İthaki Yayınları Soru Hattı


(Doğan) #4488

İki kitapta da çokça yazım yanlışı ve çeviri hatası var. Açıkçası ben bu kitapların Çince’den çevrildiğine inanmıyorum. Karanlık Orman kitabında Duvarabakan diye bir projeden söz ediliyor. Ancak kitap ilerledikçe Duvarabakan Projesi, Wallfacer Projesi oluyor. Bence çevirinin çevirisini yapmışlar, İngilizceden çevirmişler. Bunu da özensizce yapmışlar.


#4489

Evet benzer şekilde yorumlar var. Biz okuyucular açısından üzücü tabi. Her iki kitabı almıştım ama okumadım henüz, açıkçası soğuyor insan


#4490

İki kitabı da okudum. Çeviri ve imla hataları biraz fazla ama o kadar rahatsız etmemişti beni.


#4491

Kötü çeviriler zaten dolu(olumsuz cümle olumlu çevirilmiş, çoğul çekim cümle tekil çevirilmiş, sword pala olarak çevirildiği gibi blade de pala olarak çevirilmiş) Bu Ölümsüz’de ama komple paragraf atlanınca kendimi kandırılmış hissediyorum. Buraya kitaptan ve orjinal metinden görsel koymalı mıyım bilemedim.
Örnek: Bir karakterin yaralandığı paragraf çeviride yok, o olmayınca da 2 paragraf sonra bu karaktere niye 2 kişi destek olmadan yürüyemiyor diye düşünüyor insan.


#4492

Direkt bu örneği göstererek bu kitaplar gerçekten Çince’den mi çevriliyor eğer öyleyse neden böyle İngilizce kelimeler var diye sordum daha önce, evet Çince’den sebebini açıklaması uzun diye bir cevap aldım.
Bu vesileyle söyleyeyim artık Üç Cisim Problemi’ni ve Karanlık Orman’ı almayın. Berbat çeviri ve berbat Türkçe’den dolayı sinir olursunuz. İki kitapta da kontrol falan yapılmamış, aynı 6.45’in berbat kitapları gibi. Kitapların ilk yarısı yine nispeten iyi ama kalanının bırakın kontrol edilmesini muhtemelen çevirmen bile ben ne yazdım diye dönüp bir daha bakmamış cümlelere.
Üstelik Üç Cisim Problemi’nin 3. baskısı bu, Karanlık Orman da sanırım Üç Cisim Problemi’nden 3 yıl sonra çıktı. Kitaplarda hızlıca çıkarıldığından bu hatalar olsa yine bir derece anlayacağım.
Yine üstteki yazdıklarım Değiştirilmiş Karbon için de birebir geçerlidir. Böyle laubali yapılan işleriyle para kazandırmayın yayınevine. İthaki sevdiğimiz kitapları bastığı için iyi bir yayınevi olmuyor maalesef.


#4493

Bunlar bizim için üzücü tabi. İthaki için de eksi puan. Bana göre, kitap geç çıksın, ama temiz çıksın, çeviri ve editörlük iyi olsun. Kötü çevrilmiş, anlamsız cümleler ve yazım yanlışları ile dolu bir kitabın erken çıkmış olmasının hiçbir anlamı yok


(Buyici) #4494

Abartmayın o kadar. Türkçe okuma bilen herkes rahatça anlar. Sıradan, standart, her kitapta olabilecek hatalar işte.


(Doğan) #4495

Benim kendilerine güvenim kalmadı zaten. Kötü işin bahanesi olmaz. Benzer sorunlar Adalet kitabı, Kuzgunun Gölgesi, Zaman Çarkı ve daha birçok İthaki kitapları için geçerli. Fahrenheit 451’i düzelteceğiz dediler daha kötüsünü yaptılar. Poe’nun Bütün hikâyelerini kötü bir çeviri ile hâlâ satıyorlar. Biz kitabı bile 9 baski yaptıktan sonra düzeldi diyorlar. E ne yapalım düzgün bir kitap okumak için kitapların 10.baskilarini mı bekleyelim. Zaten serileri yavaş çıkarıyorsun üstüne birde kötü bir basımla okuyucuya sunuyorsun. Bundan sonra forever ikinci el.:upside_down_face:


(Wifhty Zet) #4496

Değiştirilmiş Karbon da dizisine yetişsin diye aceleyle, sadece kâr amacı güdülerek çevrildiğini düşünüyorum. Fahrenheit 451 de öyleydi. Tüm bunlar şaşırtmıyor beni ama şevkimi kırıyor.


#4497

Şair karakterin Hasan olmadığı bilgisi dahilinde şuradan anladığınızı özetler misiniz? Özellikle kimin ne yaptığını anlatın, yarın da orjinal metni yollayacağım. İsteyen herkes bu tahmin oyununa katılabilir: kim kaya ile kafa ezdi, kim kılıca samuray hamlesi yaptı, kim eline pala geçirdi… kişi alternatifleri: ellen, şair, hasan


(Buyici) #4498

3 cisim probleminden mi bu paragraf ? :thinking:


#4499

Ben mesajların hangi mesaja bağlı atıldığını çözemedim henüz(foruma bugün katılanlarda bugün), ama şimdi keşfettim o köşe ikonu… alıntı sizin cevabınızdan alakasızca, Bu Ölümsüz’den… orjinal metinden kopya çekmesin tahminde bulunacaklar…


(Doğan) #4500

Metis baskısı da böyle. Anlaşılan çeviri hiç gözden geçirilmemiş.:face_with_raised_eyebrow:


( tansel) #4501

Bu ölümsüzün yeni baskılarına bir bakmak lazım aynı mı acaba? Güncelleme varsa ona sıra gelmeden eskisini elden çıkarıp yeniden devam edeyim.


Sağdaki altını kırmızı çizdiğim yerler çevirisi atlanmış kısımlar merak eden varsa.
Hadi yazım yanlışı kelime atlanması sık görülen şeyler her yayınevinde oluyor bir şekilde aklımızda tamamlıyoruz oraları da ciddi uzun bir kısım atlanmış burada nasıl farkedilmedi anlamıyorum. Kısa bir kitap halbuki, uzun olsa diyeceğim oku oku göz yorulur farketmezsin de.

Bir de şuna takıldım. Hadi Red Wig - Kızıl Peruk olmuş tamam yerelleştirme sayalım da. Karagee neden Karacı oluyor zaten yakın birbirine ikisi. Okumadım kitabı daha bu arada hikâyede mantıklıysa belki kabul edilir de yine de özel isim bırakılsaydı orijinal hâlinde diyor insan.


(Aslı Dağlı) #4502

Pek cok baslikta denk geldigim su sikayete bir yanit vermem gerektigini dusunuyorum. Ingilizce birakilamaz arkadaslar. Birakilamaz. Lakaplar, betimlemeden ileri gelen isimler, yaratilmis isimler orijinal dilinde birakilamaz. Pek cogunuz Ingilizce bildiginiz icin Ingilizce lakaplari ve turetilmis kelimeleri anlayabiliyorsunuz. Peki ya Ingilizce bilmeyenler ne olacak? Benim Ingilizce bilmeyen annemin Red Wig diye okumasiyla Kizil Peruk diye okumasi ayni mi? Kitabin orijinal dili Japoncaysa mesela lakaplar AJSHSJABSJAHSJAH seklinde birakilsin da yerellestirilmesin mi? Cigdem Erkal Ayrikvadi’yi, Golgeyele’yi hangi mantikla cevirdiyse (ki gani gani ellerine saglik) bunlar da o mantikla cevrilmek zorundadir. Sizler gibi kitaplari yiyip yutan, hayatinin bir parcasi haline getirmis, nitelikli insanlar lutfen artik bu durumu anlasin.

Not: Gidip aynisini Epsilon basliginda yazmayayim; John Kar da dogru ceviridir.


(muhammettopcu.com) #4503

Şuna sesli güldüm. :smiley:


( tansel) #4504

Jon Snow’um Jon Kar olmasına karşı değilim çünkü John Snow duyduğum zaman diyorum ki demek ki John Kar diye çevirmişler aklıma yatıyor o şekilde. Ya da shadowfax-gölgeyele, bag end-çıkın çıkmazı olsun. Ama gelin görün ki bazen öyle karakter adı çevirileri görüyorum ki bizdeki, İngilizce orijinal hâlinin bir çevirisi gibi değil. Çevirmenin inisiyatifiyle bir kelime benzerliği ya da tam karşılığı olmayan ama bizdeki bir deyişe biraz benzerliği yüzünden o şekilde çevrilmiş. Benim şahsi isim çevirileri sıkıntım da burada başlıyor. Video oyunları sayesinden tanıştığım neredeyse her milletten bir sürü insan mevcut ve bu insanlar aşağı yukarı benimle aynı türde kitaplar okuyorlar. Diyelim ki biri bir kitaptan bahsediyor, şöyle oluyor, böyle oluyor, şunu yapıyor adam, bunu yapıyor adam diyor, diyorum ki ha tamam çok iyi kitaptı o başlıyoruz kitap hakkında konuşmaya. Ama bir isim bahsi geçtiği zaman ve bahsettiğim şekilde bizdeki isimlendirme bir çeviri isimlendirmesi gibi değilse bir anda düşüyorum boşluğa diyorum bu hangi karakter o kitaptaki. Bir takım boş soru-cevaplaşmalar sonucu ha bizdeki o böyleymiş diye jeton düşüyor bende. O yüzden kitabın çevrildiği farklı dillerdeki baskılardan okuyan insanlar ortak bir noktada buluşup aynı şeyi konuşamıyorsa bir sıkıntı var bence bu durumda.


(Aslı Dağlı) #4505

En sorunlu ifadeniz bu. Yaniti da kendi icinde sakli. Farkli diller konusan insanlar ayni cumleden ayni tadi almak istiyor, karakterleri orijinal isimleriyle okumayi arzuluyorlarsa o halde kitabi orijinal dilinden okuyacaklar. Japonca ornegime geri donecegim. “AJSHAJAJAJSJ AJSHAKSJJAJA kapiyi acti,” yaziyor diyelim ceviride (Neden? Cunku diger dilleri konusan insanlarla ortak noktada bulusmak istiyorsunuz) boyle bir metin okumayi ister misiniz? Okuma zevkiniz ne olur? Hatta soyle yapalim: “AAJSHAJ AKDHAKSH kapiyi actiktan sonra karsisina TIIRNFIE KSJDJAOS ve ORNFIXJAOS SKDNWINDJ cikti.” Oysa bu “cevrildiginde”, “Mavi Gozlu Joe, kapiyi actiginda karsisina Kizil Peruk Ho ile Kivircik Yu cikti,” seklinde olacak. Hangisi daha anlasilir? Hangisi daha akici? Hangisini okudugunuzda karakterlerin fiziksel gorunumlerinden ileri gelen betimleyici lakaplari anliyorsunuz?

Kaldi ki yukaridaki diger argumanlariniz ise ceviri teoremleri basligi altinda farkli yaklasimlarla akademisyenler tarafindan yillardir incelenmektedir. Cevirinin ozunu olusturur.

Bu yapilan, hepimiz en nihayetinde bir binanin icinde oturuyoruz, binayi kullaniyoruz, bina parasini odedigimiz bir urun diye insaat muhendisine “perde duvar neymis ya, bos ver sen onu” demeye benziyor.


(muhammettopcu.com) #4506

Hazır siz Dövmeli Adam kitabını okuyorken, orada gördüğüm bir sıkıntıyı dile getireyim.
Karakterlerin soyisimlerinin yaptıkları işlere göre verildiğini fark etmişsinizdir. Kağıt, taş, oduncu vs gibi. Her kitapta bu değişiyor. Bazen Paper, bazen Kağıt olarak görüyoruz. Can sıkıcı bir durum.
Düzenleme: Belki yeni baskılarda değiştirmişlerdir.


(Aslı Dağlı) #4507

Simdi Ithaki basligi altinda Epsilon konusmayalim ama dikkat edecegim:) Henuz karsima cikmadi. Ama cikarsa yayinevine yazarim. (Ve mesela ben olsam tum o soyadlarini turkcelestirirdim.)