Yeni Kitap Haberleri


(Hüseyin gök) #1175

Normalde öyle yaptıkları zaman daha ucuz olmaları lazım kitapların ama hangi yayınevinin sitesine girsem kendi kitapları daha pahalı oluyor.videoda mekanizmalı bir sistemle kitap çıkıyor umarım fiyatta uçmazlar ne kadar ideolojik düşüncem farklı olsada kitaba olan saygım her zaman sonsuz bende böyle bir baskıyı edinip yeni tecrübeler edinmek isterim.


(Erdal) #1176

Aynı düşünüyorum. Bende çok isterim almayı ama fiyatına bakacağız.


#1177

270tl diye birkaç yerde yazmışlar, yayınevinden bir onaylama yok ama bence olası bir tahmin.


(Hüseyin gök) #1178


(Tayyip) #1179

Aylardır bunu bekliyordum bu fiyat ne. Alamayacağım :slightly_smiling_face:


(Hüseyin gök) #1180

Bende 100-150tl civarı bekliyordum o zaman alırım dedim ama bu fiyata sadece cilt’i ve kutusu için bir kitap alınmaz. Alan olur mu olur belki bir kaç günde bitebilir bile baskısı ama o kişilerde destek amaçlı alıyordur. Hesapladım 3000 kitap 700bin tlye yakın para ediyor bu paranın çeyreği harcanmışmıdır acaba kitabın imalatı için. :thinking:


(Tayyip) #1181

Çok büyük kâr. Kara borsaya düşünce kaç paraya satılır kim bilir.


#1182

Şimdi kitapçıda rastladım.


(Alper) #1183

Fiyatı ne kadardı, Şu an en uygun BKM galiba fiyat olarak. Ben bu kitabın 8 Cilt olanını okudum ( yıllar önce Sabah gazetesi kuponla vermişti :slight_smile: ) bu baskıyı BKM’den alacağım, Milli Mücadele tarihini ileri okuma yapmak isteyenlerin okuma listelerine eklemelerini öneririm.


(Erdal) #1184

Kitapyurdu platin indirimi ile 110 liraya geliyor. İşbankası kitaplarında her zaman en uygun Kitapyurdu oluyor.


(İlhan Mete) #1185

Her yayınevi bir ticarethanedir. Ticari kaygılarla hareket etmesi normaldir. Ancak son dakikaya kadar fiyatı duyurmamak. Üç dört gün öncesinden internet sitesini kapatıp geri sayımla odak haline gelmeye çalışmak. Sonrasında fahiş bir fiyatla müşterisini hayal kırıklığına uğratmak sevdiğim bir yayınevine bakış açımı fazlasıyla değiştirmiştir.


(Alper) #1186

Yazmadan geçmek istemedim, Özel baskılar da fahiş fiyat eleştirilerinize katılmıyorum. Bu baskılar yayın evleri için para kazanma odaklı ve koleksiyoncular için olan baskılardır.

Şöyle düşünmeli bu baskıları okur baskısı değil, koleksiyoncu baskısı.

Bu baskılar olmalı bence çok okunan, kitlesi olan bir çok kitap için yapılmalı… bu baskılar da ve hatta ciltli baskılar da fiyat oranlarıyla karton kapak ve mini karton kapak kitaplarda fiyatlar uygun tutularak daha çok okurun kitap alması / okunması sağlanabilir.


#1187

180 tl etiket var …


(İlhan Mete) #1188

Koleksiyoncu baskısı olduğunun farkındayım. Ben de bu baskıların takipçisiyim ve olması gerektiğinin farkındayım. Bir nedenden değil birçok nedenden dolayı sitem ettiğimi mesajımda belirttim. Galiba biraz da kıyas- 1894 baskısı- yaptım.


(Hüseyin gök) #1189

Aynı 1984 baskısı gibi boyut ve bez cilt kalitesi olarak. Aradaki fark kutu. Bu kadar fiyat numaralı baskı diye olmamalıydı


(İlhan Mete) #1190

Cildi deri ve numaralı baskı. İlgilileri bilir: Daha önce başka yayınevleri de böylesi kitaplar basmıştı. Ancak fiyatı itidal noktasındaydı. Ayrıca yayınevinin satış politikasını yıllardır takip eden birisi olarak bu tür bir durumu yadırgadım.


(ömer Akdoğan) #1191

Altıkırkbeş’i ne kadar eleştirsek az ama hakkını da teslim etmemiz lazım. Türkiye ‘de bilimkurgu-fantastik edebiyat kitaplarının basılmasında Okat Yayınları, Başkan Yayınları ve Metis Kitap birer basamak olarak kabul ediyorsak , Altıkırkbeş Yayınları da o basamaklardan biridir. Altıkıekbeşten önce kaç tane Philip K. Dick romanı okuduk, hiç William Gibson kitabı basılmışmıydı. Kaç tane Neal Stephenson kitabı vardı veya Orson Scott Card.


(Burak) #1192

Dediğiniz gibi okuyabilsek çok güzel olacaktı yalnız çeviri ve editörlükleri o kadar rezalet ki basmalarının bir anlamı kalmıyor zira kimse anlamıyor. Tarık Kaplan çok güzel bir inceleme yapmıştı bunun için;


(M. Ihsan Tatari) #1193

Altıkırkbeş’i bir yere kadar takdir ediyorum zaten. Ama “bir yere” kadar… 1998-99 yılları arasında Ankira, Arkabahçe ve Altıkırkbeş olmasa çoğu fantastik eseri okuyamazdık. Hobbit’i ilk Altıkırkbeş çevirmiştir mesela ve bende hâlâ o baskısı var.

Ama çeviri sektörü zamanla geliştikçe Altıkırkbeş yerinde saydı, hatta daha da kötüye gitti. 80’lerde ve 90’ların sonunda hatalı çeviri çok da sorun edilecek bir şey değildi çünkü biz de o kadar anlıyorduk. Hatta İngilizce bilen kişi sayısı günümüze oranla çok daha azdı o yıllarda. Sözlükler ve çeviri imkânları çok kısıtlıydı. Fakat zamanla bu değişti, yayınevlerinin ve çevirmenlerin çeviri kalitesi arttı. Altıkırkbeş ise hep 90’lardaki yarım yamalak, hatalı ve eksik çevirilerle çıkmaya devam etti karşımıza. Kendilerine bu tür eleştiriler geldiğinde de sosyal medyada insanlarla açık açık alay ettiler. Bakın, bu yaşanmış bir olaydır.

Daha da kötüsü, bir yerden sonra çıkarttıkları kitapların sadece çeviri değil, baskı ve yazım hatalarıyla dolup taşması. Ender’in Oyunu’nun “geliştirilmiş, yeni baskısında” Mazer Racham karakterinin adı habire Mazhar olmuştu mesela. Sanki tarayıcıyla taranmış gibi çıkan yazım yanlışları da çok korkunçtu. Küçük “r” ve “ı” harfleri birleşip “n” olmuş falan filan. Yukarıdaki Neuromancer incelemesinde de “çanta” yerine “fanta” yazıldığını görebilirsiniz mesela.

Hakkını vermeye vereyim ama gerçekler de bunlar maalesef.


(Ayberk Şentürk) #1195