Harika bir yazı olmuş, teşekkür ederim detaylı analiz için.
Bayram sonrası büyük ihtimalle tek olacağım 1 hafta kadar. Bu sürede komple Malazan videoları izlemeyi planlıyorum (uzun bir listem var). Bir de tabii Yakınlaşmalar kitabı var. Erikson haftası yapacağım kısacası (keşke şu mülakat işi olmasaydı).
Hocam sen de ilk kitabı bitirdin, çoğu fan tarafından serinin en iyi kitaplarından birisi olarak seçilen ikinci kitap seni bekler. Senin yerinde olsam kafa göz dalardım ikinci kitaba.
Teşekkür ederim ama aslında benim yaptığım daha çok anlatılanları aktarmak gibi oluyor biraz. Kendi yorumlarım var ama pek kendi analizimmiş gibi de sahiplenmek istemiyorum. Çok güzel, keyifli bir videoydu valla ne yalan söyleyeyim. Daha kitabın başlarında kaçırdığım ufak tefek ayrıntıları daha yoğun farkettim şiir analizinde bile. Çok güzel analiz etmişler. Üstelik read-alonglarla beraber okumama rağmen şiirlere vermem gereken önemi vermediğimi de farkettim.
Kitap okumaya gelince… Şuanda demlenme sürecindeyim tam olarak. Kafamı birkaç farklı kitap ile rahatlatıp yoğun İngilizce okumasına girişeceğim. Şuanda Farseer 1’i, Yerdeniz 2’yi çerezlik olarak tükettim. Yakınlaşmaları da son haftaya saklıyorum, yarısındayım. Bir de ilginç bir şekilde WoT hevesim tuttu ve 7. kitaba giriştim. WoT sonrasında Yakınlaşmalar ile birlikte noktayı koyup Malazan’a dalacağım.
Bir de 2. kitap ile ilgili bir hissiyat var içimde ondan bahsedeyim. Ben Kralların Yolu - Brandon Sanderson kitabının da konusu ve giriş sahnesinden inanılmaz etkilenmiştim. Öte yandan okumaya girişemeyip 1.5 sene falan kitaplığımda beklettim. Bu kitapta da aynı hissiyat var. Zaten birazını da okudum ve çok yoğun, kendinden emin ve ‘‘mistik’’ bir havası var. Diyor ki resmen: ‘‘Sana anlattığım şeyin karşısında neye uğradığını şaşıracaksın, bundan çok eminim.’’. Sanırım bugüne kadar okuduğum ve okuyacağım kitaplara karşı sahip olduğum beklentinin en üst seviyesi bu. Seveceğimi de biliyorum. Coltaine karakterinin tanıtımı, Red Swords (öyle miydi ), Çöldeki ve çöle yönelen ismini unuttuğum shapeshifter reyizler, Ascendancy ile alakalı anlatılanlar ve gücün converge etmesi, diyaloglar, şehirlerin betimlemeleri ve anlatım yöntemleri -şehrin tarihinden bahsederken aslında biz o noktada bulunan karakterin düşüncelerini okuyor oluşumuz ve Erikson’ın bunu aktarış biçimi örneğin- ilk 3 chapter itibariyle ilk kitaptan çok üstün ki ilk kitap bence diyaloglarıyla tüm serilere taş çıkartır.
Hocam böyle bir işe ben de (yine) girmiş bulundum, Forge of Darkness, Yakınlaşmalar falan yalan oldu komple. Alanımızdaki süreç uzunluklarını bir gömebilir miyiz yeri gelmişken? Adam herşey yolunda giderse süreç 3 ayda tamamlanır diyor yahu. 20+ görüşme yaptıran yerler falan var. Allah hepimize sabır, sektörümüze akıl fikir versin
Hocam ikinci kitap serinin bir nevi rite of passage’ı, kendini bulduğu yer. Heyecanla yorumlarınızı ve görüşlerinizi bekliyorum.
Valla haklısın hocam. İlk görüştüğüm yer bana öyle 2-3 ayda olmasını bekleme dedi. Bir aksilik olmazsa süreç 6 ay sürermiş, o da kesin değilmiş. Sanki ülke ekonomisini yönetmeye aday oldum (gerçi orada süreç tam tersine, çok daha hızlı işliyor garip şekilde).
Sektöre akıl fikir gerçekten gerekiyor. 2-3 mülakat anlarım da 20 mülakat nedir ya? Neyse, ben şu tatil bitsin de oturup formül ezberleyeyim.
Başkalarının etkilenip de böyle heyecanla anlatmasına bayılıyorum ya, aynı süreçlerden ben de geçtiğim için hemen gülümsüyorum istemsiz şekilde. Ben de Bredd hocam gibi heyecanla beklemekteyim ikinci kitap yorumlarını.
Hahah, değil mi? İki önceki şirkette işe alımlarda biraz rol vermişlerdi bana, olabildiğince hızlandırıyordum.Tek görüşmede aldığımız adamlar olmuştu, heyhat
Allahtan orda beni 4. görüşmede kod stilinden elemişlerdi Ama o uç bir örnek, şu an ortalama 5 civarı gibi gördüm ben. Ki yine de delilik.
This. İlk okuma hissiyatına en fazla yaklaşabildiğim anlar böyle anlar oluyor bir de.
Çok uzun zamandır acaba Malazan’ın filmi ya da dizisi çekilir mi, TV’ye uyarlanabilir mi diye düşünüyor ve hayal kuruyorum. Bir yanım LotR gibi harika bir uyarlama çıkarsa 100 kere izlerim diyor, diğer yanım da “ya Hobbit gibi olursa” diye korkuyor. Çok ama çok istesem de hakkını veremeyecekler diye korkuyorum.
YouTube’da dolaşırken bir kanala denk geldim. Buradaki arkadaş Malazan uyarlamasının yapılmaması gerektiğini söylüyor ve kendi sebeplerini sayıyor.
A. P. de bu videoya yanıt olarak video çekmiş ve kendi fikirlerini anlatmış. A. P.'nin videosunu izledikten sonra yumruğumu havaya kaldırdım ve İngilizler gibi “yeah” diye bağırdım, çok beğendim videoyu (en çok da uyarlama olursa oyuncaklar da çıkar argümanını sevdim, keşke olsa ). Onun argümanlar da şöyle:
Uygulanmaz diye umuyorum valla hocam. Hepimizin midesini ağzına getiren, yüreğini deşen yerler var seride; ama Kral boşuna vahşet pornosu yazan birisi değil, herhangi bir şeyi çıkarmak kitabı sakatlamak olur diye düşünüyorum.
Bunların hepsini hem kitaplarda, hem filmlerde çokça gördük. Sansür için bir sebep yok bana göre, hele ki kitapta.
Edit: Ekleme yapayım. @nefarrias_bredd hocamın da dediği gibi, Erikson sebepsiz hiçbir şey koymamış kitaba. Bir karakterin bir şeyi neden yaptığının delilleri o sahneler. O yüzden herhangi bir sansür kendini baltalamaktan öteye gitmez benim nazarımda.
Hocam çatılar düz ve kubbeli olabiliyor wiki’ye göre. Tehol ve Bugg Darujhistan’da çatıda sohbet ettikleri için aklında öyle kalmış olabilir.
Wiki’den:
The rooftops of Darujhistan consisted of a crowded array of flat tops , arched gables, coned towers, belfries and platforms, preventing sunlight from reaching most of it’s streets.
“Geldin bir kere nasılsa, cehennemlerden mi yoksa?
Ey kutsal yaratık” dedim, “uğursuz kitap ya da şeytan!
Bu çorak ülkede teksin, yine de çıkıyor sesin,
Korkuların hortladığı evimde, n’olur anlatsan
Acılarımın ilâcı oralarda mı, anlatsan…”
Dedi Malazan: “Hiçbir zaman.”