Nöbette telefon kullanırken komutana yakalanmaktan korkarım hep( bu satırları yazarken olduğu gibi)
Benim korkulu rüyam,arılar.
Küçükken ve iki yıl önce köyde arı vurmuştu beni.O günden sonra arı görünce korkuyorum.Arı kovanının yanına bile yaklaşamıyorum korkudan. 
İkinci olarak tabiki de örümcekler. Görünce korkmuyorum ama tiksiniyorum nedense.Oyun oynarken de böyle oluyor. 
Her şeyin sonu olması korkutuyor beni yada üzüyor,bilmiyorum…
‘99 depremini o dönem Gölcük’te yaşadığımızdan mütevellit ilk olarak ben de deprem korkusu diyeceğim. En ufak titreşimlerde bile aklımı yitirecek oluyorum.
Bu korkumu nasıl edinmiş olduğum hakkında bir fikrim yok fakat burnumu birisi kapatma suretiyle ellemeye çalışırsa, burnum bir şeyin altında kalmışsa mesela yorgan, pike, atkı, maske vs. gibi, kalp atışlarım 1 iken 5e fırlıyor boğuluyormuş gibi bir hale bürünüyorum.
Aşırı kalabalık dolmuş ve otobüslerden korkuyorum. Yukarıdakine benzer bir durumu burada da yaşıyorum çünkü. Nefes alamıyormuşum gibi hissederim, direkt ter basar, boğazım sıkışır, güçten kuvvetten düşerim.
Sessizlik. Öyle üst düzey bi korku değil ama huzursuz hissettiriyor.
99 depremini bende izmitte yaşadım henüz 11 yaşında iken. Ama beni ondan çok etkileyen ve fobi olmasina sebep olan Manisa’da çalışırken, o bölgede olan sık sık ufak depremler. Bende artık en ufak bir baş dönmesini bile kötüye yoruyorum.
Ayrıca aşırı kalabalıklar ve otobüs gibi sıkışık ortamlarda yaşadığın durum panik atak belirtisi. Bende aynı sıkıntılardan psikiyatri tedavisi aldım ve panik atak teşhisi koydular. O günden beri hayatım zindan gibi. Bir sürü şeyden kendimi kısıtlıyorum, daralıyorum. 6 7 senedir bu durumdayım. En kötüsü kendimi bu duruma alıştırdım.
Karanlıktan ve şeytandan korkuyorum, biliyorum şeytan diye bir şey yok ama yine korkuyorum.

Evet ben de örümceklerden baya bi korkarım öyle böyle diğil yani
🤦
En çok örümcekler bundan başka biraz da karanlık aslında ben çocukken ikisinden de korkmazdım ama büyüdüm ve artık korkuyorum 
Gençliğimi yitirmekten korkuyorum. Günden günde yaşlanmak beni üzüyor.
Arıların olmadığı yere gidelim en iyisi. Çocukken bir sürü kez soktu, nedense hep abuk sabuk yerlerde ve şekillerde. Bir tanesini söyleyeyim kumda oynarken elimi kuma soktum, bir acı hissettim. Elimi çıkarıp baktım ki baygın bir arı. Ağlamaya başlamıştım
Sonra hangi dönem bilmiyorum arı sesine karşı fobi oluştu. Böceklere karşı da var biraz. Babam arada dalga geçer ama çok kızarım. Hemen ortaya “üstüne git, yen iyilik yapıyorum” bahanesini söyler. Bir insanın sevmediği bir şeyi yapma demesine rağmen yapıyorsan art niyet ararım. Kim olursa olsun. Hiçte çekinmem dile getirmekten.
Ben başlıyorum.
Benim korkularım: karanlık, şeytan, yalnızlık, kedi ve köpek. 
Korku filmlerini izledikten sonra, karanlık ve şeytan korkusu var. Ama diğer korkularımın nedenlerini bilmiyorum. 
Karanlık.20 yaşındayım hala yenemedim.
Ben de yenemedim. 
Karanlıktan ve şeytandan korkuyorum.Korku filmlerini izleyemiyorum 
Somut bir korkum yok sanırım.
Yaşlılık ve birilerine muhtaç olmak. Beni ikisi kadar korkutan bir şey yok herhalde.
Bir delikten bakarken gözüme kesici bir alet batırılması. Eğer bir korku filminde olsaydım başıma bu gelirdi kesin.
Böcekler ve kedi harici tüm hayvanlar. Bunlar her zaman korktuğum şeyler. Asıl korktuğum şey sağlığımı kaybetmek. Diğer korkular, sağlık söz konusu olunca komik kalıyor.
İğne. Evet lanet şeye fobim var 
Karanlıkmış in miş cin miş bilmemneymiş hiçbirini tınlamam ama bu zıkkımı görünce 
Brrrr titredim.
Türkiye ekonomisi.
Her şeyimiz ekonomiye bağlı.