sonunda adlarını yazacağım.) Bazıları çok hoşuma gitti. Bazılarındaki göndermeleri pek anlamadım. Yazarın yaratıcı bakış açısına bir laf edersem annemin beni yargılayacağından korkup susuyorum. Öykülerin başlarında bulunan alıntılar çok hoşuma gitti. Genelde bu alıntılardan ve kitap sonundaki yayınevinin başka kitapları kısmından birçok yazar keşfeden biriyimdir. Böyle kitaplar o yüzden biraz daha fazla hoşuma gider.

Kitaba mantık çerçevesi içinde yaklaşırsanız hata etmiş olursunuz. Ben arka kapaktaki “Mantık kaçarsa çizgi filmlere sığının.” cümlesini ciddiye alarak okumaya başladığımdan çok keyif aldım. Kesinlikle kendine has bir tarzı var. Daha önce bu kadar uç noktalarda yazan Neil Gaiman’ı görmüştüm. Yıldız yağmurunda bacak araları, beşler bom, aksak karabasanların zifir makinesi, peri botları ve hatırlanamayan bağcıklar, gökyüzüne nalları dikmek en çok beğendiklerim arasındaydı. Bazı öyküleri gülerek okudum. Her biri tamamen çılgıncaydı. Pişman olmadığım için çok sevindim.

Bana farklı şeyler katan, başka bakış açılarını öğreten yazarları severim. Onur Selamet de bunlardan birisiydi.

Arka Kapak Yazısı:

“Burada kimse gerçek safsatasının arkasına saklanmaz.”

Onur Selamet’in anlattıkları gerçekliğe açıkça cephe alan, sıkıcı hayatlarımızın sarsılmaz somutluğunu yerle bir eden öyküler. Selamet, güçlü imgelemleriyle buhranlı nefeslerimizin ağırlığını üstümüzden kaldırıyor. Bizi imkânsız diye bir şeyin olmadığı, henüz düşlemediğimiz diyarlara götürüyor. Balina midesinde dönüp duran mevsimler, korku kırıntılarıyla beslenen makineler, raydan çıkan trenlerin gittiği vahşi gezegenler, Sukubi Du ve patenli örümcekler… Hepsi yazarın tekinsiz ormanında birer başrol.

Okyanusu ciğerlerinize doldurmaya hazır mısınız?

“Olanları hiçbir çizgi filmin ele alamayacağı bir ciddiyetle anlatacağım. Mantık kaçarsa çizgi filmlere sığının.”

Kitabın içindeki öyküler:

  • Ölü Dalgıcın Sonbaharı
  • Kafamın İçindeki Sülükler
  • Bandosuz Kulak Gezegeni
  • Gökyüzüne Nalları Dikmek
  • Yıldız Yağmurunda Bacak Araları
  • Beşler Bom
  • Aksak Karabasanların Zifir Makinesi
  • Peri Botları ve Hatırlanamayan Bağcıklar
  • Gedikli Girdapları Kokusuz Plaklarla Besledim
  • Atlas, Çanak Anten Nedir Bilmiyordu
  • General Diştaşı’nın Patenli Örümcekleri
  • Bin Kunduz Mahşeri
12 Beğeni

Yahu, bir ben okuyamadım gitti kitabı :sweat_smile: Kitaplığımda okunmayı bekliyor, öylece. Neyseki gözümün önünde. Kendi kendimi sabote etmezsem, gelecek ay içerisinde okuyacağım.

3 Beğeni

Aslında kitaplık uzak, yanınıza alın elinizin altında olunca bir çırpıda biter. Zaten bir gün içinde kolayca okunabilir. Bir kahve ve iki saate bir bakmışsınız bitivermiş. :wink:

2 Beğeni

Şuraya bırakayım. Aklıma geldi şimdi.:smile:

4 Beğeni

@Agape, kendime kahvesiz ve 2 saat ek süre tanırsam, bunu başaracağıma inanıyorum -kendime inanmak istiyorum :smiley:

@frht45, idealler ve gerçekler asla örtüşmüyor, işte :sweat_smile: 600 sayfalık kitabı inatla bitirmeye gayret gösteriyorum;120 sayfalık kitapları rafta bekletiyorum. Ben de bir terslik var :sweat_smile::rofl:

2 Beğeni


God of War
En son büyük bir heves ile “God of War” u aldığım İthaki’nin. Ama malesef hayal kırıklığı oldu benim için.

Kitabın hikayesi gayet güzel olmuş, yani oyunun hikayesini anlatıyor sonuçta. Karakterlerin duygu ve düşüncelirine yer vermesi güzel olmuş. Lakin, mekan, karakter ve yapı tasvir ileri neredeyse yok gibi. Oyunu oynamadığım için nasıl bir yerlerde olduklarıyla ilgili net birşey oluşamadı kafamda. Karakterler de aynı şekilde. Oyunu oynamadıysanız, kapağa resimlerini koymasalarmış Kratos ve Atreus’un nasıl bir dış görünüme sahip oldukları da muallakta kalacak. Çözdükleri mekanik bulmacaların çoğu muallakta, bir şeyleri itip kakıyorlar bulmaca çözülüyor. Sahneyi gözümde pek canlandıramadım.

Bir de neden anlayamadım, kitabı akıcı bir şekilde okuyamadım. Ondan önce okuduğum Elric: Ruh Hırsızı kitabını gayet akıcı ve hızlı okuyorken bu kitaba geçince gözüm sürekli geri atlamaya başladı, aynı kelimeleri bir kaç gere okumak durumdan kaldım.


Şimdi de Alfa Yayınlarından çıkan çevirisini sevdiğimiz bir tanıdımız olan Kemal Tarım’ın yaptığı “Mark Twain - Adem ile Havva’nın Günlüğü”'nü okuyorum. Kendisinin önerisi ile başlafım. İncil’deki yaratılışı espirili bir şekilde Adem ile Havva’nın ağzından anlatıyor. Çeyreğini okudum şimdilik keyifli okuması.

3 Beğeni

Kinyas ve Kayra’yı okumaktayım şu sıralar ve inanılmaz güzel. İki tane kaybolmuş hayatın başında geçenleri anlatan bir yeraltı edebiyatı. İki karakterin de işlenişi,kurgusu ve yazım şekli çok güzel. Tavsiye ederim herkese.

3 Beğeni

Dune Çocukları okuyorum. İlk iki kitap kadar sevemedim ama ilgi çekici bir yanı var tabii ki.

1 Beğeni