Kitaplardaki Çeviri Sorunları

“Yiyen” olarak çevrilmesi bana tuhaf gelmezdi. “Yiyici”, @Blackheart 'ın belirttiği gibi rüşveti akla getiriyor. Fikir edinebilmek için Almanca çevirisine baktım, onda da doğrudan “(bir yemeği son kırıntısına kadar) yiyen, tüketen” mânâsına gelen bir kelimeyi uygun görmüşler.

2 Beğeni

Dün @Everfever’ın Malazan’daki “hortlak” açıklaması sonrası, biz acaba bu konularda fazla mı duyarlıyız diye düşünmeye başladım.

Adamlar dead → undead yapmış. Biz niye mevta → namevt yapamıyoruz? Ya da niye direkt hortlak diyemiyoruz. Adam ölmüş ama hortlamış işte. Bizde böyle isimlendirilmiş.

Adamlar Eater demiş. Biz niye “Yiyen” diyemiyoruz. Adamlar demiş işte. Ya da “Yiyici” yaz, altına da açıklama ekle, olsun bitsin. Açıklamayı okuduktan sonra Yiyici görünce aklıma devlet görevlisi gelmeyecektir.

Veya adamlar mesela takım ismine Milwaukee Bucks demiş. Biz takım ismi koyacak olsak asla Ankara Geyikleri demeyiz. Ankara Ejderhaları, Kaplanları ne bileyim Kartalları filan koyarız.

Demem o ki, biz bu “karizma” işine çeviride fazla mı takılıyoruz acaba?

8 Beğeni

@Abraxas “Yiyen” diyince aklıma Sedat Peker falan geliyor o yüzden tereddüt ettim. Bir de bazı noktalarda “O benim yiyenim” tarzı cümleler geçecek ve iş daha tuhaf olacak. :grin: Ayrıca bir yemeği son kırntısına kadar tüketen kişi benim önerdiğim Obur olmuyor mu? Almancaya çeviren de benim gibi düşünmüş sanırım.

@isos81 Türkçeleştirilen isimlerin yapacağı çağrışımlar ve tınısı gerçekten önemli bir şey. Yüzüklerin Efendisi’nin ve Harry Potter’ın bu kadar başarılı çeviriler olmasının büyük sebeplerinden biri budur. Bag End’e Çıkın Çıkmazı, Brandywine’a Brendibadesi, Occlumens’e Zihnefendar, Boggart’a Böcürt gibi karşılıklar bence gerçekten çok iyidir. Ama özellikle Harry Potter örneğinde çevrilmese kimsenin sorun etmeyeceği bir sürü özel isim türkçeleştirilmiş ve hepsi harika olmuş. Hatta arada Böcürt gibi asıl kelimenin anlamından türetilmeyen sadece ses olarak benzeyen kelimeler de var. Yüzüklerin Efendisi’nde de sırf daha iyi duyulsun diye Kuyutorman gibi bir kelime türetilmiş mesela. Fantastik edebiyat terminolojisinin anlamı vermesinin yanında Türkçede güzel duyulması da lazımdır. Yiyici’nin sıkıntısını @Blackheart söylemiş Yiyen’i de ben yukarıda yazdım. Zaten ikisi de güzel tınlamıyor. Bence bunlara önem vermek gerekli ama kitap iyi çevrilmişse birkaç terminoloji hatasını umursamam.

Bu arada bence Namevt iyi bir karşılık. Kullanılsa ve bir süre dipnot düşülse yerleşebilir

2 Beğeni

Olmuyor aslında: Obur, gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen kimse demek.

Bir yemeği son kırıntısına kadar tüketen kişiyse benim mesela. Tabağımda yemek bırakmam, yemek ziyan etmem. :slight_smile:

5 Beğeni

Ben de obura katılmadım maalesef.

1 Beğeni
1 Beğeni

Azrail Koşuyor, Stephen King, Altın Kitaplar, 2. Baskı, Ocak 2022, sayfa 190:

Richards, “Bu insanlar,” diye mırıldandı. “Sadece birinin kanlarının akmasını seyretmek istiyorlar. Ne kadar kan akarsa O kadar iyi. İkimizin birden öldürülmesini tercih edecekler. Buna inanabiliyor musun?”

“Hayır.”

"O halde seni selamlarım.”

" These people," Richards said, “only want to see someone bleed. The more the better. They would just as soon it was both of us. Can you believe that?”

“No.”

“Then I salute you.”

Sanırım burada selamlamaktan ziyade alaycı bir tebrik var. Gerçeği görmüyor musun? Hayır. E aferin o zaman, tebrik ederim.

Not: Bu arada çıldırmak üzereyim. O kadar çok yer var ki çevrilmeyen. Sürekli kaynak metne bakmaktan kitabı okuyamıyorum. Ama ne yalan söyleyeyim, yine de, Gönül Suveren’in çevirisinin kötü olduğunu düşünmüyorum. Dönemin dayatmaları yüzünden rahat bir çeviri yapamamış olabilir ama teknolojinin bu denli gelişmediği bir devre göre gerçekten iyi bir çeviri.

7 Beğeni

Güzel tespitinize ek olarak şunu söylemek isterim ki Türkçe dil kurallarına göre oldukça kötü bir cümle olmuş. Bana göre doğrusu şu şekilde olmalıydı:
“Bu insanlar”, diye mırıldandı. “Sadece birinin kanının akmasını seyretmek istiyor…”

İki hatta üç kez çoğul eki kullanmak gereksiz. Anlatım bozukluğuna neden oluyor.

1 Beğeni

‘diye mırıldandı’ çevirisine takılan bir ben miyim? ‘dedi’ olması daha doğru olurdu. Kimse mırıldanmıyor orjinalinde. Yanlış çeviri belki affedilir ama eklemeler beni müthiş rahatsız ediyor.

“Dedi” her zaman uymaz. Orijinale bakmadan yorumlamak da zor.

Yazar büyük ihtimalle “mumble” kullanmıştır. O zaman mırıldandı doğru olur. “said” ise sıkıntı tabii.

Orjinali yukarıda üstat

2 Beğeni

Ben ona dikkat etmemişim, kusura bakma.

Haklısın, dedi demesi yeterliydi. Gereksiz bir ekleme olmuş.

Şaka bir yana bana da Petekgözlü Adam adlı kitabın çevirisi çevrildiği dildeki halinden daha iyi bir metin gibi gelir. Goodreads yorumlarına göre kitap Çinceden İngilizceye çevrilirken o büyülü dilini yitirmiş. Ama benim okuduğum metin harikaydı. Bu da demek oluyor ki sevgili çevirmenimiz Seda Çıngay Mellor kitabın büyülü dilini kitaba iade etmiş. Orijinalinden iyi olmasa da çevrildiği dilden daha iyi bir metin ortaya çıkmış.

Bir de Can Yücel çevirileri var ki özgün halini hiç merak etmediğim şiirleri bana okutur. Tabi Can Yücel çeviri yaklaşımı bir hayli tartışmalı bir konu.

2 Beğeni

Karamancı’nın Malazan çevirisine dair birkaç problem daha aşağıdaki gönderide yer alıyor. İncelemesi için @Abraxas’a teşekkür ediyorum.

İncelemelerimiz devam edecek ama şu ana kadar gördüğümüz kadarıyla diyebilirim ki vasat veya üstünkörü bir çeviri ile karşı karşıyayız maalesef. Ben hala acaba Türkçesini bırakıp İngilizce mi devam etsem diye düşünüyorum. Maalesef Erikson’ın dilini yansıtmakta yeterli olamamış Karamancı (henüz son kararımızı vermedik ama gidişat bu yönde).

4 Beğeni


Dilimize çevrilmiş bir eserde İngilizce Mrs. veya Miss. ön eklerinin kullanılması çok garip geldi.
İlk defa bir romanda böyle bir durumla karşılaşıyorum. Çevirmeni internetten araştırdım genelde iş dünyası ile ilgili kitaplar çevirmiş.
Ayrıca karakterle karşılaştığımız sayfada Mrs iken sonraki sayfalarda hep Miss kullanılmış :slight_smile:

1 Beğeni

Harry Potter okumadınız mı? Orada Ülkü Tamer, Mr. ve Mrs. olarak bıraktığı için sonrasında Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu da öyle devam etmişlerdi. Hatta sonrasında Sevin Okyay, Karanlık Cevher serisinde de öyle kullandı.

2 Beğeni

Merhaba Harry Potter okumadım. İlerde kitapları okurum diye filmleri de hiç seyretmedim.
Harry Potterda bir manası var mı bilmiyorum ama bu kitapta tüm karakterler böyle yazılmış.
Bana göre yanlış bir tercüme olmuş.

İki Şehrin Hikayesi İş Bankası basımında da böyle bir kullanım vardı.

1 Beğeni

Mrs yi evli kadınlara, miss i bekar kadınlara kullanıyorlar abi. Acaba senin karakter o ara boşandı mı ki :joy: Evli mi bekar mı bilmiyorlarsa ms kullanıyorlar. Bizim dilimizde bu şekil kullanım olmadığından ve kitapta bu hitabet şekli önemli yer tutuyorsa bu kullanımı çevirmeden bırakmayı anlayabilirim ama kullanımın başladığı andan bir çeviri notu eklenip hiç İngilizce bilmeyen biri düşünülerek açıklanmalı bence.

Yine de çok rahatsız edici ben de beğenmiyorum, ama 18.- 19. yy imparatorluk dönemi yazınlarından biri ise bu hitabetler çok fazla kullanıldığından bırakmak mantıklı sanırım.

3 Beğeni