Sadece Navani’ye karşı yaptıklarını bir nebze kıskançlık ile belki kabul edebiliriz ama genel motivasyonu ve bu hedef doğrultusunda yaptıkları ve yapmayı düşündükleri ile gerçekten evil tarafa çok daha yakın duruyor açıkçası. Biz hep Dalinar’ın hatırladığı haliyle tanıdığımızdan çok farklı biri olarak düşündük ama gerçekler ortaya çıkıyor zamanla.
Bir haftadır güncelleme yok, kimse okumuyor herhalde ![]()
Ben dün 1. cildi bitirdim. Savaş’ın ritmi hafiften duyulmaya başladı. Kitabın yarısı olması dolayısıyla da bir çok olay tam ortada kaldı.
Shadesmar bölümleri önceki kitaptaki gibi yine sıkıcıydı ama sonlara doğru Adolin ön plana çıkıp kendini gösterdi. Hem Kaladin’e karşı tutumu hem de bu kitapta yaptıkları ile sevdiğim karakterler arasına girmiş oldu. Kritik bir noktada kaldı bu bölümdeki hikaye.
Dalinar’ı neredeyse hiç görmedik bu kitapta. Bir sonraki ciltte Tukar savaşı ile tekrar ortaya çıkacaktır.
Kaladin mareşallikten, doktorluğa, oradan da Roshar’da psikiyatrinin kuruculuğuna geçiş yapacaktı ki olaylar karıştı. Babası Lirin’e kitabın sonlarında çok sinir oldum. Ağzına kürekle vurasım geldi.
Navani de tam belanın içine düşmüş oldu kitabın sonlarında.
Tüm ana karakterler için hikaye merak uyandırıcı şekilde ara vermiş oldu. Bakalım son kitapta ne olacak.
Ben seriye ara verdim. Yürümüyor şu sıralar.
Maalesef, 2-3 haftadır okuyamıyorum ben.
İşsiz kalınca kitap okumaya daha çok vakit kalır diye düşünür insan ama daha farklı sıkıntı ve yoğunlukları getirdi bana
. Bir süre daha koşturmacalı bir tempom olacak gibi.
Haftaya geri dönmeyi düşünüyorum kitaba.
Geçmiş olsun Özer, en kısa sürede düzelir umarım durumlar.
Anlıyorum, çünkü Savaş Ritmi benim de favori kitabım değil. Belki gaza gelirseniz diye arada çok iyi sahneler olduğunu, özellikle finalinin belki de en güzel FA finali olduğunu söyleyebilirim fakat Navani, Venli gibi karakterlerin POVleri beni çok sıkmıştı okurken. (Bir defasında üst üste Venli, Navani, Venli, Venli-flashback, sonra yeniden Venli okuyunca gına gelmişti ara vermiştim) Sabrın varsa devam et mutlaka, karşılığını alacaksındır.
Geçmiş olsun, ama olur öyle. Ben de tatildeyken hiç okuyamıyordum. Ne zaman yapmam gereken tonla iş olunca geri okumaya başladım. Hayırlısı olsun bakalım.
Geçmiş olsun, umarım ne kısa zamanda istediğin şekilde hallolur tüm sıkıntılar.
Geçmiş olsun. Ben de aynı durumdayım. Okunmayı bekleyen o kadar kitap var ama olmuyor. Benim durum biraz uzadı ama seninki çok uzamaz inşallah.
Teşekkürler dostlar, olumlu tarafından bakıp daha çok kitap okumaya çalışıcam artık
. Kendimi önümüzdeki pazartesi kitaplara gömülecek şekilde programladım.
Bugün itibari ile kitaba geri döndüm. Maalesef pek okuma tempom kalmamış, çok yavaş ilerledim. Önümüzdeki birkaç gün her boşlukta elime almaya çalışacağım bakalım.
Bölüm 26, sf. 408 e geldim. Adolin ve Shallan ile grubu Shadesmar’a giriş yaptılar. Bu kısımların beni inanılmaz sıkacağı gibi bir korkum var
.
Bölüm 25 ile Kaladin Roshar’a Psikiyatri yi getiriyor sanırım
Bi yardım etmedik delilerin kalmıştı kardeşim, böyle devam.
Bölüm 43 ile beraber 2. kısmı, eklerle beraber de 1.Cilt i bitirmiş oldum. Okuma sürecinde 1 aylık boşluk verdiğimden midir bilmem maalesef pek tatmin etmedi. Verdiğim aradan daha çok odaktaki karakterler ve onların yollarının sıkıcılığı daha etkili oldu muhtemelen.
Urithiru’nun
işgali ile beraber hem tempo hem tansiyon biraz artar gibi oldu ama Raboniel’in Kardeş’i yozlaştırması ile beraber Parlayanların hepsinin bayılması kuleyi çok savunmasız bıraktırdı. Kaynaşık saldırısının temelinin böyle bir taktik olmasını çok yiyemedim ama yapcak bişi yok. Ayakta kalan tek parlayan Kaladin’in de battaniye/su falan dağıtması ile beklediğimizi bulamadık gibi oldu. Navani az biraz kıpırdandı ama Navani ile esas karakterlik yürümüyor be Sanderson reyiz. Şu kadar kule macerasındaki en ilginç kısımları Raboniel ile buldum. Bir anda bu karakteri soktu Sanderson bu kitapta ama bir açığı da doldurmuş olmuş.
Shadesmar kısımları da tahmin ettiğim gibi sıkıla sıkıla okutturuyor. Shallan’ın casus avı da çok uzamıştı ki en son şüphe Desen’e kayınca ilginç bir şeylere varacak gibi bakalım. Türk sineması Jön ü gibi olan Adolin kardeşimiz olmasa hiç çekilmeyecek buralar
.
Taravangian’ın beklenen ihaneti ile cephede ortalık alevlenecek, artık biraz daha savaş ve Dalinar görürüz umarım Cilt2 de.
Lift’in olduğu 2. arasözden ( A-5 ) bir soru, bulduğu yaralı tavuk yine bir Aviar muhtemelen
. Bölümün sonunda karşılaştığı uzun boylu yaralı yüzlü adam dediği de Mraize herhalde, Aviar’ı da yeşildi onun sanırım. Ama ölen kim? Bir de Mraize niye Lift i avlamak için bir bahanesi olsun istemiş olabilir ki
. Kafamda deli sorular.
Sf 300 ler ile beraber 3. Kısım’ı bitirdim. Biraz ara bölüm olmuş, setup kurma kısmı olmuş iyice. Dalinar ve Jasnah bölümlerinin gelmesi ile hem Emul savaşına pencere açıldı hem de kulede olan biten vs derken bir şekil aktı. Bir tek Venli ve Eshonai ile 8 sene önce gitmeye ne gerek vardı bilemedim. Sanderson baba bazen şey düşünüyor sanırım, “mutlaka bunu da yazmalıyım/ şunu da açıklamalıyım/ bunlar çok merak ediliyor kesin yazmak lazım” vs. Valla gram umurumda değil saf parshendilerin bu noktaya nasıl geldikleri
.
Bölüm 60 ta tam sayfayı hatırlayamadım ama 175 civarıydı sanırım Terbiyenin kaynağı olduğu bir de Hayatışığı olduğunu öğrendik. Lift de bu ışığı kullanan bir parlayanmış meğer, güçlerini kullanırken ki garipliği de anlamış olduk. 185 civarında Navani ve Raboniel’in konuşmasıyla da bunu teyitlemiş olduk ve Kardeş’in kullandığı gücün iki yaratıcısından ortak gelen Fırtınaışığı ve Hayatışığının birleşimi olduğunu öğrendik.
Normalde böyle bilgileri daha önceden tahmin ederdim
Roshar’da 3 Tanrı ve 3 güç kaynağı ışık yakalaması kolay bir şeymiş aslında
Biraz daha dikkati arttırmak lazım okurken. Navani’nin deneyleri de herhalde bu üç ışığı birleştirmesi ve farklı bir güç yaratması ile sonuçlanacak.
Dalinar da Urithiru’nun işgalini öğrendiğine göre kitabın büyük aksiyonu kuledeki bir savaş olacak gibi. Bu 3. Kısım biraz da bunun hazırlığı oldu.
Shadesmar yok değil mi? Lütfen yok de. ![]()
Üçüncü Kısım’da yoktu hiç. Ama 4 te gelir kesin, Adolin ve Shallan a hiç bölüm ayırmamıştı. Onları boşladım diye boca eder şimdi Shadesmar’ı 4.Kısım da
.
Dördüncü Bölümdeki Shadesmar kısımları güzel yine ya, en azından bir noktadan sonra. Fakat aklımda Navani + Venli/Eshonai kısımları sıkıcıydı diye kalmış, umarım sana öyle gelmez.
Sayfa 560 ile beraber 4. Kısım da bitti. Yine inişli çıkışlı bir kısımdı, fazla tatmin etmese de güzel yerleri de vardı.
@Ardam44 ben Navani kısımlarını beğendim aslında. Hem Raboniel ile aralarında geçen akıl oyunları ve diyalogları hem de yeni keşifler vs derken benim ilgimi tutuyor Navani bölümleri. Ama tek kişiye çok bağlı olduğundan dinamik bölümler değiller, bazen sayfalarda deneyini okumak falan çoğu kişiyi sıkmıştır muhtemelen.
Navani önce Savaş Işığını keşfetti en son Anti Yokışığını da buldu. Ben üç tanrıdan gelen ışıkları birleştirecek diye tahmin etmiştim
Yine de tahminime yakın bir işleyiş oldu ama devamında Raboniel de Anti Fırtınaışığı yapacak
Hem kaynaşıkların hem de Parlayan Sprenlerinin kalıcı olarak öldürebilecek bu anti ışıklar bütün savaşın seyrini değiştirecek dönemeç olacak gibi.
Shadesmar bölümleri bu kısımda Payidar Fazilet’te (Şerefsprenlerinin Kalesi) geçtiği için daha güzel geçti. Demek Shadesmar ile asıl sıkıntı burada yapılan yolculuklarmış
. Adolin’in duruşması, hakim olarak bir elçi olan Kelek’in gelmesi falan keyifli geçti. Shallan da sonunda geçmişi hatırlayıp ruhsal bütünlüğüne dair bir şeyler yaşamış oldu. Yakın tarihte ölen Muğlak spren’in Shallan’ın çocukluğu ile bağlanması beni ters köşe yaptı
O bölümün son sayfalarına kadar hiç fark edemedim ama düşününce ipuçları varmış sanki.
Payidar Fazilet;
Hay lanet olsun, keşke 8 yıl önceyle kalaydı
. Adım adım tüm süreci bir de Venli ve Eshonai ile okuduk. Hala çok gereksiz buluyorum. Venli’nin kuledeki bölümlerini de çok beğenmiyorum ama yine de bir katkısı var. Ama bunların geçmiş sahneleri bıktırdı beni biraz.
Akıl ve Kaladin’in yine kesişmesi ile Köpek ve Ejderha hikayesi yine keyifli kısımlardandı.
Maya’nın 3. duruşmadaki konuşma sahnesi, Shallan ve Peçe’nin arasındaki konuşmayla Shallan’ın çocukluğunu hatırladığı kısımlar, Raboniel’in Anti Yokışığı görür görmez aklını kaybetmiş kızını kalıcı olarak öldürmesi falan duygu yüklü sahne epey vardı sanki bu kısımda
.
Son olarak iki küçük yerde Beyaz Kum referansı da geldi. Sf 432 sanırım 2. geçtiği kısımdı Raboniel Navani’ye Fırtınaışığı miktarı ölçmek için bir kumdan bahsetti. Doğal renginin siyah ama gücü çekince beyaza dönen kum tarifi ile Roshar’ı Taldain’e de bağlamış sanırım Sanderon
.
Yetişmez diyordum da süre bitmeden bitircen gibi😄kaldı son 120 sayfa, ki Sanderlanche olduğunu düşünürsek su gibi akıp gider.
Etkinlik süresi aklımda çıkmış ya, tarihlere takılmıyorum nası olsa Akılçelen 5. kitabı basamadı daha
Bu hafta sonu bitiririm ama kitabı.

