Neden Türk Edebiyatı okumuyoruz?

“Neden kitap okumuyoruz?" sorusuna cevap bulduk da bu soru aklıma takıldı(!) Sadece merak ettiğim için soruyorum. Ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Bizler, ülkenin gençleri, hep belirli sınırlar dahilinde kitap okuyoruz. Kitap okuyanların çoğu siyaset-felsefe-tarih üçgeninden çıkmıyor. Edebiyata ilgi duymuyorlardır, saygı duyarım. Öte yandan Stefan Zweig, Dostoyevski, George Orwell gibi usta yazarları okuyoruz. Fantastik eserler okuyoruz. Fakat siz de edebiyatımızın değerli kalemlerini göz ardı ettiğimizi düşünmüyor musunuz? Bizden birinin eserini kaçımız okuduk? Acaba konuları mı ilgimizi çekmiyor? Günümüzdeki bu durumdan sadece Sabahattin Ali’nin kurtulmuş olduğunu görüyorum fakat edebiyatımızda daha pek çok değerli yazar ve şair var. Metroda, okulda, kütüphanede kitap okuyan çok kişi görüyorum fakat ben henüz Sait Faik Abasıyanık’ın bir öyküsünü, Reşat Nuri Güntekin’in bir romanını ya da Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirlerini okuyan görmedim. Lise yıllarında “ne işimize yarayacak bu isimler?” diyenlerdendim, kabul ediyorum fakat üniversiteye geçince Türk yazınını arka plana attığımızı fark ettim. Sözlerim yanlış anlaşılmasın. Türk dururken gavuru niye okuyoruz gibi sığ bir düşüncede değilim. Sadece onu okuyoruz; bunu, bizim olanı niye okumuyoruz diye merak ediyorum. Bu, aynı zamanda bir öz eleştiriydi. Sizin de fikirlerinizi merak ediyorum.”

Alıntıdır.

9 Beğeni

Ekledim. Aynısını yazmayı düşünüyordum, baktım arkadaş benim yerime yazmış. Ben de alıntıladım.

2 Beğeni

Çevreniz Wattpad kitapları ya da ucuz romanlar okuyan insanlarla doluysa size böyle gelmesi normal ama Türk edebiyatı gayet de okunuyor. Her yazarın bir değeri vardır, gidip bazı yazarları Yaşar Kemal’le, Sabahattin Ali’yle, Franz Kafka’yla, Zülfü Livaneli’yle bir tutarsanız okunmadığını düşünürsünüz. Reşat Nuri Güntekin’in, Sait Faik Abasıyanık’ın, Cahit Sıtkı Tarancı’nın okunmadığını düşünen liseli falandır.

7 Beğeni

Çünkü okulda edebiyat dersinde de gördüğümüz gibi çok kalitesiz ürünler vermişlerdir ( özellikle Tanzimat , Fecr -i Atı ) Yazarlar gereksiz betimleme , gereksiz ayrıntı verme , karakterlerin tarafını tutma gibi şeyler yapmışlardır .

1 Beğeni

Aslında türk edebiyatı okunuyor ama klasik olanları, eski ve kaliteli yazarların kitaplarını okuyor çogu okur. Şimdiki yazarlarlar ya çakma yada 14 yaşındaki genç ergenlere hitap eden kitaplar yazdıgından okumamayı tercih ediyorum türk yazarların kitaplarını. Umarım edebiyatımıza ilerde başarılı işler çıkaracak yazarlar çıkar

Kültürle alakası yok ki abi. Netflix izleyince kültürünü mü unutuyorsun ya da Tolkien okuyunca? Mesela ben bir Anadolu draması okumaktansa bilimkurgu okumayı tercih ederim çünkü bu benim ilgi alanım. Kimse Türk edebiyatı sevmek ya da okumak zorunda değil ama okunması gerekir o ayrı bir konu. Bir de Kafka ve Zweig kitapları para üstü olarak veriliyor bırakın bir zahmet onu okusun millet. Örneğin ben İstanbul’da karşı yakaya geçtiğim zaman yanıma kitap almazsam kitapçıya gidip 5-6TL’ye İş Bankası’nın kitaplarından alıyorum, yoldayken bitiyor.

6 Beğeni

Bence Türk edebiyatındaki sorun okunmaması değil, bazı yazarlara çok ağırlık verilmesi. İnanıyorum ki kıyıda köşede kalan çok fazla iyi yazar vardır ama reklamını yapamazsan bu devirde okunmazsın.

4 Beğeni

Aynen dedigin dogru, edebiyat ile ergen romanlarını karıştırıyorlar heralde. Nazım, sebahattin, yaşar kemal vs böyle muhteşem yazarlar varken kim ne yapsın çakma edebiyatcıların romanlarını😅

1 Beğeni

Mesela aşağıdaki linkte şu ana kadar en çok satan 40 kitap var ve yarısı Türk edebiyatına ait, ne olmasını bekliyorsunuz ki?

1 Beğeni

Şahsen Türk kitap sektörünün Avrupa ve Amerika’da 19. Yüz yılın ortalarında ortaya çıkan Realism akımından henüz kurtulamadığını ve edebiyat olarak neredeyse 200 yıl geride olduğumuzu düşünüyorum (dizi ve filmlerde olduğumuz gibi. Esas oğlan, esas kız devri). Elbette farklı örnekler de ortaya çıkmaya başladı, onları bunun dışında tutarak konuşuyorum. Realist kitaplar benim hoşuma gitmiyor. Elbette her türden kitap yazılmalı, fakat her dönemde farklı baskın türler oluyor. Bilim Kurgu gibi.

3 Beğeni

Bu da benim aklima hemen şunu getiriyor : Çok okunması ve ya çok satılması o eserin niteliğini gösterir mi ?
Ek olarak yazılan cevaplara katılıyorum günümüz yazarlarının hedef aldığı kitle belli, içerikler 3 aşağı 5 yukarı belli. Böyle olunca da bu sonuçlar kaçınılmaz oluyor.

3 Beğeni

Kültürel olarak daha yakın gelmesinden bahsettim ben. Tüm toplumların bazı konulara bakış açıları farklıdır. En basit ve göz önündeki örnek toplumların kadına bakış açılarındaki fark. Doğru bulmuyorum fakat birkaç yüzyıl önce kadın ve erkek evlenmeden el ele tutuşabiliyor muydu bu diyarda? Sınırsız bilgi kaynağımız olduğu için birçok seçenek arasında seçim yapabiliyoruz çağımızda. Bu sebeple bize daha yakın olanı seçebiliyoruz.
Okuduğumuz kitapların çoğunluğunun yabancı yazar olması normal. Sonuçta bir ülkedeki edebi yazınla tüm dünyayı karşılaştırmak oluyor bu. Dediğin gibi ilgi alanımıza giren kitapların Tolkien gibi yabancı yazarlar tarafından yazılmış olması normal çünkü bazı akımlara geç kalmışız milletçe :frowning: eski Türk fantastik edebiyat serileri olsa okumaz mıydık :thinking:

4 Beğeni

Ingilizler benim ilgi alanım bilimkurgu diyip ıngiliz edebiyatı okumamazlik yapmıyor . Ama Türkiyede insanlar fantastik edebiyatı yahut başka ilgi alanlarını onemseyip okurken Türk Edebiyatını sıkici görüyor. Bu Turk takimi oldugu icin Fenerbahçeyi tutmayip Real Madrid tutmakla aynı mantık .

2 Beğeni

Hedef göstermek gibi olmasın ama mesela ben bazı Wattpad kitapları basan yayınevlerinin asla kitabını almam, orada çok iyi bir yerli yazarın romanı olsa dahi riske atıp almam. Benim gözümde böyle fişlenmiş çok fazla yayınevi var.

Mesela yerli bilimkurgu, fantastik, mitoloji okumak isterim. Çoğu zaman şans da vermeye çalışıyorum. Yeryüzü Müzesi mesela çok hoştu, ama bizde böyle bir akım yok ki.
Eski yayınlar desen dili çok ağır, akıcı değil okumuyorsun. Yenisi desen birbirinin kopyası okumuyorsun. Farklı bir iş çıktığı zaman denk gelirsen şans veriyorsun. O yüzden listelerde aynı isimleri görmek çok normal. Bir Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli, Orhan Pamuk olmak kolay değil.

2 Beğeni

Sonuna kadar haklısın en sin Dokuzuncu Hariciye Kogusunu 6 timci sınıfta zor bitirmistim.

Yalnız Dokuzuncu Hariciye Koğuşu bana okumayı sevdiren kitap, hiç unutmuyorum o kitabı okuduğumda hep kahroluyordum. :smiley:

2 Beğeni

Aslında konu çok basit, ilgini çekerse okursun çekmezse okumazsın. Türk edebiyatı ilgini çekmiyorsa okumazsın. Bu aynı Türk filmi, Türk dizisinde olduğu gibi. Game of Thrones izlersin ama Aşk-ı Memnu izlemezsin çünkü ilgini çekmez. Friends izlemezsin ama İşler Güçler izlersin çünkü ilgini çeker. Riverdale izlersin ama Yaşamayanlar izlemezsin çünkü ilgini çekmez. Sırf bize ait diye izlemek, okumak zorunda değiliz, romantiklik yapmaya gerek yok. Neden Türk filmi, Türk dizisi izlemiyorsunuz diye sorulmadığı gibi neden Türk edebiyatı okumuyorsunuz diye de sorulmamalı. Yeri gelir okuruz ama ilgimizi çekmiyorsa okumayız. Mesela Yedikuleli Mansur çok ilgimi çekti okudum, Sissoylu ilgimi çekmedi okumadım. Yeryüzü Müzesi ilgimi çekti okudum, Ejderha Mızrağı ilgimi çekmedi okumadım. Bu kadar basit. :slight_smile:

7 Beğeni

Ben hep Tük edebiyatı okunsun demiyorum ki be kardeş ben insanların sadece takıntılı bir şekilde hep yabancı edebiyat okumasına rahatsız oluyorum .

Edit : cevabını sen mi şikayet ettin ? Eğer sorun yoksa nedenini ogrenebilirmiyim ?

Ben de konu üzerine şu anki kitaplığıma bir göz gezdirdim, Türk yazara ait olan tüm kitaplar başvuru kitapları. sağlık, tarih ya da siyasi. Bir tane roman var, onu da çok beğenmedim zaten.

Türk eserleri sanki genelde günlük hayattan alıntılar gibi. Hal böyle olunca benim etrafımda olan bitenlere çok benziyor oluyor, o yüzden de çok da fazla ilgimi çekmiyor. O yüzden benim de tercihim genelde bilim-kurgu ya da fantastik oluyor. Arada bu tarz güzel yazan Türk yazarlar olursa okuyorum. Benim Türk edebiyatına çok fazla ilgi göstermememin sebebi bu. Kimisi de bu gerçekçiliği seviyordur. O da onun tercihi olur.

4 Beğeni

Vay nasıl yaptın bu analizi yav. Çok şaşkınım. Sana Freud Ödülünü verseler keşke.