Kış mevsiminde 'kapana kısılma' temalı kitaplar


#1

Merhaba,
İnsanın doğaya karşı verdiği mücadele her zaman beni kendine çekmiştir. Hele ki kış mevsiminde geçiyor ve doğadan daha acımasız insanlar barındırıyorsa. Örnek vermek gerekirse, Tess Gerritsen’in Buz Gibi Soğuk kitabını okumak benim için inanılmaz bir hazzın kaynağıydı, karlar altında bilinmeyen bir sebeple terk edilmiş kasabada tehlikeli insanların gözetiminde mahsur kalmanın verdiği çaresizlik duygusu beni inanılmaz şekilde germiş ve benim için kitabı zirveye taşımıştı. Tam olarak bu kapsama girmiyor gibi gözükse de King’in Sadist romanı da örnek olarak verilebilir. Bana bu temayı taşıyan kitaplar önerebilir misiniz? Gerilim olmasa bile arka planına kış mevsimini ve getirdiklerini alan eserler de olabilir. :snowflake:
Şimdiden teşekkürler!:sweat_smile:


(Cemalettin Sipahioğlu) #2

Gerilim: Dean R. Koontz - Buzlar Arasında

Konu:

Dünyamızın karşı karşıya olduğu kuraklık tehlikesine karşı harekete geçen sekiz bilim adamı, Kuzey Kutbu’na giderler. Amaçları, buzul kıtadan büyük bir buzdağını güçlü patlayıcılarla kopararak su elde etmek için güneye götürmektir. Kutupta kamp kurarlar ve 60 adet patlayıcıyı buza yerleştirirler. Bombalar tam geceyarısı otomatik olarak patlayacaktır. Ama beklenmedik bir şey olur: Üzerinde çalıştıkları buzdağı, şiddetli bir deniz dibi depreminin etkisiyle ana buzul kıtıdan kopar. Patlak veren şiddetli fırtınada, altlarında 60 saatli bombayla, kutup soğuğunda tutsak, sürüklenmektedirler. Ölüm - kalım mücadelesi içinde, yeni bir belaya daha çatarlar: Aralarından biri, psikopat bir katildir…


Bilimkurgu: Ursula K. Le Guin - Karanlığın Sol Eli

Konu:

“Bilimkurgu”nun en önemli iki ödülü olan Hugo ve Nebula’yı kazanarak kısa zamanda türünün klasikleri arasına giren Karanlığın Sol Eli, Kış adlı bir gezegende geçmektedir. Bu gezegende, yılın en sıcak zamanlarında bile yarı-kutup iklimi yaşanmaktadır ve tüm sakinleri çift cinsiyetlidir (androjen). Cinsel kimliğin bir statü ya da güç aracı olarak kullanılmadığı bu gezegende, kişiler yılın belli bir döneminde o anki hormonal durumlarına göre erkek ya da kadın olmaktadırlar.

Öyle ki, birkaç çocuk doğurmuş bir anne daha sonra başka çocukların babası olabilmektedir. “Arkadaşlık” ve “sevgililik” arasındaki “boşluk” anlamsızlaşmış; insan düşüncesini belirleyen düalizm eğilimi azalmış; insanlığın güçlü/zayıf, koruyucu/korunan, hükmeden/hükmedilen, sahip olan/sahip olunan gibi ikiliklerini oluşturan temeller zayıflamıştır. Cehaletin, şimdinin, mevcudiyetin ilerlemeden daha gözde olduğu bir gezegendir Kış. Bir gün Kış’a uzaydan bir erkek elçi gelir ve onların da katılmasını istediği bir gezegenler birliğinden söz eder… Elçinin gelişiyle birlikte yerli ile yabancı, erkek ile dişi, benzerlik ve benzemezlik, parça ile bütün arasındaki ilişki ve çelişkiler insanlardaki karşılıklarını bulup yaşamaya başlar…


(Mustafa Güngören) #3

Benim gibi kışı kitaplarda aynı şekilde seven biri olduğunu görmek güzel açıkçası.
Genç-yetişkin kafa dağıtmalık, hızlı okunan Siyah Buz var önerebileğim. Tam dediğiniz tarzda.


#4

Şahane bir başlık olmuş, daha geçen haftalarda arkadaşlarımı darlıyordum, bu tarzda kitap/film biliyorsanız söyleyin, hatta beraber okuyalım, izleyelim diye :stuck_out_tongue: Geçenlerde The Terror’ı izledim, tam olarak bu temaya uygun bir dizi, meğer kitaptan uyarlamaymış. Dan Simmons’a ait olan kitap, diziyle aynı isme sahip. Artemis Yayınları’ndan çıkmış, ancak baskısı tükenmiş. Yine de eğer dizinin kalitesindeyse, muhakkak okunmaya değer bir kitaptır :slight_smile:

Azıcık konusundan bahsedecek olursam The Terror’ın; 1800’lü yıllarda, Kuzeybatı Geçidi’ni bulmak amacıyla yola koyulmuş iki gemi olan Terror ile Erebus’un kutuplara yakın bir yerde buza sıkışmasını konu alıyor. İnsan doğaya karşı, insan insana karşı tabii, bu hayatta kalma serüveninde. Ayrıca İnuit mitolojisinden de bir canavar karışıyor insanların bu hayatta kalma çabasına. Kurgunun esasında gerçeklere dayanması, olayların çarpıcılığını da arttırıyor.


(Yasin) #5

Bu tema benim de en sevdiğim temalardandır. Özellikle Stephen King’in Medyum romanı ile Peter Straub’un Hayalet Hikayesi’ni önerebilirim.