Çok kahve tüketen biri olarak kahve fiyatları belimi büküyor. Şaka filan yapmıyorum. Ciddi anlamda kahveyi çok tüketiriz. Günde en az 8 fincan pişiyor. İki günde bir paket bitiyor. Tatları da eskisi gibi değil. Bazen balçık gibi oluyor. Gramajlar değişmedi ama bir tutarsızlık var. Hassas terazim şirkette, unutuyorum hep. Bir gün tartacağım.
Her zaman 5 litre aldığım detarjan 5 litre kabında 3 litre olarak veriliyor. Fiyat aynı fakat litrede eksik. Yarısı boş deterjan alıyorum.
Bulaşık makinesi tabletleri 30 kuruşa geliyordu tanesi, şu an 2.5 lira gibi bir şey. Onu da sıvıya döndüm. Bu gidişle elde yıkama sezonu açacağım, giden suya yazık. İsraf resmen.
Bundan 7 sene önce i7 işlemcili laptopu 3300 liraya aldım. Şu an i3 bulan öpüp başına koyuyor. Şu an benim laptopun i3 olanı 13.500, i7 olanı ise 21.500 lira. Bu biraz uçarı bir örnek, yıl farkı açısından.
Ayçiçek yağları da 5 lt iken 3.5 litreye kadar düştü. Şimdi medyasal olaylar oldu da 4 litreye yükseldi.
Bunlar dikkatimi çeken şeylerden bazıları. Ben mercimek, bulgur gibi şeyleri pazardan alıyorum. Adamla da muhabbetim var. Tesadüf sarı mercimek ve mercimek sormuştum.
Abla getirmiyorum çünkü çok fiyat çekiyorlar. Ellerinde dolu var satmıyorlar, dedi. Bu da yalan değil aslında. Birçok alanda gıda başta olmak üzere kimse satmak istemiyor. Stokçuluk ciddi anlamda çok.
Kendi açımdan un, yağ, meyve ve sebze sorunum yok. Hatta tavuk sorunum da yok. Kırsalın dibinde olunca köylüden de alabiliyor olmam bir yana eşimin arkadaşlarının hepsinin tarlası falan var. Değirmenci var. Un istesem çektirip getiriyor ama hamur işi neredeyse tüketmeyen birisiyim. Yağ istesem geliyor. Bu sene eve gelen domates, mandalina, portakal, kabak, salatalık vs. haddi hesabı yok. Dağıta dağıta bitiremedim. Yani yakın çevreye, eşe dosta var fakat iş ticarete gelince maalesef yok. Hiç olmazsa hayvanlara veriyorlar. İnanılmaz bir israf var bu açıdan bence. Kızmalı mı yoksa kızmamalı mı? Bilmiyorum… 3 liradan satsa yarın 5 liraya alamaz. 5 liradan satsa yarın 7 liradan alabilir mi? Her şey öyle belirsiz ki… Yine de ben israf edilmesine kızıyorum.
Bu sebze işi de biraz kitap işi gibi. Kafa aynı olduğu sürece bir şey değişmez. Adam sebze haline gidiyor 10 lira edecek şeye diyor 3 lira veriyorsan ver, vermiyorsan aha Ahmet veriyor. Kimisi inat ediyor. 3 liraya sana vereceğime hayvanıma yem ederim diyor. Kimisi mecbur veriyor. Bu mantık işçi alımından tutun her alanda var. Bu yüzden de bütün bunlar oluyor.
Neyse çok konuştum. Yine ilginç tesadüf gidip mercimek yemeği yapacaktım, onu ocağa koyayım. 
Şunu da eklemek istiyorum. Özellikle bizim gibi örümcek kafalı gelişemeyen ülkelerde tarım çok emek isteyen bir iş. Fiyatlarının çok olması da bu açıdan normal. Adamlar yapmışlar bunun makinesini tarladan pat pat topluyorlar fakat biz homo sapiensler nasıl tarım yapıyorsa o şekil devam ediyoruz. 