Yarım Bıraktığınız Kitaplar ile Sebepleri

10 Beğeni

Hayatımda okumayı bıraktığım ilk kitap Hurin’in Çocukları’ydı, 14-15 yaşlarındaydım. Okuyacak yeni kitabım yoksa bile eskileri tekrar tekrar okuduğum bir dönemdi hatta 6-7 defa okuduğum kitaplar vardır. Bu kadar çok okumayı sevdiğim bir dönemde okumayı bırakacak kadar beni iten bir kitap olmuştu, çok fazla karakter olduğunu hatırlıyorum.

Güncel olarak da geçenlerde “Bırak Yapsınlar Teorisi” kitabını 200 küsür sayfalarındayken bıraktım. Yazarın samimiyeti ve yetkinliğinden şüpheye düştüm kendisini biraz araştırınca, öyle olunca da kişisel gelişim kitabı okunabilir bir şey olmaktan çıkıyor.

4 Beğeni

Çok eğlenceli bir yazı. Paylaştığınız için teşekkür ederim.

Yazıdan alıntılıyorum:

Bir kitabı ‘bitirememek’le ilgili makaleler arasında dolaşırken Amerikalı kütüphaneci ve yazar Nancy Pearl ’ün formülüne denk geldim. Peral, bir kitaptan keyif alınıp alınmadığının anlaşılması için bir formül oluşturmuş: “Eğer yaşınız 50’den küçükse bir kitabı okumayı bırakıp bırakmamaya karar vermek için en az 50 sayfa okuyun. Eğer 50 yaşında büyükseniz karar vermek için yapmanız gereken yaşınızı 100’den çıkarmak! Örneğin 60 yaşındaysanız 100-60=40; bırakıp bırakmamaya karar vermeniz için okumanız gereken sayfa sayısı 40!"

Güzel bir formül, akıl dışı duruyor ama eğlenceli.

Ben hem yarım bırakmayı hem de okumadığım kitaplar hakkında konuşmayı çok severim.

Bir de “yarım bıraktım” demiyorum “tadımlık okudum” diyorum. Sanki açık büfe önünde dolaşır gibi. Dolayısıyla zerre pişmanlık duymam.

Yıllar geçtikçe şuna da inanır oldum: Kitabı okumamın üzerinden yıllar geçince okuyup bitirmem ile yarım bırakmam arasında pek bir fark kalmıyor. Zira okuyup bitirdiğim kitapların çok büyük bir kısmını hatırlamıyorum. Kitabın dimağımda bıraktığı tadı hatırlıyorum ama kitabın içeriğini pek hatırlamıyorum. Yani bitirdiklerim de bir nevi yarım.

15 Beğeni

Hahaha, o kadar para verdik okuyalım bari durumu bende de çok ya​:joy: Batık maliyet etkisi demiş Kaymakçı, doğru valla :joy:.

Bırakmak lazım gerçekten, hayat kısa. Ama bende başladı mı bırakamayanlardanım.

5 Beğeni

Güzel yazı olmuş. Bence bu iş biraz da doğru zamanda doğru kitaba denk gelmekle alakalı.

Ben mesela Dune’a yıllar içinde 7 kere başlayıp bıraktım. Dördünde falan 100. sayfa civarından geri döndüm. Bazen kafamı veremedim, bazen hikâye çekmedi, bazen başka bir şey araya girdi. Hatta belki kafamda daha iyi oturur diye filmini bile izledim, o da çok bir şey değiştirmedi.

Ama nedense içimde hep “ben bunu yanlış zamanda okuyorum sanki” hissi vardı. 8. denemede tekrar başladım, bu sefer aktı gitti. Bitirdiğimde de Dune benim için okuduğum en iyi ve en sevdiğim kitap oldu. Demek ki gerçekten zamanı varmış dedim. Çok önceden 1984’te de buna benzer bir şey yaşamıştım.

Ama mesela Masumiyet Müzesi’nde öyle bir his hiç yok. Yarısında bıraktım, arada aklıma bile gelmiyor. Bir gün döner miyim diye ya da yanlış zamanda mı okudum diye pek merak etmiyorum açıkçası.

9 Beğeni

Bazı kitaplar sonradan açılıyor. O yüzden eğer sıkılmaya başlarsam önce hızlandırıyorum okumalarımı. Eğer o da çare olmazsa son yöntem olarak atlamaya başlıyorum, sadece paragrafın ilk cümlesi ve diyalogları okuyorum. Yine de olmazsa benlik değilmiş diyerek bırakıyorum veya son bölümü okuyup özetine bakıyorum.

5 Beğeni

Ben de hiç yarım bırakmadım. Yarımsa bile eninde sonunda okurum. Hikaye arka planda kendi kendine pişer. Mesela bir Yıldız Gezgini kitabım var, hâla pişiyor. Bu gidişle ben kendim yıldız gezgini olacağım. Bazen sevdiğim kitaplarda da bunu yaparım. Kitaba ara verir, iyice pişince finali yaparım.

Yarım kitapları bitirince aylık okunan kitap sayısı fazla çıkıyor. Öyle de bir avantajı var. Kitaplığa okuduklarımı ayrı bir yere koyuyorum. Şimdi yarım bıraksam yarım kitaplar rafı olacak, hoş olmayacak. Bir de her kitaptan iyi kötü bir şeyler alıyoruz. Kötü tat da lazım. Bazen kötü kitabın üzerine iyi kitap okuyunca normalde alacağım tadın üzerinde bir tat alıyorum.

Okur olarak yarım bırakmak neyse de kötü kitabı çeviren çevirmenler nasıl yarım bırakmıyor çevirmeyi ben onu anlamıyorum.

Bence bir kitabı yarım bırakmamanın en iyi yolu kitapları iyi seçip almak. Bunun için de okur yorumları iyi oluyor. Bir de hype kitap dalgasına yakalanmamak. Arka kapak yazısını okumamak lazım. Okunacaksa da fazla övgü varsa uzak durmak lazım. Yazar serisi yapmak lazım.

Edit: Makaleyi şimdi okudum. Yahu benim hiç kötü kitabım olmadı galiba. Millet neleri yarım bırakmış. Göğsünü gere gere gururla söylesinler artık o güzelim kitapları yarım bıraktıklarını. Bunları okumayınca zaman kaybı olmadı şimdi. Gerçi zaman kaybı olsa ne yazar. Zaman öyle de geçiyor böyle de. Dümdüz duvara baksam her gün 3 saat yine geçecek. Çok da şey yapmamak lazım. Bütün İnsanlar Ölümlüdür kitabına burdan selam olsun.

5 Beğeni

Aşağı yukarı benim de durum böyle. Duruma göre 20-30 sayfa okurum “sarmadıysa” başka zamana artık… :slight_smile:

Bir de içinde ne olduğunu bilmediklerimi okumam, kimbilir içine ne koyuyorlar, :slight_smile: bilmediğimi satın da almam kolay kolay.

2 Beğeni

Yarıda bırakınca kafama takılıyor. O yüzden mecburen okuyorum. :slight_smile: Bu iyi bir özellik mi kötü bir özellik mi bilmiyorum.

2 Beğeni

The Wheel of Time (Zaman Çarkı) serisine büyük hevesle başlayıp ilk kitabının yarısında falan bırakmıştım asırlar önce. Yani o aralar pek de sabırlı değildim zaten. Belki bir ara yeniden başlayıp bu sefer devam edebilirim. Bazen bir eserin iyi olup olmamasından bağımsız, ilgili zaman diliminde size hitap edip etmemesi de belirleyici olabiliyor.

3 Beğeni

Bence dizi, oyun gibi uzun sürede tüketilen ürünlerde bir eseri yarım bırakmak çok normal. Mesela şu ana kadar severek izlediğim Expanse’a nedense devam edesim gelmiyor. Geçerli bir sebebi de yok, sadece ilerleyesim yok. Aynı şekilde bitirdiğim oyun sayısı bitirmediklerimden çok daha az.

Fakat konu kitap ve filme gelince tersini düşünürüm; kitaplar ve filmler baştan sonra bir bütün deneyim olarak tasarlanmışlardır (Hatta şarkılar, albümler bile böyledir) yine de belki seri kitabı olduğundan, belki her şeye rağmen hiç ilgi çekmediğinden yarıda bırakabilmek kesinlikle insanın en büyük özgürlüklerinden birisi.

En son geçen sene Vakıf serisinin beşinci kitabını yarıda bırakmıştım mesela. İlk üç kitabı aşırı sevmiş, dördü de güzelce okumuştum ama beşin 50. sayfasına falan gelince hiç okuyasım kalmamıştı. Hâlâ bir ara devam ederim diye düşünüyorum lakin hiçbir zaman olmayacak gibi. Belki öncül iki kitabı okursam fikrim değişir orası ayrı.

4 Beğeni

Kesinlikle öyle fakat Zaman Çarkı özelinde bu kadar övülmese kesinlikle ilk kitabın ilerisini görebilecek bir seri değildi benim için. Ha ileride kesinlikle o övgüyü hak ediyor. Yine de işkence gibi gelecekse her şeye rağmen okumayı zorlamanın alemi yok; piyasada tonla farklı eser var.

2 Beğeni

Ben de yıllar önce ilk kitabı güç bela bitirip seriyi bırakmıştım. Çakma Yüzük Kardeşliği olmuş bu diye. Çok sonraları tekrar başlayıp bitirdim seriyi. Eşimle tanışmama vesile olduğu için serinin bende ayrı bir yeri olsa da “övüldüğü kadar” iyi bir seri değil bence. Çok yatırım istiyor ve karşılığını sadece bazı kitaplarda veriyor.

2 Beğeni

John fowles-büyücü ye başladım.uzun betimlemeler beni benden alıyor.en fazla 3 bölüm okuyabiliyorum :)) kitap yurdunda 150+ yorum var ve hepsi iyi :)) elli ikinci sayfaya zar zor ulaşabildim ama şimdiden ana karaktere (nicholas) gıcık oldum diyebilirim.Bakalım bir yerde açılacak gibi hissediyorum ama hayırlısı.
Yazarı bile 15 senede yazmış,6 ayda bilemedim 1 sene de bitiririm kitabı:))

3 Beğeni

Benim favori romanlarımdandır o ya. Hem Türkçe tercümesini hem de orijinal İngilizcesini defalarca okudum. :slight_smile:

2 Beğeni


Okumayı deniyorum ama olmuyor. Sıkıcı bir şövalyelik anlatısı var

4 Beğeni

Ben kitabın kalınlığına göre karar veriyorum. İnce bir kitapsa 30 - 50 sayfa ama kalın bir kitapsa 50 - 100 arası okuyup bırakıp bırakmayacağımı belirliyorum. Eskiden çok huzursuz olup yarım bırakamzdım kitapları fakat artık içim rahat, hiç huzursuz olmuyorum.

2 Beğeni

Hiç acımam yarım bırakırım. Bazen geri dönerim bazen dönmem. Yanlış zamanda mıyım yoksa kitap bana hitap etmiyor mu anlayabiliyorum zaten. Ayrıca kitapta tatmine ulaşmam için bitirmem gerekmiyor. Bir noktada bu kadarı yeterli alacağımı aldım diyorum. Gerçek hayatta yeterince yükümlülük var ya bir de sevmediğin kitapları kendime yük edemem.

3 Beğeni

Eskiden yarım bırakmazdım, sevmesem bile okurdum. Bazen aylarca sadece bir kitap okurdum bu yüzden. Yanlış yapmışım, zaten tüm kitapları okuyup bitiremem. Zamanımız da kısa, sevmediğim kitaplara harcamıyorum artık. Genel olarak 50 sayfa okuyuram, ama 10 sayfa okuyup bıraktığım kitap da oldu.

4 Beğeni

Ben hala aynıyım. İğrenç bir takıntı. Başladıysam bitiyor. Anlamadan da olsa okumaya devam. Hala böyle bekliyorum son sayfada şu çıkarda aha be bu buymuş meğer ondamış dermiyiz diye… Demiyoruz :smiley:

7 Beğeni