Ben de anlamiyorum ki, insanlar bu basliga girip ne okumayi bekliyor? Hayatin anlamini mi tartisalim?
AKILÇELEN yayınları, Fırtınaışığı Arşivi serisinin 3. kitabı Oathbringer 310. sayfa
Ne?- sayfanın tam metni var aşağıda okumamış olanlar için blurladım.
634 çevirmenle birlikte aynı anda çalışınca bu oluyor demek ki…
Not: Hata değil, ön yargıymış. 
Sorun yok o zaman. Sayfayı açınca direkt bunu görünce epey gülmüştüm. Sanki random atmışlar gibi duruyor çünkü. 
Kaya adlı karakterin ismiydi diye hatırlıyorum. Lunamor diyorlar normalde. Asıl ismi ise o gördüğümüz uzun hali.
Yayınevine karşı ön yargı oluştu insanlarda buna ben de dahilim. Artık böyle şeyleri görünce kesin hatadır gözüyle bakıyorum. Umarım bizde oluşturdukları bu algıyı bir nebze de olsa değiştirebilirler.
Ben de bunu diyorum işte. Nasıl ki dili İngilizce olsa ve o dilden de çevirsek Circe ye Kirke diyoruz, buna da dememiz lazımdı. Türkiyede oyunla tanınmış, arkadaşlar Türkiye’de orijinal oyun alınma sayısı ile Avrupayı bir karşılaştırın isterseniz, avrupa ülkelerinin yuzde doksanında kendi dillerindeki karşılığı ile çevrilmiş.
Laf altından kendi çapında küfür eden arkadaş sadece kelime değiştirdi diye uyarı almayacak mı şimdi? Ben de sektir ol git diyeyim canımı sıkana, kendileri forumda atomu parçalayıp kara maddenin gerçek doğasını keşfediyorlar sanki. Egoya bak. Bu özgüven fazla değil mi ya? Azcık haddinizi bilin gözünüzü seveyim, ben kimim ki insanlara küfür etme hakkını kendimde görüyorum diye bir sorun.
Kimseye hakaret yok. Farklı yerlere çekmeye de gerek yok. Arada bir zülfü yare dokunduk, olacak o kadar. Edebiyat forumunda hicivden, aşık kültüründen bihaber, edebiyatı çiçek böcekten yüzük kardeşliğinden ibaret sanan alıngan okurları da görmüş olduk diyeceğim ama onu da kaldıramayanlar olacak bu sefer
Neyse “itoğluit mi yoksa o.ç. mi?” münazaranızı böldüğüm için özür dilerim, siz bana bakmayın.
Edebiyat bilgin seni ilgilendirir beni değil, tanımadığın birine hiciv yapamazsın. Karşılaşsak yolda görsen selam verecek kadar bile tanımadığın birine küfürle karışık aşağılama yapmaya çalışıp bir de olacak o kadar lafı yapıyorsun. Dostum egonu twitterda tatmin et sen. Burasi yeri degil. Bak tekrar diyorum, haddini bil, o kendini edebiyat üstadı sanan egonu da al kendine sakla. Fikirlerin seni ilgilendirir burada gelip istersen söylediğimiz her şeyi kafana göre yorumlarsın, hatta
önerdiğimiz çeviriye bile bok gibi öneri dersin, ama derdinizi ***** dersen, hayırdır derim. Sana ne kardeş benim derdimden? Çok zoruna gitmişse okuma, sen kimsin küfür edecek hakkı buluyorsun kendinde?
Özür dileyeceğin yerde hala laf sokma çabasındasın. Şu mesajı yazarken harcadığım zaman bile gereksiz kayıp.
Arkadaşlar ‘‘Kitaplardaki Çeviri Sorunları’’ başlığında kitap çevirilerini konuşmaya utanmıyor musunuz ya. Gidin başka konuda çevirileri tartışın bu başlık mı bunun yeri 
Valla Özgür hocam, ben yönetici arkadaşların sabrına (!) şaşıyorum. Yani orda aslında si…m dediğini hepimiz biliyoruz. Sırf o kelimeyi yazmıyor diye, bu onu küfür olmaktan çıkarmıyor. Ben de bu şekilde küfürlü kelimeyi yazmadan, ama herkesin küfür olduğunu anlayacağı onlarca şey yazabilirim. Kendi çapında zeki olduğunu sanan insanlar var.
Ülkemizde ne yazık ki eleştiri ve tartışma kültürü çok ilkel durumda. Bir şeyi eleştirsen hemen küfürü yiyorsun. Tuttuğum takımın oynadığı futbolu beğenmeyip bunu face veya Twitter’da yazdım mı küfür üstüne küfür geliyor. Bunların tamamı kültür sorunudur. Türkiye’de ne yazık ki son 10-15 yıldır tahammülsüzlük ve küfür kültürü aldı başını gidiyor.
Bir yanlış anlaşılmayı düzeltmeden geçmeyeyim istedim. Popüler kültürden bahsediyor, Witcher kitlesinin Türkiye’de kitaplardan çok önce oyunlar ile oluşmuş kitleden oyun kültüründen bahsediyor.
Oyunlar olmasaydı, başka ülkeleri bilmem ama bu seri Türkiye’de olmazdı.
Yeri gelmişken yazayım. Kayıp Rıhtım’ın “biz bunu istiyoruz” çalışmalarından biriside Witcher serisiydi
Arkadaşlar gerekli cezayı uyguladım. Lütfen mesajlarınızı yazarken kullandığınız kelimelere ve görsel içeriğe dikkat edin. Forumumuza ve bizlere yakışmayacak kelimelerden uzak duralım. Uygunsuz gördüğünüz her hangi bir şey olursa lütfen ilgili içeriği şikayet edin ki bizler de incelememizi yapabilelim.
İyi forumlar diliyorum.
Sizce küfürler nasıl çevirilmeli? Örnek olarak Asshole üzerinden gittim ve biraz taraflı gibi oldu. Çünkü doğrudan çevirince türkçede çok kullanılabilir olmuyor. Aksi örnekleri de düşünerek cevaplarsanız sevinirim.
- Doğrudan çeviri: G•t deliği
- Törpülenerek: Lanet herif, şerefsiz…
- Yerelleştirerek: G•tlek, G•t herif…
0 oylayanlar
Bence doğrudan çeviri. Diğer seçeneklerdeki gibi çevrildiği takdirde dipnot olarak da verilebilir.
Rtük ve muzırdan koruma zımbırtısı kurumları var diye var bu anket bence. Otokontrol gebersin lanet olsun canı cehenneme.
Fark etmez seçeneği yok mu? 
Yukarıdaki tartışmanın doğru çevirisi bence kancık.
Asshole için ise götveren diyebilirim.
İçimdeki Müzik
60. Baskı, sayfa 100;
Sonra nöbetçi öğretmen matematik dersi yaptı. Ekliyorum, yine. Uzun bir bölme işlemini ne zaman göreceğim?
Özgün metin:
Then the substitute teacher gave us a math lesson. Addition—again. When am I ever gonna get to long division?
Tabi ki “toplama” işleminden bahsediyor koyu harflerle belirttiğim kısımda.
Şimdi fark ettim. Her ne kadar genel anlam doğru aktarılsa da altı çizili yerde uzun bir bölme işleminden değil, “uzun bölme” denilen ve Türkiye’de tercih edilmeyen bir bölme yönteminden bahsediyor:
İki kitabı ardı ardına okumuştum. Karışmış aklımda düzelttim şimdi siz söyleyince.
Ha bu arada ben girmeyeli Witcher üzerine baya bir tartışma dönmüş. Paylaşımı yaparken “itoğluit” değildi beni rahatsız eden ey rıhtım ahalisi. İtoğluit bana kalırsa olabilecek bir çeviridir o**** çocuğu da yazılabilirdi pek tabi o da uygun olurdu. Ama “canın cehenneme” olmaz işte. Beni rahatsız eden buydu. İtoğluit derken yerelleştirme yapılmışken bu yerelleştirme sonraki “lanet olsun” ve “canın cehenneme” kelimelerinde kullanılmamış. Ve kitap böyle hatalar ile dolu. Bir anda aşırı yerelleştirme görürken bir sayfada sonraki sayfa olduğu gibi çevirilmiş. Bütün seri de böyle devam ediyor malesef. Tüm okuma zevkini kaçırıyor bu durum da tabi.
Dip not: Allah aşkına hayatı boyunca “canın cehenneme” diyen oldu mu aramızda? Ne ben kullandım şu zamana kadar ne de kullanıldığını duydum. “Cehennemin dibine git” vs hadi belki bir tık olabilirdi ama canın cehenneme ne yahu
?
Cani cehenneme, cehennem ol, cehennemin dibine kadar yolun var. Hepsini de hem duydum, hem de kullandim. Cehennemin dibine git’i ilk defa sizden duyuyorum.



