Juusenki L Gaim (1984)

1979’daki orijinal Mobile Suit Gundam’ın bir sene rötarlı da olsa yakaladığı büyük başarı üzerine yönetmen Yoshiyuki Tomino’nun başka Mecha serileri de yaratarak Gundam’ın yönetmeni titrinden uzaklaşmaya çalıştığı görülür. Her ne kadar bu yapımların tamamı dönemi için dikkat çekici işler olmalarının yanısıra aynı zamanda her biri diğerinden tümüyle farklı atmosferlerde çalışmalar olsa da bu yapımların her birinin sorunlu yapıtlar olduğunu söylemek mümkündür. 1980’deki Densetsu Kyojin Ideon, bir taraftan Space Battleship Yamato ve Battlestar Galactica gibi uzay epiklerini takip ederken 90’lu yıllara damgasını vuran Neon Genesis Evangelion’a bir noktada kaynaklık etmiş çalışmalardan biri olmuş, fakat bir noktadan sonra erken final duyurulunca kontrolden çıkan ceset sayacının kurbanı olmuştur. 1982’nin Combat Mecha Xabungle’u büyük ölçüde Gundam’ın ilk draft’ı denebilecek bir senaryo konsepti üzerinden gitmesine karşın o denli geniş bir evren yaratamamış, arkasında sadece 4. duvarı yıktığı diyaloglar kalmıştır. 1983’ün Aura Battler Dunbine’i günümüzün popüler türlerinden isekai’nin ilk prototipini ortaya koyarak yeni bir tür yaratmış, öte yandan daha ilk bölümden başrol karakterini çok taraflı bir savaşın ortasına bıraktığından çoğu izleyici için kafa karıştırıcı şekilde başlamıştır. 1985’deki Mobile Suit Zeta Gundam öncesi kendisinin son orijinal Mecha denemesi olan Juusenki L-Gaim (Heavy Metal L-Gaim) ise gerek yönetmenin önceki işleri, gerekse ona yakın dönemde çıkartılan Chouju Kishin Dancouga, Aoki Ryusei SPT Layzner yada ülkemizde de yayınlanan örneklerle Video Senshi Laserion ve Cho Kousoku Galvion’de de olduğu gibi özgün bir konsept ve senaryo işlenişine sahip olmasına karşın kusurlu bir yapıt durumunda. Belki de kusurlu bir başyapıt doğru bir tabir olabilir.

Heavy Metal L Gaim, tıpkı Votoms’un Astragius’unda olduğu üzere birden çok yaşanabilir gezegene sahip Pentagona yıldız sisteminde geçiyor ve iklim, dinsel sofuluk, teknoloji ve refah düzeyi açısından birbirinden farklı bu gezegenler büyük bir galaktik iç savaştan yeni çıkmış durumdalar, hatta değil gezegenler, şehirler birbirinden bile kopmuş durumdalar. Ortada A New Hope’da geçen bir tabirle, “daha medeni bir çağın silahları” olan ışın kılıçları da var, Heavy Metal denen insansı savaş makineleri de. Halk çoğu zaman şehirlere kapanmış durumda zira 1-2 gezegen hariç şehirlerin hemen dışı yağmacı saldırıları sebebiyle sürekli tehlike arzetmekte. Hal böyleyken yasadışı iş çeviren kaçakçılar yada paralı askerler her şehire dek yayılmış durumda. Varlıkları seride sadece tek bir karakterden ibaret kalsa da, insan dışı canlıların da bir dönem Pentagona’da yaşadıkları ama bir felaket sebebiyle ortadan kaybolduklarını da çok geçmeden öğreniyoruz.

Başrol karakterimiz Daba Myroad ile tanışın. Kendisi görüp görebileceğiniz en “normal” başrol karakterlerden birisi. Ne insanüstü sezgi yetenekleri var, ne de her halta “tıpkı planlandığı gibi” çeken bir deha. Fakat onu öne çıkaran tarafı kuşkusuz dürüstlük ve kararlılığı. Gezegenlerin düzenini yerle yeksan eden iç savaştan kalma nadir Orijinal Heavy Metal modellerinden biri olan L Gaim’in prototipi ve kiraladığı safdil teknisyeni Kyao Mirao ile birlikte Koam gezegeninden çıkmanın bir yolunu bulup savaş sonrası kaos ortamının sorumlusu olan İmpatator Oldna Poseidal ile yüzleşmenin bir yolunu bulması gerekiyor. Yolu onu önce onu bir yağmacı çetesinin üyesi ve eski bir tiyatrocu olan Fannelia Amu ve soyu tükenmiş olabilecek bir kanatlı insansı olan Lilith Fau ile kesişiyor ve bu üçlü ile ölümsüz İmparator Poseidal’ın girilemez sandığı dünyasını yıkmaya çalışıyor. Elbette Pentagona’daki tek direniş bu üçlüden ibaret değil, aslında direniş denebilecek başka başka gruplar da var, fakat bunları seride görmek daha doğru.

L-Gaim gördüğüm en yaratıcı yabancı dünyalardan birisine sahip. Giyim kuşama varana dek seri sanatsal açıdan çok başarılı. Müzikler dönemin tarzını doğrudan yansıtıyor. Mecha dizaynları realrobot alt türünün tüm önemli yapıtaşlarını barındırdığı gibi tasarım açısından da son derece özgünler. L-Gaim’in en güçlü olduğu kısım ise kuşkusuz senaryosu. Stereotipik bir dünyayı kurtarma senaryosu gibi görünen yapım ilk 10 bölümü atlattığınızda hızla derinleşiyor, karakter kadrosu olarak kalabalıklaşıyor ve verilen savaş tek boyutlu olmaktan çıkıyor.

Savaşlar ilk bağıranın kazandığı bir gaz verme seyirliği değil. Aksine özellikle serinin ilk yarısında çoğu zaman hayatta kalmanın kazanmakla eşanlamlı olduğu bir işlenişi var, serinin genelinde çok tekrarlamasa da taktiksel geri çekilmeler yapmak hatta birkaç bölümde saldırmaksızın sürekli savunmayı sürdürerek kazanılabilen bölümlere sahip. Hikayenin merkezindeki Daba kesinlikle kana susamış biri değil. Birisini öldürmüşse, buna mecbur olduğu için yapıyor, bunu yaptığında da demoralize olan biri de değil. Bu yola çıkarken tabir-i caizse gemileri yakmış olsa da, hiçbir yoldaşını gereksiz şekilde ölüme sürüklememek onun temel gayesi. Hatta onu kendi elleriyle yenmeyi onur meselesi edinen ve serinin başından beri peşinden ayrılmayan Gavlet Gablae bile bir noktadan sonra onun bu yönlerine saygı duymadan edemiyor.

Seri üzerinden geçen 35 yıla rağmen hala şaşırtıcı olabilen birkaç plot twist’e de sahip. Bunun yanısıra Gaw ha-Lecce başta olmak üzere kadın karakterlerin güçlü ve kendi kararlarını verebilen kişiler olarak kendilerini ispatlamalarına çoğu kez fırsat vermesi açısından anime’lerin kanımca önemli örneklerinden birisi.

Notlar:

-54 bölüm olarak yayınlanan ve 21 ile 22. bölümler arasında geçen Full Metal Soldier OVA’sı ile birlikte hikayesini tamamlayan seri, dönemin genç tasarımcılarından Mamoru Nagano ile Yoshiyuki Tomino’nun bir ortak projesi olarak doğdu. Fakat Nagano daha sonra ortaya çıkan sonuçtan tatmin olmayınca kendi yarattığı tüm tasarım taslaklarını kullanarak kendi evreni Five Star Stories’i yarattı. 1986’da başlayan ve şu ana dek 14 cildi basılan Five Star Stories, 1989’da aynı adlı bir Anime filme ve 2012’de Gothicmade isimli başka bir Anime filme kaynaklık etti.
-Aura Battler Dunbine’de başrol karakter Sho Zama’nın yancısı olan Cham Fau, gerek görünüşü, gerekse Maria Kawamura tarafından seslendirilmesi açısından bu serideki Lilith Fau’ya oldukça benzemektedir ve her ne kadar iki seri arasında hiçbir plot bağlantısı olmasa da bu durum serinin sonunda Byston Well’i terkeden perilerin Pentagona’ya gelmiş olabileceklerini gösterir gibidir.
-Daha önce Aura Battler Dunbine şarkılarını seslendiren MIO, ilk L-Gaim açılışı olan Time for L-Gaim’i seslendirdi, 2. açılış olan Kaze no No Reply’i seslendiren Mami Ayukawa ise Sunrise’in diğer realrobot projeleri olan Mobile Suit Zeta Gundam ve Metal Armor Dragonar’da şarkılar seslendirdi.
-Heavy Metal L-Gaim enerji bazlı silahlar da kullanılmasına karşın silahların en yüksek şarjla üst üste ateş açamaması, 1-2 istisna dışında insan ötesi sezgilere sahip karakterler içermemesi, orijinal L-Gaim’in atmosfer koşullarında uçamaması gibi sebeplerle 80’ler ve sonrasında real robot türünün en önemli yapımları içinde sayıldı ve “eski bir savaştan kalma bir yadigar” yada “düşmanlardan düşen parçalarla birimi geliştirmek” konsepti açısından Break Blade, Iron-Blooded Orphans gibi serilere kaynaklık etti.

-Mobile Suit Zeta Gundam’daki Super Gundam ve Mobile Suit Gundam: Reconguista in G’deki Gundam G-Arcane bu serideki L-Gaim MK II’den alıntılandı. Ayrıca MobileFighter G-Gundam’da birimlere girmek için hoverbike benzeri Core Lander’in kullanılması ve bir bölümde L-Gaim cameo’su olması açısından bu seriye gönderme yapılmıştır. Ayrıca Zeta Gundam serisinde Holoscope ve -bu seridekiyle aynı şekilde işlemese de- BioSensor sistemi bulunur.
-Seri içerisinde biseksüel ve lezbiyen karakterler de barındırması açısından da bu konudaki ilk örnekler içerisinde yeralıyor.
-Bu serideki Full Flat karakterine Mobile Suit Gundam Unicorn’daki Full Frontal’ın ismi üzerinden gönderme yapılmıştır.
-8. bölümde Daba kimyasal silahlarla etnik temizlik yapılmış bir kasabaya gelir. Mobile Suit Zeta Gundam’ın 7. bölümünde ise Kamille ve Quattro kimyasal silahlarla etnik temizlik yapılmış 30th Banch’e gelirler. Bu bölümlerin Halepçe’de kimyasal silahlarla yapılan katliamdan 3-4 yıl önce yayınlandığını hatırlatmak gerekir. Benzer şekilde Lilith’in ırkı olan Mirali’leri -muhtemelen- ortadan kaldıran şeyin nükleer bir felaket olması, bir yıl sonra yaşanacak Çernobil felaketiyle ironik bir benzerliktir.
-1985 yapımı ve başrolünde Ken Takakura ile Takeshi Kitano’nun oynadığı bir Yakuza draması olan Yasha filminde, Keiko’nun parasını sakladığı çekmecenin üzerinde bir L-Gaim sticker’i görülebilir.
-Bandai yapıştırıcı ve boyama gerektiren L-Gaim maketlerini 2000’lerin başlarına dek satışta tutmuştur. Nisan 2021’den itibaren ise yapıştırıcı ve boyama gerektirmeyen yeni L-Gaim maketlerinin satışa sunulacağı duyurulmuştur.

İyi seyirler.

2 Beğeni