Tartışma Köşesi

Türk lafından rahatsız olan kişilerin Türkiye’li gibi sözde kavramlara ihtiyacı olmadan kendilerini rahatça ifade edememelerinin bir sonucu böyle söylemlerle uğraşıyoruz. Sonuçta Türk milleti olmadan Türkiye’nin olması imkansızdır. Anayasal haklar ve onun getirdiği ödevleri görmezden gelip bu vatanın kurucuları ve onların değerlerinden rahatsız olanlar kendilerine başka yerler arayabilir. Kimse kimseyi Türk olmaya zorlamıyor sonuçta? Ekonomi ve diğer toplumsal sorunlar yüzünden kendilerine bir üst kimlik arayışında çok insan var. İstediklerini yapabilirler, fakat benim kendi varlığımı zedeleyici uydurma kelime kullanmaları saçmalıktan başka bir şey değil. Kurucu değer içinde bile köken siyaseti yapabileceğiniz “azınlık” var. Benim en çok andıklarımdan biri harf inkılabında önemli bir rol oynayan Agop Dilâçar var mesela. Bir sürü insan var Türklük altında birleşen. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir parçası olan. Bu söylemi sadece birlik bozmanın bir yansıması olarak algılıyorum. Tarih boyunca taaaaaa ilk kaynaklardan itibaren bir ton asimile olmuş Türk var. Onlara nasıl Türk demiyorsak bu dediğimizde aynı biçimde ters.

20 Beğeni

Şu cümleyi kullanmasanız iyiydi. Bireysel örnek vermek başka, Serdar Bey’in bahsettiği gibi, onca niteliksiz Arap, sevmedikleri Türklerin ülkesine doluşuyorken onlara empati kurmak başka. Demografik yapıyı bozacak her türlü göç, işgalden farksızdır. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın”, “benden sonra tufan” düşünce yapısına bile oturmaz, yakışmaz bu “halkın dışında” alınmış kararın etkilerini savunmak. Başlık dışına taşınacaktır herhalde bu mevzu, kimse kimsenin fikrini değiştiremeyecektir muhakkak, saygı çerçevesinde sürmesi güzel, o şekilde de sonlanacaktır umuyorum. Herkese iyi akşamlar.

20 Beğeni

Her şey iyi hoş güzel de ana soruya neden cevap vermediniz? Hiç hayatınızda fransalı dediniz mi? Bu düşünceyi savunanlardan hiç Fransa edebiyatı lafını duydunuz mu? (İthaki, iletişim) Yada başka bir yerde bu tarz bir ifade duydunuz mu? Bu fikri savunan medya da hiç ( örnek olsun diye veriyorum) Barzani için ıraklı diye bahsedildiğini duydunuz mu? Buyrun meydan okuyorum eğer dünyada bu düşünceyi kendi devleti içerisinde uygulamaya çalışan başka bir yer görddünüz mü? Ulus devlet olarak kurulan herhangi bir batı devletindeki solcularda böyle bir söylem var mı? Ve asıl soru Bu kural neden sadece Türklere uygulanır? Bir kuralın sadece Türklere uygulanması durumunda ırkçı kim ? Cevap vermeden kaçacak mısınjz yoksa mesajlarımı sileceksiniz?
Ekleme : düzensiz göçe , kafaya göre parayla vatandaşlık dağıtılmasına demokrafik yapının bozulmasına laf ettiğimzde bize niye ırkçı dediniz? Şimdi niye o lafınızı değiştirerek vatandaş olan Araplar oldu? O zaman sözünüz bu değildi.

23 Beğeni

Türkiye Edebiyatı, Türk Edebiyatı, Türk’ün Edebiyatı, Türkiyeli Edebiyatı. Arap, göçmen, cahil, insanolmayan, mahluk, benden olmayan, solcular, siz, biz, ırk, vatan, millet, ulus, demografi, ama onlar, ama biz, Fransa, Almanya, falan filan. İnsan herhangi bir olumsuz gördüğü şeyi nasıl da kendine yakıştıramıyor ve dışarıda “kendindenolmayan” (öteki diyelim) şeklinde bir konum yaratıp oraya yakıştırıyor. Bu “kendindenolmayan” bazen solcu, bazen siz, bazen Alman, bazen Fransız, bazen asıl ırkçı iken birçok zaman da aslında kendini haklı çıkarmak için “ama onlarda da…” oluveriyor. Melanie Klein’da paranoid-şizoid konum var, çalışmak klinik açıdan faydalı ama toplumsal boyutta da ne kadar çok şey düşündürtüyor insana, ilginç vallahi.

3 Beğeni

Hmm bi bakalım buna;
Yavuz sultan selim zamanında, Şah ismail Akkoyunları yıkınca Safevi tehdidiyle karşı karşıya kalan kürt aşiretleri korunmak için Osmanlıya katıldı mı? Katıldı.
YSS’nin doğudaki kazaskeri de bir kürt müydü? Kürttü (İdris-i Bitlisi)
(Diyarbakır Vilayeti de zamanın en büyük vilayeti bu arada.)
19.yy başlarında dünya Miiliyetçilik akımıyla dağılıp parçalanırken Tanzimat döneminde merkezi yapıyı güçlendirmeye çalışan Abdülhamit ne yapıyor? Hamidiye Alaylarını kuruyor. Nedir bu? Doğudaki kürt aşiretlerinin çocuklarını istanbulda eğitmek, devlete bağlılığı arttırmak ve devlet içinde daha da yükselebilmelerini sağlamak. Burada okuyan çocuklar Kürt milliyetçiliğini filizleyip örgütlenmeye başlıyorlar. 1908 de İttihatçılar ellerinden silahları alamıyor ya. Abdülhamit tahtan indirilince Hamidiye Alayları anca kapatılıyor.
O sırada kürt halkı galeyana gelmiyor ve Osmanlıya bağlılıklarını bildirmeye devam ediyor. Peki Serv’ e tam yetkiyle gönderilen ‘Kürt’ Mehmed Şerif Paşa ne yapıyor; Ermeniler ayrılacaksa kürtlerde ayrılmalı diyor. Kürt mıhtırasını bir tek kendi imzalıyor. Çoğu kürt halkı biz bu adamı desteklemiyoruz demeye devam etsede kürt milliyetçiliği ve bağımsız kürdistan hayalleri halk arasında kendine yer buluyor.
Cumhuriyet kurulduktan sonra Şeyh sait saolsun bölgede bol bol isyan çıkartıyor. Yeni kurulmuş ve egemenliğini devam ettirmesi gereken Türkiye tabiki olaya el atıyor ve idam ediyor. Bu gün bile doğuda şeyh sait kahraman olarak anılıyor. Anan kişileri ne diye tanımlamalıyız?
O günden beri doğuda Dış destekli bir kürdistan hareketi görmüyor muyuz? 1980lere kadar köy enstitüsü olsun kalkınma hamleleri olsun hiç mi yapılmadı?
Kim dışlandı? Öğretmenler öldürülmedi mi? Türk köyleri yağmalanmadı mı? sonra 80’lerde neden yasaklandı, “Senin dilin yok, kimliğin yok” falan filan. Bi sorsalım bakalım 2024 yılında da Kürtlerin ne kadarı Türkiye cumhuriyetinden ayrılmayı düşünüyordur?
Türkiye herkesi kucaklıyor ve kucakladı da. Bu yüzden provakasyon yapmayın :smiley:

Birleşmek isteyen egemen olana saygı duymak zorunda. Bakınız Fransadaki zenciler, ya Fransızım diyorlar ya da Cezayirli Fransızım, Cezayirliyim falan. Fransalıyım diyeni de görmezsiniz.
Ayrıca Fransada da resmi dil Fransızcadır. Tabi onlar ülke topraklarını bölmek ve yeni bir devlet kurmaya çalışan bir kesime sahip olmadığı için bir dil yasaklama girişimi olmamış. Dağda her yeri bombalayan, ülkeyi kana bulayan bir örgütleri olsaydı, hmm belki…
(Daha çok ‘bu ülkeyi bizim sayemizde bizi sömürerek kurdunuz burası bizim’ diyen siyahilerin ülkeyi ele geçirmesiyle uğraşacaklar gibi duruyor)

(genelde her konuda geçerli bir harita :D)

19 Beğeni

Yeni konu başlığı nasıl açılıyor? Bilen varsa beni etiketleyip anlatabilir mi?

2 Beğeni

Frankfurt Kitap Fuarı’nda çok ses getiren bir yaklaşıma göre artık yayıncılık ‘büyük kitaplar’ değil ‘büyük yazarlar’ etrafında şekillenecek. Çünkü okurlar, bir yazarı sevdi mi tam seviyor…

3 Beğeni

Geçmişte bahsettiğiniz azınlıkların yok sayılmaması için Osmanlıcılık uygulandı ve hepimiz Osmanlıyız denildi. Fakat bu durum bu farklı milletlerin bağımsızlık istemesine engel olmadı.

Bugünkü yaratılmaya çalışılan Türkiyeli kavramı da Osmanlıcılık kavramının silik bir kopyasıdır bana göre. Nasıl Osmanlıcılık başarısız olduysa bunun da başarılı olma şansı yok. Bir Kürt milliyetçisi nasıl ki Andımızı okumak istemiyorsa, nasıl ki kendisine Türk demek istemiyorsa aynı şekilde Türkiyeli de demeyecektir.

Türkiye devleti varoluşsal olarak Türklerin ulusal devletidir. Bu böyle oldukça da Kürtler ve diğer etnik gruplar asla eşit vatandaş olamayacaktır. Çünkü eşit vatandaş olmaları için dillerinin resmi dil sayılması, anadilde eğitim hakkı verilmesi, yerel özerklik verilmesi vs gerekmektedir.

Farklı milletlerin yaşadığı federasyon olan devletleri incelerseniz bunu görebilirsiniz. Türkiye bir federasyon değil ulusal devlet olduğu için bunların mümkün olacağını hiç sanmıyorum. İnsanlar eşit vatandaşlık isterken en az Türk kelimesi kadar Türk milletinin sahipliğine işaret eden Türkiye kelimesinden türetilmiş Türkiyeli kavramını kullanmayı kastettiklerini hiç sanmıyorum.

Bence mesele hiç anlaşılamıyor, bugün Türkiyeli kavramını kullanarak diğer milletlere eşit vatandaşlık hakkı tanımış olacağını zanneden bilinç, geçmişte milliyetçilik ateşini ve bağımsızlık arzusunu Osmanlıcılık ile aşabileceğini zanneden zihniyetin devamı. Böyle ciddiyetten uzak karikatürize çabaların tarihe gülünç birer deneme olarak geçmekten öteye gitme şansı olduğunu düşünmüyorum.

3 Beğeni

Bizim ülkede çok uzun süredir böyle bence zaten :smile: Her büyük yayınevinin birkaç isim büyütmüş yazarı var, her yeni kitaplarında yüzbinler basıyorlar falan :smile: Alır almaz okuyamasak bile yazarı sevdiğimiz ve güvendiğimiz için hemen alma refleksimiz var. Belki kitabı kötü yorumlar alacak ama onu bile beklemiyoruz. Ben kişisel olarak bu döngüyü biraz kırdım ama genel tüketimimiz böyle gibi.

Demek yabancılarda da böyle olmaya başlamış :smile: .

2 Beğeni

Benim de durum biraz böyle. Genelde bildiğim, okuduğum yazarların kitapları etrafında dönüyorum. :slight_smile: Çok nadiren hakkında bilgim olmayan bir kitabı ya da yazarı okuduğum oluyor.

2 Beğeni

Bu ilgincmis. Konfor alanini daraltmak bir yandan, tembellesip arastirmaktan uzak bir yalnizlasmaya meyletmek bir yandan, farkli gudulere yorulabilir. Goodreads yorumlarinda sesli kitap anlaticisinin ses tonundan bile ciddi ciddi kitap elestirildigini goruyorum.

Yas grubu yukseldikce isin icine “kalan zamanimi kalitesinden emin oldugum isimlere harcayip riske girmeyeyim” dusuncesi de hakimiyeti ele aliyor olabilir. Fikirler, fikirler…

3 Beğeni

Eeeeey forumdaşlarım! Belli bir düşünce üzerine yazılmış okurları ve tabi kitapları bir araya toplamak amaçlı başlıklar açsak güzel olmaz mı? Belki ben bulamamışımdır ama, “Marksizm Kitaplığı” diye arattım ve bulamadım.:pensive:

1 Beğeni

Marx ölünce Marksizm bitti.

2 Beğeni

Yani? Marx öldü diye gerek yok mu Marksist kitaplar okumaya? Bunu sormadın ayrıca.

1 Beğeni

Evet gerek yok. İnsanlığa yıkımdan başka bir şey getirmeyen bir şaklabanın palavralarını okumak şu çağda vakit kaybından başka bir şey değil.

4 Beğeni

Aha kavga, bekleyin! bekleyin! Çerez alıp geliyorum. Uzun zamandır felsefe kavgası olmuyordu.

5 Beğeni

Öldü diye değil, bence ölmeden önce kitaplarının okunması bırakılmalıydı.

Yok ben bir şey sormadım. Bir yargıda bulundum.

2 Beğeni

Olur. İlk başlığı siz açarak başlayabilirsiniz. Böylece forum zenginleşir.

Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, Bay Creedy. Ve fikirlere, kurşun işlemez.

Yorumları okumaya sondan başladım. @noronikkirbac acaba kimden bahsediyor diye düşünürken aklıma olası birkaç isim geldi.

Yine de -iyisiyle kötüsüyle- insanlığın düşünsel mirasının korunması gerektiğini düşünüyorum.

3 Beğeni

Yani ne desem ki bilemedim.:joy: Bugün sendika varsa, bir şekilde sosyal hakları savunan örgütler varsa sayesinde olan düşünür hakkında nasıl böyle düşünürsünüz? Marx ve düşünceleri hakkında en ufak bir fikriniz ve bilginiz yok emin olun.

1 Beğeni

Çizgi roman o, gerçek değil.

Straw man safsatası.
Aynı bakış açısıyla uçağı, ampülü, interneti icat eden ABD dünyaya zararlı bir iş yapabilir mi diyebilirim. Ama bu yanlış olur.
Not: Burada ampül faydalı tanımlanmıştır. Ülkemizdeki ampülle ilgisi yoktur.

Yine aynı bakış açısıyla insanlığa çok büyük faydaları olan Newton ve Edison gibi adamlar kötü olabilir mi? Aslında ikisi de karaktersizin önde gideniydi.

Ad hominem bu da.

2 Beğeni