Studio Ghibli Animasyonlarını Övme Durağı 🌸


#1

Merhaba,
Bu başlıkta Studio Ghibli filmleri hakkında konuşalım istedim.İsterseniz toplu izleme etkinlikleri yaparak sonrasındaki bir haftayı belirli bir filmi konuşmaya da ayırabiliriz.Böyle bir sınırlama olmaksızın da yazabiliriz tabi,orası bize kalmış.
İstiyorum ki Rıhtım’da bol bol Howl’s Moving Castle övülsün,Laputa’dan bahsedilsin,Kiki’ye,Mononoke’ye birer selam çakılsın.
E haydi başlığa buyrun efenim,ne bekliyorsunuz :full_moon_with_face:?
resim


(Cem) #2

The Secret World of Arrietty izlemeyen varsa öneririm. Baya güzel bir film yakınlarda izlemiştim. Baya tatlı ilginç bir konuya da sahip. İnsanlara göre çooook ufak boyutlarda olan canlı türü var, bunlar “barrower” (ödünç alan) olarak geçiyor ve insanlardan gizlenerek yaşıyorlar. Duyguyu iyi işleyen bir animasyon.

Şarkıları da şahane:


#3

Evet,izledikten sonra bu parçayı seslendiren Cecile Corbel’in diğer parçalarını dinlemiştim ve çok sevmiştim.İnsanı dinlendiren bir sesi var gerçekten.

Birçok filmde de soundtrack olarak Joe Hisaishi’nin bestelerini kullanıyorlar,onlar da çok güzeller.


#4

Studio Ghibli 25. Yil konseri inanılmaz guzel bir sey değil mi?

Bu bir kitaptan uyarlama aslında. Benzer konulu live action bir cocuk filmi var. Eğlenceli matrak bir şey


(Cem) #5

Ahahah John Goodman oynuyor. :smiley:


#6

İnanılmaz. Çocukken izleyip çok sevdiğim sonra hayatımdan kaybolup giden filmler arasındaydı bu. Şu an gördüğüme aşırı sevindim.


#7

Aynen öyle. Ben de geçen yıllarda Ghibli versiyonunu izleyince “Bu konu bana cok tanıdık geliyor” diyip araştırdım ve voila :dancer:


(Hakan Tunç) #8

İşte aradığım başlık :heart:

Aslında Studio Ghibli’nin izlediğim her filmiyle ilgili ayrı ayrı cümleler kurmak isterdim ama zaten çoğu birbirinin aynı olurdu.

Studio Ghibli’nin işlerini kendim için kısaca özetlersem bana yeşilliklerle dolu bir yerde nefes alıyormuşum hissiyatı uyandırması olurdu. Böyle izlerken umutlanıyorum, hüzünleniyorum, kıskanıyorum, üzülüyorum… Ama en nihayetinde bu betonlaşmış kentte bile o hissiyatı alıyor gibi hissediyorum.

Bu arada öneriyi harika buldum @marydinkle. Hem böylece Rıhtım’da yapmaya çalıştığım animelere olan ilgiyi arttırma ve bu konuda bolca konuşma emeline daha da emin adımlarla ilerleyebiliriz. :krs:


(Mertcan Kurnaz) #9

sırf o küçük yaşıma rağmen yüreğin sesi ve laputayı bin kere filan izleyip hepsinde ağlamıştım sanırım oysa bilirsiniz o yaşta erkek çocukları genelde sevgi aşk gibi lafları ağzına bile almaz filmlerde ki öpüşenlere ıyk diyen çocuklar gibidir aşk lafına karşın ona rağmen o yüreğin sesi filmini izlerken yanımda insanlar olsun olmasın kendimi tutamazdım ağlardım. tabii bi noktada alay konusu da oluyorsun romantik çocuk diye ama olsun :smiley: şimdi bile içim bi hoş oldu düşününce ya


(Mertcan Kurnaz) #10

“dün gibi” filminde kız ile oğlanın bi sahnesi vardı izlediğim de ikinci sınıfta filandım heralde. Kız oğlana nasıl havalardan hoşlanırsın diyordu oğlan da bultlu diyordu arkasından kız da bulutlu diyordu ve buluttan merdivenlerle koşarak gök yüzüne uçuyordu 20 yaşıma geldim ben de bulutlu havaları daha çok severim tabii nedeni güneşi çok sevmemem ama o sahnenin de büyük payı var. Sırf bayramımın dört günü de aynı şeyleri izleyerek tv başında geçmişti öyle ne günlerdi ya tekrar izliyim bi hepsini


#11

bir okul projesi için miyazakinin tüm filmlerini arka arkaya izlemiştim, her gün bir tane şeklinde. ilginçtir öyle çok bir şey olmadı ama hayatımın en sakin mutluluğunu deneyimlediğim haftasıydı. nasıl anlatsam bilemiyorum, böyle çok gündelik ama gerçekten daha çok değer vermemiz gereken şeyleri romantize ediyor sanki. ödev yapmak, yemek yemek, bitki yetiştirmek, kardeşle oynamak vb.


#12

Arkadaşlarım bana howl der öyle severim : )


(Boş İnsan) #13

Bütün animasyonları güzel, Spirited Away, My Neighbor Totoro harikalar ama Grave of the Fireflies nasıl bir şaheserdir ya. Lisede sert görünmeye çalışırken derste izleyip ‘‘Gözüme toz kaçtı ya yoksa hayatta ağlamam ben’’ diye yalan söyleyip, içime içime ağlamıştım.


#14

En sevdiklerim Ruhların Kaçışı ve Yürüyen Şato olmuştu. Sanki beş duyu organımıza bir altıncısı eklenmişçesine hayal dünyamıza farklı bir boyut katan yapımlardır. Kendini o dünyanın bir parçası gibi hissetmek bile yeterince fantastik bence. Bir de şu çok bayıldığım minik canlılar yok mu? :slight_smile:

images%20(11)


#15

Endingi duymamla gözlerimin dolması bir oluyor.

Ben bu durumu çok seviyorum.Sanki unuttuğumuz güzellikleri bize hatırlatıyor,hayatımızın tam ortasında olan ama kıymetini bilmediğimiz şeyleri gösteriyor gibi.

Bu animelere olan ilgiyi arttırma politikasını çok sevdim,elimden geldiğince diğer başlıklara da destek olurum.
Belirli bir sayıya ulaşabilirsek topluca izleyip yorumlama olayı da çok güzel oluyor hem :blush:.


(Bird of Hermes) #16

Uzun süre önce bir yerde Howl’s Moving Castle ismini görmemle başlamıştı bu yolculuğum benim de. Howl’u izlediğimde çok tatlı duygular yaşatmıştı bana gerek konusuyla, gerek karakterleriyle, gerekse müzikleriyle. Bugün de Ateşböceklerinin Mezarı’nı izledim ve hissettirdikleri o kadar yoğundu ki içimde büyük bir his akışını derinden hissettim. Bir süredir İstanbul’da yaşıyorum ve burada askıya aldığım, eski yaşadığım yerde küçüklüğümde yanımda olan, çok özlediğim hisleri tekrar yaşattı bana. İnsanların yaşadıklarını bu şekilde içinden ve yakından görünce her gün etrafımda gördüğüm insanların ve kendimin bu kadar kayıtsız, uzak; başka dünyadanmışçasına uzak oluşuna hayret ettim. Gün içinde insan olmaktan ne kadar uzaklaştığımı fark ettim, hislerini gömen bir insanın hiç de küçümsenecek bir şey yapmadığını ve fark etmeden bunu kanıksadığını anladım. Bunları şimdi yazıyorum ama ne kadar engellemek istesem de yarın diğer gün yine metrobüs sıralarında hissizleşmiş, unutmuş birisi olarak varlığıma döneceğim. Stüdyo Ghibli’ye de bana en azından anlık farkındalık yaşatabildiği, belki de daha uzun bir sürecin kapısını açtığı için teşekkür etmek boynumun borcu sanırım. Acısıyla tatlısıyla duyguları bu kadar yoğun, bu kadar güzel yaşattığı için de öyle. Sizlere de böyle güzel bir konu açtığınız için ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Sırada Spirited Away var biraz geç kalmış olsam da. :slight_smile:


(Bird of Hermes) #17

Biz de acaba Studio Ghibli animasyonları izleme kulübü mü kursak :smile:


#18

O kadar övünce asıl profilime dönesim geldi :Dd


#19

Aslında başlığı açarken düşündüğüm şeylerden biri de buydu, birlikte izleme etkinlikleri düzenlemek :full_moon_with_face:.


(Bird of Hermes) #20

@Howl bence böylesi ayrı bi hoş profilinizin :slight_smile:

@marydinkle ben de o yönde yazılarınızı gördüğüm için aklıma böyle bir şey geldi zaten tekrar bi gündeme getireyim dedim :smile: