Kyoukai Senki (2021)

kyoukaisenki.jpg

Kyoukai-Senki-New-Visual-The-anime-will-

Mobile Suit Gundam serilerinin yaratıcısı Sunrise’in, bünyesine XEBEC’i de dahil etmesinin ardından “Sunrise Beyond” olarak hazırladığı ilk orijinal Mecha Anime’si Ekim 2021’de yayına başlayacak.

2061’de Dünya 4 büyük küresel ekonomik güç bloğuna ayrılmıştır, Japonya bu güç bloklarının egemenlik mücadelesi sonrası gayri nizami şekilde işgal edilmiş ve sonrasında AMAIM olarak adlandırılan insansı savaş araçlarının sıkça kullanıldığı vesayet savaşlarına sahne olmaya başlamıştır. İçine kapanık mekanik bir deha olan Amo Shiba, Gai isimli bir yapay zeka modülü ile karşılaşır ve bir yeraltı deposunda bir süredir parçalarını toplamakta olduğu yeni tip bir AMAIM olan Kenbu’yu onunla aktif hale getirir. Ardından Jougen isimli bir başka yeni tip modele sahip olan ve Ghost isimli bir AMAIM’i yenmeye takıntılı görünen bir özgürlük savaşçısı olan Gashin Tezuka ve savaş sırasında yıkılan köyünü yeniden inşa etmek isteyen, naginata tipi bir AMAIM olan Reiki modelinin kullanıcısı Shion Shishibe ile birlikte Japonya’ya yeniden özgürlüğünü geri verme savaşına girer.

2D ağırlıklı animasyon kullanacak olan yapımın yönetmenliğini Nobuyoshi Habara (Soukyuu no Fafner külliyatı, Uchuu Senkan Yamato 2202, Break Blade) yaparken senaryo Noboru Kimura’ya (Gundam Build Divers, Gundam AGE, Persona 5 The Animation) ait. Karakter tasarımları Kenichi Ohnugi (Metal Armor Dragonar, Gundam Build Fighters, Golden Kamuy, Wrath of Ninja) tarafından yapılırken müzikler İsveçli müzisyen Rasmus Faber (Asterisk War, Moriarty the Patriot, Harukana Receive, Rinne of Lagrange) tarafından besteleniyor.

Serinin genel mekanik tasarımları Chevrolet Camaro ve Enzo Ferrari gibi otomobiller ile E6 ve E7 tipi Shinkansen trenlerinin tasarımında bulunan endüstriyel tasarımcı Ken Okuyama tarafından yapıldı, kendisinin tasarım ekibinde ayrıca türün hayranlarının yakından tanıdığı Kanetake Ebikawa, Kenji Teraoka ve Ippei Gyobu gibi isimler de bulunacaklar. AMAIM’ler Gundam: Iron-Blooded Orphans gibi bütünüyle konvansiyonel silahlara dayalı olacak, ayrıca yine Gundam: Iron-Blooded Orphans’da olduğu gibi Kenbu modeli yendiği düşmanların ekipmanları ile modifiye olacak ve Front Mission’da olduğu gibi zırhlı bir kamyon ile olay yerine taşınıyor olacak. Buradan görülebilecek modeller 1/72 scale olarak piyasaya sürülecek ve 14 cm kadar olacaklar, ki bu da modellerin Patlabor yada Full Metal Panic gibi serilerde olduğu üzere nispeten realistik boyutlarda olduğunu gösteriyor.

Serinin ilk bölümünün geceyarısı gösterimleri 4 ve 5 Ekim’de, ilk normal TV yayını ise 8 Ekim’de yapılacak.

Beklenti: Serinin ta 1980’lerdeki Heavy Metal L-Gaim ve Metal Armor Dragonar’dan bu yana yapılan not-Gundam serilerle yapıldığına benzer şekilde, yeni oluşturulan Sunrise Beyond’un olanaklarını 2022 ve sonrası duyurulacak Gundam projelerinden önce test etme amaçlı olduğunu düşünmek ve öyle değerlendirmek gerektiği kanısındayım. Hiçbir şey olmasa bile en azından 2D bir real-robot serisi izlemiş olacağız.

3 Beğeni

Kyoukai Senki daha ilk bölümden, hikaye odağını bu hale getirecek katalizör olarak nüfüs hızında düşüşü seçiyor ve bu şaşırtıcı bir seçim denebilir. Hal böyle iken seri, nüfüs hızla yaşlandığı, politik yozlaşma ve hatalı ekonomik politikalar arttığı sürece bu hikayenin Japonya değil dünyanın herhangi bir ülkesinde de yaşanabilir olduğunu söylemeye getiriyor. Buna ek olarak seri, XEBEC’in Sunrise tarafından satın alınmasından sonra üretilmiş ilk “real robot” (Gundam gibi, o evren içinde açıklanabilir özelliklere sahip Mecha serilerinin genel adı) serisi olduğu, artık birçok stüdyonun yoldan geçen arabaları bile CGI çizip animasyondan kısma derdine düşmesine karşın hala 2D animasyonlarla üretilmesi ve geçmişte Break Blade, Shirogane no Ishi Argevollen, Aldnoah Zero ve Gundam: Iron-Blooded Orphans gibi bütünüyle konvasiyonel silahlara dayalı bir bilimkurgu serisi olmasıyla (ki bu riskli bir seçimdir) artık tektipleşmenin giderek arttığı şu günlerde ortaya bir fark koyabileceğine ilişkin umut da vermekte idi. Ayriyeten Jun Fukuyama, Kenichi Suzumura ve Daisuke Namikawa gibi kimi tanıdık isimler de serinin seiyuu kadrosunda mevcutlar. (her ne kadar Myanimelist yada ANN gibi sitelerde bundan bahsedilmese de)

Öte yandan iş, ortaya konan ana fikri bir evrene yaymak ve derinleştirmeye geldiğinde seri topallamaya başlıyor zira senaryoya ilk teaser yayınlandıktan sonra bir sürü yama yapılmasına, hatta yeni bir başrol karakter bile eklenmesine karşın seri hala üzerinde yeteri kadar zaman harcanmış hissettirmiyor; ki bunu serinin düşman faction’lar üzerinde konuşabilecek herhangi bir ayrıntı sağlayamaması, isimli karakter sayısının azlığı, en az bir bölümün resmen fiiler olması (ki 13 bölümlük bir cour’dan bahsediyorsak bu büyük sıkıntıdır), kimi suspense of disbelief durumlarına (hiçbir güç odağının nedense orijinal AMAIM’lere denk gelebilecek bir model üretememiş olması yada karakterlerin kalabalık denebilecek ortamlarda bile AI’leri ile hararetli tartışmalara girmeleri gibi), açılış segmentinde görünen çoğu karakteri (hatta serideki 3 ana karakterden birisini) 6 yada 7 bölümden önce seriye sokmayı başaramaması, animasyonların 2007’deki Gundam 00’dan (hatta Buddy Complex yada Valvrave The Liberator gibi geçmişte oldukça fazla eleştirilmiş Sunrise işlerinden bile) daha iyi olamaması ve doyurucu aksiyon sekanslarının ekran süresi ve sayısınca kıtlığı gibi yönlere dayadığımızda, bir başka tam halini almadan yayına yetiştirilmeye çalışılmış seri örneği ile daha karşılaşmış gibi hissediyoruz. Serinin bir kaçış edebiyatı örneği olmadığı oldukça açık olsa da (ki serinin, hele ki şu günlerde stüdyolara yayından haftalar önce Çin’deki yayıncılara bölüm ve içerik özetlerini sunma zorunluluğu dayatılmasının artık iyice rutin hale girmesine rağmen Çin’e hizmet veren stream servislerden malum sebeplerle kaldırılması buna örneklenebilir) Gundam Build Fighters/Gundam Build Divers örnekleri gibi haftalık 25 dakikalık bir plastik model promosyonu olmadığına ikna etmekte de zorlanıyor. Hal böyle iken seriyi “real robot” hayranı kitle dışına önermek oldukça zor olmakta. Bunun yanısıra seri plot’unu politik olarak çok perspektifli gibi şekillendirmiş olsa da -en azından ilk cour’da- başrol karakterlerin karşı karşıya kaldığı en büyük tehdidi, pazarlık yada empati yapılabilir bir hedef kaynağın dışına çıkartıyor ki, çoğu izleyicinin böyle bir dizayn seçimini takdir edebileceğine ilişkin şüphelerim var. (Shirogane no Ishi Argevollen, Gundam: Iron-Blooded Orphans, hatta Gundam AGE’de bile eninde sonunda böyle bir dizayn seçimi vardı ama tüm seride kapladığı alan 2-3 bölümden fazlası değildi. )

Yine de serinin bize sundukları içerisinde bardağın dolu tarafına odaklanırsak, başarılı denebilecek bir şekilde cour finali yaptığını söylemek mümkün. Zira yönetmen Nobuyoshi Habara, en azından yönettiği işler içinde en önemlisi olan Fafner’in çeyreği kadar bile olsa dramatik ve hatırlanabilir bir cour finali yapmayı başarabilmiş. Finalden 8 ay ay sonrasında geçecek olan ve Nisan ayında yayınlanacak 2. cour’un yolda olduğunu hatırlatmakta fayda olmakla birlikte serinin, Sunrise’in “real robot” işlerine özel bir ilgi ve alakanız bulunmadıkça ayırdığınız zamanın karşılığını verebilecek olduğu konusunda şüphelerim olduğunu söyleyebilirim.

notum: %65

2 Beğeni