Şiir Dünyası


#41

Kara Sevda

Bir kere sevdaya tutulmaya gör;
Ateşlerde yandığının resmidir.
Aşık dediğin, Mecnun misali kör;
Ne bilsin alemde ne mevsimidir.

Dünya bir yana, o hayal bir yana;
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür döne dolana
Ağladığım yer penceresi midir?

Cahit Sıtkı Tarancı


#42

Bir misafirliğe gitsem
Bana temiz bir yatak yapsalar
Her şeyi, adımı bile unutup, uyusam…
Kalktığımda yatağım hâlâ lavanta koksa
Kekikli zeytinli bir kahvaltı hazırlasalar
Nerede olduğumu hatırlamasam
Hatta adımı bile unutsam…

Melih Cevdet Anday


#43

Hiçbir şeyde yok gibi ve her şeyde var;
Sıkışmış birileri ara yerde;
Kalbim! durma yetiş eski yazlara!
Nedense bir durgunluk var saatlerde…

[Hilmi Yavuz]


(Çağrı) #44

Pek şiir sayılmaz ama…

Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil.
-Samuel Beckett


#45

ben adam
başka adam
yürük adam
yıkmış sokaklara boylu boyunca gençliğini
ümitlerini güvercinler gibi uçurmuş
binlerce defa kaybetmiş ümitlerini
gemilerin kayboldukları yerde kaybetmiş
hain şiirlerde hain türkülerde kaybetmiş
binlerce defa yeniden bulmuş
ümitlerini
sonra fecir çığlıklarının saçlarından tutmuş
deniz gider o gider
bulut gider o gider
ben adam
başka adam
yürük adam

-Atilla İlhan


#46

Kar

Karın yağdığını görünce
Kar tutan toprağı anlayacaksın
Toprakta bir karış karı görünce
Kar içinde yanan karı anlayacaksın

Allah kar gibi gökten yağınca
Karlar sıcak sıcak saçlarına değince
Başını önüne eğince
Benim bu şiirimi anlayacaksın

Bu adam o adam gelip gider
Senin ellerinde rüyam gelip gider
Her affın içinde bir intikam gelip gider
Bu şiirimi anlayınca beni anlayacaksın

Ben bu şiiri yazdım aşık çeşidi
Öyle kar yağdı ki elim üşüdü
Ruhum seni düşününce ışıdı
Her şeyi beni anlayınca anlayacaksın

Sezai Karakoç


(SAVCI BEY) #47

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
Anlatamıyorum

Orhan Veli Kanık


(Mustafa Güngören) #48

Benim kelime hazinem çok geniştir, derdim.
Senin bir kelimene yetemedim;
Git, ne demekti sevgilim?
Nazım Hikmet Ran


(Eren Diakotra) #49

Geçip gitmiş günler gelin
rakı için sarhoş olun
ıslıkla bir şeyler çalın
geberiyorum kederden.

İlerdeki güzel günler
beni görmeyecek onlar
bari selam yollasınlar
geberiyorum kederden.

Başladığım bugünkü gün
yarıda kalabilirsin,
geceye varmadan yahut
çok büyük olabilirsin

Nâzım Hikmet Ran


#50

Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir gamzelik rüzgar yetecek
Ha itti beni, ha itecek.

[Ömer Lütfü Mete]


#51

Sessiz Gemi

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden…

Yahya Kemal Beyatlı


#52

Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya
En büyük şey, en asil şey küçülür burda.
Burda yalan para eden biricik iştir,
Burda her şey bir yapmacık, bir gösteriştir.
Kimi coşar din uğruna geberir, yalan!
Kimi gider vatan için can verir, yalan!
Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır;
Bir kahraman istibdadı ezer, yalandır.
Şairlerin büyük aşkı fani bir kızdır,
Bu dünyada herkes sinsi, herkes cılızdır.
Ne hakiki aşktan burda bir çakan vardır,
Ne de onu görse dönüp bir bakan vardır,
Her büyüklük cüzzam gibi dökülür burda,
En muazzam ölüm bile küçülür burda.

-Sabahattin Ali


(Emine) #53

Duvara, bir titiz örümcek gibi,
İnce dertlerimle işledim bir ağ.
Ruhum gün boyunca sönecek gibi,
Şimdiden ediyor hayata veda.

Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,
Kulağım, ruhumun kanat sesinde;
Eserim duvarın bir köşesinde;
Çıkamaz göğsümden başka bir seda…

Necip Fazıl KISAKÜREK


#54

Kum

Sen kum nedir bilmezsin,
Deniz Görmedin ki.
Yum gözlerini, zamanı düşün,
Deniz bir gözünde,
Kum bir gözündedir.

Sen taş nedir bilmezsin,
Dağa çıkmadın ki.
Yürü ufuklara doğru,
Dağ bir ayağında,
Taş bir ayağındadır.

Sen kül nedir bilmezsin,
Ateş yakmadın ki.
Uzat ellerini gökyüzüne,
Ateş bir elinde,
Kül bir elindedir.

Sen kan nedir bilmezsin,
Ölmedin, öldürmedin ki.
Yat toprağa boylu boyunca,
Ölüm bir yanında,
Kan bir yanındadır.

Sen aşk nedir bilmezsin,
Beni sevmedin ki.
Ağla, ağlayabildiğin kadar!
Bütün güzellikler sende,
Aşk bendedir…

Ümit Yaşar Oğuzcan


(Mustafa Güngören) #55

“Geleceğim, bekle” dedi, gitti…
Ben beklemedim, o da gelmedi.
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi.

Özdemir Asaf


#56

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın.

-William Shakespeare


#57

DÜŞERİM

Bazen oturduğum yerde,
Kendi kendime dalıp giderim.
Bulanık geçmişimle,
Genişleyen halkalar çizerim.
Bir düşün uyanık imgesine,
Gölünüze taş düşerim.

Sizse hep konuşursunuz,
Sığınıp kof sözlere.
Kaçarak kendinizden,
Uğuldayan hüznünüzle.
Telaşla geceyi bulursunuz,
Gözünüze yaş düşerim.

Metin Altıok


#58

Çaresiz

Seni görmediğim günler, bir çakır diken büyüyor göz bebeklerimde.
Bir çocuk ağlaması başlıyor, kulaklarımda uzun uzun…
Ellerim bir yerlere yapışıyor, kurtaramıyorum.
Ya ayaklarım, o benim zavallı ayaklarım.
Öyle şaşkın, öyle kararsız, öyle çaresiz ki…
Seni görmediğim günler,
Karanlıktayım, katran gecelerdeyim,
Cehennem misali bir yerdeyim.
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
İşte öyleyim…

Ümit Yaşar Oğuzcan


#59

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

-Victor Hugo


#60

Kıyametten önce şiddetli bir kış çökecek dünyanın üzerine.

Karanlık ve soğuk Kanat’tan Kanat’a yayılacak.

Çok uzaklardan, dışarıdan Sapient olmayan gelecek

Incarceron’la kumpaslar kuracak

Ve birlikte Kanatlı adamı yaratacaklar

Catherine Fisher - Sapphique