The Witcher Serisi

Witcher 3’ü diğer oyunlardan ayırman hiçbir şeyi değiştirmiyor :slight_smile:

Ortadaki bir eseri, o eserden bağımsız çıkmış bir iş üzerinden standart belirleyip değerlendirmek çok doğru gelmedi bana. “Orijinal olan Witcher kitapları, Witcher oyunları gibi değil, o yüzden oyunlar daha iyi.” demiş oluyorsun özetle.

Belki de oyunlar, Witcher kitapları gibi değildir, yani aslına sadık değildir ve kötüdür. Olamaz mı?

Bu tarz konuşmalar esnasında kendime dair referans vermekten hoşlanmıyorum ama oyunları sevmediğimi düşünmemen için şöyle söyleyeyim. 20 yılı aşkın süredir oyun oynarım, ve asıl oynayıp & sevdiğim tür de RPG’dir. Witcher 3 ise en favori oyunlarımdan birisi. Yine de hikâye açısından Witcher kitaplarına yaklaşabildiğini düşünmüyorum. Oyunları daha çok sevdiğini söylesen anlayacağım ama, orijinal olan kitapları, “oyunlar gibi değil.” diye eleştirmek çok doğru değil.

Son olarak, kitaplar hakkında konuşuyorken popülariteden bu kadar bahsetmek de bana makul gelmiyor. Kitap serisi oyunlar sayesinde popüler oldu (ki evet, oyunlar popülaritesini çok artırdı, ama oyunlardan önce de bir kitlesi vardı Witcher’ın. Ayrıca Witcher ismi de, ilk başta adı sanı olmayan CDPR’ın ilk oyununa da katkı sağlamıştır aslında) ama bu kitapların başarısından hiçbir şey alıp götürmez. Sadece insanların tüketim tercihlerinin sağlıksızlığını gösterir. Witcher 3’ten sonra kitapları milyonlarca insan alıp okudu ve sevdi. Oyunlardan bağımsız şekilde keşfetseler de seveceklerdi, yalnızca yeterince popüler olmadıkları için o insanlar tarafından keşfedilmemişti.

Ve popülarite bu kadar önemli bir kriterse, burada bir çok arkadaş tarafından aşağılandığını gördüğüm kitaplar, bizim burada sevip hakkında konuştuğumuz kitaplardan çok daha iyiler demektir :slight_smile: Favori kitabının 10 katı satan tılsımlı kitabın daha iyi olduğunu inkar edemezsin, satış rakamları ortada ve her şeyi anlatıyor bence :slight_smile:

9 Beğeni

Asıl olan evrendir bana göre. Evrenin kurallarını kitaplar koymuştur ilk kitaplar yazılmıştır ama kitaplar daha yazıldığı evrenin kurallarına uymuyor. Sen witcherlık diye bir sınıf yaratıyorsun ana karakterlerden birini witcher yapıyorsun ama 5 kitap boyunca ana karakterin yaratıklarla karşılaşıp savaşması bir elin parmağını geçmiyor. Eee, o zaman neden witcherlık diye bir sınıf kurdunki ne gerek vardı? Kolcu Gerald’ın macaraları yapaydın hiç karıştırmayaydın yaratık falan zaten regis tek yiyor ondan başkada önemli yaratık yok hikayede geçen. Normal sıradan elf cüce insan hikayesi yazıp geçeydin. Ana karakterin özelliğini kullanmayınca anlamı kalmıyor.

Bu serinin oyunu çıkmasa heleki Witcher 3 ayarında oyunu çıkmasa 2016’da aldığı ödülü alamazdı. Muhakak kitlesi olurdu ne eserlerin var hak etmediği kitleleri ama araya kaynar giderdi ki 15 sene kaynayıp gitmiş oyundan sonra hatırlanmış. Ne 3 senede 7 kitap görürdük ne de Türkçeye çevrildiğini görüldük. Özellikle Türkiye pazarındaki bu başarısı oyunlara borçlu. Oyundan bağımsız keşfetseler severlermiydi, belki severlerdi ama keşfeder miydiler, sanmıyorum. Ne eserler var araya kaybolup gidiyor, tamamlanamıyor. Witcher’ın çok farkı yok benim gözümde.

Demek ki kitabın konusu “canavar kesmek” değil?

Witcher gibi bir sınıfın olmasının sebebi de, etliye sütlüye karışmayan, toplumdan dışlanmış ve işi canavar avlamak olan ama bir şekilde normal insanların arasına ve işlerine karışmak zorunda kalan birinin hikâyesini anlatıyor.

Gandalf Yüzüklerin Efendisi’nde kaç kere büyü yapıyor? Etrafa fireball ata ata gidip, mana potion içmesi mi lazım?

Farklı zevkler ve fikirler, saygı duyarım. Ama söylediğin hiçbir şeye katılmıyorum. Kitabın, oyunların varlığı neticesinde popülarite kazanması da benim için hiçbir şeyi değiştirmiyor. Kürk Mantolu Madonna dediğimiz kitap, bir şov programında sunucu “okudum, madonnanın hayatını anlatıyor” dediği için çok satmaya başladı. Öyleyse bu kitabın başarısını sunucu arkadaşa mı mal edelim? Kitaplar mantıklı ya da mantıksız sebeplerle popülarite kazanabilir. Ama bunun üzerinden değerlendirmek bence kesinlikle doğru değil.

Yüzüklerin Efendisi bile, Peter Jackson’un çektiği filmlerden kendisine popülarite anlamında çok fayda sağlamış bir seri. Kitapların değerlendirmesini buna göre yapacaksak işimiz var demektir.

Bu söylediklerin bana Cyberpunk 2077 ile ilgili, Mike Pondsmith’in isyanını hatırlatıyor. Oyunla ilgili “ama bu cyberpunk evrenine uymuyor, şöyle mi olur, böyle mi olur” tarzındaki eleştirilerin sonu gelmeyince adam çıkıp “yahu siz ruh hastası mısınız? evreni yaratan ve bugüne getiren benim. benim yarattığım evren üzerinden, yine benim yaptığım bir oyunu ‘öyle olmaz’ diye eleştirmek nedir?” diye isyan etmişti.

Yani burada çıkmış, cinsel ilişki karşılığında koleksiyon kart topladığımız oyunu, Witcher kitaplarından üstün görüp, “evrene daha uygun” filan diye övüyorsun. Witcher oyunlarını acayip seven bir insan olarak ben de kendimi Witcher oyunu yererken buluyorum. Garip oluyor.

20 Beğeni

Buna benzer bişi yazıcaktım ağzımdan almışsınız. Ağzınıza sağlık. Ben de en sevdiği oyun ve kitap olarak witcher evrenini söyleyen bir insanım. Lakin kitapları 3.oyun ile değil ilk oyun ile tanıdım ben. En sevdiğim de ilk oyundur.
Arkadaşımız

böyle bir söylemde bulunmuş. Bende şunu demek isterim.
İlk 2 kitap hikayeden kısmen bağımsız olarak evreni, karakterleri ve yaptıkları şeyleri genel bir mantık ile anlatıyor. Bir nevi asıl hikaye öncesi bize sunulan bir giriş kısmı gibi. Burda da Geralt bize canavar avcısı olarak sunuluyor. Sen de gelip hikayede bir elin parmağını geçmiyor canavar kesmesi diyorsun. Doğrudur saymadım ama bunun da bir sebebi var. Yazar bize halk tarafından aşağılanan, basit bir canavar avcısı olan bir Witcher’ın ilginç kaderinden ve başına gelenlerden söz ediyor. Zaten asıl mantık burada. Asıl olay burada. Eğer tüm kitaplar boyunca Geralt canavar avlayıp en kötü canavara ulaşmaya çalışsaydı çok klasik ve düz olurdu zaten. Her neyse. Bir şey ile sonlandırmak istiyorum cümlemi. Geralt’a çelik kılıç ne için diye sorduklarında, oda canavarlar için demiştir. (ya da böyle bir şey) Yani aslında seri boyunca canavar kesti Geralt :smiley:

4 Beğeni
3 Beğeni

Ahahha. Çok güzel oturmuş aslında. Cidden güldürdü :smiley:

1 Beğeni

“Gördüğün gibi iki kılıç taşıyorum. Her Witcher’ın iki kılıcı vardır. Kötü niyetli insanlar, gümüş kılıcın canavarlar, demirin ise insanlar için olduğunu söylüyorlar. Bu doğru değil tabii. Sadece gümüş kılıçla yaralayabileceğin insanlar vardır ama öyle canavarlar vardır ki ancak demirle ölürler.”
Bende kitapları şu an okuyorum üçüncü kitap olan elflerin kanındayım ve okuduğum en iyi eserlerden beni hem güldüren hem üzen hem düşündüren hem sinirlendiren bir eser. Her duyguyu tattırıyor. Mutlaka okuyun derim

10 Beğeni

O kitapta tam olarak nerede güldüğünü biliyorum :slight_smile: Bitirdikten sonra tam görüşlerinizi bekliyorum. İyi okumalar.

1 Beğeni
  1. kitaptayım azıcık azıcık okuyorum bitmesin diye :sweat_smile:
1 Beğeni

O kadar şetmeyin. Bir süre sonra tekrardan okuyun seriyi. Çok fazla şey kaçırdığınızı fark ediyorsunuz.

Katılıyorum. Muhtemelen ilk 2-3 kitapta isimler mekanlar ülkeler arasında atladığım stratejik noktalar var. Dizi yeni sezon haberinden önce tekrar okuyabilirim.

Sadece fantastik olarak değil de politik açıdan bakıldığında da çok güzel bir eser var ortada.

2 Beğeni

İlk iki kitapta elflerin cücelerin draların dostu, insanlara karşı onları koruyan. Sadece zekası düşük, kötü niyetli canavarlara karşı savaşan, sadece mecbur olduğunda savaşan bir witcherın hayatından öyküler veriyor. Sonra 3. kitaba geçince bunları unutuyor yazar Ciri ve Gerald’ın hikayesini bunlara dikkat alarakta anlatabilirdi. Gerektiği yerlere gerektiği kadar canavar savaşı ekleyebilirdi. Asıl böle ana karekterin özelliklerini kullanmadan klasik elf cüce insan ilişkisine indirmiş. Ben 5 kitaplık bu seri okuyacağıma ilk iki kitap gibi 5 kitap okumayı tercih ederdim açıkçası.

Unulmuş Diyarlar , Ejderha Mızrağı hatta Parçalanmış İmparatorluk gibi serileri okudukça bu tarz kitaplar bana çok az olay anlatıyormuş gibi geliyor. Yazar, kitaptaki olayları gereksiz yere uzatan, daha çok olay anlatmak varken aynı olayı geveleyip durmayı tercih ediyormuş gibi geliyor bana.

Spoiler etiketi kullan bence. Seri her ne kadar aşırı popüler olsa da okumayanı da bir o kadar fazla.

3 Beğeni

İlk 2 kitabın yazılma amacı yazarın ana hikayede 10 seneye varan kopukluk yapmak istememesi. Fark ettiysen ilk 2 kitapta çok uzun zaman atlamaları var. Tıpkı dizide olduğu gibi. Eğer yazar bunu ana hikayede yapmaya kalksaydı hikaye anlaşılmazdı. Yazar bunu tahmin ettiğinden ilk 2 kitabı daha çok karakterleri tanıtma ve hikaye temeli oluşturmak için kullanmış. Aynı zamanda bize de bir Witcher’ın neler yaptığını göstermiş.
3.kitaptan sonra ana hikaye başlıyor. Burda da yazarın aslında hikaye temeli şu.
Evrende witcherlar var. Bunların tek amacı bir canavar onu öldürene kadar canavar öldürmek. Ama bizim Geralt karakterimiz Cintralı Aslan Yavrusu ile kaderleri bağlıyor. Bende burda basit bir witcherın başına gelen büyük olaylardan bahsediyorum diyor.
En basit hali bu tabii. Ha seride hiç canavar avlamıyor mu? Benim bildiğim avladığı oluyor. Ha tüm bunlar hariç sen bu hikaye temelini sevmezsin onu bilemem. Lakin ben seviyorum. Bunun sebebi de 3.oyun değil 1.oyun. Evet oyun sayesinde tanıdım Witcherı ama yine de tanıdım. Ve kendi öz irademle de en sevdiğim kitap ve oyun yaptım.

4 Beğeni

Bu başlık sayesinde bu siteyi keşfettim. Biraz okudum yazılanları. Bakıyorum ki bazı insanlar Witcher karakterinin ilk 2 kitap hariç fıtratını uygulamamasından rahatsız. Bazı insanlar ise bunun normal olduğunu bize mevcut evrende pek fazla olmayacak şeyin hikayesi anlatıldığını söylüyorlar.
Bence iki taraf da haklı. Sapkowski evreni kurmuş, Geralt karakterini yaratmış fakat karakterin Witcher kimliğini tam anlamıyla hikayeye adapte edememiş. Tabi bunun olması hikayeyi kötü yapmamış ama yine de bu bir eksiklik.
Eksiklikler olsa da seri güzel. Bundan çok fazla rahatsızlık duyanların oyun ile bağlantı kuranlar olduğunu düşünüyorum. Zaten Pegasus Yayınları ilk kitapta bunun uyarısını yapmıştı. “Oyunları bir kenara bırakarak okuyun” diyor adamlar.
Benim görüşüme göre serinin 3 ve 4.kitapları vasat da değil. Bildiğin kötüler. Hatta üçüncü kitabı okurken aşırı sıkılmıştım. Seri kendisini 5 ve 6’da toparlıyor. Özellikle 6.kitapta yeni anlatım teknikleri de eklenince kendinizi hikayenin içerisinde tam anlamıyla hissediyorsunuz.

4 Beğeni

Öncelikle foruma hoşgeldiniz :slight_smile:

Şahsen ben 3 ve 4.kitapların kötü olduğunu düşünmüyorum. Evrendeki en iyi kitaplar değiller ama bence fena da değiller. Tabii sizin fikrinize de saygım sonsuzdur.

Tekrardan hoşgeldiniz sevgiler

1 Beğeni

Ben sadece ilk üç kitabı okudum. En iyisi üçüncü kitaptı. Daha derin ve edebiydi. Evrenin asıl hakkını veren, ruhunu yansıtan da kesinlikle üçüncü kitaptı. İlk kitap diğerlerine göre daha az edebiydi bence. Bunun bir edebiyat serisi olduğunu unutmamak gerekiyor. Kitaptan oyun beklememek lazım. Telefon beni delirtecek bu yüzden mesajı daha fazla uzatmayacağım =)

2 Beğeni

biraz geç ama seri 8 kitap 2 tanede yan hikaye var toplam bütün kitaplar bu kadar mı yoksa başka kitaplarda mevcut mu

Doğrudan Sapkowski yazmadı ama belki Witcher Evreni kitabı da seriye değil ama Witcher Dünyası kitaplarına dahil edilebilir. Onun dışında durum şu mesajda yazdığı gibi.

2 Beğeni

Teşekkür ederim bu kadarmış sağ ol.

2 Beğeni