Tartışma: Ücretsiz Pdf, E-kitap Okumak Etik Mi?

1 Beğeni

Ücretsiz bir şekilde kullanıma açmak eserlerin sahibi kimse ona aittir kimse o konuda bir şey söyleyemez tabi ki ama bu durum daha da karmaşık. Bahsi geçen kişiler izinsiz bir şekilde insanların eserlerini alıp kendi çıkarları doğrultusunda kullandılar. Sonuç olarak da eser sahibi kendisine verilmiş olan hakları kullanarak dava açtı. Yargı da sanatçıyı haklı buldu.
Doğru bulmadığım nokta çizerlere yapılan linç. İnsanlar hakkını aradığı için tepki görmemeli. Buyurun haksız bir karar verdi diye hakime kızın fakat sanatçının yaptığı tek şey kanunla korunan haklarını istemek ve bu tüm insanların en doğal hakkıdır. Etik olarak evet çok geriye dönük davalardı daha çabuk reaksiyon gösterilebilirdi ama bu emeği gasp edilen kişinin eleştiri bombardırmanına tutulmasını gerektirmez şahsımca.

Bu tartışmalar nedense etik ve suç kavramları anlaşılmadan yapılıyor hep. Kanunlar her şeyi kapsamıyor ve genel ahlak kuralları genel geçer şeylerden oluşuyor. Bir kitabı okumak için arkadaşınızdan aldınız diyelim. Suç işlemediniz. Ancak kitap çok ağır. İnternette korsan yayını buldunuz ve e-kitap okuyucunuza atarak okudunuz, kitabı da arkadaşınıza geri verdiniz. İki türlü de kitabı para vermeden okudunuz. Şimdi suç mu işlediniz?

Alın teri, fikir işçiliği falan diyen arkadaşlar için direkt kütüphaneleri kapatalım. Zira beş kuruş vermeden onlarca kitap okuduk eğitim hayatımız boyunca. Parası olup cimrilikten korsana yönelenler dışında parası olmayıp okumak isteyenler zaten size bir şey kazandırmıyor arkadaşlar. Sci-hub gibi şeyler de bu yüzden kurulmuş organizasyonlar. Kitap sahibi araştırmacı yazarlar bile bunun farkında. Türk-yabancı; çoğu bir mail atıp durumunuzu belirttiğinizde size kitabının pdfini atar. Büyük yazarlar ise zaten korsana rağmen kazanıyorlar zira korsana yönelen kesimin büyük çoğunluğu parası olmayan insanlar. Etik değil fakat bir suç da yok ortada.

Edit: Etik ve suç kavramlarının anlaşılması için şu soruyu sorabilirsiniz bu arada: birine etik olarak zarar vermenin yöntemi nedir?

2 Beğeni

Bunu da sormuştum (aklın yolu bir :slightly_smiling_face:). Fiziksel bir kitabın dolaşma hızıyla, elektronik korsan bir kitabın dolaşması aynı olmuyor. Fiziksel olarak 3-5 kişi hadi diyelim 20 kişi okuyabiliyorken, dijital baskı milyonlara ulaşabiliyor (özellikle İngilizce kitapları düşünün). Kendinizden hesaplayın, en son ne zaman ödünç kitap okudunuz? (Kendinizden derken Marius değil okuyan herkesi kastediyorum).

Kaldı ki, yazarların kitapları ödünç vermeyle ilgili bir sıkıntıları olduğunu sanmıyorum zira onlar da bu durumun baştan farkındadır ama hiçbir yazarın “kitabı ödünç veriyorsa, korsan da yapabilir, izin verdim gitti” dediğini sanmıyorum.

Kütüphaneler düşündüğünüz gibi çalışmıyor, birkaç gönderi yukarıda açıkladım.

Edit: Buradan bu işi legalize etme gayretinde olan kaç kişi bir yazara veya hukukçuya ulaşıp fikirlerini sordu merak ediyorum. Keşke bir de onların fikirlerini alsak etik mi, legal mi, illegal mi diye…

2 Beğeni

Legal mi illegal mi çatışmasından ziyade felsefi kısmı tartışmaya açık zaten. Yoksa kanunda yeri belli. Fakat biz bugün bunu tartıştığımız için yarın kurallar değişecek. Bu tartışma bu yüzden yapılıyor. Sci-hub gibi bir “suç unsuru” olmasaydı bugün büyük journallar hala üniversitelere dudak uçuklatan telifler ödetmek zorunda kalacaktı. Özgür bilim diye bir kavram olmayacaktı belki de. Bu bir suç değil örneğin. Fakat bilimin ilerlemesi için mantıklı ve etik mi?

Anarşistlik falan değil de internet bazında düşündüğümüzde 20-30 yıldır olan olayı taş çağından kalma kanunlar ile etiketlemeye çalıştığımız için çıkıyor bu tartışma.

Edit: Konuyla ilgili kısa ve güzel bir yazı vardı, eklemeyi unutmuşum.

1 Beğeni

Bu kişiler internet sayesinde meşhur oldular. Sonra dönüp meşhur olmalarını sağlayan insanları mahkemeye verdiler. Ayrıca söyledikleri gibi sadece çıkar sağlayanlara davalar açılmadı. Önceden bilgi bile verilmedi. Tamamen maddi çıkarlar güdülerek böyle bir işe girildi. Kendileri için yazık oldu. Yıllar geçse bile bu olaylar unutulmayacak ve hep böyle hatırlanacaklar.

Güncel hukuka bakarsak Sci-hub kurucusu suçlu bulundu zaten. Ya da Aaron Swartz makaleleri ücretsiz halka açtığı için Amerikan devletiyle başı belaya girdi. Yaşasaydı şu an müebbet hapis cezasını çekiyor olacaktı.

Bilim ve felsefe kolektif yapılan ve eklektik şeyler. Faraday-Maxwell-Einstein olaylarında bunu görüyoruz zaten. Şimdi bu isimler birbirlerini okuyamasalardı bilim gelişemezdi. Einstein mucize yılında 3 makalesini yazdığında akademisyen değildi. Einstein kendinden önceki bilimsel çalışmalara ulaşamasaydı bu 3 makaleyi yazamazdı. Bugün de hala bilimi sadece akademisyenler arasına ve paralı insanların erişimine açıyorlar. Tr’deki üniversitelerin veri tabanındaki makalelere ulaşamıyorum mesela öğrenci olmadığım için. Bilimin ilerlemesi istiyorsak bilginin özgür kalmasını sağlamamız gerekiyor. Kitaplar için de makaleler için de durum böyle. Herkesin erişimine açılmak zorunda.

Korsancılarda genellikle korsanı meşru gösterme çabası oluyor. Bunun nedenini tam olarak anlayamıyorum.

Konuyu açan kişi, araba çalınması örneğinden başlayıp, yolda kştapların yayınlarında emeği geçenlere zerre saygı duymadığını belirten arkadaşın yazısını beğenip son olarak da korsanın bilinirliği ve satışları artırdığını iddia etmiş.

Birbiriyle çelişen, tam bir korsancı hareketi. Her yerinden buram buram bugüne kadar emek verdiği şeyden hayatını idame ettirmeye çalışmadığının kokusu yayılıyor.

İmkanı olanlar zaten basılı kitapları alıyor, olmayanlar da internetten okusun gibi bir kararı ancak eser sahibi ya da yayıncısı verebilir, korsancı değil.

İnternet çağı kalıbı da bol bol geçmiş. İnternete girişi sağlayan cihaz ve operatörün korsanı yok, konuya dahil değil. Bunları satın almak internet çağında şart, alınıyor. Kitaba bu kadar düşkünsünüz madem, bu para kitap için neden yok?

Korsan, kitabın ücretsiz pr çalışması değildir.

Burada sabaha kadar da yazarım da nafile, korsancı yolundan dönmez. İçiniz rahatsa, sizin kim bilir ne şartlarda yazacağınız ve belki kendi cebinizden bastıracağınız kitabın maddi geliri korsancılar yüzünden baltalandığında içiniz acımayacaksa siz devam edin. Matah bir şeymiş gibi, durduk yere savunmasını yapmayın yeter.

Bu enteresan ideolojilerinizi her kitap fuarının vazgeçilmezi, standların önünde kitabın yayıncısı ekibe internette beleşi var diye bağıran, kitabı satın alacak arkadaşını salak mısın beleşi varken diye çekiştirip üstüne alay eden çocuklara ne zaman anlatırsınız, ona da bir takvim verin bir ara.

Korsan kullanacaksanız kullanın, şov yapmayın, ders vermeye çalışmayın. Parası olmayanın kendine böyle şeyleri reva görmesinin sınırının da kitapla kalacağını asla düşünmüyorum.

5 Beğeni

Bir kitabı 5-6 yılda bitiren yazarlar var. Yazarın o süre içerisinde nasıl geçimini sağlayacağını da anlatmak istersiniz belki. “Mülkiyet hırsızlıktır” vs teorikte çok hoş düşünceler ama reel hayatta bu düşünce temel alınarak bir sürdürülebilirlik üretilebilmiş değil. Üretildi gerçi, sürdürülebilir fakirlik ürettiler (Maduro rejimiyle siz de 10 kilo verebilirsiniz). Ben komunistlerin günün birinde haklı çıkacaklarını düşünüyorum ama o gün bugün değil. Bugün dayatılan komunizm sefaletten başka bir şey üretmez. “Devlet ya da sivil toplum kuruluşları destek olsun, ihtiyacı olanlar ücretsiz kitaba ulaşabilsinler” vb düşünceler “Mülkiyet de neymiş yahu” vb düşüncelerden çok daha gerçekçi. Bunun örnekleri kuzey avrupa ülkelerinde çokça var, bilgiye erişim için 3. sınıf sosyalist bir muz cumhuriyeti olmaya gerek yok.

1 Beğeni

Hep elmayla armudu karıştırıyoruz tartışırken:) Maalesef forumda hep böyle oluyor. Ve özellikle bu korsan konusunda çok hassas bir şekilde, nasıl desem sanki garip bir suçluluk duygusuyla (ya da ona benzer bir şey) yazıya dökülüyor düşünceler. Oysa ki gerek yok.

Özgür bilim yapmak, bulunduğunuz yerin siyasi, akademik ve sosyokültürel iklimiyle, sizin kültürünüzle, o kültürün kaç para ettiğiyle, bilginizle, yeterliliğinizle, namusunuzla, onurunuzla, azminizle alakalı bir şey. Üretilen bilimsel eserlerin internete ücretsiz dağılımı da farklı bir konu. Ona hepimizin eşit bir şekilde ulaşımı da öyle. Ben bilim insanı olarak yaptığım çalışmayı internette serbest dolaşıma sunmayarak bilimi baltalamış olmam. Alır kitabımı okursunuz ya da makalem hangi dergideyse veya hangi yasal platformdaysa bakınırsınız. Hani az daha özgür bilim düşmanı çıkacağız burada:)

Eserin sahibinden izinsiz olarak eserin dijital ortamlara iletimi yasalarımızca suç zaten. Biz sanırım bunun diğer tarafını yani halihazırda internete salınmış eserleri okuyan, kullanan bir tüketici tarafını tartışıyoruz. Bu durumun da suç değil ama etik de değil olduğu sonucuna gitmiş çoğu forum yazarı yazılanlardan görebildiğim kadarıyla. E iyi ya, felsefi açıdan da çözmüşsünüz olayı. Yapmayın etik değilse.

Mülkiyetin hırsızlık olduğu mevzusu özellikle 19. yüzyıldan beri tartışılagelmiştir. Üniversitedeyken beni de etkilemiştir. Ne yalan söyleyeyim. Şimdi bile bir heyecanlandırıyor ama 5 sn kadar. Sonra normale dönüyorum.

Konu doğru yere taşınmış. Bu konuda yukarılarda yazdıklarım var. Aynen geçerli. Biz bu işe böyle sadece okur tarafından bakarsak bir şeyi çözemeyiz zaten. Hoş, öyle bir derdim de yok benim. Kimseyi romantizmle suçlamak istemiyorum ama eser sahipleri ve yayınevleri bir çeşit şövalyelik enstitüsüne bağlı falan değiller.

Bu konuda insanlar bir kaç noktayı kaçırıyorlar. Kısaca açıklamaya çalışacağım.

  • Kitap ödünç almak ile ekitap paylaşmak aynı şey değildir. Kitabın fotokopisini çekmekle ekitap paylaşmak benzer şeylerdir. Çünkü kitabı ödünç verdiğinizde kitap çoğalmıyor. Telifler baskı sayısına vs göre belirleniyor. Yani yazar/çevirmen vs baskı adedine göre telif alıyor ve o kadar adet (bandrol sahteciliği yoksa) kitap basılıyor. E kitapta bu durum yok.

  • Bilim/sanat/edebiyat paylaşmakla büyür bu doğru ama paylaşım yapmayı ilgili içeriği/ürünü üreten istemeli. Tüketen son kullanıcıların “bilgi özgür olmalıdır” diye korsanı meşru göstermesi bence tam bir “mızıkçılık”. Bilginin özgür olması gerektiğine inanan bir insan olarak üretenin neyi ne şartlar altında paylaşmayı seçmesinin de özgürlük olduğunu düşünüyorum.

  • Farklı gelir modelleri, üretim teknolojileri vs ile kitaplar ucuzlayabilir veya bedava olabilir. Bu yöntemler tartışılır, geliştirilir. Fakat insiyatif yine eseri üretendedir. Üretici hangi şartlarda paylaşmak isterse o şartlarda paylaşır.

  • Hayatta hiç bir konu yasadışı yollarla doğruluğa kavuşturulmamalı. Amaca giden her yol mübahtır anlayışı doğru bir yaklaşım değil.

Son olarak su soruyu sormak istiyorum. Eğer maaşlarınız şuan TL olarak değil de Dolar olarak verilseydi yine “kitaplar çok pahalı” diye korsana yönelir miydiniz?

Toplumun kitaba ulaşamıyor olması sadece ekonomik, siyasi sorun değildir. Toplumsal bir sorundur. Son iki yıldır bakmıyorum ama ülkenin %1-2 oranı kitap okuyorsa bunun tek kaynağı fiyatlar olamaz. E-Devlete girip tüm devlet kütüphanelerine tek tıkla erişip tek noktadan katalog sorgulama yapılabiliyor. Üyelikler e-devlet üzerinden alınıyor vs.

Uzun lafın kısası; telif sahibi izin vermedikçe gerisi suçtur. Korsan kitap suç değildir demek ise suça özendirmek, suçluları övmektir.

11 Beğeni

Komünizm-patates eleştirisi de geldi nihayet :smiley: Bugün dünyaya komünizm hakim olduğu için insanlar ölüyor zaten. Özel mülkiyetin vatandaşlığın temelini oluşturduğu Amerika’daki homelesslar, sokakta açlıktan ölen işsiz insanlar da komünizm yüzünden ölmüştür kesin. Amerika’yı geçtim Tr’deki haberlere bile baksanız sefaletin nasıl yaşandığını görürsünüz. 1960’lardan beri tepedeki %0,1 servetini katlarken diğer sınıfların refah seviyeleri aynı kaldı veya düştü. Liberallerin “komünizm gelecek, sefalet gelecek” iddialarında bulunmaları bu yüzden komik. Önce yarattığınız dünyadaki sefalete bakın.

Bilim yapılıyorsa özel mülkiyetten söz edilemez. Bilim kamusaldır. Atıf yapmadan bir makale yazabilir misiniz? Bilimsel bilgiyi özel şirketlerle ya da zenginlerle sınırlandırmak bilime yapılacak en büyük kötülüktür. Bilimin gelişmesini istiyorsak bilginin de özgür olmasını sağlamamız gerekiyor. Faraday yaptığı bilimin mülkiyetine sahip olduğunu iddia edip gizleseydi Maxwell onu okuyamaz denklemlerini yazamazdı. Einstein da bir memur olduğu için Faraday ve Maxwell’den haberi dahi olmazdı. Kısacası bilimsel bilgiler kamusal değil de belirli bir zümrenin erişimine açık olsaydı bugünkü teknolojimizi inşa edemezdik.

Evet yönelirdim. Ki yönelen insanlar var var zaten. Mesela Aaron Swartz çok zengin biriydi. Ama fikri mülkiyetin yerine açık erişimi savunuyordu. Kendisinin bilimsel makalelere erişimi olmasına rağmen MIT’i hackleyip makaleleri ücretsiz olarak halka açmıştı.
Bilimsel bilginin özgür olması gerekiyor. Bilim kolektif yapılan bir şey ve kamusal alana ait. Kişi bilimsel bilginin kendisine ait olduğunu iddia edip ve onu para karşılığıyla satamaz. Bilimin ilerlemesini istiyorsak bilginin özgür olması gerekiyor.

Bilimin özel mülkiyete tabi olduğunu söyleyen arkadaşlara ben de bir soru sorayım o zaman: Biontech, aşının bilgilerini dünyayla paylaşsaydı aşı dünyada daha hızlı üretilip daha fazla insan kurtulamaz mıydı? Biontech de bilginin özel mülkiyete sahip olduğunu düşündüğü için bilgiyi para karşılığında satmayı seçti. Bu yüzden daha fazla insanın ölmesine sebep oluyorlar her gün. Bu durumdan memnun musunuz?

Bilimin, bilginin özgür olması gerekliliğine katılıyorum. Fakat bu hırsızlık yapabileceğimiz anlamına gelmiyor. Bilgiyi üreten kişi/emek sahibi kişi bu bilgiyi ister paralı satar ister ücretsiz. Bizim “bilgi özgür olmalı” düşüncemiz eseri üretenin eser üzerinde söz hakkı olmaması anlamına gelmez ki.

2 Beğeni

Anladım. Sizinki de bir fikirdir tabii. Yazılanları sürekli kendi kafanızdaki şablona uyarlamaya çalışıyorsunuz gibi geldi bana. Benim yazdıklarımla sizinkiler arasında pek bir alaka göremedim ben. Ama sorun yok:) Teşekkürler ilginize.

2 Beğeni

Kişi bilimsel bir şeyler ortaya koyuyorsa bu ondan çıkıp kamusal alana mal oluyor artık. Bu yüzden yaptığı bilimin tasarrufuna kendisi değil bütün toplum sahip. Kapitalizmde bireysel başarı hikayelerinin ön plana çıkmasıyla sanki bilim de tek bir “yaratıcı” birey tarafından yapılıyormuş gibi algılanıyor. Halbuki bilim insanı bilimi yaparken tek başına oturup yapmıyor. Kendisinden önceki bilim insanlarından faydalanıyor, araştırmasını yaparken ona diğer bilim insanları yardım ediyor. Yukarıda dediğim gibi atıf yapmadan bir makale bile yazamazsınız. Bilimin bu kolektif yapısını reddedip bilimsel çalışmaları bireylere bağlamak bana yanlış geliyor. Bu yüzden bilim kişilerin, şirketlerin özel mülkiyetine giremez kamusal alana aittir.

@nonphixion ben teşekkür ederim.

Çünkü kendisinden öncekiler bunun böyle olmasını istiyor. İstemezse kimse paylaşmaz. Bilim işleyişi hep böyle olmuştur. Paylaşan büyür, paylaşmayan kendine saklayan yok olur. Ama kimse saklayanın/saklamak isteyenin tasarrufuna müdahale edemez.

Bunu anlamak bu kadar zor olmamalı. Meslek hayatım boyunca açık kaynak şeyler ile uğraştım. İnsanlar nasıl paylaşmak istiyorsa, hangi şartlarla paylaşmak istiyorsa ürettiklerini o şekilde paylaşırlar. Telif hakları, fikir hakları bu yüzden bütün dünyada koruma altına alınmaya çalışılıyor. Çünkü üreten emeği üzerinde hak sahibi. Kendi isterse ücretsiz açık bir şekilde paylaşır istemezse paylaşmaz. Bunun doğruluğu/yanlışlığı tartışılır, tasarrufun kimde olacağı ise tartışılmaz. Üreten tasarruf sahibidir. Beğenen okur beğenmeyen eleştirir. Sistemin değişmesi için çaba harcar ama bu çaba asla ve asla “yasa dışı” olmamalı.

4 Beğeni

Eğer bu sektör ücretsiz dağıtım üzerinden yürüseydi o alandaki bilim insanları getirecekleri gelir daha düşük olduğu için en başta kalifiye eğitim alamazdı. Devletler ileri görüşlü davranmayacağı için kim bilir ne zaman gerçekleşecek bir pandemi için yapılacak araştırmaları fonlamazdı, özel sektör de bir gelir kapısı olmadığı için desteklemezdi. Bunu geçelim gelir elde edemeyecekleri için sermaye sahipleri böyle bir şirket kurmazdı yani Biontech olmazdı. Bu durum en iyi senaryo olmayabilir ama iyi senaryolardan olduğu kesin çünkü elimizde geç de olsa ulaşabileceğimiz bir aşı var. Bazı ülkeler politikaları gereği daha erken ulaşabilirken bazıları daha geç ulaşıyor ama hiç olmamasından daha iyidir diye düşünüyorum.

2 Beğeni

Temelde ayrıldığımız nokta burası. Ben bilimsel bilginin bireyden ziyade kamusal alana ait olduğunu düşünüyorum. Tarih boyunca bilgiyi elinde bulunduran zümreler, elitler bunu diğer sınıflar üzerinde bir tahakküm aracı olarak kullandılar. Bilgi sayesinde diğer sınıfları köleleştirdiler. Ben bilginin oluşturduğu bu hiyerarşiyi ortadan kaldırmak için bilginin belirli kişi yada gruplara değil bütün insanlara ait olması gerektiğini savunuyorum. Bu yüzden bilgi kişinin şahsi çıkarından daha önemlidir.
Maalesef sistemin değişmesi için yapılan devrimler yasa dışı olmak mecburiyetindedir. Sistemi değiştirecek şey yasa dışı olmazsa zaten o sistemi nasıl değiştirecek, nasıl yenilik getirecek?

@Tyler_Durden bazı ülkeler de parası olmadığı için aşılara ulaşamıyor. Bir aşı var ama herkese değil. Parası olanların sahip olduğu bir aşı. İnsan sağlığının paradan daha önemli olduğunu düşünüyorum.

Buna katılıyorum, daha önce de söyledim ben özgür ve açık geliştirmeden yanayım.

Katılmadığım nokta, üreticinin haklarına yapılan saldırı.

Sistemin değişmesi için sistem ile ilgili çalışma yapılır. Emekçi insanın ürettiklerini korsan olarak elde edip sisteme karşı olunmaz. İkisi çok farklı şey.

3 Beğeni

Açık erişim ve açık kaynaktan yanaysanız neden korsana bu kadar karşısınız :smiley:
Ben temelde mülkiyete karşı olduğum için üretilen bilginin özel mülkiyet olmaması gerektiğini düşünüyorum.
Mesela açık kaynak kodlu yazılımlara güveniriz. Çünkü istediğimiz gibi sistemi inceleyebiliriz ve geliştirmeleri de ortaklaşa yapabiliriz. Yazılımdaki bu durum bilimde de yapılıyor. Open Physics gibi açık erişim dergilerde mesela bilim insanları ortaklaşa, bir hak iddiasında bulunmadan makaleler yazıyorlar. Gelecekte bilimin bir sınırı olmaması için bu yönde adımlar atılıyor. Bu açık bilimin bugünkü bilimden daha faydalı olacağı aşikar. Çünkü hiçbir bilgiye sınır koymazsak bilimin daha fazla gelişeceğini biliyoruz. Bu bilim anlayışının gelecekte başarılı olmasını istiyorum sadece. Evet belki kısa sürede kişilere zararı olacaktır. Fakat uzun vadede bilginin özgürleşmesi insanlığın yararına olacaktır.

Bazı arkadaşlarımızın kaçırdığı bir şey var. Bilgi ya da eser evrenseldir ama konu para ile bir şeyin alınıp satılması olduğunda insanların senelerce uğraşıp ürettiği bir eser var ortada. Ve geçimini bundan sağlıyorlar. Eser sahibi olarak empati kurduğumuz bir bakış açısından bakmanızı öneririm ve iki bakış açısını da düşünüp objektif olarak baktığımda; bir eser sahibi olarak korsan ya da ücretsiz pdf olarak eserin izinsiz paylaşılması doğru gelmiyor.