Arayıp da Adını Hatırlayamadığımız Filmler

Yıllar önceydi 7-8 yıl vardir daha fazla da olabilir. Planet sinema ya da onun gibi bir kanalda izledim.
Bir kadın vardı, işten çıkmış otoparka iniyordu. O sirada bir erkek arkadasi ile birlikteydi. Bir tane güvenlik ya da otopark sorumlusu olabilir kadına saplantılı aşık olmuştu. Daha önce kadının yanında gördüğü o adamı otoparkta araçla ezdiğini hatırlıyorum. Noel akşamı için kadın aracına gidecekti herhalde, bu manyak güvenlik onu bayıltıp zorla otoparkta bulunan bir kulübe gibi bir yere götürüyordu. Bir şekilde kadının kendisine aldığı beyaz bir elbiseyi ona giydirtmişti. Kadın ondan kaçmaya çalışıyordu. Sokağı gören eski usül bir kepenk buluyordu. Kadın başka bir kadını görüp yardım istiyordu. O da hakaret etmişti. Seni sürtük tarzında ona yardım etmeyip gitmişti. O sırada kadinin tirnağı etinden sökülmüştü, kaçmaya çalışırken olmuştu galiba. Bu psikopat adam ise bir köpeği kadının üstüne saldırtıyordu. Bu kadar hatırlıyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.

Bunu hatirlasim galiba ama ismi yok. Çocuk kaciyordu onlardan

P2 olabilir.


2 Beğeni

TRT’de izlediğim 2 filmi arıyorum da. İkisi de uzak doğu filmi olması lazım.
Birincisinde 40lı yaşlarında bir erkeğin eşi ve kızı vardı. Eşi trafik kazası geçiriyordu. Filmin kurgusunu unuttum ama içinde zamanda yolculuk konsepti bulunuyordu.Erkek bunu yavaş yavaş çözüyor gibiydi sanki. Filmden gözümde kalan bir sahnesi de trafik kazası yapan kadını aceleyle hastaneye yetiştirmeleriydi.
İkincisini ise hiç hatırlamıyorum. Filmin tamamını izlememiştim. Sadece bir sahnesiyle o zaman büyülemişti beni. O sahnede ishal olan bir kadına neden yemek yemesi gerektiği bir yoğurt örneği ile anlatılıyordu. Örnekte ise kaseye birkaç kaşık yoğurt dökülüp sonrasında da kaseyi yere boşaltıp porselene tutunan az biraz yoğurt birikintileriyle yemek yemesi gerektiği öğütleniyordu. Mide-kase alegorisi yani. Ayrıca tipik koreli insanlar vardı uzun şapkalı. Hani TRT gündüz kuşağında olanlardan.

Bir film izledim yakın zamanda asla bulamıyorum bir adam vardı depresyon tanısı koyuluyor psikiyatriste gitmeye başlıyor komşusu kedi veriyor onunla ilgileniyor falan kardeşi ölmüş atlatamıyor bir kadın var o da depresyonda aynı apartmanda yaşıyorlar o da tinder gibi bir uygulamadan sürekli birileriyle buluşuyor eskiden aşık olduğı adamı unutmaya çalışıyor sanırım sonra adamın kedisi kaçıyor kadın buluyor alıyor sonra tesadufen beraber dans dersi almaya başlıyorlar bitiyorw

Adam, arabayla ortaçağdan kalma bir huzurevi vardı orayı ziyaret ediyor. Ziyaret işlerini tamamladıktan sonra geri dönerken bir anda geyiğin yola atlamasıyla kaza yaptı ve adam huzurevinde uyandı.

Burada ben de fikir yürüttüm, sorulan filmleri bulmaya çalıştım.
Bugün çalışırken bir filmden sekanslar aklıma geldi aradım ancak bulamadım.

2000’li yılların başında lise üniversite zamanlarımda İstanbul film festivalinde izledim diye hatırladığım bir animasyon filmi vardı. Festival kapsamında izledim diye hatırlıyorum ama yanılıyor da olabilirim.

Film 2 boyutlu bir animasyon filmiydi, filmden hatırladığım kadarıyla yaşlı kadınlar vardı ve gökten yağan kurbağalar vardı. Hatta bu yaşlı kadınlar kurbağaları yiyor da olabilir. Bisiklet sahneleri falan da vardı. Film yarı müzikal gibi de olabilir. Kesinlikle Avrupa yapımı bir filmdi, Fransız filmi olabilir.
Aklımda kalanlar çok az ama filmi çok beğenmiştim diye hatırlıyorum.

1 Beğeni

Raining Cats and Frogs olabilir mi?

1 Beğeni

Merhaba, baktım değil, teşekkürler . Bahsettiğim filmin görüntüsü biraz abartılı biraz da daha yetişkin duruyordu.

Les triplettes de belleville sanırım.

2 Beğeni

Ben de yeniden bir şansımı deneyeyim ama önceki sorduğum filmden çok daha az biliniyordur dünyada sanırım.

Filmi çocukken play’den app indirip film izlediğimiz zamanlarda izlemiştim, sadece başlarını hatırlıyorum bir tane genç çocuk var ortayaşlı bir kadının evinde kalıyor ve boş havuzunda kaykay sürüyordu. Sonra beraber kahvaltı ediyorlardı, sahne değişince babasını görüyorduk bar işletiyordu sanırım sonra eve dönüp duş alıp yatıyordu. Baba ve oğul sonrasında konuşma yapıyordu, baba oğluna neden eve gelmeyip kadında kaldığını falan sorup kızıyordu. Filmle alakalı hatırladıklarım bu kadar, çok ilginç bir şey de yok zaten bir daha bulamadığım bir film olduğu için merak ediyorum. Ana oğlanımız kıl bir tipti, saçları biraz uzundu, filmin adında da ya “Gençlik” kelimesi geçiyordu ya da “Öfke”

Seneler önce izlediğim ama adını hatırlamadığım bir film arıyorum yanılmıyorsam kore yapımı bir filmdi.

İki arkadaş küçük yaştan beri hep beraberler hatta aynı eve çıkıyorlar büyüyünce. Birbirlerine aşıklar ama ikisi de açılmıyor durum böyle olunca kız bir adamla görüşmeye başlıyor ve evleniyordu ama gelinlik provasında aşık olduğu arkadaşını yanına çağırıp ona da damatlık giydirip fotoğraf çekiniyordu. Bir süre sonra kız bir sebepten ölüyordu sebebini hatırlamıyorum, kıza aşık olan adamda küllerinin yanına gidip o fotoğrafa bakıp ağlıyordu sanırım. Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.

Ben 95’liyim, çocukluğumda Star tv’de pazar sineması olurdu çocukların da izleyebileceği türden filmler. 2000’lerin başlarında yani. Filmde hatırladıklarım;

  1. Bir kraliçe vardı kötü kalpli, çocukları kaçırıyordu. Ya da kötülük yapıyordu.
  2. Kış, kar çekimleri vardı. Hatta çocuklar kardan buzdan bir tünelden aşağı doğru kayıyorlardı. Sanırım kaçarken.
  3. Balerinli bir müzik kutusu vardı. O balerin canlanıp dans ediyordu veya buna benzer bir sahne.
  4. Çöplük gibi bir alan vardı, geceleri çocuklar orada oluyordu.

Yıllardır düşünüyorum, adını hatırlayamıyorum. Buzlar Kraliçesi mi diye de çok baktım ama değil. Eğer aramızdan birisi hatırlayıp ya da tahminde bulunursa yazarsa benden mutlusu yok. :slight_smile:

Çok teşekkürler aradığım film buydu :slight_smile:

2 Beğeni
1 Beğeni

Yazma yerini bulamadım böyle yazıcam. Bir film var ve bu filmin başında bir kadın erkek arkadaşıyla çok mutlu. Evin içinde silah sesi duyuluyor ve adam kadına bakıyor ve elinde sakızlı şekerler var top şeklinde onları yere düşürüyor vuruluyor. Kadın yanına yatıyor ağlıyor ve çığırıyor sonra ekran birden kararıyor. Kadın sarı saçlı birden otobanın kenarında kırmızı bir arabada uyanıyor hafızasını kaybetmiş bir şekilde . Buna takıntılı yaşlı bir adam var nedense clint eastwood’a benziyor bulamadım. Kadın arabadan inip markete giriyor garip bir şekilde sütü alıyor yere döküyor makyajı dağılmış sonra markette yere işiyor . Kadın o adamı tanıyordu sanırım bir şeyler hatırlamaya başlıyor adam ona sen öldürdün erkek arkadaşını diye inandırmaya çalışıyor aslında adam öldürdü kıza saplantılı . Sonra kadın ipuçları bukmaya çalışıyor jafızasında hatırlamaya başlıyor adamın yanına gidiyor eve tabi adam anladığını biliyordu vurmak istiyor onu adam tekli koltukta oturuyor ama vuramıyor ağlıyor çünkü tanıyor. En sonunda kafasından vuruyor polisler geliyor ve film bitiyor… :frowning: Film numaralı bi isimdi

Çocukluğumda seyrettiğim bir film vardı. Bir krallık, tuzu aşağıladığı için lanetleniyordu. Yanlış hatırlamıyorsam prenses, kral babasına “Seni tuz kadar seviyorum,” dedikten sonra ülkeden sürüldüğü içindi.

Krallıktaki her tuz tanesi altına dönüşüyordu. İnsanlar hastalanmaya ve bir parçacık tuzun hasretini çekmeye başlıyordu. Dışarıya tuz alınsın diye gönderilen altınlar sınırı geçince tuz oluyor, gelen tuz da ülkeye girince altın oluyordu.

Sonunun hangi detaylarla bağlandığını hatırlamıyorum ama tuzun kıymetini iyice anlayıp normale dönüyorlardı sanırım.

Kendisini bu kadarcık hatırlayıp adını hatırlamadığım böyle bir filmdi işte. Var mı kendisine tanıdık gelen?

Bu olabilir mi?

Eğer buysa filmin tamamı youtube’da varmış.

2 Beğeni

Evet, buydu :smile: Teşekkür ederim. :pray:

Türkçe dublajlı veya alt yazılı izlemiş olmalıyım, çünkü o yaşlarda henüz İngilizce bilmiyordum.

Sağ olun.

1 Beğeni

İnanmıyorum gerçekten oysaki çok belirgin detay veremediğimi düşünmüştüm.
Ne diyeceğimi bilemiyorum nasıl bulabiliyorsunuz muhtemelen kimse cevap vermez diye düşünüyordum.
Teşekkür ederim.