İthaki Yayınları Soru Hattı


(mert) #3184

Tüm yemek yerine tüm ekmek diyelim,tüm ekmeği tek kişi satın alıyor ve satmıyor.Bu durumda sizce duruma el koymayacak tek bir tane devlet var mı ? Şimdi milyon yıldır tartışılan o soru: Kitap temel ihtiyaç mıdır ?(maslow piramidini lütfen atmasın kimse bu soru için :frowning: )

Ayrıca şunu yazsam sanırım sitemim daha düzgün olurdu,benim hatam.

Bu serinin 22 kitabın 21’ini yasal yollarla rahat(3-4 tanesi rahat değil ama hala alınabiliyor) bir şekilde satın alabiliyorsunuz ve bu 21 kitabın tamamını internette pdf hatta epub formatta bulabiliyorsunuz,1 tanesine dahi telif atılmamış.Tek telif atılan kitap yasal yollarla satın alınamayan kitap :slight_smile:
Ufak bir not. serinin 16 kitabını yasal yollarla satın aldım.


(Turgay) #3186

Nisan ayında 4.kitap ilknokta’da stokta olacak.


(Harun Pekdemir) #3187

Kesinlikle temel ihtiyaçtır bence. (ekmeğin sadece çok küçük bir kitleye hitap eden bir çeşidi diyelim biz mevzubahis kitap için :grinning: )
@irbis hala baskısı tükenmemiş olan kitapların çoğunlukta olduğunu, seriden 2. baskısını yapma ihtiyacı duydukları 1 yada 2 kitap olduğunu, depolama masrafının bile külfet haline geldiğini anlatmıştı.
Burada üzerine bu kadar konuştuğumuz kitap 2008 basımı. 11 yıl geçmiş eldeki stokların tükenmesi için. 2002 yılında basılan serinin 2. kitabı Büyücü: Usta hala bulunabiliyor tüm kitap satış sitelerinde. Yani biz ne kadar hayranı olsak da satmıyor bu seri.
İthaki’nin hatası yok mu derseniz, yeni başladıkları epik fantastik seriler için yaptıkları reklamın yarısını yapsalar böyle olmazdı bence. Fahrenheit 451 için yaptıkları reklamın 10da 1i yada. Onu da geçtim 22 kitap basılmış, kalmış 5 kitap. Prestij için, yarım bırakmamak için bile olsa bas, mesaj ver okuyucuna. Güven ver. Ama yapmıyorlar.
Gediksavaşları üzerine konuşulmasını, insanların ilgisinin uyanmasını sağlamak durumundayız eğer devamını görmek istiyorsak. Çekilmekte olan dizisinin belki bir faydası dokunabilir.
(Dolmuşum farkına varmadan)
Edit: Sadece ilk cümle size ithafen Mert Bey, gerisi içimde birikenler.


(Hiçliğin bekçisi…) #3188

Şimdi burada bence şöyle bir durum var. 2002 yılındaki kendime bakıyorum ve çocuktum. O zamanlar kitap bile okumazdım. Kitap okumaya fırsatım da olmazdı çünkü kardeş büyütüyordum. Kitabı bırakın dondurmaya bile ayıracak pek az param olurdu. Yani o zamanlar oldukça umursamazdım. Bu sadece benim için geçerli ama birçok kişi için de benzer durumlar olduğunu düşünüyorum.

2002 yılındaki fantastik okuma potansiyeli ile 2019 yılındaki potansiyel arasında büyük farklılıklar görüyorum. Şu an ciddi anlamda bu türe karşı ilgi var ve o zamanlar çocuk olan bizler büyüdük. İyi-kötü kendi ekonomimizi elde ettik. Yüzlerce kitap alıyoruz. Serilerin peşinde koşuyoruz. Acaba tamamlanır mı kaygısı duyuyoruz. O zamanlar bunların değeri kıymeti bilinmedi ama aradan geçen yıllarda bizler de çok değiştik. Bence böyle körelmiş serilere artık kıymet veriliyor. Farkındalık oluştu diye düşünüyorum ben. O zamanlar internet bile yavaş yavaş yayılıyordu. Şimdi cebimize kadar girdi. O zamanlar reklamı yapsanız bile kaç kişiye ulaşabilirdiniz? Açıkçası benim cep telefonum bile yoktu o yıllarda. :smiley:

Siz yüklü miktarlarda zarar edecek olsanız yine basar mıydınız prestij için. Ben olsam basmazdım mesela. Ticari açıdan baktığımda bence mantıksız.

Yine de o zamanki okuyucu kitlesi ile şu an farklı. Evet, şu an belki bir-iki kitabı bulabiliyoruz ama buna neden para harcayalım bilinci de oluştu okuyucuda. Birincisi seri yarım, ikincisi ise baskıları bulmak bir işkence. Kimse böyle bir şey için şu an parasını kolay kolay harcamaz. Neden harcasın? Siz kaçak ve iki ay sonra belediye tarafından yıkılacak, yerine park yapılacak bir eve yatırım yapar mısınız? Ben yapmam. Bu sebeple serinin stoklarının tükenmediğini düşünüyorum. Bu tekinsizlikle de uzun süre daha depolarda çürür bu kitaplar. Oysa şu an imkanlar daha gelişti. Ulaşılacak kitleler daha fazla. Yeniden ele alınabilir.

Ben aradan geçen bu zamanın çok büyük farklılıklar yaratacağını düşünüyorum. Bana kalırsa terk edilmiş bu serilerin artık bir alıcısı var.


#3189

Söylediklerinize katılıyorum. Harry Potter ve Taht Oyunları bile zamanında reklamsızlıktan satmayıp yarım kalmıştı. Sosyal medya bu kadar hayatımıza girmişken serinin reklamsızlığa kurban gideceğine düşünmüyorum.


(Harun Pekdemir) #3190

Yüklü miktarda zarar etmeden baskı sayısı az olarak basılabilir pekala. Yada e-kitap olarak hazırlanır.Çözüm üretmek istenildiğinde o çözüm üretilir. Belki yine zarar edilir ama okuyucuya verilecek güven bence daha kıymetlidir.

Bakın İthaki bu sene yeni fantastik serilere başladı/başlıyor. Almak istiyorum ama Gediksavaşlarını hatırlayıp bekliyorum. Seriler tamamlanmadan da kesinlikle almam.
Brandon Sanderson başlığında kıyamet kopuyordu yakın zamana kadar. Serinin 3. kitabı çıkacak mı,2’ye mi bölünecek diye endişeleniyor insanlar. 3. kitap dikkatinizi çekerim. Burada 23. kitabı 6 yıldır basılmayan ve basılmayacağı söylenen bir seriden bahsediyoruz. Kısaca evet ben olsam kalan 5 kitabı - eğer basmak beni iflasa sürüklemeyecek ise - basardım.

Aslında neredeyse tamamı bulunuyor.

Söylediklerinizin çoğuna katılıyorum. Katılmadığım noktalar da bu tartışmanın konusu değil. Forumda Gediksavaşları kelimesi yazıldıkça orada summon’lanmam da farkındalık yaratmaya bir katkım olur düşüncesi ile.


(Hiçliğin bekçisi…) #3191

Bana göre de olabilir ama bazen ufak ufak zararlar birleşince büyük bir yıkıma neden olur. Ticarethane mantığında kimse riske girmez kolay kolay. Bir sürü çalışanınız var. Onlara maaş ödemek zorundasınız. Eğer milyonlar kazanıyorsanız - ki hiç sanmam yayınevi milyonlar kazansın- o zaman bu bir sakız parası gibi görünürdü. Çünkü eğer kazansaydılar daha iyi bir hizmet verirlerdi çünkü daha iyi hizmetin daha çok para edeceğini bilirler. Alan belli, satan belli… Bana kalırsa mutlaka bir çözüm üretilebilirdi ama bugüne dek ben hiçbir firma sahibinin böyle bir yaklaşımda olduğunu görmedim kolay kolay. (Belirmediğim bir nokta olmuş. Benim bir yayınevi sahibi olsaydım çok başka bir politikam olurdu. Ben sadece bunları şirket yönetenlerin gözünden yazıyorum.)

Ben serinin bulunmasını kast ederken normal sitelerden bahsediyorum aslında. :slight_smile: Üç kitaba 400-500 lira ödemekten bahsetmiyorum. Aslında bu da biraz garip baktığınızda. Birçok insan yayınevinin 20 liraya satamadığını gidip 100-150 liraya alıyor. Yani seri bulunuyor ama yine ben en baştaki mesajıma yönleniyorum: Altın arayıcısı gibi…

Bu konu sadece İthaki mevzusu da değil aslında. İthaki daha çok fantastik-bilimkurgu ağırlıklı bir yayınevi olduğu için yarım kalan seriler de genelde İthaki’de. Gedik sadece bir tanesi. Ben yeni serilerde çok büyük hatalar yapılmadığı takdirde tamamlanacağı düşüncesindeyim. Akılçelen gibi bir tutum sergilenirse elbet bunun bir bedeli olur.

Mesela soruyorum buradaki herkese:

Bundan on yıl önce kitaplığınızda kaç tane İthaki kitabı vardı?

Şimdi kitaplığınızın kaçta kaçını İthaki kaplıyor?

Benim amacım bir yayınevine yüklenmek değil. Pekâla, artık yayın hakları onlarda bile olmayabilir. Ben bana yanlış ve anlaşılmaz geleni söylüyorum. Bir başkası da kendi penceresinden bakar. Bu normal ama belli bir çoğunluk oluşursa belki bu serileri tekrardan kazandırabiliriz. Birlikten kuvvet doğar diye düşünüyorum ben.


(Harun Pekdemir) #3192

Kazanç konusundaki varsayımınıza katılmıyorum. İthaki yada Alfa büyüklüğünde bir yayınevi bir yılda milyonlar kazanıyor bence. Satış rakamlarını bilmesek de elinizdeki kitapların baskı sayıları bile bir fikir verir. Kazandıkları halde hizmet vermemeleri zaten eleştirilen nokta.
Tamamladıkları zaman inanacağım diyeyim sadece.

Katılıyorum. Ankete katılımı arttırabilsek keşke.


(Cankut Değerli) #3193

Gediksavaşları’nı okumayı zaten düşünüyordum, bu mesajlarla birlikte öne çektim. Seriyi henüz okumamış olsam da gereken yardımları yapmaya hazırım. Ki sadece bu seri özelinde değil, bence fantastik kurgu bağlamında eski ama oldukça kaliteli seriler var ve bunların gün yüzüne çıkartılması fantazya okurları için hoş bir jest olur. Eskiler nostalji yapar, arkadan gelenler de kendilerine farklı kapılar aralar.
Dediğim gibi her türlü yardımı sağlarım. İmzalanacak kampanya olur, başka şeyler olur. Yeter ki çürümesin kitaplar.


(Hasan Serdar) #3194

Hangi serinin 4. Kitabından bahsediyoruz?


(Turgay) #3195

Zaman çarkı’nın 4.kitbından.


#3196

Sandman 6 ve Preacher 2’nin Şubat ayında çıkacağını söylemiştiniz. Tam olarak ne zaman çıkarlar?


(liena) #3197

O konudaki son açıklama bu şekildeydi.
Fuar sonrası yoğunluk bitince yayınlayacaklar sanırım ya da en azından öyle umuyorum ben.


(infinibleu) #3198

Silmarillion,Tehlikeli Diyardan Öyküler, Bitmemiş Öyküler, Kayıp Öyküler kitapları ile ilgili bir gelişme var mı?


(Kaan Aşkın) #3199

David Brin’in Postacı romanını basma olasılığınız var mı?


(Emre Aygün) #3200

Sanmam.

Bir bakalım, fırsat bulunca tekrar gözden geçirelim.

Niye vazgeçelim ki?

Bunu yavaş yavaş her kitapta uyguluyoruz.

Silmarillion için hâlâ beklemedeyiz. Vakıf için de öyle. Yaz Alevi Ejderhaları için de öyle. Bu üçü de şu an bürokratik meseleler yüzünden bekliyor.

Çok kalmadı.

Pek ihtimal vermiyorum, sözleşme durumlarını kontrol etmem gerek. Natsu Kirino’nun tekrar baskısı olmayacak.

Ne yazık ki.

Bir tanesi çeviriden geldi gelecek. Yakında bu konuda ufak bir duyurumuz bile olabilir.

Site hâlâ güncelleme aşamasında. Yavaş yavaş eski kitaplar da ekleniyor.

Tekrar geleceğini sanmam setin.

Tamamen yeni tasarımla çıkaracağız Gormenghast’ı.

Keşke daha önce yazsaydınız, şu an baskısı tükenmiş durumda. Haliyle muhtemelen elimizde değişim yapılacak kitap yoktur. Normalde matbaa kaynaklı hataları yayınevine gönderdiğinizde değişimini yapıyoruz.

Görürsünüz.

Şimdilik düşünmüyoruz.

Henüz basmadığımız, hiçbir yerde duyurmadığımız altı tane fantastik serimiz var. Bunların en az ikisini bu sene başlatmayı düşünüyoruz.

Elric’le ilgili planlarımız henüz nihayete ermedi. :slight_smile:

Voice of the Fire.

Yayınevine açıklamalı bir notla gönderirseniz değişim yaparız.

Yahu zaten basılıyorlar, başka yayınevinin bastığı kitabı biz nasıl basalım?

Afrika Üçlemesi + daha önce basmadığımız 2 kitabı basılacak.

Wells’in telifi düştü. Kitabın hakları herkeste.

70+1. +1’de basabiliyorsunuz. Yazar 2000’de öldüyse, 2071’de basılabilir.

  1. Kıyamet Gösterisi’nin yeni baskısı için yeni sözleşme bekliyoruz. O gelmiş olsa bugüne kadar basardık zaten. Şimdilik özel baskılardan ziyade normal baskıları yenileme sürecine odaklanacağız.

  2. Beren ve Luthien bu sene içerisinde çıkıyor kesinlikle. Çeviride epey ilerleme kaydetti Çiğdem Hanım. Özel baskı konusunda bir şey diyemem.

  3. Bu hafta matbaaya gönderiyoruz Günler Haritası’nı.

  4. Bu çok genel bir soru. Piyasa bu haldeyken çok fazla özel baskı beklemeyin. Bazı baskılar için planlarımız olmasına rağmen. Haaa, gerçi bir tane gelecek yakında. :slight_smile: Şimdi hatırladım.

Yayımlamaz. En azından şimdilik.

Fuar sonrasına kaldılar.

Olmaz olur mu.


Elric Destanı "Kılıçlar ve Güller" ile Sona Eriyor
(Emre Aygün) #3201

Şimdi Feist kitapları hakkındaki yıllık açıklamamı tekrar yapayım. Basmayı hâlâ düşünmüyoruz arkadaşlar.

Bunun birçok nedeni var ancak en basit nedeni şu: 15 senedir depoda çürüdü bu kitaplar. Biraz bakarsanız hâlâ 2003’te basılmış kitapların baskılarını bulabilirsiniz. İlk 1 ya da 2 kitap dışında tekrar baskı yapabilen kitap olmamış. Talep olsaydı bu kitaplar basılmaya devam ederdi. Gerçekten herhangi bir yayınevinin bir yazara 21 kitaplık bir yatırım yapıp sonra keyfine basmayı bırakacağına inanıyor musunuz? Neredeyse 1500 kitaplık kataloğumuzda 20 üzerinde kitabını bastığımız belki 4 yazar vardır. Bunların üç tanesinin fantasik yazar olduğunun farkındasınızdır, umarım.

Biliyorum çok can sıkıcı bir durum ancak işin aslı bu.

Depo masrafı yayıncılığın belki de en pasif ama en ağır masraflarından biri. Satmayan kitap depoda bekliyor. Bu kitap 20 sene depoda beklerse siz hesap edin.

Reklam mevzusunu da çok yanlış bir bağlamda değerlendiriyorsunuz. Çok yakın bir zamanda yepyeni bir çağa geçildiğinin farkındasınızdır. Sosyal medya hayatımızda çok uzun süredir varmış gibi görünse de çok yeni bir fenomen. Sosyal medya öncesi reklamlar dergilerde, gazetelerde yapılırdı zaten. İthaki bunu yapıyordu zaten. Bugün reklamlar sosyal medya üzerinden, çok daha dinamik, çok daha hızlı yapılabiliyor. Biz de buna ayak uydurduk. Billboardlar bile şurada 1-2 senelik bir reklam yöntemi İthaki için. Fahrenheit’ın kitlelere ulaşma potansiyeli vardı, bu potansiyeli gerçekleştirmek istedik. Senede potansiyel olarak reklam yapabileceğiniz 150 kitap çıkarıyorsanız, reklam yapacağınız kitapları özellikle seçmeniz gerekir. Bu çok karmaşık bir sistem değil.

Yayıncı-okur ilişkisinde güvenin çift yönlü olduğu her zaman unutuluyor nedense. Okurlar da yayınevlerine mesaj verebilir. Bu sadece imza toplayalım, istediğimizi yaptıralım şeklinde görmek kısıtlı bir bakış açısı olabilir. Okurlar tercihleriyle mesaj verir yayınevlerine. Bir yazarın, en fazla 2000 basılmış 21 kitabından sadece 2 tanesi tekrar baskı yapıyorsa, okur nasıl bir mesaj vermiş olabilir sizce?

Satan fantastik seriler çok spesifik seriler. Fantastik hâlâ en az satan türlerden biri. O yüzden hâlâ çok temkinli davranmamız gerekiyor fantastik serilerde.

Az baskı doğrudan yüklü miktarda zarar etmek demek ama. Baskı adetiniz ne kadar azsa matbaa masrafınız o kadar artar. 5000 basmak, 2000 basmaktan daha kârlı olabilir çoğu durumda. Ki diğer masraflar sabit. E-kitap apayrı masrafları beraberinde getiriyor, Türkiye’nin bu sisteme geçmesi zaman alacak. Matbu baskı yapmaktan birazcık daha ucuza geliyor e-kitap, o kadar.

Yeni seriler konusunda içiniz rahat olsun. Hepsinin gayet makul bir yol haritası var elimizde. Son 2 senedir elimizden geldiğince düzenli bir şekilde çıkarmaya çalışıyoruz ki 2019’da şimdilik boş ayımız geçmedi.


#3202

Barut büyücüsü serisi benim çok severek okuduğum bir seri. Ama dünyada gördüğü ilgiyi türkiye’de pek göremedi sanırım.
Benim sormak istediğim "brian mcclellan " yazarın yeni kitaplarını da bamayı düşünüyor musunuz?


(Emre Aygün) #3203

Ben de çok severek okudum seriyi. Henüz bir karara varmadık ama. İkinci seri yurtdışında tamamlandı. Biraz daha beklemek istiyoruz karar vermeden önce.


(İshak Asımoğlu (Asimov)) #3204

@irbis achebe’nin henüz yayınlanmamış eserleri a man of the people ve anthills of the savannah olabilir mi?