Aynı türde bile aşırı farklı karakterde kedi olabiliyor. Bizim iki Iran da farklı örneğin. Birisi ilgi arsızı, kucağıma gelir miyavlayarak, başını sevmezsem elime pati atar. Zorla sevdirir kendini. Öbür şerefsizi de yatarken gider severim, kalkar başka yere gider. Ama etrafımdan hiç ayrılmaz, sürekli koltukta tepemde oturur. Yeter ki dokunmayayım.
Mesela bir arkadaşta British Shorthair var, sakin olarak bilinen başka bir tür. Ama arkadaş kedi sevmeye bana geliyor.
Iranlara dönecek olursam, genel olarak sakin kedilerdir. Gördüğüm diğer tüm İranlar da sakin, bazıları da çekingen. Hani böyle İran olup da kavgacı ya da sinirli bir kediye hiç denk gelmedim (vardır illa ki).
İnsan görünce kaçıp saklanan çokça ürkek kedi var. Birçok faktörün etkilediğini düşünüyorum böyle kedilerde. Sevgi eksikliği olabilir, doğal ortamından uzaklık olabilir, genetik veya fiziksel bir rahatsızlığı olabilir ya da genel karakteri olabilir.
Bizimkiler mesela o kadar sakin ki, al kucağına her tarafın sık, gıkını çıkarmaz. Başka kediyi seveyim desen pati atar. Ben pek sınıflandıramıyorum kedileri.
Valla zor iş abi. Her türlüsü sevilir elbette, ama halamın suratsızını gördükten sonra eve gelip kendi kedimi mıncıklıyorum, böyle arkadaş canlısı, ilgi arsızı olmasına şükrediyorum.
Ben bazı ev kedilerinin bir arkadaşa gereksindiğini de düşünüyorum. O olmayınca çok yalnız kalabiliyorlar, o zaman o boşluğu doldurmak için bize büyük bir görev düşüyor.
Bazen de ters tepiyor.
İki sene önce hayvan barınağından bu arkadaşları sahiplendik. Birbirlerini başta çok sevdiler, her şeyi hep beraber yaptılar. Birkaç ay sonra sarman olan öbürünü çok fazla sıkıştırmaya, oynamaya zorlamaya ve pusuya yatırıp avlamaya başladı. Evdeki kendi mutsuzluğunu ve tatminsizliğini arkadaşından çıkarmaya başladı kısacası. Maalesef bir çözüm bulamadık, çok üzülerek hayvan barınağına geri vermek zorunda kaldık. Güzeller güzeli, afacan, zeki bir kediydi, ama olmadı, alışamadı bizim eve. Ama takip ettik durumunu, maalesef 6-7 ay boyunca başka hiçbir ailenin yanına verilemedi (bizim olaydan sonra hayvan barınağı çalışanları bayağı ağır koşullar koydular bir sonraki ev sahipleri için: evde başka kedi ve çocuk olmayacak, istediği zaman dışarı çıkabilecek vesaire). Sonunda kırsalda büyük bir eve sahip bir aile bulmuşlar, afacan orada da ancak 3 ay kalabilmiş, bir sebepten yine hayvan barınağına geri verilmiş.
En son hayvanlara aile aranan bir televizyon programına çıktı bu yaramaz, orada güzelce övüldü, sahiplenecek ailede aranan özellikler açıklandı. Son aldığımız haberlere göre yeni bir aile bulmuşlar. Umarım orada mutlu olur, özgürce avlanabilir ve oynayabilir.
Büyük umutlar ve hevesle kedi sahipleniyorsun ama kedi bu durumdan hiç hoşnut değil. O saatten sonra atsan atılmaz, satsan satılmaz. Cidden zor iş. Benim baldızın sayko bir kedisi vardı, kaç kere saldırdı bana. Birkaç kere kanepenin üstüne çıkardı beni hatta, en son yastıkla koruyordum kendimi. Cidden zor iş aksi kediyle uğraşmak.
Evet o da risk. Bazı kediler paylaşımcı olmuyor. Ne yaparsan yap anlaşamıyorlar. Bizde hiç olmadı bu sorun neyse ki, gayet güzel anlaşıyorlar. Belki İran olmaları ile alakalıdır. Ama hem çokça okudum hem de çokça şahit oldum başka kediyle anlaşamayan kedilere.
Çok üzüldüm. Dilerim mutludur şimdi.
Ben eskiden kedilerden hiç hoşlanmayan biriydim, tam bir köpekçiydim. Şimdi en kral cat-lady’yle kapışırım. Eski ev biraz daha böyle kırsaldaydı. Araba bagajında mama olurdu. Çağırınca 15-20 tane kedi koşa koşa gelirdi.
İşyerindeki dostum. Son günlerde vaktini benimle geçiriyor. Gündüz vardiyamda benimle beraber güneşleniyor. Arada bir içeri almıyorum. Fakat çok ısrarcı. Önceden sormadan direkt içeri dalardı. Şimdi ise ağır çekim içeri girmeye çalışıyor. Bildiğin ‘‘ses etmezsen içeri gireceğim’’ diyor.
@ilydious teknik problemlerden dolayı fotoğraf paylaşamadığından dayanamadım ve ben atıyorum fotoğrafı. Kendilerinin kuşu Pixie hanım avizelerde dolaştığı için babası avizeye tünek takmış. Gerçekten dünyada bu kadar yaramaz başka bir kuş olduğunu sanmıyorum.
Baby Shela. O kadar tatlı ki, sanki minik bir aslan yavrusu. Kötü haber benim kedim değil. Annem hayatta kedi almaz eve. İyi haber arada bakımını yapmak için bana getirecekler.
Orayı yer edindi, kitabın kutusunu kemiriyor. İlk yapmaya başladığında engellemeye çalışmıştım ama çok inatçı olduğu için bir süre sonra bıkıp saldım. Kendisi kitaplarımın en büyük düşmanı maalesef.
Başımın püsküllü tatlı belası Pars Oğlan’ın keyfi yerinde. Arada bir hunili sisteme geçiyoruz ama çok uzun sürmüyor. Kronik olarak o kuyruğu zaman zaman kemiriyor. Bunun önüne geçemiyoruz ne yazık ki. Havaların ısınmasıyla güneş banyosu ve balkon sefası modunu aktifleştirdik.
Bahçe kedim Bızdık’tan daha önce de bahsetmiştim. Yaklaşık bir hafta önce sabah bir de baktık ki yavrulamış. Üç küçük çorbamız daha oldu. İsimleri; Atos(Beyazlı), Portos, Aramis(Sarı). Mutfak camında yavruladı fakat orası çok yüksek ve yavrular da çok hareketli olduğundan güç bela yan odadaki balkon camının önüne aldım. İlk günler çok bağırdılar ama sonra evden kovulmayı da göze alarak artık battaniye filan serdim altlarına. Elim maşalı bir şekilde bekliyorum. Ev sahibi bir şey derse lanetleyeceğim. Kem gözlü ev sahibim daha kedileri yan tarafa alır almaz üşenmeden aşağı inmiş beni kolaçan ediyor. Elimi filan yıkadıktan sonra bakayım diye perdeyi araladığımda camımın önünde gözgöze gelince bahçe duvarının ilginçliğini incelemeye başladı. İşin ilginç yanı Bızdık ben taşınmadan önce bahçede doğup büyüyen ve önceki kiracıların besleyerek eve alıştırdığı bir kedi. Hayvan camıma gelip patiliyor ve bağırıyor, yemek istiyor. İnsanın arkasını dönüp gitmesi ve hayvanın bağırışlarına kulak tıkaması için canavar olması lazım. Neyse…
Şirketin bahçesinde beslediğim kedilerden birisini gördüm demin. Kuyruğu dipten yoktu. Acaba kendisi mi yedi diye düşündüm şimdi. Yakalayabilsem veterinere götüreceğim ama fellik fellik kaçıyor. Köpek falan yok buralarda acaba kavga ederken mi koptu.
Kendisinin yiyeceğini sanmıyorum. Bir yere sıkışıp kopmuştur muhtemelen. Otomatik kapı vb. yerlere çok sıkışıyor genelde. Islak mamayla kandırabilirsin diye düşünüyorum.
Hep değil, çok nadiren açık görürse atlıyor. 8-9 yıldır bizle, girdiği toplamda 10’u geçmez. Tüyleri uzun diye ferahlamak için ya da kutu gibi görüp oyun amaçlı giriyor olabilir.