Alacakaranlık (Twilight) Serisi Hakkında

Bu seri hakkında bir-birine zıt çok şey duydum ve okudum, bazıları ergen döneminde okumuş ve keşke okumasaydım derken diğerleri bu tür yorumlardan rahatsız oluyor ve keşke daha önce okumuş olsaydım diyor. Böyle olunca da okumak konusunda kararsız kaldım, öyle aşırı istek falan yok içimde, yani okumasam da olur diyorum şu anda. Konusuyla ilgili bildiğim tek şey vampirlerden de bahsettiği (öyleydi değil mi?) Filmlerini de TV’de görüp 5 dakikadan da az izlemiş ve kanal değiştirmiştim. 1K’da profilimde de Ne Okusam kısmındaki kitaplar arasında önerilince merak etmedim değil. Sizce okumalı mıyım? (Zaten şimdi okuyamam, Yüzükler’i okuyorum hala, devamında da Atuan Mezarları, Mucize, Güneşi uyandıralım, Delifişek, Polyanna, Sol ayağım, Otostopçunun Galaksi Rehberi gibi kitaplar var, onları ve daha bir kaç kitabı (bir kaç’tan kastımı anladınız galiba :smile:) okumadan sıra ona gelmez, demek istediğim ne okusam diye düşünürken okumam iyi olur mu?) (Acaba kaç parentez koydum bir mesajda? :smiley:)

2 Beğeni

İnsanı ancak ergenken gerçekten eğlendirebilen bir seri, o yüzden okumak istiyorsanız fazla büyümeden okuyun bitsin :smile:

Yazarın üslubu gayet akıcı ve oluşturduğu vampir konseptinin en tırt noktasına odaklanmış olmasa Anne Rice’ın vampir kitaplarına yakın bir şey ortaya koyabilirdi.

Bir tarafta esas erkeğin bulunduğu, insan kanı içmeyi reddeden bir vampir klanı ve insan kanı içen, otorite sayılan klan ile çatışmalarına ağırlık verebilecekken ergen bir kızın nispeten kanser edici aşkını anlattığından müthiş bir konuyu harcamış bir seri bence. En sevdiğim karakter olan Carlisle da biraz pas geçiliyor. :smile:

Ben de 13-14 yaşlarındayken okumuştum ve en azından bana “hmm anlıyorum, sevdiğim erkek tipi bu değil sanırım” dedirtmişti. Okunmayacak kadar kötü değil kısacası. Fanfictionı olan Grinin Elli Tonu’ndan iyidir :d.

En kötü yanı son kitabının bir climax noktasının olmaması. Filmlerde düzeltebildikleri tek şey de bu olmuştu.

3 Beğeni

Çoğu kişi o yaşlarda okumuş, aşırı bağlanmış, büyüyünce kendine iyice gülmüş, o nasıl bir hataydı diye. Ben o hatayı yapmak istemediğimden biraz tereddütte kaldım, o yukarıdaki kitapları ve bir kaçını (! :smile:) daha okuduktan sonra sıra anca ona gelir.

Okumak için bir sebep;))

Gerçekten mi? Konusu öyle bir aşksa soğudum biraz diyebilirim :joy: :sweat_smile:

Grinin elli tonu hakkında hiçbir bilgi sahibi değilim ama ben hep onu hep dedektif romanı sanırdım. Ya isminden dolayı, ya da başka bir şey sebep oldu buna sanırım. Sonra hakkında buna benzer yorumlar görünce garip gelmedi değil yani, demek hayran-kurguymuş, söylediğiniz iyi oldu :slightly_smiling_face: Ismini o kadar duydum ki, fanficler bu kadar ilgi görür müydü ki? Filmi de var sanırım.

Muhtemelen onun gibi bir düşünceye kapılacağım ben de.

Teşekkür ederim yorumunuz için :slightly_smiling_face:

Ben ortaokul lise zamanların okudum ve filmlerini de izledim. O zaman sevmiştim. Şu anda da pişman değilim. Ya da kendime gülmüyorum neler okumuşum diye. Akıcı, kafa yormayan bir seri. Okumasanız bir kaybınız olmaz tabii ki. Türe ilginize bağlı bence. Tvde filmine 5dk katlanamadıysanız kitabına da başlamamak mantıklı olabilir.

2 Beğeni

Yok, katlanamamak değil de, ilgimi çekmemişti, hem o zaman Alacakaranlık kitabı olduğunu bilmiyordum, hiçbir şey alamadığım için ilgilenmemiş olsam gerek. Ama madem ki kafa yormuyor okuruz o zaman. Teşekkürler :smile:
Ama şimdiden söyleyeyim ki, esas konusu aşksa ve aşırı derecede önplandaysa (eğer) okusam bile fazla seveceğimi sanmıyorum.

2 Beğeni

Kitapları okumadım ama Filmler için yorumum ektedir.

images (25)

7 Beğeni

Çok aşırı gömüyorlar bence seriyi. Aşk aşırı derecede ön planda değil bu arada. Kuzu aslana aşık oldu, ne aptal kuzu, ne mazoşist bir aslan. Haliyle aşk öyküsü anlatılıyor tabii ki ama aşırı değil. Vampir edebiyatının da bir parçası olarak kabul edilmiştir twilight her ne kadar gömülse de ayrıca.

1 Beğeni

Anladım, tekrar teşekkürler, aslında biraz çekinmiştim yarım bırakırım diye falan, akıcıysa okurum vaktim olunca… :sweat_smile:
@icE iyi güldüm buna :joy:

3 Beğeni

14 yaşındayken Alacakaranlık’ı sinema izledim. Hoşuma gitti ve devamını merak ettiğim için dört kitabı alarak çok kısa sürede okudum. Tabi her şeyi öğrendiğim için diğer filmleri merak etmedim ve izlemedim. Alacakaranlık benim okuduğum tek vampir kitabı ve izlediğim tek vampir filmi olarak kaldı. Ondan önce Gece Evi serisi gibi birkaç seri popülerdi. Ancak Alacakaranlık modern anlayışa göre vampiri anlatan ve hâlâ çok sevilen bir yapım oldu.

Bu kitabı okuduğumda Edward’a falan aşık olmadım. Benim için akıcı, okuma alışkanlığı kazanmama yardımcı bir kurguydu ve okuduğum ilk seriydi. Elbette popüler pek çok roman gibi saf kız ile tehlikeli vampir arasındaki aşkı anlatıyor. Yine de şu an “Bu ne ergence şey, lanet olsun okuduğum güne!” gibi şeyler demiyorum. Çünkü, benim için kitabı okuma sürecinde aldığım tat, kitap bitince hissettiğim memnuniyet kadar önemli. Okurken mutluydum, neden pişman olayım?

Genç bir arkadaşımız olarak bu kitabı okumak istemen çok doğal ve gayet güzel. Bildiğim kadarıyla şu an Yüzüklerin Efendisi falan okuyorsun. Okuduklarından sonra sana yavan ve klişe gelebilir. Ancak sadece güzel vakit geçirmek ve modern vampir edebiyatına dair bir şeyler okumak istiyorsan bence okumayı deneyebilirsin. Bu tarz eserler insanı bambaşka biri yapmaz. Yine de kafa yormadan bir şey okumak, benim gibi okuma alışkanlığını akıcı eserlerle geliştirmek istersen öneririm. Ayrıca yukarıda yazanlara katılıyorum. Okumak istiyorsan şu an okumalısın, birkaç yıl sonra sevmezsin muhtemelen. :slightly_smiling_face:

6 Beğeni

Muhtemelen ilk okuduğum olsaydı daha çok sevme şansım olurdu:))

Evet, ama sırf yavan geleceği için sevmeme gibi bir durum olacağını sanmıyorum, güzel vakit geçireceksem, hoşuma giderse beğendiğim kitaplar listesine girecek:))
Ama eğer sevmezsem… Bunu sonra konuşuruz :smile:
En fazla reread yapmayacağım diye düşünüyorum.

Tamam, teşekkürler :slightly_smiling_face:
Ekleme: Okuduğunuza Pişman Olduğunuz Kitaplar başlığına yazdığınız yorumlar ilgimi çekmedi değil.



Söylediğim gibi, bir-birine zıt fikirler :exploding_head:

2 Beğeni

12 yaşlarındayken okumuştum ben de seriyi. Filmlerini de o zamanlar defalarca kez izlemiştim. Kitap serisini 10 kere okumuşumdur… Bir hafta gibi bir sürede seriyi bitirip tekrar başlıyordum sonra filmlerini izliyordum ve uzun süre bu şekilde bir kısır döngü içinde yaşadım :joy:

Seri bence gömüldüğü kadar kötü değil. Ama gel gör ki bence okunacak bu kadar seri varken Alacakaranlık’a bir şans vermek zaman kaybı olabilir. Çünkü gömüldüğü kadar kötü olmasa da düzenli okur denebilecek birinin zamanını ayırması gerekecek kadar kült ve iyi bir seri de değil.

Bence yaş itibariyle okumadıysanız Açlık Oyunları serisine şans vermeniz daha yerinde olabilir. Açlık Oyunları serisini de 12 yaşlarındayken okumuştum ve çok beğenmiştim. Uzun bir süre de bu serinin fanıydım yani… Ki hem konusunun özgünlüğü hem de alt metinde boş bir seri olmaması itibariyle “iyi ki okumuşum” dedirtecek, daha dolu bir seri bence. Filmleri de gayet güzeldi bana kalırsa. Hatta yazar seriyi gençlere hitap edecek şekilde değil de yetişkinlere hitap edecek şekilde yazsaydı bence distopya evreni arasında çok çok daha farklı bir yeri olurdu Açlık Oyunları’nın.

3 Beğeni

Ben de lisede okumuştum. Pişman değilim şahsen. Çerezlik okudum bitti gitti. Fena gelmemişti o zamanlar. Millet popülaritesinden falan bu kadar gömüyor herhalde. Sabah akşam gömmelik bir durumu yok. Gerçi bende aşk hikayeleri için zayıflık var-balık burçluğundan olsa gerek- neredeyse çok zorlanmamış aşk hikayelerinde bile bazen ne olmuş ne bitmişe diye meraklanabiliyorum, beğeniyorum.

1 Beğeni

Evet gömülme konusunda haklı oldukları noktalar var. Bu kadar gömülmesinin en büyük sebebi başrol oyuncuları bence.
En sevdiğim alternatif sonlu olanı

images (26)

6 Beğeni

Alacakaranlık serisinin nefret edilmesinin bir sebebi de hayran kitlesi içerisinden gelen bazı sıra dışı tepkilerdi.

Parça parça aklıma gelenler:

-Bir hayran, 2010 tarihli Benicio Del Toro’lu Kurtadam filminin yapımcısına sitem mektubu göndermişti. Gerekçesi, gerçek kurtadamların asla oradaki gibi olmadığı ve ilk kez Alacakaranlık serisinde ortaya çıkan kurtadam tasvirine hakaret niteliği taşıdığıydı.

-Bir aralar, ne zaman en iyi vampir filmi ya da vampir karakteri listesi yapılsa, Edward ve Twilight niye yok, bunlar da vampir mi ya, sitemleri içeren mesajlar okurduk.

-Edward rolünü oynayan Robert Pattinson hayranların bunaltıcı sevgi kuşatması altındaydı. Bir yere kadar bu normal gibiydi. Lakin bazıları bu durumu taciz noktasına getirince, işin rengi rahatsız edici olmaya başladı.

-Bazı fanların fuarlarda diğer korku/fantastik yazarlardan gerçek vampirlerin yerini öğrenmeye çalıştığı olmuş.

-Serideki aşk temasının eşi benzeri olmadığı husunda herkesi ikna etmeye and içenler oldu.

Bu gibi şeyler, doğal olarak, seriye karşı özel bir antipati geliştirilmesine yol açtı.

6 Beğeni

@Tilqi_Gin beğenmesem bile sabah-akşam gömecek değilim :joy: (en azından şimdilik böyle düşünüyorum) Sevmezsem muhtemelen harcadığım zamana hayıflanırım, ya da en azından bununla ilgili karşıma soru çıkarsa bileceğim diye sevinirim. Mesela bizim ülkede öğrencilerin katılması için TV yarışmaları var, ben hep takip ederim. Orda bir soru vardı, görsel geldi ve hangi filme ait olduğu sorulmuştu, o izlediğim 5 dakikadan hatırladım Alacakaranlık olduğunu.
@Bay_Karamsar yani böyle yorumların okurları bunaltmasına hiç şaşmadım. :smirk:
Benim nefret ettiğim bir özelliğim var, nerde spoiler görsem hemen tıklıyorum :sweat_smile: @icE onu bilemem ama Robert Pattinson Harry Potter’daki Cedric Diggory rolüyle daha iyiydi bence :grin: Hangisi daha önce çekilmiş bakayım hemen.

1 Beğeni

On ikili yaşlarımda izlediğim bir seriydi. Efektleri ve konusu hoşuma gitmişti. Kitabını bilemem ama o zamanlar filmleri beni sarmıştı. Elbette şu an izlesem 12 yaşımdaki gibi severek izler miyim orası tartışılır ama bence merak ediyorsanız okuyun derim. Elbette çok daha kaliteli seriler var ama aklınızda kalmasındansa kendiniz deneyimleyip beğenip beğenmeyeceğinize karar vermeniz daha doğru olur. Şimdiden okumaya karar verirseniz diye iyi okumalar diliyorum. :blush:

1 Beğeni

Bütün abartılı sevgi gösterileri bir yana, kendisinin “Twilight Moms” tarafından uğradığı tacizi unutamam. Çok kötü dönemlerden geçmişiz. :roll_eyes:

2 Beğeni

@Haruka @mephisto teşekkür ederim, okumaya karar verdim de zaman belli değil, ama bir yandan da çabucak aradan çıkarmak istiyorum, tüm o serileri okuduktan sonra evet, pek hazz almayabilirim, ama diğerlerinden daha önce okursam, diğer serilerden daha da zevk alırım, yaş da ilerlemekte, gördüğüm kadarıyla çoğunuz benim yaşlardayken okumuşsunuz. Ama şimdilik Yüzüklerin Efendisi’yle devam ediyorum.

1 Beğeni

Kristen Stewart ve Robert Pattinson’ın kendilerini o curcunanın pırıltısına kaptırmaması kariyerleri adına doğru karar olmuş.

1 Beğeni

Şuan Young Adult türü bu kadar çok içerik çıkarabiliyorsa en büyük sebebi Twilightın zamanında başarısıdır. İyi kötü bilemem ama hitap ettiği yaş çevresinde çıkan diğer kitaplardan çok da farkı yok. Kötü çocuk çok farklı değil. Ultra yakışıklılar lisesi diye kitap çıkarıyordu birisi… :sweat_smile::sweat_smile:

1 Beğeni