Merhaba iyi günler, Dorlion Yayınları seriyi tamamlamak adına an itibariyle neredeyse bütün kitapları basmışlar. Bu zamana kadar listenizden çok yararlandım yapay zeka bile böyle güzel liste veremiyor. Bir Lüpensever olarak listeyi ve kitapları güncellemenizi isteyebilir miyim sizden?
Merhaba size de iyi günler. Listeden yararlanmanıza sevindim teşekkürler. Müsait olduğum en kısa sürede güncelleyeceğim.
Listeyi güncelledim.
Teşekkür ederim. Dorlion Yayınevinde Gizli Mezar diye bi hikaye var ilk defa duyduğum. Siz bu serinin Dorlion yayınlarına göre okuma sırasını bulabildiniz mi?
Emin olmamakla birlikte Gizli Mezar kitabı “Dorothée danseuse de corde” kitabının çevirisi olabilir. Çünkü İngilizce baskısı ile Türkçe baskısı aynı ada sahip.
Farklı kaynaklardan araştırdığıma göre okuma sırası bu şekilde oluyor.
| Sıra | Kitap Adı |
|---|---|
| 1 | Kibar Hırsız |
| 2 | Arsen Lupen Herlock Sholmes’e Karşı |
| 3 | Oyuk İğne |
| 4 | 813 |
| 5 | Kristal Tıpa |
| 6 | Arsen Lüpen’in İtirafları |
| 7 | Obüs Patlaması |
| 8 | Altın Üçgen |
| 9 | Otuz Mezarlı Ada |
| 10 | Kaplan Dişleri |
| 11 | Saat Sekizi Çalarken |
| 12 | Gizli Mezar |
| 13 | Kontes Cagliostro |
| 14 | Arsen Lüpen’in Paltosu |
| 15 | Yeşil Gözlü Kız |
| 16 | L’Homme à la peau de bique |
| 17 | Müfettiş Barnett |
| 18 | Esrarengiz Ev |
| 19 | The Bridge that Broke |
| 20 | Üç Söğüt (Barre-y-va) |
| 21 | Le Cabochon d’émeraude |
| 22 | İki Yüzlü Kadın |
| 23 | Ahlak Polisi Victor |
| 24 | Kontes Cagliostro’nun İntikamı |
| 25 | Milyarlarca Arsen Lüpen |
| 26 | Arsen Lüpen’in Son Aşkı |
Dorlion yayınlarının çevirisi nasıl olduğunu bilen var mı ? Bende Timaş’ın bastığı 7 kitap var. Dorlion’dan Timaş’ın basmadıklarını mı almak mantıklıdır yoksa hepsini mi?
Şuan milyonerin kızı kitabını okuyorum Dorlion Yayınlarından. Kitapta cümleler tam yerleştirilmemiş bi editör tarafından tekrar incelenmesi lazım bence. Hikaye güzel anlaşılıyor fakat benim okuduğum portakal kitap ve dokuz yayınları kitaplarının kesinlikle daha akıcı bir üslübü var. Ben yerinizde olsaydım onlara yönelirdim olmayan hikayeler için Dorliondan okumak mantıklı ben öyle yapıyorum. 1973 basım inkilap ve aka yayınevleri lüpen kitapları da var onlarla neredeyse birebir basmış Dokuz Yayınları. Ben çok beğeniyorum.
Şuan kesin olarak karar verdim Dorlion Yayınlarından Milyonerın Kızı / Arsen Lüpenin Paltosu kitabını okuyorum. Kitabın çevirisi pek özenli değil kesinlikle bir editör üzerinden geçmesi lazım. Sanki google translate e çevirmişler. Yayımı gömmek gibi olmasın ama kitabın satır cümle düzeni de kötü durumda kesinlikle Dokuz Yayınlarını tercih ederim bu kitaba kıyasla. Elime 1944 kitaplar geçti Salon müfettişi viktor ve esrarengiz konak olmak üzere onlar bile aşırı düzenli bu kitaba göre. Herhangi bir sorunuz olursa yine yanıtlayabilirim.
Geri dönüşünüz için teşekkürler. Timaş Yayınlarının ve Portakal Yayınlarının çevirmeni Dr. Saffet Günersel’miş. Timaş’ın basmadığı kitapları Dokuz yayınlarından alırım artık.
Not: Çalınan Tablolar eserinin orjinali Edgar Jepson tarafından kitap haline getirilen Arsène Lupin mi?
Kitabı daha önce forumda sormuştum.
Sağolsun @Alladierre kitap içeriğiyle ilgili bilgi vermişti.
Yanlış bilgilendirme yapmışım sildim o yüzden kusura bakmayın. Elimde genel olarak Lüpenin bütün kitapları var. Durum şöyle: Çalınan Tablolar hikayesiyle Milyonerin Kızı hikayesi aynı hikaye tamamen. Sıralama olarak Arsen Lüpen Sherlock Holmes’e karşıdan sonra Oyuk İğneden önce okunması gerekiyor. Dokuz Yayındaki Çalınan Tablolar isimli kitapda; Çalınan Tablonun Hikayesi -yani Milyonerın Kızı hikayesi-, Tahta Bacaklı Adam ve Obüs patlaması yer alıyor (Obüs Patlaması sıralama olarak sonra). Karışıklık olmaması adına bilgilendirmek istedim sırasıyla okumak isteyenler ister Dokuz Yayınlarından isterse Dorlion Yayınlarından okuyabilirler.Dokuz Yayınları tercihimdir. (Ama çok güzel hikaye kesinlikle okuyun)
Merhabalar. Öncelikle sizler gibi Lüpen hayranı biri olarak bu forumda buluşmak çok heyecanlı. Dorlion Yayınevi ile geçen yıl başlatmış olduğumuz çalışmada Türkiye’deki Arsen Lüpen karmaşasına bir son vermek istemiştim. 100 yıldan fazla süre zarfı içerisinde birçok yazar, birçok kalem Arsen Lüpeni eline aldı. Lakin hiçbir yayınevi hiçbir yazar tam seriyi Türkiye’de okuyuculara ve hayranlara aktaramadı. Lüpen ile geç tanıştım ama hızlı bir eğlencenin içine girdik. Öncelikle doğru sıralamayı oluşturduk. Kronolojik karmaşaya bir son verdik. Daha sonra doğru kaynaklardan eserlerin orijinallerine ulaştım. Tek yapmamız gereken bu eserleri çevirecek meraklı bir yayınevi ile paylaşmaktı. Dorlion yayınevi ile görüştüğümde inanılmaz merak uyandı. Lakin çeviri konusundaki eleştirilerinizi bende sizler gibi doğru buluyorum. Heyacanla başlayan acele ile davam eden bir çalışma olduğunu bende sizler gibi görüyorum. Umarım sonraki baskılarda revizasyon gerçekleştirilir. Ayrıca yayınevinden bir isteğim daha oldu. Maurice Leblancın Arsen Lüpen serisindeki tiyatro eserlerininde kütüphanelere kazandırılmasını istemiştim. Maalesef gerçekleştiremedim. 5 tiyatro eserinin 3’ünü yayınevi ile paylaştım. Fransızca isimleri ile Un quart d’heure avec A. Lupin ve Cette femme est à moi eserlerini kendime sakladım. Umarım bana kızmazsınız çünkü Lüpenle zaman geçirdikçe Lüpen gibi huylar edinmeye başlıyor insan. Uzun uğraşlar verdiğim ve ulaştığım bu eserleri Lüpene yakışacak bir tarzda kendime saklamayı bu sebeple uygun gördüm. Talep olursa kütüphanemdeki Lüpen sıralamasını hangi yayınları tercih ettiğimi gönderebilirim. Sağlıcakla kalın…
Merhaba,
Uzun bir süre yorum yazıp yazmama konusunda kararsız kaldıktan sonra ben de Lüpenler hakkında fikrimi paylaşmaya karar verdim
Fikirlerim İthaki’nin Arsen Lüpen serisini çevirmemden değil, daha çok bir okur olarak Lüpen’e verdiğim önemden ileri geliyor. Açıkçası Lüpen’le tanışmam ilkokul sonu, ortaokul başına rastlıyor. Zamanında babamların satın aldığı, 1950’lerde yayımlanan Selek Neşriyatı baskılarını okuyarak tanışmıştım kibar hırsızımızla. Çevirmenliğe başladıktan sonra da en büyük hayalim Lüpen’in Türkçeye kazandırılmayan kitaplarını çevirmekti. Nitekim İthaki’den teklif gelince çok sevindim, uzun bir liste hazırladım, yıllara göre sıraladım vs. O zamanki editörümle külliyatın tamamını basmak üzerine sözleşsek de ne yazık ki şimdilik sadece ilk iki kitap basıldı, ben iki tane daha teslim etmiştim ancak ne zaman basılacak belli değil gibi. Öte yandan Lüpen kitapları listesi hazırlarken elbette Türkçe baskıları da incelemiştim. Bu baskıları incelerken bazı yayınevlerinin tam olarak belirtmeseler bile metinleri Fransızca aslından çevirtmediklerini, İngilizce ve hatta Almanca çevirilerin çevirisini yaptırdıklarını keşfetmiştim
Örneğin Saffet Günersel’in Arsen Lüpenleri Almancadan çevirdiğini okumuştum, nitekim sadece Almancadan çeviri yapan bir çevirmen. Timaş, Portakal ve Güncel yayıncılık Günersel çevirilerini basmış. Dorlion yayınları dediğiniz gibi güzel ilerliyormuş ama Celayır Buldan çevirilere devam etmiyor gibi, açıkçası Celayır Buldan gerçek bir kişi mi onu da anlayamadım çünkü Lüpenler dışında başka çevirisi yok, hakkında da hiçbir bilgi yok. Yediveren Yayınları’nda Büşra Girgin var, ancak çevirmen olarak değil editör olarak gözüküyor. Çevirmen adı göremiyorum internette. Tabii sadece kötü örnek vermiş olmayayım, Kapra’dan çıkan Lüpenlerin çevirmeni Hikmet Kazel, Ren’den Metin Yetkin ve Olimpos’tan Esra Gül Coşkun gayet gerçek görünüyorlar
Şahsen bir okur olarak kim çeviriyor, başka ne çevirmiş, gerçekten orijinal metinden mi çeviriyor gibi soruları kendime sık sık sorduğum için araştırdığım kısmı sizlerle de paylaşmak istedim. Yakın zamanda daha fazla Lüpen kitabının Türkçeye kazandırıldığını görmek dileğiyle,
Eserlerin kesinlikle orijinal Fransızca metinlerden çevirilmesi gerektiğini sonuna kadar savunuyorum. Diğer dillerde yapılan çevirilerin büyük bölümünde orijinal metnin bazı paragraflarında kırpmalar, özet geçmeler veya ufak değişimler mevcuttu. Konu ile derinden ilgilenen arkadaşlarımızda muhakkak bunu fark etmiştir. En çok güldüğüm karmaşa ise “Yeşil gözlü mü bu kız ? Hangisi mavi gözlü bunun ?” gibi komik çeviri hatalarıydı. Bununla beraber Arsen Lüpenin Paltosu hikayesi uzun süre Fransa kaynaklarında yer edinememişti. İngilizce basımı ilk versiyonuydu. Bu sebeple İngiliz basımı tercih ettiğimi söyleyebilirim. Geçmişin tozlu sayfalarında kayıplara karışmış birçok Türkçe Lüpen çeviriside mevcut dediğiniz gibi. Onları incelerkenki heyecanı hiçbirşeye değişimem. Tabi ki bunu söylerken zorlamadığımı söylersem yalan olur. Selami İzzet Sedes Arsen Lüpen İstanbul’da (1958) kitabındaki son hikayesi olan ve kitaba ismini veren Arsen Lüpen İstanbul’da hikayesi orijinal çevirisi Zümrüt Kabaşon olan hikayenin sanki Arsen Lüpen İstanbul’a gelmiş aynı hikaye İstanbul’da bir konakta yaşanmış ve karakter isimleri dönemin Türk isimleriyle değiştirilerek olay örgüsünde değişim göstermeden bu hikayenin kısmi ilk çevirisi yapılmış. Selami Münir Yurdatap’ın kaleminden 1944 basım Arsen Lüpenin yeni maceraları serisi hala benim için muammadır. Kitap bir çeviri mi yoksa yazarımız mı kendi kaleminden Arsen Lüpeni anlattı ? Bu sorular hala bende cevabını bekliyor.
Sözün özünü eğer konuşursam bir önceki yazımda da söylediğim gibi; Kibar hırsızımızı birçok yazar kaleme aldı. Şahsi hedefim Maurice Leblanc’ın resmi kayıtlardaki Arsen Lüpen serisini tamamlamak ve bütün karmaşaya son vermekti :). Umarım birgün harika çevirilerle raflarımızı Lüpen serileri ile süslemek dileğiyle ![]()
Kitapların hepsi tarafımın yönlendirilmesiyle orijinal metinlerden çevirildi. Çevirinin kalitesi hakkındaki eleştirilere sonuna kadar sizlere katılıyorum. İp Cambazı Dorothee demek yerine Gizli Mezar ismi biraz daha mistik hava kattığını düşünüyorum.
Açıkçası o yeşil göz/mavi göz karmaşası beni de epey güldürdü ama hâlâ nasıl oluyor da Mavi Gözlü Kız diye basmaya devam ediyorlar anlayamıyorum. ![]()
Evet ne yazık ki eski/ilk çevirilerde dediğiniz gibi bir sürü karmaşa var, eklenmiş çıkartılmış yerler var. O zamanlar okuyucunun beklentisine göre bir çeviri anlayışı hâkimmiş sanırım
(bakınız Kemal Tahir’in Mayk Hammer çevirileri/kitapları)
Maurice Leblancın Arsen Lüpen serisinden sadece 5 tiyatro eserini çeviriye dahil ettiremedim. Ülkemizde tiyatro okuyucusu azlığı sebebiyle. 3 eserini internetten bulmak mümkün. Acaba bu eserlerin çevirilerini yapmayı siz düşünür müsünüz ?
Sizin teslim ettiğiniz ve henüz yayımlanmayan 2 kitap için son umut, “Lupin” dizisinin yeni sezonu olur artık ![]()

