Tartışma: Ücretsiz Pdf, E-kitap Okumak Etik Mi?

“Olmazdı” yazardım ben olsam. Dünyayı şirinler köyü sanıyorlar.

Ben liberal değil sosyal demokratım. Yarattığımız sefaleti görmek için Almanya, İsveç, Norveç vb ülkelere bakabilirsiniz. “Patent bedava olsaydı hayat bayram olmaz mıydı” seviyesinde çözüm önerileri sunan birine son cevabım. Hayırlı günler dilerim

Açık kaynaktan yana olan biri korsandan yana olmayabilir. Biri geliştiren tarafından özgür irade ile bedava olarak topluma sunulmuş olan bir şey. @danieljackson bunların daha fazla olması gerektiğini istemiş. Ancak açık kaynak yapmıyorlarsa haydi beleşe getirelim demiyor.

Mülküyet konusuda bilgi hem hukuk hem de ahlaki açıdan son derece açık bir konu. Özel mülkiyete karşı olununca mülkiyet boşa çıkmıyor,otomatikman devlete yahut gücü yetene geçiyor. Bunun iki sebebi var birincisi para. Ama ikinci ki en önemlisi bu bence mahremiyet. Herkes herşeye erişebilmeli mi? Oturup oyun, e kitap uzay programı vs diyince cevap evet… Peki ya özel mesajlarınız? Arabanız? Bankanızdaki para miktarı? E kitapı mülkiyet görmeyen düşünce arabanızı niye görsün? Bence herkes sokakda ilk bulduğu araca atlayıp gidebilmeli…

Bu konu kapanmaz ama bunun sebebi ekonomik çöküntüdür. Iyi gelire sahip, alım gücü yüksek bir toplumda şu konu bizim kadar tartışılmaz. Ama tabiki öğlen tavuk döner yermiyim diye düşünen bir öğrencinin ki bu velet bir de Türkiye gibi bir ülkede ayda 4 5 kitap okuyorsa, 50 60 tl lik yasal yoldan kitap almasını bekleyemem.

( Bu düşüncemi zaman zaman bazı şeyleri korsan faydalanan biri olarak söylüyorum. Hala bazı seyşleri korsan kullanırken kendimce mantıklı ama etik ve ahlaki olmayan sebeplerim var. )

3 Beğeni

Çünkü açık kaynak hiç bir zaman korsanı desteklemedi. Desteklemesi de beklenemez. Bu söylediğiniz açık kaynak, özgür erişim vs değil. Alın size yıllar öncesinden görevli olduğum “açık kaynak” temalı bir etkinliğin haberi https://turk-internet.com/korsan-degil-ozgur-yazilim/. Slogan bile “Korsan değil Özgür Yazılım” :slight_smile: Korsanlıkla özgürlük arasında örtüşme olamaz.

3 Beğeni

Daha önceki mesajımda sorduğum “dolarla maaş alsaydınız bu tartışma olur mu?” sorusu aslında tam olarak bunu anlatmak içindi. Hepimiz geçmişte korsan içerik tüketmişizdir. Ben ilk oyunlarımı oynarken ülkede “korsan” yasası diye bir şey yoktu. Korsan cd alıp satmak gayet normal karşılanıyordu.

Fakat ne zaman işe başladım ekonomim iyileşti neredeyse 15 yıldır korsan oyun vs ile uğraşmıyorum. Evet ekonomik olarak bazı kitap/kaynak ücretleri ulaşılmaz olabilir, öğrenci mecbur kalabilir korsana fakat bu korsanın korsan olduğunu, yasa dışı olduğunu değiştirmez.

Olayın özü bir şeyi üreten ortaya çıkartan kişinin insiyatifi ne yönde kullandığı. 10 yıl önce Microsoft açık kaynağa mesafeliyken biz kendi camiamızda bugünleri görüp “Microsoft” bile açık kaynağa geçecek diyorduk. Günümüzde Microsoft’un ciddi bir açık kaynak politikası var, açık kaynak ürettiği yazılımlar var, kendi yazılımlarını açık kaynağa çevirdiği durumlar var. Özgür üretim her zaman geliştirir, gelişmeye daha uyumludur. Fakat yazılım dünyasında kimse HyperV yazılımlarını “korsan” yaparak HyperV’nin açık kaynak olmasını sağlamadı. Microsoft, sunucu pazarının açık ara liderinin açık kaynaklı yazılımlar olmasının sonucunda bu kararı kendi isteği ile aldı. Evet sektörün, firmaların, gelişmenin ortaya çıkardığı şey yazılım dünyasının geleceğinin açık kaynakta olmasıydı. Bu kadar gelişmeye rağmen Richard Stallman gibi insanlar bir çok açık kaynak lisansını özgür yazılım olarak görmezler.

Fikirsel olarak oturup günlerce tartışırız, herşey ücretsiz ve açık olsun diye. Kimsenin buna bir itirazı olacağını sanmıyorum. Bir ülke çıkıp “ülke sınırları içerisinde telif hakkı olan kitap satılamaz, bu ülkede sadece kamuya açık telifi olan kitaplar satılabilir” diye kanun çıkartıp ülke içerisinde telifi olmayan, mülkiyetin kamuya ait olduğu kitaplar için ayrıcalık tanıyabilir. Nasıl ki açık kaynak dünyası Microsoftu kendi gelişmesi ile açık kaynağa yönelttiyse, mülkiyet kavramı da kendi gelişimi ile ortadan kalkmalı. Mülkiyet haklarına hakaret ederek, saldırarak, yasa dışı faaliyetler yaparak değil.

3 Beğeni

Ben e-kitap da okuyan, basılı kitap da alan biriyim. E-kitabı tercih etme sebebim keyifli olması değil, e-kitap olarak okuyunca hızım düşüyor ve gözlerim yoruluyor hatta. Ama basılı olarak çok pahalı, forumda görenler oluyordur, büyük bir indirim yaşanınca bolca alıyorum, ama ancak büyük indirim olunca. Bunun dışında baya da e-kitap okuyorum.

Öncelikle bu yasalarca suç. Ve yasalar ne sizin komünist olmanızı ne de başka bir şey olmanızı dinler, dinlememelidir. Siz “Ben komünistim, benim için fikri mülkiyet yoktur, bilgi özgürdür,” falan derken, ancak kendi fikri eserleriniz için bunu geçerli kılarsınız. Kitap mı yazdınız, komünist misiniz? E o zaman almayın telif. Ama böyle düşünmeyen, bundan para kazanmak isteyen birinin hakkını neden çalıyorsunuz, bir de meşrulaştırıyorsunuz ki?

Bilginin özgürlüğü konusuna gelince, komünizmde bilginin özgürlüğünün nasıl işlediğini Arkadi&Boris Strugatski’nin romanlarında, anılarında, Mihail Bulgakov’da vs. net bir şekilde görebilirsiniz. İş komünizme karşı olan bilginin özgürlüğü olunca maalesef komünizm kutlu davasına hiç ses çıkarılmasına izin vermemiştir. O yerden yere vurduğunuz liberalizmi, liberal bir ülkede istediğiniz gibi eleştirebilirsiniz. Sonuçta özgürlük arayışları farklı. Bilgiyi üreten biri olarak, paylaşıp paylaşmamakta “özgürsünüz”.

2 Beğeni

Yukarıdaki tartışmaların çoğunu okudum, ve genel kanı gördüğüm kadarıyla durumun korsandan farklı olmadığı yönünde; ki katılıyorum. Ben de kütüphanesi beş para etmez anadolu ilçesinde beş parasız öğrenci oldum ben de korsan kitap aldım ama çok şükür bunu hiçbi zaman savunmadım.

Diğer taraftan işim gereği çok fazla akademik makale okuyorum ve bunu ekseriyetle sci-hubdan sağlıyorum. Bu konuda da zerre vicdan sızım yok açıkçası; özellikle de bu akademik yayın piyasasının nasıl bugünkü halini aldığını düşününce. Public fonlamayla yapılmış çalışmanın sonuçlarını çitle çeviren adama niye makale başı 30-60 dolar para vereyim anlamıyorum (ki veremem de zaten, aylık okuduğum makale bedeli literally maaşımı aşıyor), özellikle de çalışmayı yapan adama, review eden adama vs. 5 kuruş gitmezken.

1 Beğeni

Açık erişim gibi mahremiyet de kişinin hakkıdır. Cypherpunklar da bunu savunuyor zaten. Kriptolojiyle kişilerin mahremiyeti sağlanmalı. Fakat fikri mülkiyetin yerini açık erişimin alması gerektiğini söylüyorlar. Sonuçta bilim, kitaplar kişisel şeyler değil toplumsal. Kişinin kendi günlüğünü alıp kamusal alana açalım demiyorum tabii ki. Ama bir kitap, bilimsel çalışma yapıyorsa bunu belirli bir zümreyle sınırlandırmak yerine bütün insanların erişimine açmamız gerekiyor. Bunlar kişinin mahremiyetiyle alakalı değil çünkü.

Korsanlık bence tam özgürlük anlamına geliyor :smiley: Açık kaynaklar her zaman özgür yazılım olmuyor. Bazı açık kaynak yazılımlarda mesela ben değiştirme hakkına ya da onu çoğaltıp dağıtma hakkına sahip değilim. Microsoft açık kaynaklı yazılımlar da ilerlese bile ben o kodları başka bir yerde kullansam ya da kodları değiştirip kullansam sorun yaşamayacak mıyım mesela? Çok samimilerse bu konuda Windows’u açabilirler geliştiricilere.
Mülkiyet haklarının ortadan kalkması için fikri mülkiyetin yerine açık erişim aktivizmi yapılması gerekiyor. Devrimler kendiliğinden gerçekleşmiyor. Bundan 30 sene önce PGP’yi yazıp dağıttığı için Zimmermann’ın başına gelmeyen kalmadı. O zaman suçlu bulundu. Fakat bugün Zimmermann’a suçlu diyebilir miyiz? Dolayısıyla bugün suç olarak tanımlanan şeyler gelecekte normalimiz olacak belki de. Dediğim gibi bir sistemi değiştirmek için bugünün şartlarında yasa dışı faaliyetler yapılması son derece normal. Çünkü inovasyon yapmıyorlar devrim yapıyorlar. Mevcut düzenle çatışmak zorundalar.


Komünizmin ve bilimin birbirinden ayrılamayacağını söyleyen bir Sovyetler afişi. Sovyetler bilimi, bilgiyi insanı özgür kılacağını düşündüğü için bütün toplumun erişimine açmıştı.

Sci-hub’tan okuyorsanız zaten açık erişime destek vermiş oluyorsunuz. Kitap ya da makale olarak bir farkı yok açık erişim ikisine de özgürce ulaşabilmeyi savunuyor.

Bunun geleceğini tahmin etmeliydim. Komünistlerle tartışmıyorum, size iyi günler.

Bu ikisini aynı kategoriye almanız çok yanlış bence. Birinde yazarları zaten kamu olarak finanse ediyoruz, sonra sürece nerdeyse hiçbir katkısı olmayan, musluğun başını tutmuş birisi para istiyor. Diğerinde yazarı okurlar finanse ediyor. Yazarın da ödenecek faturaları var, editörün de, matbaa işçisinin de, ortaya kapiyali koyup risk alanın da.

1 Beğeni

Kan, Ter ve Pikseller kitabında The Witcher 3’ün hikayesini okurken CD Projekt kurucusunun korsan oyun satarak sektöre girdiğini öğrendim. Polonya’da o zamanlarda telif yasası olmadığı için özgürce oyunları kopyalayabiliyorlarmış. Bugün geldikleri durumda da hala lisans karşıtı tutum sergiliyorlar. Oyunların kopyalanmasına karşı teknoloji olan DRM hiçbir CD Projekt Red oyununda yok. Temel fikirleri korsan eserlerin aslının reklamını yaptığı ve onları almaya teşvik ettiği.

Çocukken kendi ekonomik özgürlüğüm olmadığı için Diablo, Diablo 2, Warcraft 3, FM serisi gibi oyunları korsan olarak oynadım. Bugün geldiğim noktada yaklaşık 6 senedir korsan oyun tüketmiyorum. Diablo 3 ve FM 18-19-20-21’i önsiparişle aldım. The Witcher 3’ü PS4, GOG ve Steam üzerinden satın aldım, Cyberpunk 2077’yi önsiparişledim.

Bunların kitapla bağlantısı ne diye soruyorsunuz muhtemelen. Siz kaliteli bir eser ortaya çıkarttığınız zaman ekonomik durumu yeterli olmayan kişiler yeri geldiği zaman size destek olmaktan çekinmezler. Çünkü korsan tüketerek sizin kaliteli bir eser ürettiğinizin farkına varar. Tolkien külliyatı tamamen epub şeklinde internette mevcut ama hala en çok satanlar listesinde zirvedeler.

Ben korsanı desteklemiyorum ama karşıtı da değilim. Korsan sektörü bana göre oyun ve dizi sektörüne seviye atlatmıştır. Bu aynı şekilde kitaplarda da olabilir. İşin makale kısımlarına girmiyorum, bilgim olmadığı bir alan maalesef ama çok sevdiğim bir hocam bile videolarında bunların korsan olarak tüketme sıkıntı olmadığını söylüyor.

2 Beğeni

Ah, bunu gözden kaçırmışım pardon. Telefonda kullanmaya hala alışamadım.

Ben bu kadar kesin yaklaşmıyorum olaya ama bu konu komünistlerle tartışılacak bir konu degil. Yanlış anlamayın size laf etmek için söylemiyorum, bu bir ateistle sakız orucu bozar mı diye tartışmaya benziyor biraz. Özetle gereksiz.

e-kitabı para verip alınıyorsa süper etik hatta etik ötesi etik… ama internetten bazı sitelerden taranmış korsan kitap okunuyorsa ve bunu gayet normal olarak içselleştiriliyorsa okuyan kişi bildiğiniz hırsızlık yapmaktadır bu kadar basit.

Yayınevinin tek geçim kaynağı kitaplar, yayınevi bu taranmış kitabı yayınlamak için çeviri+telif+matbaa paraları ödüyor ve ilk baskıyı bitirebilirse kendini şanslı kabul ediyor. Bakıyorum bazı korsan pdf sitelerinde bazı kitaplar 40bin kere indirilmiş, düşünebiliyor musunuz bu kaç baskı yapıyor ve yayınevinin kaybettiği parayı düşünün. Sonra yayınevileri neden kitapları pahalı etiket fiyatı koyuyor, işte bu yüzden. Her etiket fiyatı hesaplanırken bir de %10 kayıp eklenir her baskıya ve ona göre fiyat hesaplanır. Bu %10 kayıp 2-3 TL fiyatları etkiliyor en az.

Geçen senelerde Gerekli Şeyler ve Akılçelen yayınladıkları mangaları yayınevinden bağımsız olarak çevirip web sitelerinde ücretsiz yayınlayan bir kaç sitelerden bu mangaları kaldırtmışlardı. Sonra bu siteler çıldırdı, yok efendim TR’de manga bizim sayemizde yayıldı insanlar sevdi. Yayınevleri de acımadı ve umursamadı tabi, manga sayılarının her birisi için binlerce $ telif ödüyorlar, içindeki resimler için ayrı telif ödeniyor. İki yayınevi de bu konuda tamamen haklıydı mesela.

Makale bölümü hakkında hiç bilgim yok nasıl dönüyor bu işler hiç bilmem o yüzden bir şey diyemeyeceğim.

Ama bence sonuçta ekitap-basılı kitap fark etmez parasını ödemeden bunu elde edip okunuyorsa hırsızlık yapılıyordur, korsan korsandır.

2 Beğeni

Konunun biraz dışına çıkacağım ama demeden edemedim.

Oradaki sorun üsluptu. Gerekli şeylerin üslubu hiç profesyonel değil. Resmi bir dille yazıp sizi uyarıyorum, siteden mangaları kaldırın yoksa resmi işlem yapmak zorunda kalabiliriz gibi bir şey yazacaklarına direkt hakaretvari konuştular. Eee bu durum da ters tepki. Merak edenler daha uzun şu yazıya bakabilir.

Boykota ben katılmıyorum orası ayrı.

3 Beğeni

İşte anlatamadım sanırım. Şöyle söyleyelim. Kitap ve bilim niye toplsal kime göre neye göre?

Sen sevgiline mesaj attın ve dedin ki akşam anneme çiçek alalım.
Bu senin özelin.
Ama X ülkesi istihbarat servisi diyor ki, “anneme çiçek alalım” bir terör eylemi şifresi olabilir. Bu toplumsal bir sorundur. Bu bilgiye erişmeliyim diye bir savunma ile tüm özel konuşmalarını dinlerse o zaman haklı olacaklar.

Biz kendi bakış açımızla olayları düşünüyoruz. Şu mesajda sözü edilen bilim, toplum yararına olan bilim… Kim karar verecek yarara? Adam zengin olmak adına bilim yapıyor. Neden bu toplumun yararına diye değerlendirilsin ki? Fareleri öldüren bir ilaç bulmuş, kutulamış, fare zehiri olarak satıyor. Adama göre toplumsal bir bilim falan değil. Parası olmayan da gitsin kapanla fare avlasın diyor. Şimdi biz bu adama bu çalışma bilimsel-kimyasal da bir çalışma, toplumunda büyük kısmının yararına o halde formülü de ürünü de elinden alalım mı diyeceğiz. Bu bir fikri mülkiyet formülü aç mı diyeceğiz?

Sınav kağıtlarını da düşün. Kağıda yazdığın her cevap senin fikri mülkiyetin değil mi? En çalışkan olan sen, yandaki çocuk aç kağıdı göster, senin cevapların sınıfın tamamının yararına dediğinde haklı olacak o zaman, açmak zorundasın…

2 Beğeni

Yukarıda bunu anlatmaya çalışıyordum çok güzel bir katkı oldu. Gelen eleştiriler hep korsan ürün sahibini zarara uğratıyor üzerinden. Fakat korsan uzun zamanda maddi olarak zarar değil kar getiriyor. Lotr, Hp hepsi internette korsan olarak mevcut ama sürekli kitap satışlarında artış oluyor. Rowling en zengin yazarlardan biri. Korsanın bu gücü görmezden geliniyor hep. Cyberpunk korsana izin veriyorlar diye firma zarara mı uğruyor? Son zamanların en popüler oyunu oldu. Herkesin dilinde.

Mülkiyeti komünistler-anarşistler tartışmayacak da kim tartışacak acaba? Bu mantıkla gidersek ateistler tanrıyı reddediyor diye tanrı hakkında tartışmamaları gerek. Reddettiğimiz şeyi tartışmayacaksak neyi tartışacağız acaba? Niye reddediyoruz bunları açıklamaya çalışıyorum.
“A komünist mi tartışmaya gerek.” yok diye bir söylem çok üzücü gerçekten. Vebalı muamelesi görüyorum resmen :smiley: Herkesin elinde bir liste var galiba şu konuyu sadece bunlar tartışabilir diye.

Edit:

Bilimi, Amerika’da kamu finanse etmiyor. Özellikle 60’lardan sonra neoliberal politikaların etkin olmasıyla devlet üniversitelere maddi desteği kesti. Bugün üniversiteler ar-ge çalışmalarına, bilimsel çalışmalarına destek bulabilmek için özel şirketlerden ve kiliselerden maddi yardım alıyor. Onların da musluğunu tutan birileri var yani.

Amerika’nın bugün yaptığı tam olarak bu zaten. 1991’de 266.yasayla birlikte bütün yurttaşlarını istediği gibi dinleme hakkına sahip. 2001’le bu terör korkusundan sonra iyice pekiştirdiler bunu. Bu korku-terör propagandası devletler için çok kullanışlı. Terör gelecek diye korku ortamı yarat sonra herkesi istediğin gibi izle. Fakat mesajlar kişinin mahremiyetidir. Bunları hiçbir devletin, istihbarat kuruluşunun ne gerekçe gösterirse göstersin okumaması gerekiyor. İsterse mesajlarda terör eylemi kurgulasın isterse uyuşturucu satışı yapsın bu özeldir. Bu yüzden şifreleme programlarıyla kişinin mahremiyeti sağlanmaya çalışılıyor. Cypherpunkların fikirleri de bu yönde.

Ben bilginin özgür olmasını gerektiğini düşünüyorum. Benim için kendi sahip olduğum bilgiyi insanlarla paylaşmak sorun değil. Bu yüzden yazdığım yazılar, makaleler hepsini internette herkesin erişimine açıyorum zaten. Çünkü bilim kolektif yapılan bir şey kamusal alana ait. Hiçbir bilimsel çalışma öncellerinden bağımsız olarak ortaya çıkmıyor. Bilimin bu kolektif yapısına karşı çıkıp bilim kişilere aittir demek yanlış bence.