Tartışma Köşesi

Çok teşekkürler hocam görüşünüz için.

@ozanercan Size de görüşleriniz için teşekkür ederim. Forumda kesinlikle paylaşmak, istemek gibi bir düşüncem hiç olmadı. Bunun dışında ben de görüşlerinize katılmakla birlikte verdiğim örnekler dışında sahafların bu tutumuna birçok kez denk geldim. Bu nedenle alışveriş yaptığım sahaf sayısı oldukça kısıtlı. Hatta bazıları işlek konumda olduğundan ederinden fazlasına satış yapan belli başlı sahaflardan bu tarz istisnai durumlar haricinde kesinlikle uzak duruyorum.

4 Beğeni

Hocam Neco Fazıl’ı ayıralım, adamın en azından sanata katkısı var. Bir Adam Yaratmak’ı yazan adam mı nevrotik şizofren mi deseler birinciyi seçerim.

1 Beğeni

Dikkat ederseniz sanatına laf etmedim. Ama sanatında iyi diye kalemi parayla satılık bir namussuz olduğunu değiştirmez. Bu arada bahsettiğimiz konu da Necip Fazıl’ın kişisel husumetle başka bir şaire laf atması değil. Necip Fazıl 1940’lı yıllarda CHP’den para isteyip reddedilene kadar Atatürk’ü inanılmaz övüyor. Ne zaman ki Chp kendisinin kalemini satın almıyor, Menderes’e yanlayıp, kalemini Menderes’e satıp Atatürk’e hakaretler ediyor, yargılanıyor falan filan.

Sadece hakaret konusu da değil, Necip Fazıl ve fesli deli dediğimiz adamlar Siyasal İslamın temelini atıp, dini bir meta olarak satan, ve bu ülkenin altına dinamit döşemeye çalışan adamlar.

Onlara göre Kurtuluş Savaşı falan da olmadı. O zaman Yunan Ordusu 200 bin kişiyle Polatlı’da ne arıyordu.

Osmanlının son 300 yılını görmezden gelip Atatürk geldi Fatih’i iktidardan indirdi gibi davranan bu tipitipler yüzünden Cumhuriyet ve onun kazanımları sorgulanıyor. Mevcut iktidar da Cumhuiryete saldırıp kanun düzen vb. sallamıyor. O sebeple ülkemiz bugün yaşanmaz halde.

Bugün Türkiye’de adalet, özgürlük yoksa Necip Fazıl, fesli deli gibi adamların uydurduğu masalları halka satıp güçlenen iktidar yüzünden.

O sebeple Necip Fazıl’ın iyi şair veya yazar olması onun pisliklerini örtmüyor.

Ayrıca Emrah Serbes’te iyi kitaplar yazıyor olabilir ama kendisi uyuşturucu alıp insanları öldüren, öldürdükten sonra suçu üzerine almayıp yanında çalıştırdığı adama parayla itiraf yaptırtan biri. Teşbihte hata olmaz. Necip Fazıl ile Emrah Serbes’i kıyaslamıyorum.

7 Beğeni

Ne bu sert üslubunuz hocam ? Ömer bey buraya geldikten sonra soru üzerine soru soruldu doğal olarak görmemiş olabilir . İthaki çalışanı gibi davranıyorsunuz her yerde , isterseniz soruları siz yanıtlayın Ömer bey yorulmasın.

7 Beğeni

Sert bir uslup ile yazdığımı fark etmedim o yüzden kusura bakmayın.

1 Beğeni

Üslubu kendiniz sert olarak algılayabilirsiniz bu çok normal. Ama arkadaşın bu şekilde yazdığı net değil. Halbuki yazdığında da bir şey yok. Aynı soru 10 kere sorulabilir ve cevap verecek olan kişi tekrar tekrar aynı soruya da yanıt vermez ve vermek zorunda da değil. En güzeli başlık içinde anahtar kelime kullanarak aramak ya da biraz daha üstlere çıkıp sorulmuş mu diye bakmak.

3 Beğeni

Üslubun sertliğini yumuşaklığını bir kenara bırakırsak, soruları/konuları uzun zamandır İthaki çalışanı gibi cevapladığı kesin. Bunu daha önce ben de yazmıştım. Bu durum sanıyorum ki çoğu insanı rahatsız ediyor.

6 Beğeni

Önceki seferde de bu şekilde cevaplamıştı beyefendi ve benim de dikkatimi çekmişti. Sorulan sorunun cevabı verilmişse ve siz de biliyorsanız bu şekilde cevap vermek yerine o sorunun cevabını iletebilirsiniz diye düşünüyorum ben de.

3 Beğeni

Arkadaşlar ortada çok önemli bir sorun yok. Böylesine konularda ‘biraz yukarı baksaydınız keşke’ tarzında verilen cevaplar olağan cevaplardır. O yüzden çok büyütmeyelim durumu. İsteyen daha önce verilmiş cevabı tekrar soran arkadaşa iletebilir isteyen de cevap için biraz daha yukarılara bakabilirsiniz diyebilir.

2 Beğeni

Tamam biraz üste bakıyorum ve evet yine ithakinin maymun iştahlılığını ve “aman bütün ip leri/ telifleri benim almam lazım “ açgözlülüğünü görüyorum.Verilen cevap Enginlik serisinden önce yeni başlayan,başlayacak serilere öncelik verilmesini yönünde.Bu başlığı çok takip etmemekle birlikte bu durumu (hem enginlik serisinde hemde bitiremedikleri!! butun seriler) için birazda hatırlatmak için yazmıştım.

Büyük ihtimal sun eater serisini de(inşallah yarım bırakmazlar) alıp ayıla bayıla okuyacağım.kitaplığımın büyük çoğunluğunu ithaki olusturuyor.fakat benim derdim yarım bıraktıkları onca seridir.Aa şu seri bak popüler iki kitap basalım olmazsa hop başka seri..

Neyse büyük ihtimal mesajım silinecek ama benim gözümde durum budur.

5 Beğeni

Sanki biraz fazla mı yükleniliyor ithaki’ye? Henüz tamamlanmamış yakın zamanda başlayan seriler var elbette aklıma gelen ama bitirilemeyen çok fazla seri var mı emin değilim artık. Eskiden ben de hak veriyordum bu söyleme çünkü vakıf ve dune gibi seriler çok göze batıyordu. Ama son dönem bakınca ilk imparatorluk, kadim kanunlar, amber, robot, vakıf, imparatoluk, dune, sendrom, bağlılık serisi, zaman çarkı’nın yeniden basılması gibi pek çok örnek aklıma geliyor. Yarım kaldı denebilecek bir iki seri var tabii, özellikle mars üçlemesi, enginlik, drizzt tekrar basımı bu platformda en fazla söylenilen seriler ki bunlara da cevaplarını veriyorlar genelde.

Belki de ben yanlış düşünüyorum ama eskisi kadar sorunlu olduğunu düşünmüyorum kesinlikle. Malazan için mesela 3 4 kitap çıkarır bırakır deniliyordu burada, 8. Kitap çıkıyor. Bir de bazı serilerin (genelde tekil de okunabilen ör. Kültür serisi) çok satmayacağını düşündükleri devam kitaplarını çıkarmamak editör ve yayın yönetmeni tercihi olabilir ki onları da açıklıyorlar zaten. Kimse zararına iş yapmaz nihayetinde.

Aslında bağlamdan koptu, Sizin özelinizde söylemiş, cevap vermiş gibi oldum ama biraz da yapıştı sanki bu itham ithaki’ye. Ithaki savunuyorsun

diyenler de olabilir ama ben gerçekten sıkıldım biraz bu “önce elindekini bitir” tavrından.

Devamı genel bir sitem;

Bir de soru hattında daha ziyade sorular yer alır ve cevaplar da öncelikle sayfada aratılırsa çok güzel olur diye düşünüyorum naçizane. Çünkü @Omerezer bey buraya aslında cevap hattı için gelmedi, normal forum arkadaşımız olarak geldi ama sağ olsun cevap sayfasından da elinden geldiğince cevap veriyor.

(Kabul bu yazımla ben de kendimle azcık çeliştim ama buraya yazmak daha makul geldi :slight_smile: )

7 Beğeni

Elinde bir sürü serisi olan yayınevinin bazı serileri geciktirmesi çok doğal. İçeride neler oluyor neler bitiyor, karşı taraf mı yamuk yapıyor ya da çok mu zarar ediliyor gibi istenmeyen durumlar var mı yok mu biliyor muyuz? Hayır tabii…

Ömer Bey de buraya ufacık sorunlar için çıkan tartışmaları okumak için gelmedi diye düşünüyorum. Ne güzel yıllar sonra foruma gelen Yayınevi görevlisini yine küstürüp göndereceksiniz diye endişe duyuyorum. Yapmayın etmeyin lütfen. Akışına bırakalım ve basılıyor mu basılmıyor mu hep beraber görelim.

10 Beğeni

Uzun süredir Lovecraft’tan bahseden görmedim. Eskiden kitapları her yerde karşıma çıkardı. İnsanlar kozmik korkudan sıkıldı mı acaba, bilen var mı?

6 Beğeni

İthaki ya da başka yayınevi, istiyoruz ki hayır kurumu gibi davransın. Yav arkadaşlar, yayınevleri bünyesinde ekmek parası kazanmaya çalışan insanların olduğu ticari kurumlardır. Şu gerçeği kafanıza sokun artık. Benim yayınevim olsa, ne garanti satıyorsa ona yönelirim. Bazen de ufak riskler alır, satılması muhtemel kitaplar, seriler yayımlarım.

Böyle basit anlatıyorum ama bu çok zor bir denge. Okurun isteklerini geri çevirmemek de gerek, sosyal medyayı boşlamamak da gerek, prestiji yitirmemek de gerek, para kazanmak da gerek, yayınevini büyütmek de gerek, çağa ayak uydurmak da gerek, geniş bir kitleye (yaş, sosyo-ekonomik durum, ilgi alanları vs.) hitap etmek de gerek, gerek de gerek…

Ama bunların içinde en mühimi para kazanmak. O yüzden örneğin 7 kitaplık bir fantastik seri yayımlamaya başladım diyelim. 3. kitapta satışlar düşerse 4. kitabı da zorlarım, o da çok düşük gelirse bırakırım seriyi. Formül basit. Gider yeni bir serinin ilk kitabını yayımlarım.

Biz istiyoruz ki dünya bizim etrafımızda dönsün. “İthaki şunu niye basmadın, bunu niye yarım bıraktın, zaten hep böylesin.”
Karşınızdaki sitemle işleyen bir insan değil, vergi ödeyen, çalışanların sigortasını yatıran bir şirket.

Yine söylüyorum olay İthaki değil. İletişim Oğuz Atay kitaplarını daha yeni ciltli bastı. Ben yıllardır sitem ediyorum bu konuda. Oğuz Atay gibi bir yazarın daha özenli baskılarla yayımlanması lazım. Ama demek ki İletişim bu şekilde daha iyi sattığını düşünüp risk almak istememiş. Ne yapalım?

Hülasa, Allah aşkına, yayınevlerinin nihai amacını unutmadan onları eleştirelim.

10 Beğeni

Bunu konuda çok haklısınız ülkemizde ki okur kitlesi bir seriyi yayınevine tavsiye ediyor atıyorum 9 kitaplık bir seri 1.kitap 2000 kopya basılıp 1500 adet satıyor 6 ayda yayınevi bakıyor satışları iyi devam kitaplarınıda basmaya karar veriyor, 2.kitapta 2000 kopya basılıp 1000 adet satıyor 6 ayda yayınevi seriyi senede 1 adet basmaya karar veriyor, 3.kitapta 2000 kopya basılıp 6 ayda 750 adet satınca yayınevi devamını basmıyor. Burada çuvaldızı kendimize batırmalıyız okuyucu olarak bir seri tamamlansın öyle alırım demekten vazgeçmeliyiz. Drizzt serisini ben Wizards of the Coast’un sağman ineğine benzetiyorum sürekli yan seri yazıp yazıp duruyorlar o evrenden farklı hikayelerde okusaydık insanlar okurdu ama bir karakteri tanımak için kimse 50+ kitabı alıp okumaz.

2 Beğeni

Hepsine katılıyorum.

Görüyor ve arttiriyorum. Ama bilgim net değil.

Sanırım farklı bir kafa var yayınevlerinde. Sadece bu okur ve satış işine de bakmayan. Ne biliyom çok beklenen birşeyi hakları elinde olmasina rağmen basmıyor da basmıyor.

Çeviri gecikti filan değil bu. Artık kendilerince bir kota mi var, o çıkarsa şu gitmez mi diyorlar. Yada başka türlü bir strateji mi bilemedim. Ama sadece 1000/750//500 olayı değil gibi.

1 Beğeni

Bir duyum mu var? Malazan 8-9-10 basılmama duyumu falan geldi de Rıhtıma alıştıra alıştıra mı söylenilmeye çalışılıyor :sweat_smile:

11 Beğeni

Şöyle okudum.

13 Beğeni

Ben bir market ya da restorandan, herhangi bir işletmeden farklı görmüyorum. Haklısınız, para kazanmak istiyor, ama benim paramı kazanmak istiyorsa bana hitap edecek, almadığınız için devamı basılmıyor demeyecek, hatta hatalı çevirileri iade alacak, yenisini basıp yollayacak ya da paramı iade edecek. Bunların hiç birini yapmak zorunda değil (ne yazık ki 8-10 baskı boyunca kusurlu ürün satıp utanmadan bu sefer düzelttik falan diyenler var) ama ben de özensiz işlere bir dolu para vermek zorunda değilim. Yayınevinin nihai amacı ya da ayakta kalması zerre enterese etmiyor ki beni. İşini -bana göre- düzgün yaparsa paramı alır yapmazsa alamaz, hepsi bu.

Herkes dilediği gibi eleştirmekte, övmekte, boykot etmekte, üçer beşer almakta ya da umursamamakta özgürdür. Yayınevlerinin duyguları incinmez.

14 Beğeni

Aldıkları başarısız kararların sonucunu okuyucu çekiyor. Ticaretine bakmak ayrı bu ayrı. Çok satan amiral gemi kitabının getirisi daha niş okuyan kitleye bir devam kitabı demek olmalı.

4 Beğeni