Hım. Güzel bir noktaya parmak bastın hocam. Tabi ben o yaşlarda bu sisteme geçiş yaptığım için bende korelasyonla nedensellik karışmış olabilir . Bu arada yaşınızı bilmiyordum denk geldi
Yine de tam olarak katılmıyorum; sorumluluklarımız zamanla artıyor ama bu karar mekanizmasını çok etkilemiyor olabilir. Belki de burada şöyle bir ayrımı irdelemek lazımdır; bana öyle geliyor ki eklenen sorumlulukların etkisi genellikle karar verme alanınızı daraltmak şeklinde oluyor.
Yani çocuğunuz varsa ve bu sorumluluğun farkındaysanız zaten mesela “bizim oğlanı mı besleyeyim, yoksa o parayla basıp Taylanda backpackinge mi gideyim” gibi bir ikilemde pek kalmazsınız. Ya da İsos hocamın örneğinde, hangi dili öğreneceğiniz kararı çocuğunuzu aç bırakma potansiyelindeyse zaten o ikilemde kalmazsınız. Sorumluluklarınız sizin yerinize karar verir hahah.
İnsanın karar verme mekanizması biraz daha seçme özgürlüğü olan alanlar için anlamlı bana kalırsa. Çoluk çocuğun rızkı pavyonlarda yenip “kalbimin sesini dinliyodum ben yea” denmez yani hahaha.
Platon’un at arabasındansa troykaya ihtiyacınız olabilir. İki seçenek arasındaki baskın kararsızlıkta o benekli gri atı ararım. Dillerde bir çeşit rezonans hali var yakalanınca anlıyorsunuz.
Güzel kitaplar var ama baskıları bitince yeni baskı yapmıyorlar sanırım, sıkıntı o. Bugün yarın 100.yılında İstanbul’un İşgal Günleri - Nur Bilge Criss kitabına başlayacağım mesela. Bayağı güzel bir çalışma gibi duruyor.
İthaki kapağında birbirlerinden farklı gezegenlerin çeşitli yönlerden karmaşık bir yapının içine çekilmesi resmedilmiş. Bence bu tasarım, kitap karakterlerinin durumlarını ve genel anlamda kitabın kurgusunu çok iyi temsil etmiş.
Pegasus kapağı ise dümdüz Shrike portresi. O kapağı inceleyen birisinin aklında kitaba dair bir ışık yakmıyor. Dahası bir Shrike’tan daha fazlası olan Hyperion’u eksik ve yanlış tanıtıyor.