Ben şu herkesin bir şey sorgulamadan mutlu mutlu yaşadığı distopyalarda yaşamak isterdim.
Fantastik dünyanın belası çok olur. Ama yine de, başıma gelebilecek her şeyi göze alıp Orta Dünya’da bir gezgin olarak yaşamak isterdim.
Gerçi gezgin olduğum sürece hangi evrende yaşadığımın pek bir önemi yok.
Ben taht oyunları evreninde uzun yazda güzel bahçede yaşamak isterdim ama nerede yaşamak istemezdim dersem Dune evreni Arrrakisssssde yaşamak istemezdim.
- "Cesur Yeni Dünya"nın cesur ve yeni dünyasında yaşamak isterdim. (Alfa olarak tabii ki. Kim Epsilon olmak ister?)
-“The Witcher” ın Kıta’sında kılıç sallayarak geçinen bir efsunger olmak isterdim.(Kitaptaki olaylardan 200 sene öncesi olmalı ama. Yaratık boldu o zamanlar. Sahirelerle gönül eğlendirmek de ilginç bir deneyim olurdu
)
Bu evrende yaşadık da başka evren kaldı.
Bende orta dunyada yasamak isterdim
Aynen Orta Dünya çok makul görünüyor. Sauron benzeri karanlık güçler olmadan tabii. Genellikle Shire ile Ayrıkvadi arası gezinip dururdum. Kolcu hesabı:) Hele Höyüklerden uzak durur, Tom Bombadil’in de kankası olabilirsen tadından yenmez.
Benim büyüye karşı büyük zaafım var. O yüzden büyü yapabileceğim hatta High Mage olabileceğim herhangi bir evren olabilir. Hangisi olduğu hiç fark etmez, yeter ki Battle Mage olayım 
Caladan…
Noldor…
1800 ler Istanbul…
1920/1930 lar Ankara
Middle Earth güzel olurdu, elf peksimeti:joy:
Medeniyetin Dört Köşesinde yaşamak isterdim.
Yorumunuza gerçekten katılıyorum. 
Yazılan evrenlerin çoğunda hayatta kalamazdım. En fazla “kırmızı ceketli” olurdum. Onların da sonu malum, tek sahnelik ömürleri var. En iyisi bizim evren. 
Şöyle bir Şevket Süreyya ile Erzum üstünden Batum yapıp Moskof diyarina sapıp iki Nazım dinlemelik de mi canın yok 
Giderken sağlık kiti alırsak, sahne sayımız 2 - 3 olurdu. 
Sauron öldükten sonra Shire’da yaşamak çok zor olmazdı sanki ![]()
Orta Dünya’da Elf olmak isterdim.