Zaman Çarkı


(Cankut Değerli) #22

Sanderson amca ne güzel özetlemiş yalnız konuyu. :smiley:


(Muratcan Gökduman) #23

Bu da doğru evet. Çok övüldü diye Black Mirror’a başlamıştım, pek sevmedim sonra. Bunda da öyle olmasından korkmuyorum dersem yalan olur. Bir de @BlackOut söylemiş, bazı yerlerinin fazla uzun olduğuyla alakalı şeyler de okudum çeşitli yorumlarda.

Bu gidişle Zaman Çarkı okumak benim için hedef 2023 gibi bir şey olacak :smiley:


(Yusuf Ekici) #24

İtiraf etmek gerekirse insanların yorumlarını okuyana kadar ben öyle olduğunu düşünmemiştim, ama daha sonra güvendiğim kaynaklar ve kişiler güzel savlarla açıkladıklarında hak verdim. Seri çok uzun olunca haliyle insanlar bazı kitapları diğerlerine kıyasla değerlendiriyor. İlk beş hakkında kötü düşünen pek az insan var sanırım, ama devamında gelen birkaç kitapla ilgili belirli eleştiriler yapılıyor. Bunun en büyük nedeninin iki sene çıkmasını beklediğiniz kitabın biraz hayal kırıklığına uğratması diye düşünüyorum. Ben serinin yazımı bittikten sonra başladım ve benim için kitaplar ilk beş, sonra altı, yedi, sekiz falan diye gitmiyor. Benim kafamda Zaman Çarkı tek bir hikaye. Hepsini arka arkaya okuyunca öyle bir etki oluşturdu.

Ne zaman okuyacağınız size bağlı tabii ama (okuyacağınıza eminim :smile:) çok güzel anılar ve anlar bırakan bir seri olduğunu tekrar belirtmek istiyorum.

Mesaj atmışken serinin en sevdiğim kitaplarından olan Kaos Lordu’nun şu çok beğendiğim kapağını paylaşayım:

Özet

Ufak spoiler, yine de kapattım.

“Asha’man öldür!” komutunu duydukça içinde tekrardan bir heyecan oluşmayan okur yoktur herhalde.

Bir de Zaman Çarkı’nın oluşturduğu -anlattığı- dünyanın havasını kendi fikrimce mükemmel yakalayan bu Blind Guardian şarkısını da buraya bırakayım, bilmeyenler dinlesin, bilenlere de tekrar dinlemeye bahane olsun :heart_eyes:.


(Mrs Saturn (Af Bri, Elentâri) " İyi uyu ve Ev'i düşle. ") #25

Ben de o sahnede epey etkilenmiştim . Kitapta en sevdiğim bölümler arasında. Ayrıca kitapta geçip, spoiler vermeyen de epey güzel şarkılar var.
Ama en güzel coverlar benim ileride yapacağım coverlar olacak :smiley:
En sevdiğim parçalarından birisi bu mesele;

We’ll drink the wine till the cup is dry,
And kiss the girls so they’ll not cry,
And toss the dice until we fly,
To dance with Jack O’ the Shadows.

We’ll dance all night until the moon runs free,
And dandle the lasses upon our knee,
And then you’ll ride along with me,
To dance with Jack O’ the Shadows.

We’ll sing all night, and drink all day,
And on the girls we’ll spend our pay,
And when it’s gone, then we’ll away,
To dance with Jack O’ the Shadows.

There’s some delight in ale and wine,
And some in girls with ankles fine,
But my delight, yes, always mine,
Is to dance with Jack O’ the Shadows.

We’ll toss the dice however they fall,
And snuggle the girls be they short or tall,
Then follow young Mat whenever he calls,
To dance with Jack O’ the Shadows.


#26

Benim favorim de bu :heart_eyes::heart_eyes::heart_eyes:


(Yusuf Ekici) #27

Evet bunları dinlemiştim kitapları bitirdiğim vakitlerde, her ne kadar güzel olsalar da bu parçayı üniversite sınavında içimden söyleyip durmuştum o günden beri uzak duruyordum bu şarkılardan :joy:. Sizin yaptığınız işleri de dinlemek isterim :slight_smile:.
Not: Bir parça utanıyorum o kadar şarkı arasından bunu ezberlediğim için :sweat_smile:. Unutmuşum gerçi epey olmuş…


(Mrs Saturn (Af Bri, Elentâri) " İyi uyu ve Ev'i düşle. ") #28

Ben üniversite sınavında istemsizce bu parçayı mırıldanıyordum :joy:; Sol elimle ritim tutuyordum :smiley:


(Mrs Saturn (Af Bri, Elentâri) " İyi uyu ve Ev'i düşle. ") #29

Zaman Çarkı’ nı okurken yazdığım , listelediğim bölümler var. Onları resmetmeye basladım ama eskiz halindeler şu an. Sonrası için şarkı coverlarmayı düşünüyorum bakalım,sağlam bir ekip toplayabilirsem. :smiley:


(orhan capas) #30

Yok mu benden baska aes sedai nefretiyle yanip tutusan, Oyle kitaptaki dini acidan karsi olanlar degil. Genel ozelliklerinden, kendini begenmislikleri, yalanlari(aes sedailer yalan soylemez ama soyledikleri sizin sandiginiz gercek degildir) entrikalari, kollektif aptalliklari falan. En mantiklilari egweneyi bile sevemedim, ozellikle sona dogru muzdarip oldugu malum takintidan. Tamam guclu kadin karakter lazim ama guc sarhosu mu olmalari gerek.

Tabi ki kitap elestrisi degil bunlar, bu halde olmalari aslinda guzel yurutuyor hikayeyi.
Zaman carki fantastik edebiyata giris serisi degil ama alt turu epik fantaziye giris ve en buyuk kulliyat bu turde. Muhtesem bir kurgu. Ilk 10 kitabi kesintisiz beklemesiz okudugumdan baska arkadadaslarin ortalarda yasadigi bikkinlik bende olmadi. Hatta kulliyatin ikinci yarisinda artik ana karakterlerle nostalji havasina giriyorduk, onlar eskileri animsarken. Son 3 kitabi cikis zamanlarini hasretle bekleyerek okudum ve onlardan zerre hayal kirikligi duymadim. Muhtesemdi.

Sunu merak ediyorum, serinin finali bazi okurlarda hayal kirikligi uyandirdi. Sizin gorusleriniz nelerdir bu konuda?


(Aziz Varlık) #31

Sanırım şöyle demeliyim; Zaman Çarkı gerçekten takdir ettiğim bir seri.

Zaman Çarkı’yla ilgili övgüleri dinlemek bence seriye başlamak isteyenler için en büyük dezavantaj. Övgüler beklentiyi yükseltiyor ve çok çabuk açılan bir seri değil kendisi. İlk üç hatta dördüncü ciltle bence çok güzel bir yere geliyor seri. Ama daha ilk kitabı okuyan biri Yüzüklerin Efendisi’yle çok benzer bulup (sanırım Jordan da bunu kabul ediyor) “Bu seri hiç de orijinal değil. Neden bu kadar abartılmış diyebilir?”

Zaman Çarkı bence övgüyü sonuna kadar hak ediyor. Detayları, kurgusu, halkları, tanıttığı kültürler, karakterleri, yiyecekler… ve daha bir sürü şeyle gerçek bir dünya ortaya koyuyor.

Karakterleri en yakın dostunuz gibi tanır hale geliyorsunuz. Ama seri uzun ve çok karakter var. Bu yüzden seriyi okurken en zor kısım benim için karakterleri hatırlamak oldu. Dolayısıyla seriyi yarıda bırakmak ve tekrar başlamak çok zor. Encyclopaedia-Wot Bu site seriyi okuyanlara tavsiyemdir. Hayat kurtarır :smiley:

Benim fantastik türdeki kitaplara ilgim ve onlardan beklentim sadece yeni bir şey görmek değil. Her zaman yok etmek isteyen bir kötü, ona karşı duran birileri olacak. Ama var ettiğin evrende oranın halkını daha doğrusu kültürünü yaratmak ve bunu iyi yapmak takdire şayan. Şarkılar, atasözleri, mitler, tarih ve en önemlisi yarattığın kültürde espri yapabilmek…

Evet seri çok güzel, çok muhteşem ama 8-9-10. ciltler biraz sıkıcı (ama Jordan öyle finaller yazıyor ki hemen bir sonraki cildi alıp okudum her seferinde). Yukarıdaki üç cilt finaller haricinde olay örgüsünü ileri götürmeyen ciltler. Örneğin 8. ciltte Mat yok :confused: 9. 10. cilt için goodreads’te yazdığımı yorum şöyle olmuş: Şimdi noldu bu kitapta? Nasıl bir gelişme oldu? Neyi merak ediyoruz. İki hatta üç kitaptır aynı olaylar. Tar valon kuşatılmış. Faile tutsak, Mat (ciğerimsin o ayrı) halen kaçıyor. Rand kustu kusacak dolanıyor ortada. Bi önceki kitapta bitseydi bunlar bi sonuçlansaydı. Bari bu kitapta olsaydı. Ha birde hayaletler çıktı ortaya iyi mi. Gel Tarmon Gaidon gel 11. cilt ile bu saydıklarım bir sonuca bağlanıp Son Savaş’a doğru gidiyoruz.

Aes Sedailer onlarca yıl gücü elinde bulundurdular. Krallara tavsiyeler verdiler. Şifa dağıttılar. Herkesten uzun yaşadılar ve kibir kaçınılmaz oldu. Dış dünyaya gösterdikleri kibir bir yana kendi aralarındaki hiyerarşi :scream:

Altıncı cildin sonunda geldikleri hal ile içimin yağları eridi resmen. Ve son kitapla birlikte artık bu dünyada tek güç sahibi kişiler kendileri değil. Umarım bir nebze kendilerine gelmişlerdir. (bkz: gelmediler)

Brandon Sanderson’ın yazdığı son üç kitap seriyi -benim için- eski görkemine geri dönderdi. O yüzden kendisine minettarım. Çünkü başka birinin serisini alıp birde serinin son kitabını (Jordan yaşasaydı 12. cilt son cilt olacaktı ama Sanderson üç ciltle ancak anlatabilirim dedi :smiley: ) yazmak büyük risk. Sanderson bu riski iyiki aldı ve çok iyi bir iş çıkardı. Zaman Çarkı serisinin kendisine teklif edilince düşündüklerini ve yazım sürecini merak ediyorsanız bu video sizin için Brandon Sanderson interview - finishing the Wheel of Time Ve kendisinin de söylediği gibi çok fazla not var (5.47’de anlatıyor) Bu notlar: sahneleri, dönüm noktalarını tanımlıyormuş ama yazılmış bölümler yokmuş.

Vesselam kafamıza takılan birkaç önemli soru son kitabın son bölümünde yer alıyor aslında ve son bölümü Robert Jordan kendisi yazdığı için Sanderson’ın kendisi de bu sorulara cevap veremiyor. Seriyle ilgili verdiği cevaplara burda
Bence Sanderson’ın verebildiği cevaplar benim için yeterince tatmin edici :smiley:

Bir kadın hakkındaydı; hırpalanmış, dövülmüş, tahtından indirilmiş, kukla edilmiş bir kadın hakkında -gerektiğinde yerde sürünen bir kadın. O kadın hala savaşıyordu.

Aşkın tekrar tekrar terk ettiği bir adam hakkındaydı, dünyada başkalarının geçip gitmesine izin vereceği bir alaka bulan bir adam hakkında. Hikayeler hatırlayan ve yürümeye devam etmenin daha akıllıca olacağı bir zamanda budala çocukları kanadının altına alan bir adam hakkında. O adam hala savaşıyordu.

Bir sırrı, gelecek için bir umudu olan bir kadın hakkındaydı. Herkesten önce gerçeği kovalayan bir kadın. Canını vermiş ve sonra geri dönmüş bir kadın hakkında. O kadın hala savaşıyordu.

Ailesi elinden alınmış, ama hüznü içinde hala dimdik duran ve koruyabildiklerini koruyan bir adam hakkında.

Zarar görmüş olanlara yardım edemeyeceğine, Şifa veremeyeceğine inanmayı reddeden bir kadın hakkındaydı.

Her nefesinde, kahraman olduğunu inkar eden bir kahraman hakkındaydı.

Dövülürken boyun eğmeyi reddeden, Rand dahil, izleyen herkes için Işık’la parlayan bir kadın hakkında.

Hepsi hakkındaydı.


((Eski Nick İBow) Emre) #32

Kesinlikle benim. Bak şu seride en zevk aldığım yerler Aes Sedailerin ağzının payının verildiği yerlerdir. Gareth Bryne’a da bu yüzden gıcığım, hemen yelkenleri suya indirdi. Millet Moiraine diye alkış tutar forumlarda. Benim ise bu kadınla alakalı en beğendiğim yerler Rand’ın inadı karşısında çaresiz kaldığı yerlerdir.
Tek istisna Nynaeve’dir. Bu kadına insan gıcık oluyorsa bile bu kesinlikle Aes Sedai olduğundan değildir. Serideki hiçbir Aes Sedaiye benzemeyen bu kadın, 9. kitaptan itibaren benim favori Aes Sedaim olmuştur.

Brandon Sanderson seriyi iyi toplamış, emeği yadsınamaz. Ama bir Padan Fain meselesi var ki işte orası tamamen berbat. Tamamen. Robert Jordan hiçbir şey bırakmadıysa konuyla alakalı Sanderson’ın da yapacak bir şeyi yok tabi. Bir de Dünyanın Gözü romanı ile alakalı oturmayan şeyler var.


Burada mesela bir kişi hem Dünyanın Gözü(3 bölüm) hem de Padan Fain(4 bölüm) ile alakalı birer yazı dizisi paylaşmış. Son kitap çıkmadan önce yazılmış(Brandon Sanderson öncesi de olabilir). Zamanında okumuştum, bayağı ayrıntılı bir yazı diye hatırlıyorum. Okunması tavsiye olunur.


(Cankut Değerli) #33

Zaman Çarkı hakikaten üzerinde emek harcanmış muhteşem bir seri.
Yaratılan karakterler, kültürler, efsaneler ve nicesi az bulunur cinsten.
Aes Sedailer konusunda ben de aynı şekilde düşünüyorum, fazla kibirliler ve laf çarpılmayı cidden hak ediyorlar. Ha, şimdi yine de yaptıklarıyla gözüme giren bir iki Aes Sedai var, ama işin gerçeği budur.
Dediğim gibi, seri gerçekten muazzam bir evrene sahip ama temponun düştüğü pek çok yer var. Bunlar gelecek olayların hazırlanma süreci biliyorum ama yine de bazı kısımlar kesilip atılsa bence hiç sorun olmaz, özellikle sekizinci ve onuncu kitapları çıkarabiliriz direkt; sıkıcılar, net.
Bu arada, sondaki alıntı hangi bölümden, okurken de çok etkilenmiştim ama şimdi siz yazınca sahneyi bulup okumak istedim tekrardan…


(orhan capas) #34

Gercekten muhtesem o son yazdigin alinti. Gozlerimi yasartti yine. Sagolasin


#35

@yafeshan @Tilqi_Gin @cankutpotter
Hepinizi bizim kızıllara söyleyeceğimmmm!!! Sizi ehlileştireceğizz :scream::scream::scream:

Serinin sonuyla alakalı; açıkçası beni tatmin ettiğini söyleyebilirim. Ana karakterin akıbeti hakkında özellikle bir iki yorumum var fakat çok fena spoiler olacak. Ve buğulayarak bile yazmak istemedim. Kimsenin merakına yenik düşerek okuyup da Zaman Çarkı heyecanını mahvetmesine sebep olmak istemem. Sadece şöyle söyleyeyim, bir kaç ihtimal olduğunu düşünmüştüm hep Rand’in sonuyla alakalı. Ama hangi ihtimal gerçekleşirse gerçekleşsin ya klişe ya da hayal kırıklığı olacak gibi gelmişti. Daha fazla şaşırtamaz beni diye düşünüyordum. Ama gel gör ki yine şaşırttı beni Çark; dilediği ve hiç ummadığım gibi dokudu.


(Cankut Değerli) #36

Aman kızılların eline düşürmeyin bizi. :slight_smile:Şaka bir yana, kızılların ilk amaçları o an için doğru olsa da geldiğimiz noktada fazlaca yozlaşmış olduğunu görüyoruz bence, ki bu hiç de anormal bir durum değil aslında, gerçek hayattaki pek çok şey için bile geçerli olduğunu varsayarsak eğer…
Rand konusundaki düşüncelerinizi duymak isterim, yani son kısım hakkındaki teorilerinizi, bulandırarak değil de kutu içine alırsanız bence onu açma sorumluluğu kişiye ait.


(Cankut Değerli) #37

Son alıntı hakikaten mükemmel, epik ve duygu dolu. Hatırladığım kadarıyla Işığın Anısı’ndaydı, bulabilirsem sahneyi okumak istiyorum. Var mıdır bölümünü ya da sayfasını bilen?


(Aziz Varlık) #38

Işığın Anısı 39. Bölüm - Savaşanlar - Bölümün hemen başında


(orhan capas) #39

Finali bir kisim okurda hayal kirikligi yasatmisti, hatta buna Sanderson’un sebep oldugu bile iddia edilmisti.

Rand’in sonu bence de tahmin edilmeyen sekilde gerceklesti ama finalin kendisini daha once teori olarak okumustum, gerceklesmesi cidden sasirtti.

Özet

Rand bence dunyanin yaraticisi esdegerinde bir varlik oldu, belki de orjinal yaratici oydu ve zaman carkinin dongusuyle surekli yeniden doguyor. Kitabin sonundan yaptigi numara ve Karanlik Varlik ile esit sartlarda kapisabilecek iradeye sahip olmasi beni bu dusunceye yonlendiriyor


(Cankut Değerli) #40

Burada Sanderson’ın suçlanmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Bunun kendisinin kitaplarına aşık olmamla hiç ilgisi yok, ciddiyim.
Sonuçta son sahneyi Jordan’ın bizzat kendisi yazdı, evet, karısına ve yayıncısına 3 milyon kelimelik notlar bırakmış olabilir ama zihninde nasıl bir son tasarladığını bilemeyiz


#41

O zaman şöyle anlatayım. Gerçi şuan çok toparlayamadım kafamda anlatmak istediklerimi. Umarım ifade edebilirim

Özet

Aslında teori değil, sadece ihtimaller. Yani büyük ihtimalle gerçekten öleceğini düşünüyordum. Ve bu da hoşuma giden bir son olmayacaktı. Bu kadar dayandıktan sonra ölmesini istemezdim. Ya da yazar (ya Jordan ya da Sanderson) bir oyun oynayacak ve kılıfına uydurarak Rand’i yaşatacaktı. Bu da bana klişe gelecekti. Aslında ben yafeshan’ın dediği gibi yaratıcıya dönüşmesini ya da ne bileyim ışığa dönüşmesini ve belki herkesin içine bir zerresinin dolmasını falan kurmuştum kafamda eğer teoriden bahsedecek olursak. Fakat dediğim gibi sonu beni gerçekten şaşırttı.

@yafeshan
Ben her zaman Bela’nın yaratıcı olmasına dair fan teorisine inandım. Hala da inanıyorum açıkçası.