İthaki Yayınları Bilimkurgu Klasikleri Dizisi

Söylediklerinin çoğuna katılıyorum. Ancak şu savunma değil dediğin şey hariç. Yani ben fiyatlardan, kitapların basım kalitesinden veya çevirisinden şikayet ederken adam bana bu karşı argüman dediğin (Hayır kurumu değil vs.) ucuz söylem ile geliyorsa asla ciddiye alamam ben bunu. Mantıklı bir karşı görüş olursa, bizim bilmediğimiz şeyler varsa ve yeni öğrendiysek tamam sonuna kadar hoşgörelim saygı duyalım sorun değil. Ayrıca niye savunduklarını bilmiyorum başta dediğim gibi anlamıyorum. Ama yayınevleri bu forumları takip ediyor. Ve biz eleştirirken bu karşı kitleyi gördüklerinde, yayınevi olarak kendilerini düzelteceklerini hiç sanmıyorum. Bir üstte arkadaş güzel anlatmış zaten. Aslında bizim çaba boşuna. Adam Fahrenheit’i sadece bir siteden 120 bin satıyorsa burada eleştirsek ne eleştirmesek ne.

1 Beğeni

İthaki’nin son yıllarda bastığı bazı kitaplar; Jean Paul Sartre - Varlık ve Hiçlik, Eric Aurbeach - Mimesis, Maurice Merleau Ponty - Algının Fenomenolojisi, Harold Bloom - Batı Kanonu, Günter Anders - İnsanın Eskimişliği, Georg Simmel - Paranın Felsefesi, Louis Althusser - Yazılar, Axel Honneth - Tanınma Uğruna Mücadele…

Bu kitapların ülke yayıncılığı için önemini anlatmayı gereksiz buluyorum, İthaki’yi bilimkurgu-fantastik türünden ibaret görmekse cehalet demeyeyim ama bilgisizlikten kaynaklı sanırım. Birkaç kitabın çevirisi kötü diye yayınevinin bütün işlerini yerin dibine sokmaya çalışmak ise kötü niyetten başka bir şey değil.

7 Beğeni

Buradaki konu, başlıktan da anlaşılacağı üzere İthaki’nin bastığı bilim kurgu kitaplarının olduğu liste. Konuşulan konu da bazı çevirmenlerin hatalı ve kötü çevirilerin olduğu sayfaların üzerine başlayan tartışma. İthaki’nin bastığı diğer kitaplar -sizin yukarıdaki kitap örnekleri veya başka örnekler- ile ilgili herhangi bir yorum görmedim ben. Diğer kitapları isterse her açıdan 10 numara 5 yıldız olsun. Madem o kitaplar çok değerli ve önemli görülüyor, neden bilim kurgu kitapları aynı değeri görmüyor? Çeviriler rezalet, kitap kalitesi oyun hamuru gibi dağılıyor. Bilim kurgu ve fantastik eserler diğer türlerden geri planda mı olmalı sizce? Ben H.G. Wells hayranıyım mesela. Yukarıda paylaşılan kötü Zaman Makinesi çevirisini okudum ama hediye geldiği için okudum. Yoksa 10-15 tl niye vereyim? Ayrıca 35-40 tl verdiğim kitap niye elimde parçalansın okurken?

8 Beğeni

İthaki Yayınevi’ni bütün bütün kötülemek değil ama bu yayınevinin ısrarla hatalı olarak yeniden basım yaptığı kitaplardan, örneğin Zaman Makinesi adlı eserin mütercimi Volkan Gürses ve yayınevi editörü hakkında olumsuz eleştirilerimizi Kitapyurdu, Kidega gibi alışveriş sitelerinin okuyucu yorumlarına yazarak, bir kamuoyu yaratabilir ve bu kitapları alacak olan kişileri de bu sayede uyarabiliriz arkadaşlar. (ekşi sözlükte Volkan Gürses ve kötü çevirisi Zaman Makinesi yerini almış bile).

4 Beğeni

En iyi yöntem bu zaten. “Bu çeviri kötü, şu çevirmenden okuyun” tavsiyeleri cidden çok önemli, benim gibi "en iyi çeviri avcıları"nın temel besin kaynağını oluşturuyorlar :smile: Wells kitaplarının İş Kültür baskılarının çevirmeni Celal Üster iken başka bir yere bakmaya gerek yok zaten. Bazen de en iyi çeviri İthaki’de oluyor, çevirmenine bağlı işte bunlar. Telifli kitaplara yapacak bir şey yok tabii. İthaki’ye mail atılabilir ancak kafalarına silah dayamak isteyenler var sanırım.

3 Beğeni

Bu haber özelinde, geç de olsa, ben de birkaç şey söylemek istiyorum.

Çoğunuz incelemiştir, 1984 çeviri karşılaştırması yapmıştım Forum’da. Orada Üster’in "varicose ulcer"i “iri bir çıban”, “nearly a teacupful"u " bir çay kaşığı kadar”, "Chinese rice-spirit"i “Çinlilerin pirinç ruhu”, "sexless"ı “cinsiyetsiz” olarak çevirdiğini hatırlayacaktır okuyanlar.

Mesele İthaki’yi veya Wells çevirilerini savunma meselesinin ötesinde. Üster önce kendisini çevirinin tekeli zanneden agresif bakış açısından vazgeçmeli.

Önce samimiyet. Ve iğne çuvaldız meselesi.

Ayıplı olan mal mı yoksa tavır mı? Karar sizin.

4 Beğeni

Bunların hata olduğunu kabul ediyorum ve 1984’ü bir daha okuyacaksam muhtemelen Celal Üster çevirisini tercih etmem ama bence hiçbiri Green’i “Mavi” olarak çevirmek, A Second’ı "Bir İkincisi " olarak çevirmek veya Beard’ı “Bıyık” olarak çevirmek kadar büyük bir hata değil. Bu hataları ortaokula giden kardeşim bile yapmaz.
Ayrıca kişinin kimliğine değil yaptığı eleştirilere bakıyorum. Burada eleştirilerinde haklı, bu yüzden kendisinin çevirdiği alakasız bir kitaptaki çeviri hatalarından bahsetmek pek mantıklı değil. İlla bahsedecekseniz kendi çevirdiği Zaman Makinesi ve Dünyalar Savaşı’na bakmak lazım. Ki bu kitapların çevirilerinde hata varsa bile bu İthaki çevirilerinin rezil olduğunu değişmez.

8 Beğeni

Dediğim gibi, ben Üster’in agresyonuna işaret ediyorum. Ayrıntılı inceleme yapmadan hiçbir çeviri hakkında farazi konuşmamayı tercih ederim, bu nedenle Wells çevirileri için bir iddiada bulunmadım.

Bu arada siz haberi paylaştınız diye ilk yorumum size cevabendi. Kişisel bir durum tabii ki yok, yanlış anlaşılmak istemem.

Sözün özü Üster isminin arkasına sığınıp yargı dağıtmaktansa biraz daha sakin kalsa çok daha samimî gözükecek. Biraz da kuşak meselesi aslında Üster’inki, Baby Boomer’ların eleştiriye tahammülsüzlükleri. Konu uzar gider.

2 Beğeni

Bu konunun bu kadar uzaması hiç şaşırtıcı değil, zira bu forumda ben de dahil, herkesin mutlaka ithaki BKK’dan aldığı kitaplar vardır, başlık üstüne başlık açılması bunun göstergesiydi… Evet, zaman zaman serzenişler oluyordu, sıkıntılar dile getiriliyordu, bir, iki, üç derken, resmen bu, bardağı taşıran son damla oldu. Bu kadar da olmaz dedirten bu hataları yayınevi de görsün istiyoruz. Artık eskisi gibi değil okur. Eskiden, 70’lı, 80’li hatta 90’lı yıllarda çevirmenmiş, çevirmenin önemiymiş hatta yayıneviymiş bunlar hiç bilinmez ve dikkate alınmazdı ama şimdi internet çağında bunların önemi ortada ve biz o yıllarda da değiliz, yayınevlerinin de bunu bilmesini istememiz kadar doğal bir hakkımız olamaz. Celâl Üster hangi güdüyle böyle bir araştırma yapmış bilemeyiz ama ortaya koyduğu çalışmanın sonuçları gerçekten şok edici ve bu gündemden düşürülmemeli…

6 Beğeni

Emre Aygün: Ben 2 saatte editlerim, bana pasla.

2 Beğeni

Kişi odaklı değil de kurum odaklı bakmanın yahut eleştirmenin daha mantıklı ve daha yapıcı olduğuna inanıyorum.

Yaptıkları iş ortada! Çoğu kez ben de herkes gibi eleştirdim. Aynı zamanda “Hayır Kurumu” değil savunmasını hiç anlamıyorum. Zira küçük yayınevleri o zaman cami avlusunda yardım masaları kursunlar.

Bir yayınevini değerlendirirken çok etken söz konusudur ve herkesin bakış açısıyla odak noktası şahsına aittir ki zaman zaman da değişebilir. Mesela son zamanlarda iki sözcüğü odağıma alır oldum. Birincisi sermaye ve ikincisi vizyon.

Bahsedilen yayıneviyse bana kalırsa eski zamanlardaki durumuna göre son yıllarda “BÜYÜK SERMAYELİ KÜÇÜK VİZYONLU” olmaya doğru yöneldi ve günümüzde bir şekilde sürekliliği sağlayan KÜÇÜK SERMAYELİ BÜYÜK VİZYONLU yayınevler varken ne deseler boş! Onlar da hayır kurumu değil sonuçta!

DİĞER TARAFTAN YAYINEVLERİ ÇALIŞANLARININ İSİMLERİNİ VEREREK AĞZINDAN KONUŞMA YAPMAK DA ÇOK ÇİRKİN!

Hangi şartlarda ve hangi sınırlarda bunu okura sunuyorlar bilmiyoruz. Ne sunmak istiyorlar ve istediklerinin ne kadarını sunabiliyorlar yine bilmiyoruz. Ne site ne rıhtım ne de yayınevini arkama alıp konuşuyorum. Sadece doğruya doğru ve yanlışa yanlış demek istiyorum.

Kurumu eleştirmenin doğru ama şahısları eleştirmenin yanlış olduğunu söylemek istiyorum. Aynı zamanda editörleri eleştirmenin doğru ama Alican/Emre diyerek şahısları eleştirmenin yanlış olduğunu söylemek istiyorum. Bizim eleştiri alanımızda editörler ve kurumlar var ama Alican/Emre yok; çünkü Emre/ Alican salt editörden ibaret değiller ki bizim gibi aileleri, sevenleri, sevdikleri ve daha bir çok vasıfları var. Kim bilir bize sundukları bu çeviri facialarının altından belki çalışma şartlarının kötülüğü ilerde ortaya çıkacak. Ve onlara bambaşka gözle bakıp hak vereceğizdir. Zaman her daim sürprizlere gebe…

O yüzden arkadaşlar şahsım adına (doğruya doğru/yanlışa yanlış demeden duramayan şu dilim yüzünden) sizleri şahıslara değil de kuruma yahut editörlere eleştiri oklarımızı çevirmeye davet ediyorum. Daha yapıcı ve daha anlamlı olması için ve derdimizin Ahmet Mehmet değil A kurumu B kurumu bile değil; daha iyi hizmet almak istediğimiz için olduğunu gölgelerde (şahıslarla dalga geçerek) bırakmayalım.

5 Beğeni

Serinin ayraçlarını nereden temin edebilirim bilen var mı? Bügünkü siparişimde de ayraçsız bir kitap çıktı. Elimde 5-6 tane ayraçsız kitap var çok sinir bozucu bir olay.

1 Beğeni

Aynı durumdan muzdaribim ben de. Cesur Yeni Dünya ayracı gönderiyorlar orijinal kitap ayraçları yerine. Şimdilik 4 taneler, koleksiyon yapacağım bu gidişle.

2 Beğeni

Bende de eksikler var, ne yayınevi yardımcı oluyor ne İlknokta.

2 Beğeni

Biz kitaba o kadar kitaba para verirken yayınevinin bir ayracı çok görmesi iyimiş.

3 Beğeni

Bende de eksik ayraçlar var. Çözümüm şöyle oldu. Elimde bir siparişimden gelen bir sürü Tolkien ayracı var. Onları arasına koyuyorum böylece nerede kaldığımı unutmuyorum. Hem de elimdeki Tolkien ayraçları da değerlenmiş oldu. (Kitabı okurken boşta kalan elimle ayracı oynattığım, ayraçla dişlerimi karıştırdığım için Tolkien ayraçları epey eskiyor ama elimde çokça var yani işe yarıyorlar.)

2 Beğeni

Arkadaşlar özellikle sipariş notu kısmına eksik ayraçlar için bir mesaj yazabilirsiniz. Belki dikkate alırlar da o ayraçlardan gönderirler. Denemekte fayda var. :slight_smile:

1 Beğeni

Arkadaşlar, bilen var mı bu serinin ciltli baskıları olacak mı?

1 Beğeni

Şu an olması imkansız. Ama seri bitti derlerse işte o zaman bir ihtimal.

1 Beğeni

Muhtemelen basılmaz. Dune filmi çıkacağı için yapalım diyerek yapmışlardı.

Tüm seri mümkün gözükmüyor şimdilik.

2 Beğeni