Okuma Serüvenine Nasıl Başladınız?


#1

Herkesin okumayı teşvik eden bir yakını ve bunu yapma biçimi vardır.Benim abim bana okuma sevgisini teşvik etti.Ben 11 yaşındayken abim üniversiteye 1 sene ara verdi ve eve geldi.O sırada bana kitaplar veriyor ve onlar hakkında tartışıyorduk.Okuduğum ilk kitap da Tom Sawyer’dır. Teşekkürler abi.

Alta okuma nasıl başladığınızı yazın ve size bu sevgiyi teşvik eden kişiye bir teşekkürler yollayın.


(Yılmaz Demir) #2

Ailenin en büyüğü olduğum için hiç beni teşvik edecek abim veya ablam olmadı. Onun yerine ben kendim okumaya yeltendim. Okumanın haricinde ilkokulda ilk bilimkurgu hikayemi yazdım. Sonrasında okuma ile yazmayı bir götürdüm. Ayrıca ilk okuduğum kitabı maalesef hatırlamıyorum :expressionless:


(umut çiçen) #3

çocukluktan beri spiderman hastasıydım
sürekli spiderman filmlerinin cdsini aldırırdım
sonra çizgi roman okumaya başladım
sonrada kral katilini okudum


(İsmail KAPLAN) #4

Benim de okuma serüvenim abim sayesinde başladı. Uzun otobüs yolculuklarından şikayet edip duruyordum. Trevanian’ın Şibumi isimli romanını hediye etti. Otobüste kitap okumak hiç aklımda olmayan bir konuydu aslında. Kitap okumaya da çok sıcak bakmıyordum. Kitabı okumaya başladım ve olay koptu. O gün bugündür istikrarlı bir şekilde kitap okumaya devam ediyorum.

Ay başında kesinlikle bir kitap bütçesi oluştururum ve haftada en az bir kitap okuyacak şekilde kendimi ayarlarım.


(Mehmet) #5

İlk okuduğum kitap Cengiz Aytmatoz- Beyaz Gemi
kendim almıştım. Çok da beğenmiştim. (Yeri gelmişken herkese öneririm.) Ama daha tam bir okuyucu olmamıştım.

Bir iki yıl sonra lisedeyimm… Sırlar Odası’nı izlemeşim çok da beğenmişim. Arkadaşım demez mi “abim o serinin 1. kitabını aldı okudu. Okumak istersen sana getireyim diye”. Tabi dedim ve bu deryanın içine daldım.
Sanırım adı Emre olan o arkadaşıma ve abisine teşekkür borçluyum.
Gerçi borcumu ödedim sayarım lakin o başka hikaye…


(Stormfather) #6
  1. Sınıfa giderken 16 sayfalık kitapla başlamıştım kardan adamla ilgiliydi.

(Kenan Ulusoy) #7

Herkesi abisi başlatmış fakat bende abimi zorladım oku diye Harry Potter’ı aldı bi hevesle,ilk kitabı zar zor okudu 2.de tıkandı.:slight_smile:
Beni de ortaokul türkçe hocam başlatmıştı.Eğer kitap okumazsanız notunuzu düşürürüm demişti.Sağolsun varolsun onun sayesinde başlamıştım.Ne yazık ki ilk okuduğum kitabı hatırlamıyorum. :frowning:


(kimyager _ferhat gürdoğan) #8

32 yaşındayım.31 yaşına kadar okuduğum kştap sayısı 3 bilemedin 4 tür.Hatta filmi çıkar ya ne okucam derdim okumazdım.Geçen yıl başlıyayım istiyorum ama başlayanıyorum.Hatta Yüzüklerin Efendisi Hobbit Silmarillion Bitmemiş Öyküleri okurum diye aldım 2 yıl rafı bırakın kargo kutusundan çıkarmadım.Sonra geçen bi anda başliyim dedim başlayış o başlayız şuan bırakamıyorum haftada 2-3 kitap bitirdiğim oluyor.Bir yıl olmak üzere okumaya başlayalı 70 tane falan oldu galiba ve okumayı bekleyen yüzlerce kitabım var kütüphanemde.Arkadaşlarım inanamıyor bu durumuma. Keşke yıllar önce başlasaymışım okumaya şuan çok farklı bir yerde olurdum galiba.Kitap okumak güzeldir.Okuyun okutun :books::books::books::+1:t6:


(Caner Berker) #9

Babamin evde guzel bir kitapligi var ve cok okurdu. Cocukken ona ozenip ben de okurdum. Anneannemin Erikli Bahcesi adli kitapla basladi sonra Jules Verne ile devam etti ancak okuma istegim en cok Dort Kafadarlar Serisi ile artti.


(Duygu) #10

İlkokula başladığımda evimizde hiç öykü, roman vs. yoktu. Okumayı bile zar zor kendim çözdüm, yardımcı olan biri olmadı. Bir keresinde bir akrabama yatıya gidince benimle yaşıt kızlarının Cin Ali kitaplarını gördüm ve okumaya başladım. Ondan sonra da okul kitaplığında bulduğum tüm öykü kitaplarını okumaya başladım.


(Grey Angel) #11

12 yaşımdayken ilk kez kendi başıma kitabevine kitap almaya gitmiştim . O zamanlar seçmeli okuma dersi vardı , Hocamızda bize alınacak bazı kitapların adlarını vermişti . ( Altın ışık , Kaşağı vs…) Ben de oldum olsası sevmem böyle kitapları , neyse gittim aldım kitapları derken tam kitabevinden çıkacağım bir kitap dikkatimi çekti , ‘‘Rüzgarın Adı - Kral Katili Güncesi 1. Gün’’ diye kalın bir kitap sonra açtım baktım , pek dikkatimi çekmedi , dedim ki kendime ‘‘Zaten kap kalın bir şey ne zaman okuyacaksın sen bunu.’’ tam yerine koyacakken gözüme bir cümle ilişti .’‘Gözlerinin şeklini hatırlıyordum ama taşıdıkları ağırlığı değil. Ne kadar koyu renkli olduklarını hatırlıyordum ama derinliklerini değil.’’

Donup kaldım . Ciddiyim en az 30 saniye boyunca orada etrafa boş boş baktım . İlk başta kavrayamadım , neden böyle oldu diye , ama sonra fark ettim ki bu kelime belkide o zamana kadar okuduğum en anlamlı şeydi , abartmıyorum . Çevremde kitap okuyan kişi neredeyse yoktu ve evde olan kitapların çoğu din ve peygamberin hayatına dair şeylerdi , ve evet kalın ve eski bir nutuk ve bir kaç yasin olduğunu da hatırlıyordum , ama ne yazık ki bunlar benim ilgimden çok uzak şeylerdi . Okulda bize okutulan şeyler ise bazı çocuk kitapları ve bana göre saçma ve basit şeylerdi .

Cüzdanıma baktım ( kırmızı ve oldukça tatlış bir cüzdandı , iki yıl önce kaybettim ama :disappointed_relieved: ) Kitabı almaya yetecek kadar vardı , ama bu para benim bir kaç haftalık harçlığımdı . ( Göründüğümden daha tutumlu bir çocuktum ve paramı kendime göre harcardım .) Biraz tereddütte kaldıktan sonra , neden olmasın deyip kitabı aldım ve inanın hafiften pişman olmadım değil . Eve geldim ve kitaba başladım , ilk sayfalar ,( özellikle ilk 70- 80 sayfa dikkatimi zerre çekmedi ve bu kitaba tüm paramı verdiğim için pişman olmuştum ve kitap bana ister inanın ister inanmayın biraz ağır geldi . ) ama sonra . Kitaba aşık oldum , ve fantastik türündekiler başta olmak üzere diğer kitaplara …

Ama şimdi bakıyorum da o kitaba devam etmemdeki tek sebep vermiş olduğum paraydı ve ben her şeye rağmen kitabı okumaya kendi kendime inat etmiştim , ben bu kitabı okuyacağım , o kadar para verdim diye , ama ( yine ama kullandım .) şimdi dönüp bakıyorum da …

Hayatımda kendi başıma aldığım en iyi karardı sanırım .


#12

Açıkçası, okumadığım ilk bir kaç yaşı pek hatırlamıyorum. Benim için, alfabeyi öğrenmeye başladığım andan itibaren, oldukça doğal bir şey haline geldi. Tersi garip gelirdi hatta.


(Mustafa Güngören) #13

İlkokula denk gelir. Okul kitapları paralıydı o zaman. Kitapları alır almaz hemen Türkçeye yönelirdim. Resimleri, içindeki hikâyeleri merakla okurdum. Sonra Hayat Bilgisi vs. derken çoğunu ilk haftalarda hatta ilk günde bitirirdim. Okulda da kütüphane kolu olunca daha bir istekli olurdu insan. Hâlâ hatırlarım o zaman okuduğum kitapları; özelikle Kibritçi Kız’ı ve Beyaz Diş’i.
Ortaokul döneminde bir uzaklaşma olsa da okumaya karşı, lisede tekrar başladım. Sonra üniversite falan derken elimizi verdik kolumuzu kaptırdık. Odur budur okuruz efenim. :slight_smile:


(Yakup Alioğlu) #14

Okuma alışkanlığım çizgi romanlarla başladı. İlk italyan kovboy, sonra marvel çizgi romanlari. Barbar Conan işe son noktadır. Bu yaşıma kadar hayal gücümü zorlayan, beni kendimden geçiren tek seri Savage sword of conan’dir. Siyah beyazdir ve her karesi sanat eseridir. Bugun bile Alfredo Alcala çizimi görünce uzun süre her noktayi inceleyip gözlerimi alamiyorum.
İlk aldığım romanlar ilkokul döneminde dost yayınlarindan çıkan H. Rider Haggard imzali Hz. Süleymanın hazinesi (daha sonra filminede denk gelmistim) ve yayin evini hatırlayamadığım Rudyard Kipling imzali Korkusuz kaptanlar’dı.


(Muhammet Topcu) #15

Orta okula kadar pek kitap okumuyordum, işte Türkçe öğretmeni falan bir şeyler verirse belki. Orta okulda liselere giriş sınavına hazırlanırken dershaneye gidiyordum, orada millet çatır çutur kitap okuyor idi, kitap da Alacakaranlık. O dönem herkesin ellerinde dolanıyordu deli gibi. Dedim neymiş şu yahu, bir de ben alayım. Okudum, çok da beğendiğimi hatırlıyorum, serisini alıp okuyup yaşıtım olan kuzenime de vermiştim. O da bu vesileyle kitaplara aşinalık kazanmıştı.

Alacakaranlık’ın belli bir yaş kitlesi için çok uygun bir kitap olduğunu düşünüyorum, özellikle kitap okuma alışkanlığı kazanacak kimseler için dilinin akıcılığı çok büyük avantaj. Çok daha usta yazarların kitaplarına aşina olan sizlerden “O ne yahu, leş kitap, ergen kitabı” vs vs tepkiler gelebilir ama okuduğumda da ergendim zaten. Vampir Günlükleri de okudum sonrasında, çok da minnettarım bu kitaplara. Zira o alışkanlığı edinmemde büyük rolleri oldu.

Kitap okumak, kitap alışkanlığı kazanmak isteyen kimselere kitap önerisi verecek olsam orta okul çağındaki birine Alacakaranlık’ı, lise düzeyi ve üstüne de Rüzgar’ın Adı ya da Gulyabani (Reşat Nuri) önerirdim herhalde.

Özet: Sekiz yaşındaysan ve kitap okumaya çalışıyorsan hayat çok zor.


#16

Babamın aldığı masal kitapları ve onun yanı sıra köyde bulduğum kitaplar ve ilk olarak La fontaine masalları.Şuan dahi bu sebepten tilkilere saygı duyarım :slight_smile: Ayriyeten Kelile ve Dimneyi de unutamam Tabi bunlar ilkokul zamanlarım yolun başlangıcıydı.Ondan sonra bir süre masallara ara verdik.Orta okula geldiğimde ezoterizm okültizme merakım oluştu.Derken Manly P.Hall H.p Blavatsky vs okumaya başladım.H.P demişken H.P lovecraftla tanışmam da o dönemler.Ardından King,Poe korku edebiyatının da atmosferini tattık.Bir sürü kitap var hepsinin de yeri ayrı herkes için böyledir elbet.
Geçen sene ise çok arayıp sonunda bulduğum Watership Tepesini de okumuş oldum.Yıllar sonra böylesine güzel bir fabl okumak eski bir dostla yeniden görüşmek gibi oldu.Herkese tavsiye ederim.Bir de kitap bitince tilkilerin yanına tavşanları da ekledim :slight_smile:


#17

Iron Maiden sayesinde okuma alışkanlığı kazandım :slight_smile: Sevdiğim şarkılar hakkında yazılanları araştırırken neredeyse çoğunun ya edebiyattan ya sinemadan ya da tarihten esinlenerek yazıldığını farketmiştim. Hatta ilk satın aldığım kitaplar Dune serisinin ilk üç kitabıdır. O dönem baskısı olmadığı için sahaflardan 1997 baskısının sadece ilk üç kitabını bulabilmiştim.


(Cemalettin Sipahioğlu) #18

Televizyon bozulmuştu; ben de evdeki kitapları tekrar tekrar okudum. Süreç öyle başladı.


#19

Sabahları, kahvaltısını ederken gazeteye hızlıca göz atan babamdan Dedektif Nik’i (yaşı 50’yi devirmiş olanlarınız hatırlayabilir bu çizgi tefrikayı) bana okumasını isterdim, bir gün ya canı sıkkındı ya da acelesi vardı, hafifçe tersleyerek beni “Artık öğren okumayı, kendin oku” dedi. Sanırım, o an hırs yaptım :slight_smile: hala okuyorum.


(Yakışıklı) #20

Hiçbir rızam olmadan okula yazdırılarak.