Farazi olarak konuşmuştum ama gerçek sandız KEKW.
Ben de Drizzt ve Ejderha Mızrağı basılsın istiyorum. Bunu istemek ve forumda dile getirmek yasak mı veya ayıp mı?? Sanki çok tuhaf bir şeymiş gibi yansıtmışsın. Okuyucu ister. Yayınevi ise söz verdiği bir seriyi yarım bırakır veya bırakmaz o başka bir şey. Ayrıca biz yayınevine bu iki seriyi al bas demedik. Kendileri ortaya çıkıp bu iki seriyi basacağız ve bitireceğiz dediler. O halde eleştirileri de göze almışlar demektir.
Basa basa en dandik olanı basmışlar ![]()
![]()
Akılçelen den hallice oldular
Veya saçma sapan dümdüz kitapları büyük pr lar ile en iyi kitapmış gibi gösteriyorlar. Yok şu ödülü aldı yok buna aday oldu diye ![]()
Ben de diyordum tam olarak ne zaman savunmaya geçilecek diye
birkaç dakika geç kaldınız ama performans düşüklüğü yaşanıyor ![]()
Hayırlı olsun, bol satışlar dilerim.
Aynen katıliyorum. Kaldı ki ithaki seri bitirmeme konusunda ithaki bir dünya markası olduğundan bu konuda büyük bir üne sahip. Sırf bu durum yüzünden seri kitaplarına başlamıyor insanlar ve bu direk satışları etkiliyor. Bu bağlamda seri kitap ile oneshot kitabı aynı kefeye koymamak lazım
Sunlit ve Yumi neyse bir şekilde gelecekler de esas Isle ile Tailored Realities var hiç sahiplenilmeyen. Çok yavaş kaldılar Sanderson konusunda.
@AlperYlcnky1903 hocam şimdi 2000 kopya ancak basıyorlar zaten. İşler biraz daha kötü giderse yayıncılık vs için kitap basımı 300-400 kopyaya kadar düşecek bu gidişle. O zaman Drizzt basmıyoruz diyemeyecek kimse
.
Onu bunu bilmem de Akılçelen’in aklımızı çelmesine bir daha izin vermeyeğim. Aynı yazarın farklı serilerinin ilk kitaplarını bastılar, devamlarından halen ses yok ![]()
Güzel kelime oyunu
yazara ulaşmamız gerekiyor. Akılçelen’in yaptıklarını anlatırsak ajansı ile görüşüp kesebilir.
Guardian Yayınları mesela bir yazarın kitabının tasarımında çipçirkin Aİ görselleri kullanmıştı. Yazar buna karşı tabi. Ulaştık ona dönüş yaptı hemen kaldırttı.
valla isterse 15 kat fzla satsın, dediğim seriler yarım mı yarım, ejderha mızrağı ve unutulmuş diyarları düzgün şekilde tüm serileri olacak şekilde bassalardı şimdiye kadar hepsi 3-4’er baskı yapmıştı. İki serinin de ilk 3-4 kitabı 4-5’er baskı falan yaptı satmadı değil yani ithaki tüm seriyi düzgün basmadığı için insanlar almıyor, son zamanlarda az satması insanların devamı çıkmayacak almam dediği için satmıyor. Yoksa son 5-6 senedir başlayan yeni D&D kuşağı ülkemizde de çok güçlü, kitapları düzgün bassalar kendini kurtaracak kadar satar, bir bestseller olmaz elbette ama satar.
Kings of the Wyld (The Band, #1) by Nicholas Eames | Goodreads nerede mesela? Bu aklıma gelen ilk örnek, bunun haklarını alalı 10 sene oldu neredeyse ve halen basacak ithaki bunu, okuduğum en komik fantastik kurgu romanlarından birisi olabilir. Ama yazarı tanınmamış olduğu için ve dizisi-filmi yapılmaycak olduğu için basmıyorlar. Saçma sapan drizzt’lerden daha az satacak kitaplar basıyorlar. Ha keyif onların keyfki, para onların sanane istediğimizi basarız diyebilirler ama bu da bana eleştiri hakkı verir okuyucu olarak.
Rama ve 2001 devamlarını bekliyorum ben de en çok. Ama burada ekstra bir bekleme gerektiriyor. Her ne kadar bilim kurgu klasiği olsalar da bu seri içinde basılmamasını isterdim. Asimov’un Vakıf serisi gibi ayrı yapmalıydılar bence. Bilim kurgu klasikleri içerisinden bir Rama/2001 kitabını çıkarınca bir sonraki gittikçe öteleniyor. Peşpeşe yapmak istemiyorlardır başka klasik beklentileri olan kişiler de olduğu için. Bu da bizi herkesin beklentisinin farklı olduğu noktaya getiriyor. @BiblofilYouTube hocamın saydığı birçok kitabı bilmiyorum fakat bilenler, bekleyenler elbette vardır. Herkesi eşit derecede mutlu etmek zor. İthaki boş durmuyor evet ama öte yandan serilerin yarım bırakılma olayı çok kötü. Enginlik serisini aldım ama başlamadım. Elimde kaldı öyle. Rama ve 2001 de öyle kalırsa üzülürüm açıkcası çünkü Arthur C. Clarke çok hoşuma giden bir yazar oldu. ‘Yeter ki çıksın da ne zaman çıkarsa çıksın, yarım bırakılmasın’ ruh haline soktular beni.
demek istediğimin özeti gibi olmuş,
ellerinde gerçekten satacak kitaplar varken popülerlik ve ucuz telifli kitap basma yoluna giriyorlar, çok fazla kitap çıkarıyorlar ama çıkardıklarından toplasan 3-5 tanesi ikinci baskıyı görür gerisi depolarda bekler öyle yada %80 indirim diye 2 sene sonra kampanya yaparlar
Bilimkurgu Klasiklerin yeni kitabı yakında görünür. Kapağı da hazır. Ejderhayı Katletmek kitabının kapağı ve tanıtım yazısı hazır. Bir de Mars serisinde her an her şey olabilir.
Arka arkaya Clarke basmak istemiyorlarsa şöyle yapsalar daha iyi olur sanki. Clarke’ları başka bkk kitabı ile basmak. Bazı aylar 2 bkk basmak. Kendilerini niye ayda bir tane bkk ile kısıtladıklarını anlamıyorum devam kitabı olan seriler için. Mayıs ayında Rama 2 ve Yeşil Mars mesela neden olmasın? Hem alacak olan için 2 kitap çıkmış olur sepete atacak.
Not: Yeşil Mars’ı bugün de andım şükür.
Yabancı Bilimkurgu forumlarında Rama’nın devam kitaplarında Arthur C. Clarke’nın çok etkisi olmadığını bütün kitabı Gentry Lee’nin yazdığını söyleyenler var o yüzden çoğunlukla Rama’yla Buluşmayı okuyun çok ilginizi çekerse devamını okursunuz diyorlardı. 1993’de son kitabı çıkıyor ama Gentry Lee 1,5 1,75 4,5 gibi ara kitaplar yazmış.
Rama 2-3-4 'e ne kadar Arthur C. Clarke kitabı ne kadar Gentry Lee kitabı çok bilemiyorum. ![]()
Daha önce de forumda bu görüşümü yine söylemiştim Ramayla Buluşma sonrası yazlan devam kitapları BKK içinde yayınlanmasa olurdu bence.
Ramayla Buluşma klasik ama devam kitapları için aynı şeyi söyleyemem.
Azer Bülbül şarkısı gibi ‘her an her şey olabilir’ ![]()
Kızıl Mars’ın basım tarihi 24.05.2019.
7 sene geçmiş aradan. Şaka bu kadar.
Rama devam kitapları hakkındaki bu durumu görmüştüm. Benim de çok bilgim yok açıkcası ne şekilde ilerlediğine dair. Şu an zaten Ramayla Buluşmanın başlarındayım. Belki de diğer kitaplara gerek kalmayacak şekilde bitiyordur(?) Seri kitaplar, bu klasikler içerisinde zorlanıyor ya. Ben sizler kadar çok hakim değilim bu konulara fakat düşüncemi söylemek istedim sadece.
Hayırlısı, herkes istediğine kavuşur umarım kısa sürede.
Tarihin sonundan, yani bugünden tarihe bakıldığında bütün defterlerin kapandığı, yenenlerin şu ya da bu nedenlerden ötürü zaten zafere yazgılı olduğu, tarihin bir neden/sonuç silsilesi içinde bugünün zorunluluğuna doğru aktığı düşünülebilir. Tarihçinin görevi bu durumda bu sonsuz neden/sonuç döngüsünün belirli bir kesitini kendi sınırları içinde ele almak ve zorunluluğa doğru akan tarihsel dönemeçlere açıklama getirmek olacaktır. Tarihi böyle okumak muhtemel tarih okumaları arasından bir tanesidir şüphesiz.
Erol Ülker ise Ulus Devletin Eşiğinde İstanbul: İşgal, Direniş ve Siyasal Mücadele, 1918-1923 çalışmasında tarihi kapanmış bir defter değil açık bir kitap olarak okuyor. Mütareke dönemi İstanbul’una odaklanan bu kitapta Anadolu’da Millî Mücadele’nin devam ettiği, İstanbul’da Anadolu’yla bağlarını geliştirmeye çalışan farklı çevrelerin işgal koşulları altında gizli olarak faaliyet yürüttüğü, bunlar arasındaki ideolojik ve doktriner ayrımlar henüz billurlaşmamışken kadro geçişlerinin had safhada olduğu bir dönem anlatılıyor.
Döneme damgasını vuran bu karmaşık ilişkiler yumağının çözümlenmesiyle Millî Mücadele sonrası kurulacak rejimin niteliğine ilişkin bir
siyasal kutuplaşmanın görünür hale geldiğini iddia eden bu çalışma, Mütareke dönemini ve sonrasında perçinlenen iktidarı, iktidarın içinde süregiden çatlakları ve ayrışmaları anlamak isteyenler için güçlü bir başvuru kaynağı olacaktır.
Erol Ülker, Işık Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir.
