Şahsen konsept olarak karşı değilim. Sonuçta kitap basmak bir iş, ve dağıtımcılar kendi iş anlayışlarına göre ürünlere yatırım yapıyorlar. Karşılığında da gelirden pay alıyorlar.
Özünde yayıncıların yaptığı şey deterministik para harcayıp stokastik getiriler elde etmek. Basım, editörlük, dağıtım, pazarlama eakamların net olduğu kalemler. Gelir ise değil; kitap piyasaya çıkana kadar kimse tam olarak ne kadar stacağını bilmiyor.
Bu açıdan yayınevi sigorta gibi çalışıyor esasen. Yazarın bu işleri yapacak parası/uzmanlığı yok ya da az sayıda kitabı olduğu için bu riski üstlenemiyor, o yüzden gelirden pay karşılığında yayınevine veriyor. Yayınevi de riskini bir sürü kitaba dağıtıyor, zarar edenleri kar edenlerle götürüp oyunu sürdürüyor.
Şimdi kişi burada riski kendi üstlenebilir, karşılığında gelirden yüzde pay vermez tüm getiriyi kendi alır. Riski gözü yiyorsa yürüsün bence. Yahut yazdığı ürün yayınevlerinin risk profiline uymuyor olabilir. Kimse dağıtmak istemeyebilir. Ürününe güveniyorsa kendi dağıtsın.
Bence bunlar makul şeyler. Diğer yandan bir yayınevinin kitabı basmaya değer bulması mükemmel olmamakla beraber makul ölçüde kullanışlı bir sinyal. En az bir kişi, kitaba makul büyüklükte bir risk alacak kadar güvenmiş demek ki. Tabi nepotizm falan bir problem ama yayınevlerinin sonuçta isimleri ve bilançoları var işin ucunda. Kayırılmış vasıfsız adam kitabı 2 tane basar 3 tane basar. Çoğunluğu öyle olmaz.
Problem burda her türlü sinyalin aşırı önemli olması. Çok fazla kitap var, her geçen gün de artıyor. Hepimizin okunacaklar listesi okunanlar listesinden daha hızlı büyüyordur. En az bir yayınevinin filtresinden bile geçmeyen kitabı açıp okumaz pek fazla kimse, çok spesifik bir nişe çok iyi hitap ediyor olması lazım kişinin bence.
Şahsen son bir kaç yıl haricinde hep çok fazla kitap okumuşumdur, ama self-publish edilmiş toplamda 1 (bir) kitap okudum. O da zaten worm idi. Şu an durum ne bilmiyorum ama bir 10 küsur sene önce bayağı popülerdi fantastik ortamlarda hep önerilirdi.
Yani özet geçeyim, prensipte bence sorun yok, ama uygulamada pek de olmaz o iş.