The Witcher Serisi

Sapowski’nin 2015 yılında yazdığı Kader Kılıcı kitabı var acaba bir farklılık var mı?

Kitabın orijinal veya İngilizce adı nedir?

Bunların yanı sıra Geralt’ın annesini konu alan The Road With No Return (Dönüşü Olmayan Yol) ve Geralt ile Yennefer’ın nikahını anlatan Something Ends, Something Begins (Bir Şeyler Biter, Bir Şeyler Başlar) adlı iki de kısa hikâye var.

Yukarıda adı geçince belki gözden kaçmıştır diyerek paylaşayım istedim.

The Road With No Return (Dönüşü Olmayan Yol)

Something Ends, Something Begins (Bir Şeyler Biter, Bir Şeyler Başlar)

8 Beğeni

Selamlar.
Bu arada yine Witcher Evreni ile alakalı yanlışım yoksa 4 veya 5 adet de çizgi roman var. Bunlardan üçü Türkçe’ye çevrildi ama kalanlar çevrilmedi. Onları da ekleyelim iyice seriye girmek isteyenler olursa güzel olur diye düşünüyorum.

2 Beğeni

Sword of Destiny
Andrzej Sapkowski tarafından yazılan kitap

İlk Yayınlanma Tarihi: 2015
Yazar: Andrzej Sapkowski
Tür: Fantastik Kurgu

Sword of Destiny bu kitap. Orijinal ilk yayınlanma tarihi 1992

. Sizin baktığınız kitap muhtemelen o baskıyı hazırlayan yayınevinin yayınlama tarihidir.

Olabilir teşekkür ederim.

Bir şey daha sormak istiyorum Geralt Dandelıon ile nasıl tanıştı?

İlk Kitap Son Dilek de Mantığın Sesi 5. bölümde Dandelion nasıl tanıştıklarını anlatıyor…

Bir Ziyafet de tanışıyorlar

1 Beğeni

Gerçekten bazen benim de aklım almıyor arkadaşlıklarını. Ama sonra düşününce Geralt’ın dediği gibi zıtlıklar birbirini çeker.

Burası da tanıştıklarını söylediği kısım.

7 Beğeni

Kitapları okudukça aklımda daha çok soru kalıyor mesela 2 tane kuzey savaşı oldu 2 sinide nilfgard kazanamadı ama kaçıncı savaşta cintra yağmalandı kaçıncı savaşta 22 büyücü nilfgarda karşı koydu(sodden) bunları bilemiyorum.

1 Beğeni

AŞAĞIDA DERİN SPOİLER VARDIR. ÇOĞUNLUKLA KİTAPLARA DAYANIR.

İlk savaş 1262-1263 yılları arasında olmuştur. İlk savaşta Cintra ele geçirilmiştir. Lakin daha sonra Sodden Tepesi’ndeki feci savaşta Nilfgaard durdurulmuştur. Cintra’nın işgalini Menno Coehoorn ve emrindekiler yapmıştır. Sodden, Yukarı Sodden ve Aşağı Sodden olarak 2 savaş verdi. Yukarı Sodden kaybedildi ancak aşağı Sodden büyük zaiyatlar ve büyücüler sayesinde elde tutuldu.

  1. Kuzey Savaşı, Brenna Muharabesi.
    Bu savaşı yine Menno Coehoorn yönetmiştir. Normalde ordu olarak güçlü iken, yalnızca bir keşif erinin gereksiz korkaklığı yüzünden savaş kaybedilmiştir. Aynı zamanda bu savaş ünlü Menno Coehoorn’in sonu olmuştur.

Sene 1271. İlk 2 savaştan sonra her ne kadar savaşlar kazanılsa da Kuzey harap halde. Bir de Scoia’tael derdi ile iyice çökmüş durumda. Letho tarafından Foltest ve Demavend öldürülmüştür. Letho bu suçu sahireler locasının üstüne atmayı başarır.
Daha sonra Nilfgaard hücumunda pek bir direniş görmez. Demavend’in ölümü yüzünden Aedirn zaten gitti gidicek. Lyria ve Rivia ise Kraliçe Meve’in saklanması yüzünden düşer. Witcher 2 sonunda hangi son olursa olsun John Natalis Temerya Ordularının kalanını toplar ve Nilfgaardı 3 gün tutmayı başarır. Temerya Nilfgaarda bir gerilla hareketi başlatır. John Natalis ise ortadan kaybolur. Ve birdaha kimse tarafından görülmez, duyulmaz.
1272 İlkbaharında Peter Saar komutasında bir birlik White Orchard’ı feth eder ve Velen’e yönelir. Kanlı Baron lakaplı Philip Strenger bu durumu kullanıp Velen’de lidersiz bir bölgeye lider olur. Bu sırada Roach da gerilla harekatı ile küçük darbeler vurur.
Kovir Kralı ise babasının aksine tarafsızlık sözü verir ve tüm büyücüler kapısını açar.
Bundan sonra olay bize de bağlı aslında. Seçimlerimize göre biliyorsunuz ki değişiyor.

2 Beğeni

Benim gibi düşünen var mıdır bu forumda hiç bilmiyorum ama benim için edebiymiş ebedi değilmiş hiç umrumda değil. Kapıyı 3 sayfa anlatmış ya da sadece kapı deyip geçmiş arasında bir gram fark yok. Benim için asıl olan olaydır, kurgudur. Kurgusu için kitap okuyorum ben. Kitap içinde yazarın koyduğu kurallara, saçmalamadan mantık hatalarına
düşmeden uymasıdır. Öyle güçlü böyle güçlü denen karekterin yarım paragrafta basitçe ölmemesidir mesela. Zaten fantastik kurgu okumamın nedeni olaylardır. Ebedi bir şey okumak istesem klasik okurdum. Bu seride 3-4. kitaplar olay bakımından bomboşlar. Hikaye ilerlemiyor adam akıllı.Cadı meclisi var mesela düşünce olarak güzel ama hikayede hiç bir rolleri yok bence. Arada toplanıp vır vır konuşuyorlar hikayede hiç bir önemli rolleri yok. O bölümleri çıkarsan kimse fark etmez gibi geliyor roman içinde bana.
Ben o yüzden ilk iki kitabı geri kalandan üstün tutuyorum. Olay bakımından mantıklı ve tutarlı.Geri kalan 5 kitap arasından bu tadı bana en çok veren 3. kitap oldu.

Ebedi bir şeyler vermeyi çalışıp da olay anlatabilmeyi başaran Kral Katili Güncesi var mesela ama kitap 1300 sayfa Allah’tan kitap akıcı ama başka yazar aynı olayları 400 sayfada yazarmış gibi geliyor bana şu an.

‘’ Ahşap başlı tokmağı usulca çevirdi. Menteşelerin hafif gıcırtısı bütün koridorda yankılandı… ‘’

Ve bir diğeri

-Kapıyı açtı. -

Sana hangisi daha çok zevk veriyor?

2 Beğeni

İkisi de olayla ilgisiz şey olduğu için fark yok benim için. Dediğim gibi olaylar için okuyorum ben, konuşmalar dövüşler vs. RA Salvator gibi anlatması yeterli benim için. Süssüz saf dövüşü konuşmayı düzgün verebilmesi yeterli. O yüzden bazı kişilere yazım yanlışları batar bana kurgudaki mantık hataları çok batıyor.

Anladım, kesinlikle bir eserden beklediğimiz şey farklı o zaman. Ben şahsen edebi bir lezzet bulmak isterim kitapta ayrıca bu tatla beraber yoğrulmuş bir kurgu, yoksa olay bana bir yönetmenin filmden kendi kamera açılarını yorumunu çıkartıp kamerayı dümdüz koyup hadi oynayın demesi gibi gelir ama sizi anlıyorum isteklerimiz farklı.

5 Beğeni

Çok güzel anlatmışsın, teşekkür ederim. Ama bu yazının neresi oyunlara giriyor? Kitapları okuyorum da.

Son savaş, 1 ve 2.oyuna girer. Ayrıca son kısımda 3 oyunun sonunda verdiğimiz karara göre şekillenir.
Rica ederim ne demek.

1 Beğeni

Merhaba. Season of storms’un çevirisi yapılacak mı?

Merhaba. Çevirisi yapıldı bitti ama yayın tarihi henüz belli değil.

5 Beğeni