Şiir Dünyası

SEVDAYA MI TUTULDUM

Benim de mi düşüncelerim olacaktı,
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım.
Sessiz sedasız mı kalacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?

Orhan Veli Kanık… (Garip - 1945)

1 Beğeni

Posta Caddesi, Taşhan, Karpiç ve diğerleri
Ama artık meyhaneler kalmadı Ankara’da
Belki bundandı Cemal Süreya’nın Kızılay’da
Huzursuz bir zürafa gibi dolaşması.

Ahmet Telli

Tam olarak bir şiir değil bir tirad ama en sevdiklerimden

İstemem Eksik Olsun / Edmond Rostand

Ya ne yapmak lâzımmış?

Sağlam bir dayı bulup çatmak sırnaşık gibi,

Bir ağaç gövdesini tıpkı sarmaşık gibi,

Yerden etekleyerek velinimet sanmak mı?

Kudretle davranmayıp hileyle tırmanmak mı?

İstemem eksik olsun! Herkes gibi, koşarak,

Yabanın zenginine methiyeler mi yazmak

Yoksa nâzırın yüzü gülecek diye bir an

Karşısında takla mı atmak lâzım her zaman?

İstemem eksik olsun! Ricaya mı gitmeli?

Kapı kapı dolaşıp pabuç mu eskitmeli?

Yoksa nasır mı tutsun sürünmekten dizlerim?

Yahut eğilmekten mi ağrısın ötem berim?

İstemem eksik olsun! Tazıya tut, tavşana

Kaç mı demeli? Belki kaz gelir diye bana

Tavuk mu göndermeli? Yoksa bir fino gibi

Susta durmak mıdır ki, acep en münasibi?

İstemem eksik olsun! Bir kibar salonunda

Kucak kucak dolaşıp boy atmak ve sonunda,

Marifet şi’re koyup kameri, yıldızları,

Aşka getirmek midir, evde kalmış kızları?

İstemem eksik olsun! Yahut şan olsun diye,

Meşhur bir kitapçıya giderek, veresiye

Şiir mecmuası mı bastırmalı? İstemem

Eksik olsun! Acaba bulup bir alay sersem

Meyhane köşesinde dâhi olmak mı hüner?

İstemem eksik olsun! Bir tek şiirle yer yer

Dolaşıp ta herkesten alkış mı dilenmeli?

İstemem eksik olsun! Yoksa bir sürü keli

Sırma saçlı diyerek göğe mi çıkarmalı?

Yoksa ödüm mü kopsun bir Allahın aptalı

Gazeteye bir tenkid yazacak diye her gün?

Yahut sayıklamak mı lâzım: “Adım görünsün

Aman!” diye şu meşhur Mercure ceridesinde

İstemem eksik olsun! Ve tâ son nefesinde

Bile çekinmek, korkmak, benzi sararmak, bitmek,

Şiir yazacak yerde ziyaretlere gitmek,

Karşısında zoraki sırıtmak her abusun.

Eksik olsun istemem, istemem eksik olsun!

Fakat, şarkı söylemek, gülmek, dalmak hülyaya,

Yapayalnız, ama hür, seyahat etmek aya,

Gören gözü, çınlayan sesi olmak ve canı

İsteyince şapkayı ters giymek, karışanı

Olmamak. Bir hiç için ya kılıcına veya

Kalemine sarılmak ve ancak duya duya

Yazmak, sonra da gayet tevazula kendine:

Çocuğum! Demek, bütün bunları hoş gör yine,

Hoş gör bu çiçekleri, hattâ bu kuru dalı,

Bunlar yabanın değil kendi bahçenin malı!

Varsın küçücük olsun fütuhatın, fakat bil,

Onu fetheden sensin, yoksa başkası değil.

Ara hakkını hattâ kendi nefsinden bile.

Velhasıl bir tufeylî zilletiyle

Tırmanma! Varsın boyun olmazın söğüt kadar,

Bulutlara çıkmazsa yaprakların ne zarar?

Kavaklar sıra sıra dikilse de karşına

Boy ver, dayanmaksızın, yalnız ve tek başına!

Cyrano de Bergerac, Edmond Rostand, Çeviren: Sabri Esat Siyavuşgil MEB Yayınları, 1989

3 Beğeni