Yeni kelime ve kelime kalıpları öğrenmeyi çok seviyorum . Eğer siz de seviyorsanız beraber kelime dağarcığımızı genişletip eğlenebiliriz 

MEYUS : Karamsar umutsuz
ZEVAHIR : Dış görünüm

Yeni kelime ve kelime kalıpları öğrenmeyi çok seviyorum . Eğer siz de seviyorsanız beraber kelime dağarcığımızı genişletip eğlenebiliriz 

MEYUS : Karamsar umutsuz
ZEVAHIR : Dış görünüm

MUHAYYİLE: Hayal gücü.
NÂRA YAKMAK: Ateşe vermek.
TAYF: Görüldüğü zannedilen hayali varlık, hayalet, ruh.
Beis : engel, sakınca 

Berkitmek: Sağlamlaştırmak, takviye etmek, tahkim etmek.
Lahza: An
(Geçen forumdaki söyleşisinde Merdivenler Kenti çevirmeni, “blink” kelimesine karşılık bulamadığını bu yüzden “an” yazdığını anlatmıştı. Keşke lahzayı kullansaydı dedim içimden)
Muvazene: Denge (Vezin kelimesinden geliyor)
Keske :))
Böylesi daha guzel ve anlamlı duruyor
NİRENGİ NOKTASI: Başlangıç ve hareket yeri.
SERVER: Bir topluluğun en ileri geleni, başkan, reis
Şikeste (Fars. şikesten “kırmak”tan şikeste): 1. Kırık, kırılmış, 2. teşmil. Mağlûp olmuş, bozulmuş, hezîmete uğramış.
CENUP: Güney.
ASABİYECİ: Sinir hastalıkları doktoru.
Ehvenişer: Kötünün iyisi. (İngilizcedeki lesser evil tabirinin hep dilimize oturan bir çevirisini aradım durdum, kötünün iyisi tam olmuyordu bence, varmış meğer)
Debdebe (Arabça) : Görkem, ihtişam
Debdebeli : Görkemli
Not: kelimelerin kökenlerini de yazarsak daha faydalı olabilir.
Mantıklı daha akılda kalıcı olabilir 
MUŞTULAMAK (Türkçe): Müjdelemek.
Mütereddit (arapca) : tereddüt eden karar vermekte zorlanan
Sertaharri: Başkomiser.
Cingöz Recai serisini okurken birçok eski kelime öğrendim. Meraklısı varsa tavsiye ederim.
@J.S Bu kelime biraz dişçi gibi olmuş
.
Bunu okuyunca aklıma bir anım geldi, sizle paylaşmak isterim:
Ankara olgunlarda Server Tanilli’nin kitaplarını sormuştum. Satıcı bana kalmadı dedi, sonra arkadaşına döndü, “sörvır tanilli. Geçen gelen eleman öyle diyor, sörvır tanilli” dedi, ben de yüzümde gülümseme ile arayışıma devam ettim ![]()
Bende Sabahattin Ali okuyorum bu aralar. O sayede hoşuma giden kelimeleri yazıyorum buraya 
Amiyane (arapca) : basit, bayağı, sıradan . Avama ait .
Lâyemut (arapca ) : ölmez, ölümsüz, mahvolmaz
Günümüzde kullandığımız pek çok kelime yine Arapça kökenli. Bildiğim kadarıyla örnek vermem gerekirse; sabah, cümle, kitap Arapça kökenli kelimeler.
Ekleme: Sabahattin Ali kitapları okuyorum. Okurken ilgimi çeken kelimeleri buraya yazıyorum.
Münevver (Arapça): Tahsil, bilgi ve görgü sâhibi olan, fikrî meselelerle uğraşan kültürlü (kimse), aydın, entelektüel
Mutâbık (Arapça): Herhangi bir konuda karşılıklı olarak anlaşmaya varan, anlaşan
Mâlûm (Arapça): Herkes tarafından bilinen, öğrenilmiş olan (şey)