Ben 2-3 gün önce Migros’da 100 GR. Mehmet Efendileri 9 TL’den bulunca 10 adet aldım. Çok değil geçen yıl 4.5 TL idi. Kahve fiyatları 1 yıldır düzenli olarak az az artıyordu ama bir haftada 100 GR kahve 7’lerden 13-14’lere çıktı.
Dediğin gibi esas sorun ise temel gıda fiyatlarında yaşanıyor/yaşanacak.
Bazı şeyler için bir şekilde olmasa olur diyebiliyor insan ama un, yag, mercimek, su, elektrik, temel temizlik ürünleri vs için bunlar denilemiyor.
Ben çoğu şeyi bıraktım. İçme suyu fiyatları bile bir acayip.
Deterjan işi çok fena. Alerjik bünyem olduğundan çamaşır deterjanı zaten toz kullanmıyordum. Piyasadaki neredeyse tüm sıvı ürünleri deneyip alerji yapmayan birini bulmuştum, ne güzel alıyordum derken fiyatlar saçmaladı. Bir ara yerli bor deterjanları çıktı. Annemler bir heves almışlar. Az denemek için aldım. Bir hafta sonra hepimizi bir kaşıntı tutmaya başladı. Üstelik kedilerde bile görülüyordu. Ben hastanelik oldum tabii. Sonra yine uzun uğraşlar sonucu bir şey buldum. Ucuz olduğundan şu an sorunum yok. Yumuşatıcı var bir tane ama onun da fiyatı uçtu. Sanırım onu da bırakacağım. Kullanabildiğim bir tek o var. Muhtemelen çok su içeren bir şey, o yüzden reaksiyon göstermiyorum.
@Blackheart elimde 75 liradan mis gibi çay var. İsterseniz. Çay sevmiyorum hiç. Haftada bir bardak içen birisi için bu kadar çay ne olacak evde bilmiyorum. Eşim getiriyor. Annemlere 3 paket verdim hâlâ 3 paket var.
Ufak bir düzeltme yapayım. Aslında tarım yapma yöntemleri açısındna ülkenin ciddi bir sorunu yok tarımdaki sorunlar çok başka. Bir kısmını sayayım tarım alanlarının imara açılması, tarlalatın bölünmesi, sulama, tedarik zincirinin her yönden rezilliği( alıcı bulamama, akla hayale gelmeyecek dolandırıcılıklar, saçma sapan fiyatlandırmalar vb), gübre fiyatları… Liste uzar gider. Her geçen gün daha kötüye gidiyor.
Bir ek gerçekten ucuza satmaktansa hayvan yemi yapmak daha iyi yem fiyatları aldı başını gitti.
Nerede yaşıyorsun abla ya değirmenciler, tavuk satan ablalar falan? İstanbulda biz biraz köhne bir mahalleye gidip tavuk görünce kaplan görmüş gibi oluyoruz valla.
İstanbul’u terk ettim ben geçen sene bu tarihlerde. İzmir’de bana göre kasabada yaşıyorum. Aldığım en radikal ve en iyi karardı. Herkese tavsiye ederim.
Keşke sadece tavuklar olsa. Tavukların ağaca tünediğini burada öğrendim. Çok şaşırmıştım. İnekler, keçiler, sincaplar, kurbağalar… Ne ararsanız var.
Şöyle göstereyim: (mevsimsel değişimleri de eklemek istedim.)
Ben Bahçelievler adlı bahçeli bir ev bile doğru düzgün görmediğim bir yerde oturuyorum. Tek avantajı herhalde toplu taşıma olanaklarının zenginliği şuan.
Bahçelievler eskiden hakikaten bahçeli evlerle çevrili çok hoş bir yerdi… Yemyeşil parkların olduğu, bahçeleri olan, mini mini evlerin kendi içine baktığı, tatlı mı tatlı bir semtti. Şimdinin beton ilçelerine çoktan katıldı.