Her yayınevinin kendi klasik serisi altında halihazırda çevrilmiş kitapların farklı çevirilerini yayınlamalarına anlam veremiyorum. Örneğin var olan 14 çeviri üstüne 15. çeviriyi ekleyince yayınevi nasıl kar etmeyi bekleyebilir ki? Şimdi Kırmızı Kedi yapıyor bunu. Rekabet için güzel olabilir belki ama bu yayınladıkları yazarların Türkçe’ye çevrilmemiş bir sürü kitapları var. Hala Charles Dickens’ın, Emile Zola’nın, Guy de Mauppasant’ın, Victor Hugo’nun, Herman Melville’in çoğu kitabı Türkçe’ye kazandırılmadı. Bu kadar eksik varken neden tekrar tekrar aynı kitaplar basılır, hayret doğrusu. Kazım Taşkent Klasikleri’ni tenzih ederim çünkü onların yayın programı gerçekten orijinal. Tek eksikleri tekrar baskı sorunu.
Benim de anlam veremediğim bir durum.
Kırmızı Kedi’nin bu yeni klasikler serisini çok beğendim. Fiyatları çok uygun ve baskı kalitesi çok iyi.
Ps: YKY Kazım Taşkent Klasikleri’nde bulunan Ahmet Sezen’in Billy Budd çevirisi Kırmızı Kedi’ye geçmiş.
Bende şimdi onu paylaşmaya gelmiştim
Bana yine umut tacirliği yapıyorlar gibi geldi 
Dune filmi yayınlanacak bence fazla bekletmezler.
Drizzt için ise umutsuzum,tahmini bir tarih bile vermiyorlar.
Dune’u tamamlayacaklarına inanıyorum çünkü filmi yıl sonunda geliyor.
Tabi bunun filmle alakası kesinlikle yok,eminim film vizyona girmese de aynı açıklamayı yaparlardı…
İthaki’nin gelen sorulara şu şekilde cevap verdiğini düşünüyorum.

Keza taş olsa 4 sene bot gibi aynı şeyi yazarken gülmekten kırılır.
Peki Dune serisinde Biran Herbert ve Kevin J. Anderson’ın yazdıkları kitaplar için bir değişiklik var mı? En son sadece iki kitap yayınlayıp bırakacağız demişlerdi. İthaki’den olumlu bir davranış beklemek olası değil ama insan yine de umut ediyor işte.
En iyisi biz basılmasını istediğimiz kitapların dizisi çıksın diye dua edelim. 
Netflix’e mi yazsak acaba, biz bu kitapların çevrilmesini bekliyoruz ama dizi olmadan çevrilmiyor bir yardımcı olur musunuz gibisinden.
İnsan yine de umut ediyor dedim ya doğruyu söylemek gerekirse hemen hemen her konuda umudumu kaybettim. Artık tek dayanağım “Okunacak başka kitaplar var. Her kitabı okumaya ömrüm yetmez. Bu kitaplara takılmamak gerek.” cümlesi oldu. Sevdiğim ama yazarından dolayı sevmeyeninin çok olduğunu bildiğim Doğruluk Kılıcı serisi ile başladı bu süreç. Brandon Sanderson kitapları ile devam etti. İthaki geldi dedi ki: “Olur mu bensiz. Hani bana, hani bana.” Durmadan yeni mumlar dikiyor olayın üzerine. Kantarın topuzunu kaçırdı ama umrunda bile değil. O kadar abarttı ki Brandon Sanderson kitaplarındaki durum bile unutulmaya yüz tuttu.
Ekleme: Doğruluk Kılıcı serisi ile ilgili olarak söylemem gereken bir kaç cümle var. Bu serinin geçmişi çok eski. İlk olarak Oğlak Yayınları çıkardı sonra devam etmedi. Bildiğim kadarıyla da on yıldan uzun bir süredir ise haklar Pegasus Yayınları’nda. Onlar da son bir kaç yıldır seriye devam etmeye karar verdiler.
Tek bedende 24 farklı kişilik barındıran Billy Milligan’ın gerçek hikayesi
Billy Milligan, bedenine hâkim olmak için mücadele eden yirmi dört belirgin kişiliğin içinde hapsolmuş genç bir adamdır. Bu mücadele, üç kadını kaçırmak ve onlara tecavüz etmekle suçlanarak tutuklanmasına kadar sürer. Billy Milligan çoklu kişilik bozukluğu olan bir akıl hastası olduğu gerekçesiyle kendisine isnat edilen bu suçlardan beraat eder, mahkemenin bu kararı tarihte ilktir ve bugüne kadar bilinen en dikkat çekici ve tüyler ürpertici çoklu kişilik vakasını toplumun gözleri önüne sermiştir.
Sıradan bir suçlu olan Philip; bir ecza deposu soygununun planlayıcısı ve uyuşturucu dünyasıyla bağlantıları olan Kevin; tek amacı Billy’nin üvey babasını öldürmek olan April; Billy’nin bedenini onun tutuklanmasına neden olan tecavüzlerde ‘kullanan’ şefkate aç, çekingen ve lezbiyen Adalana; tüm kişiliklerin acılarını hisseden sekiz yaşındaki David ve erkeklerden, kadınlardan, kız ya da erkek çocuklardan oluşan tüm diğerleri ve onları bir arada tutabilen tek kişilik olan Öğretmen… İşkenceler içindeki bu genç adamın zihninin derinliklerine ve onun paramparça olmuş dehşet verici dünyasına yolculuğa hazır olun.
https://kidega.com/kitap/billy-milligan-in-zihinleri-371979/detay
Hikaye güzele benziyor. Gerçek bir olaydan esinlenmiş galiba, ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu bilmiyorum.
Bunun filmi yok muydu?
Merak eden varsa bu kitabın ve aynı seriden bir kitabın daha içeriği paylaşılmış.
Evet, filmi de varmış.
The Crowded Room
Ben Split (Parçalanmış) filmini diyordum aslında, onun da benzer bir konusu vardı.
Kitabın
ve Shelter isimli film uyarlamaları varmış.
Anladım teşekkürler.
O halde kitabın eski olduğunu tahmin ediyorum.
Türkçe ilk kez basılmış galiba. Kitabın orijinal İlk baskısı wikipedia da 1981 olarak yazılmış.
