Michealangelo Caravaggio - The Seven Works Of Mercy
Rönesans döneminin aydınlık resimlerine nazaran barok dönemde bu şekilde kontrastlı karanlık denebilecek atmosfer kullanılması çok hoşuma gidiyor.
Bir kilise için resmedilmiş bu tablo, seven mercy yine İncil’de geçen bir tema. İkonografiyi açıklamak gerekirse eğer bu seven mercy
Ölüleri gömün
Yalnızları ziyaret edin ve açları besleyin
Evsizlere ev verin
Çıplağı giydirin
Hastaları ziyaret edin
Susuz kalmışa su verin
hepsi tabloda toplanmış ve görünüm itibariyle bir kaos durumu mevcut ama aslında herkes iyilik peşinde.
Van Gogh’un görece biraz az bilinen eseri, Selvilerle Buğday Tarlası (Wheat Fields with Cypresses). Normalde Van Gogh’un “yıldızlı geceleri” içeren tabloları daha popülerdir, açıkçası ben de en çok Starry Night Over the Rhone’u severim kendisinden. Ancak sarının ve yeşilin ağırlıklı olduğu birçok doğa tablosu da var ve onlar da oldukça başarılı, insanın baktıkça bakmaya devam etmek istediği eserler. Bu tablonun benim için bir diğer önemi de şu an evimin duvarında yer alıyor olması. Kirada oturunca duvara çivi çakmak biraz problem olabiliyor, ben de bu yüzden çivi kullanmadan asabileceğim tablo türleri ararken “duvar örtüsü” denilen şeye denk geldim. Biraz da renklerin mobilyalarla uyumlu olması nedeniyle ilk deneme olarak bu tabloyu söyledim ve sonuçtan nispeten memnum sayılırım.
Geçen gün kardeşimin eskiden gittiği bir sergiden getirdiği katalog elime geçti ve Önder Aydın isimli ressamın eserlerini gördüm. Tarzı ve farklı öğeleri birbiriyle karıştırması çok hoşuma gitti. En beğendiklerimden üçünü paylaşmak istedim.
Ressamların özgün stilleriyle kendilerini resmetmeleri nasıl görülmek istediklerini yansıtmaları sanatlarının özeti gibi geliyor o yüzden otoportreleri seviyorum
Apelles, Antik Yunan’ın önemli bir ressamıdır. Her ne kadar eserleri günümüze ulaşmamış olsa da hakkında yazılanlar ulaşmıştır. Apelles, Büyük İskender için de çok önemli bir ressammış, kendisini çizme şeklini beğendiği için resimlerini sadece ona yaptırırmış. Bir keresinde de sevgilisi olduğu düşünülen Campaspe’yi çizdirmiştir ve birçok ressam bu sahneyi resmetmiştir. Örnekler:
Jacques-Louis David - Apelles Painting Campaspe in the Presence of Alexander the Great
Ayrıca Apelles’in başarısı döneminin rakibi Antiphilos tarafından kıskanılmıştır. Antiphilos, Apelles’e Mısır’ın yöneticisi IV. Ptolemy’e suikast düzenleyecek diye iftira atmıştır. Masum olduğu ortaya çıksa da olanları bir eserine yansıtmıştır. Eseri anlatan yazılardan esinlenen Botticelli de bu sahneyi resmetmiştir.
Sandro Botticelli - Calumny of Apelles / İftira
Hoşuma giden tablolardan ziyade buraya hoşuma giden tabloların ortaya çıkmasına sebep olan tek bir isimden biraz bahsetmek isterim: William Turner
Bu ressamın hayat hikayesi ve bununla beraber tablolarında oluşan değişimi görmek gerçekten çok acayip. 1785 yılında teknik ressam olarak hayatına başlamış ve ölümüne (1851) kadar resim yapmıştır. İlk yıllarında yaptığı resim ile son yıllarına doğru yaptığı resmi şöyle aşağı bırakırsam kafanızda aşağı yukarı bir fikir oluşabilir.
Dent de Lion, Margate, 1791
The Slave Ship, 1840
Kendisi hakkında araştırma yaparken resimlerindeki bu değişimin, gözünde zamanla oluşan kataraktan kaynaklandığını okuduğumu hatırlasamda sanki gözüne kendisi fiziksel müdahalede de bulunmuş olabileceği ile ilgili (uzun süre çıplak gözle güneşe doğrudan bakma) bir şeyler okuduğumu da hatırlıyorum. O kısımdan tam emin olamadım şu an.
Resimlerinde zamanla detaycılıktan uzaklaşıp sürekli puslu, ışıklı, ortamda tam olarak ne olduğu belli olmayan, kaotik manzaraları resmetti. Bende tamda bu yüzden kendisini sevmekteyim.
En sevdiğim tablolarıysa:
Fishermen at Sea
The Eruption of the Soufriere Mountains in the Island of St. Vincent, 30th April 1812
dianne dengel, home sweet home. hep gülümseyen masum görünümlü insanlar çizen ressamın en sevdiğim tablosu. sanırım türkiyede de en bilinen eserlerden. mutlaka bir puzzle versiyonunu görmüşsünüzdür. bütün popüleritesine rağmen etkisini kaybetmeyecek kadar huzurlu.
Ilya Repin, korkunç Ivan. Rus çarı Ivan’ın öfke krizi yüzünden oğlu Ivan’a asası ile vurup ölümüne sebep olmasını konu ediniyor. aslında tarihsel bir kesinliği yok. sanatçı rus imparatorunun suikastinden ve konserde dinlediği bir parçada hissettiği dehşetten ilham aldığını söylüyor. babanın yüzündeki dehşet ifadesi öylesine gerçek ki sanki Repin bizzat olaya tanık olmuş diye düşünüyor insan.