Bu ikisi için ekim ayı dediler daha önce. Planları değişmediyse daha var.
Androidler kasım ayındadır kesin. Ekim boş mu yoksa sürpriz bir kitap mı var?
Bu ikisi için ekim ayı dediler daha önce. Planları değişmediyse daha var.
Androidler kasım ayındadır kesin. Ekim boş mu yoksa sürpriz bir kitap mı var?
Tchaikovsky’ye el atmasalar olmazdı zaten…![]()
Siz kimi istemiyorsanız ona el arıyorlar artık ![]()
![]()
Altın da mini minnacık bir gelişme var herhalde
Alan kişiler hakkını vermezse olacağı bu maalesef
Aynen sizin gibi düşünüyorum. Bakalım sonbaharda çıkacak dediklerinin hepsini çıkartabilecekler mi?
BİR GÜN BÜTÜN BUNLAR SENİN OLACAK
Yazar: ADRIAN TCHAIKOVSKY,
Çevirmen: SİNAN GÜLDAL,
Tür: YETİŞKİN KURGU EDEBİYAT YAYIMLARI
Yayınevi: EKSİK PARÇA YAYINCILIK TİCARET VE SANAYİ A.Ş
Baskı Sayısı: 1
Satış Tarihi: 07.09.2026
KURDUN ZAMANI
Yazar: JO NESBO,
Çevirmen: FAZİLET MISTIKOĞLU,
Tür: YETİŞKİN KURGU EDEBİYAT YAYIMLARI
Yayınevi: DOĞAN YAYINLARI YAYINCILIK VE YAPIMCILIK TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
Baskı Sayısı: 1
Satış Tarihi: 07.09.2026
MARCHFİELD MEYDANI 10 NUMARA
Yazar: NİCOLA WHYTE,
Çevirmen: GAMZE NUR KAYA,
Tür: YETİŞKİN KURGU EDEBİYAT YAYIMLARI
Yayınevi: EKSİK PARÇA YAYINCILIK TİCARET VE SANAYİ A.Ş
Baskı Sayısı: 1
Satış Tarihi: 07.09.2026
El attılar madem kapak, kağıt kalitesi Eksik Parça ile aynı seviyede olsun. Bunu yapmayacaklarına göre fiyatı makul tutsunlar. Biri çeviri ve editörlüğe para vermeden orta üstü seviyede bir baskıya makul fiyat biçiyor, diğeri orta üstü çeviriye düşük seviye bir baskıyla yüksek fiyat biçiyor. İki ucu gayet nezih bir değnek işte. ![]()
DEMİR ÖPÜCÜK
Yazar: CLARE SAGER,
Çevirmen: DOĞA ÖZFIRAT,
Tür: YETİŞKİN KURGU EDEBİYAT YAYIMLARI
Yayınevi: ALFA BASIM YAYIM DAĞITIM TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ
Baskı Sayısı: 1
Satış Tarihi: 08.09.2026
Kapaktan bagiriyor zaten, umarim guzel bir ceviriyle cikar.
Between Two Fires (Christopher Buehlman), 1348 yılında Kara Ölüm’ün (Veba) kasıp kavurduğu Fransa’da geçen, Hıristiyan mitolojisi, kozmik korku ve karanlık fantezi ögelerini harmanlayan destansı bir romandır.
Dünyadaki veba salgını tesadüfi değildir; Cennet ile Cehennem arasındaki büyük savaşın Yeryüzüne sıçramış halidir. Şeytan ve düşmüş melekler, Tanrı’nın insanlığa sırtını döndüğünü iddia ederek Yeryüzünü ele geçirmeye çalışmaktadır. İnsanlık ise Cennet ve Cehennem arasındaki bu amansız çatışmanın tam ortasında, yani “iki ateş arasında” kalmıştır.
Veba ve sefaletin çürüttüğü kırsalda yaşayan eski şövalye Thomas, yıkılmış bir köyde Delphine adındaki küçük kızla karşılaşır. Delphine, meleklerden mesaj aldığını ve insanlığı kurtarmak için Avignon’a gidip Papa ile görüşmesi gerektiğini söyler. Thomas başta bu kıza ve kehanetlerine inanmasa da onu korumak için koruyuculuğunu üstlenir. Yolda kendilerine içki düşkünü Rahip Matthieu da katılır.
Avignon’a doğru çıktıkları bu tehlikeli yolculuk, Hristiyan ikonografisinden ve cehennem tasvirlerinden fırlamış iblisler, veba zombileri, mutasyona uğramış yaratıklar ve yamyam sürülerine karşı verilen bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür:
Kafile nihayet Avignon’a ulaştığında, şehrin ve Papalık Sarayı’nın sanıldığından çok daha karanlık bir durumda olduğunu görür:
Papa’nın huzuruna çıktıklarında, arkasındaki asıl karanlık güçler açığa çıkar. Delphine’in getirdiği mesaj bir kehanetten ziyade, Şeytan’a karşı verilecek son ruhani savaşın fitilidir:
Thomas, Delphine’i ve dünyayı korumak uğruna canı pahasına büyük bir fedakarlık gösterir. Şeytan’ın Yeryüzünü tamamen ele geçirme planı püskürtülür ve veba salgını kırılma noktasına gelerek gerilemeye başlar.
Between Two Fires, hem Orta Çağ’ın veba dehşetini çıplaklığıyla sunan amansız bir korku romanı hem de çökmüş bir adamın (Thomas) küçük bir kızın rehberliğinde bulduğu ruhani bağışlanma (redemption) hikayesidir.
Potansiyel gördüğü her yere yamyam gibi saldırmasını itici buluyorum. Savunmak istemiyorum ama İthaki’nin de saçmasapan çevirileri yıllarca değiştirmeden dayattığı bolca örnek var, yani hakkını vereceklerinin garantisi yok. Ha belli bir kalitenin altına düşmüyorlar artık kolay kolay ama eskiden şu anda hakkını veremeyenlerden bir farkları da yoktu.
Ayrıca asıl tepki gösterdiğim nokta tekel kurmaları. Başka yayın evlerine nefes alacak boşluk vermedikleri sürece sadece onların keyfine kalacak Türkçe okuyan fantastik ve bilim kurgu okuyucusu. Ha biraz da küçük, güçsüz olanı kollama içgüdüm var yalan değil.
Ha buraya yazıyorum falan anca vicdanımı rahatlatmaya yarıyor biraz, bir şey değiştireceğinden değil. Sadece sessiz kalmak istemiyorum.
@Lorien_archers Hayalini bile kurma bence. ![]()
Bunlara ben de katılıyorum zaten. Asıl bahsettiğim şey fırsat bulup alan yayınevlerinin özen göstermemesinden dolayı hakların düşmesi veya tanıtamadıkları için vasat metinlerle opsiyonel alıma düşmesi. Yoksa ben de isterdim her yayınevinden her türde kitap görmek. Ha bu algı yıkılır mı ne zaman yıkılır bilemiyorum. Belki bu düzen yıllarca böyle gidecek ama diğer yerlerin almasını bekleyip geç okumayı pek istemiyorum. Hepsinden ayrı çıkan buradaki baskıları da kötüyse ona göre eleştirilir tabii ki de.
Bu algının kırılması çok zor.Sevgili forumdaşımız Songulyabani Mehmet abinin bir yayınında söylediği gibi, 1970’lerde ülke iki kutba ayrılmışken bir yazarımız bilimkurgu okuyor diye arkadaşları tarafından hor görülmüş ve yazarımız elindeki bilimkurgu romanlarını atmış. Her fuar döneminde ya da 3 ayda bir, 6 ayda bir yayınevlerine e-posta atıyorum: “Bakın, bu yazar daha önce ülkemizde basılmamış, böyle iyi ve güzel bilimkurgu romanları var, basar mısınız?” diyorum. Verdikleri cevap, önümüzdeki 5 senelik yayın planlarında bilimkurgunun olmadığı yönünde oluyor. Bilimkurguyu ve fantastiği nitelikli edebiyat yerine çocuk edebiyatı olarak gören “nato kafa nato mermer” editörler olduğu sürece bu algının kırılması zor.
İşte biraz da güçle alakalı telifi tutabilmek. Monokl daha dizisi yokken mis gibi bir çeviriyle Wool bastı, alan olmadı. Komik rakamlara sattılar. Sonra dizi haberi gelince İthaki kaptı, bi yeni kapak, çat 2-3 katından gömdü. Tanıtım da belli bir maddiyata bağlı, ufak yayınevinin yapabileceği çok bir şey yok bu noktada para harcamadan. Bu yüzden ayakta kalmalarını istiyorum ki bir serinin devam kitapları için yıllarca bir yayınevinin keyfini beklemek zorunda kalmayalım, oyalanırsa okuyucuyu başka yayınevine kaptıracağını bilsin, şımarıklık yerine işini düzgünce yapsın. Geç okuma konusunda katılamıyorum sana, okuyacak o kadar çok kitap var ki istediğimi istediğim an okuyayım dürtüm yok.
Çok uzattım arkadaşlar kusuruma bakmasın.
@AlperYlcnky1903 Biraz da bizim elimizde, kafalarına da vuracağız kötü basanların, inceden desteklemeye de çalışacağız ki daha iyi hale gelsinler. Satması lazım, satarsa öyle bir hızla basarlar ki şaşırırsın. Bkz. Altın Kitaplar.