Teşekkürler @Kotununiyisi , çevrilmediği şansızlık olmuş. Jack Zipes’in Alfa’dan kitapları varmış. Onlara göz atayım. Belki ilerde Alfa’dan gelir böyle bir güzellik.
Ek:
@dikomerro teşekkür ederim. Önerinizi listeme ekledim… Yıllar önce "Kanlı Masallar"CRAIG RUSSELL polisiye kitabında bu masalların kötü sonundan haberdar olmuştum. Kurgu mu gerçek mi bilmiyordum. Halihazırda basılmış varmış meğer merak ettim. Ben de alayım ama ne kadar dayanırım şimdi bilemedim.
Yumuşatılmış mı yoksa oynanmadan çevrilmiş mi fikrim yok ancak bu çeviri kötü sonlarla bitiyor.Ensest tecavüz,tecavüz, yamyamlık vb baya vardı bunda.Hatta okurken elimden alıp biraz okuyan arkadaşım rahatsız olup geri vermişti
Edit: bkm açıklama kısmına şöyle yazmış : Grimm Masalları’nın Türkçede ilk kez yayımlanan bu eksiksiz ve sansürsüz baskısı “Bir varmış, bir yokmuş” varolmayan bir dünyaya değil, tam tersine varolan dünyaya açılan bir kapıdır ve bu kapıdan ancak bu dili okumayı öğrenerek geçilebilir.
Bu kitap 1857 yılındaki 7. baskısından çevrilmiş. İlk Baskı 1812’de yapılmış, bu baskı da - ne kadar bilmiyorum- yumuşaltılmış yani. Yine de en iyi Türkçe alternatif gibi duruyor.
Ben de YKY turuncu renkli Grimm masalları var. Okumadım ve kitaplar da paketlenmiş durumda bakamadım kusura bakma. Ama bir ara okumaya niyetlendiğimde bakmıştım puntolar çok büyüktü sanırım biraz daha çocuklara uygun basılmak istenmiş, o yüzden YKY baskıların istediğin gibi olduğunu sanmıyorum.
@alper Pinhan olan Andersen Masalları iyi hatırlamışsın gene
Grimm masalları’nın YKY baskısını sepete ekledim ama tükenmiş. Artemis baskısı nasıldır, alıp okuyacak arkadaşlar bilgi verirse bir Grimm baskısı almak istiyorum.
Bu habere gerçekten çok sevindim. Acaba İnkılap daha önce Arkabahçe’nin basmış olduğu ve şu anda piyasada bulunmayan kitapları da basar mı, bilginiz var mı? Umarım basarlar.
Olalla - Robert Louis Stevenson - İş Bankası Kültür Yayınları
Stevenson’ın İspanya’nın ücra bir köşesinde, dağlarda geçen bu tüyler ürpertici öyküsü çürümekte olan aristokrasi ve trajik aşk temalarının yanı sıra vampirlik anıştırmalarıyla dikkat çeker. İlk kez 1885 Noel’inde The Court and Society Review’da bir hayalet öyküsü olarak yayımlanan Olalla, tıpkı Dr. Jekyll ile Bay Hyde gibi Stevenson’ın düşlerinden çıkmıştır. Yazar düşünde gördüklerini geleneksel bir anlatıya dönüştürürken çektiği zorlukları bir yazısında bizzat anlatır.
Yarımada Savaşı (1808-1814) sırasında İspanyol ordusuyla birlikte savaşırken yaralanan genç bir İskoç subayı hastanede tedavi gördükten sonra hava değişimi için yoksul düşmüş soylu bir ailenin evine pansiyoner olarak yerleştirilir. Orada kendini akla hayale sığmayacak olayların içinde bulacaktır.
Olalla, gotik edebiyatın kimi özelliklerini barındırır: Stevenson’ın yaman fırtınaların tozu dumana kattığı kıraç ve dağlık arazilerdeki viran bir konakta geçen öyküde yarattığı kasvetli atmosfer, soyunun günahlarının kefaretini ödemek için dünyadan elini eteğini çeken olağanüstü güzellikte bir genç kız, lanetlenmiş bir soy, sadizm… Yazıldığı tarihten beri görmezden gelinen bu muazzam öykü, Modern Klasikler Dizisi’nde yerini alıyor.
Sırça Köşk Sabahattin Ali
Sabahattin Ali’nin 1944-1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk, hayatını altüst eden, kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır. Ayrıca Sinop Cezaevi’nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz’ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir. Sırça Köşk’te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz.
Sırça Köşk aslında hikâye değil de yazım biçimi nedeniyle masal gibidir ve sırça köşkü yaratanlar kötü asalak karakterlerdir. Belki öyküyü bildiğim için bana kapak kötü gelmedi.