Yarım Bıraktığınız Kitaplar ile Sebepleri

Ben sarmazsa direkt yeni kitaba. Hatta bu yüzden @W4YNE bi ara beni banlatmayı düşünüyordu bu yüzden :joy:

3 Beğeni

Başladığımı bitirme inadı bende de vardı ne olursa olsun o kitap bitecekti ancak son zamanlarda bu eşiği bende geçtim. Sarmıyorsa ya hikaye ilerlemiyorsa bende bırakıyorum.

2 Beğeni

Beni örnek almana sevindim :smiling_face_with_sunglasses: Zaman kıymetli ya, sarmayan kitaba verip bir de üstüne acı çekilmez. En iyisi muhteşem bir kitapta olsa başkaları için ama seni sarmadıysa bırak yeni kitaba geç :slightly_smiling_face:

2 Beğeni

Sende olmasan ne yapardım :star_struck:

Değeri bilmesek de öyle..

2 Beğeni

İyi ki varım, yoksa düşünemiyorum :joy:

2 Beğeni

Hayatta, gerçekten sahip olduğumuz iki şey mevcut: Zaman ve dikkat (attention). Sözün tamamını hatırlamıyorum fakat Seneca’ya göre hayat yeterince uzundur, yeter ki kıymetli gördüklerimize yoğunlaştıracağımız dikkatimiz çalınmasın. Lakin, Seneca’nın yaşadığı dönemde yaşamıyoruz, etrafımızdaki birçok uyaran, dikkatimizi çelmek üzere bütün güçlerini ortaya koyarak birbirleriyle yarışıyorlar.

Dikkatimizi çelenler, bu cepte. İnsan hayatı o kadar da uzun değil, bunun günlük yaşantısı var, işi gücü var, sorumluluklar ve gereklilikler var, uykusu var. Bütün bunları çıkarınca, sahip olduğumuz tüm vaktin aslında ne kadar ufaldığını görebiliyoruz. Modern dünyada sanki hep hariciyata mesai ayırmaktayız. Bu da cepte.

Vakit darlığı, dikkatimizi yöneltebileceğimiz ve zamanımızı ayıracağımız şeyler hakkında bir nebze daha acımasız olmayı gerektiriyor. Bu yüzden okuduğunuzda pek bir şey anlayamadığınız, bir türlü akıp gitmeyen, okuma işininin tadını ortadan kaldıran eserleri rafa kaldırmakta çözümü görüyorum. Belki ileride dönersiniz, belki hiç dönmezsiniz, beis yok. Zaten dileseniz de gözünüze çarpan her kitabı okuma ihtimaliniz yok. Hele ki bazı kitapların zorluğu onlar hakkında ön inceleme ve okuma yapmanızı gerektirebilir, bu da ek bir mesaidir. Bazı kitaplar “yüksek bağlam” (high context) kültürlerden çıkmışlardır (örneğin Japon edebiyatı), böylesi kitapları anlamak için çıktıkları kültür hakkında yapılacak olan gene bir ek mesai bulunur. Korku türü ayrı bir külliyat, bilimkurgu türü ayrı bir külliyattır. Örnekler kafidir sanıyorum.

Okuma düzenim daha derli toplu olsun, bir örüntüde devam etsin dediniz. Bu duruma en örnek Batılıların “The Great Conversation” (Büyük Hasbıhal diyelim) dedikleri, sonraki gelen yazarların öncekilerin yazdıklarına gönderme yaptıkları, mukayesede bulundukları, ekleme veyahut çıkarma belki yeri gelince tenkitte bulundukları Batı Kanonu olabilir. Batı Kanonu, Klasik eğitimin temelinde yer alır. Greater Books sitesinde yer alan kısa listeye göre, Kanon’u tarih öncesi dönemden M.S. 1900 yılına değin kaleme alınmış 540 kitap olarak görebiliriz (tek bir Kanon listesi yok, site bir araya getirdiği Kanon’lar içinden bir derleme liste ortaya çıkarmış). Haftada bir kitap bitirebildiğinizi düşünürsek, listeyi bitirmeniz 10 yılınızı alacaktır. Hangi kitabı iyice özümsediniz? Bazı kitaplar bir defa daha okunmaya değerdir, hangi kitapları tekrar okuyacaksınız? Ne kadar tarih okuyacaksınız (ki onun için bile münferit farklı farklı listeler vardır, bildiğiniz üzere)? Bu tip soruları sorunca, okumanın 10 yıldan fazla süreceğini görmek zor değil. Peki en başa dönüp “hangi Kanon” diye sorarsanız? Belki Kanon’u fazla Avrupa merkezci buldunuz. Belki bir feministsiniz ve listeyi fazla eril merkezci buldunuz. Belki “The Well-Educated Mind” gibi bir kitap edindiniz ve kitapta anlatılan şekilde okumak istiyorsunuz, kitaptaki ayrımlara göre okuduklarınızı şekillendiriyorsunuz (ilgilisine öneriyorum). Durum böyle olunca listeler değişiyor, olay daha karışık bir vaziyet alıyor. Fakat buna göre yeniden en başa, vakit meselesine dönmüş oluyoruz.

Zevkine okuyor ve listeleri kısıtlayıcı buluyor olabilirsiniz. Belli bir tür dışına çıkmak hoşunuza gitmiyordur. Veyahut kitaplardan tamamen uzakta olabilir, başka sorumluluklara ve hobilere sahip olabilirsiniz. Hepsi makbul, gestapoluk yapacak hâlim yok :slightly_smiling_face:. Sadece kitap okumayı biraz daha sistemli hale getirmek bile ne kadar emek istiyor, onu anlatmak istemiştim.

Demem o ki, her ne kadar paraya kıyıp almış olsanız da o kitabı okumayın gitsin. Giden para geri gelir belki fakat yanınızdan geçip giden o bir saniyeyi tekrar kavrayabilir misiniz? Olay bundan ibaret, kanımca. Başarabiliyor muyum? Bazen bırakmakta zorlanıyor olsam da hiç acımamaya gayret ediyorum.

4 Beğeni