İnsanların birbirlerine söylediklerini gözlemlemek hiçbir şey kazandırmıyordu. Dil yalnızca, düşünceleri saklamak için vardı.
Diskdünya, Tırpanlı Adam, Terry Pratchett
İnsanların birbirlerine söylediklerini gözlemlemek hiçbir şey kazandırmıyordu. Dil yalnızca, düşünceleri saklamak için vardı.
Diskdünya, Tırpanlı Adam, Terry Pratchett
‘‘Bu dünyada ödül beklemenin imkansız olduğunu, bu dünyada onurun da adaletin de olmadığını hiç unutmayacağım. Bu dünyada düzenbaz ve zalim olmak gerek.’’
[Tolstoy - Savaş ve Barış]
…Not that he’s needed cause. I hate myself, but he hates everyone else. Which of us has lost the most?
Different gods, but the same message, that’s what I see. Let Fener speak through those peeling lips, old man. Will your god’s words echo Hood’s? Is the world truly a collection of balances, the infinite tottering to and fro of fates and destinies?
Steven Erikson - Deadhouse Gates
şimdiki zamanın tedirgin eden veya tehlikeli bir öğesini alıp genişleterek ve ondan yola çıkıp tahminde bulunarak bu öğeyi bu zamanın insanlarının yaptıkları şeyi farklı bir açıdan ve farklı bir yerden görmelerini…
Bilimkurguyu özellikle bu yönü nedeniyle diğer türlerden daha çoık seviyor, okuduklarımdan çok daha fazla etkileniyorum.
Sahip olduğun bilgileri paylaşmakta asla acele etme. Kelimeler sikkeler gibidir – biriktirmek yarar getirir.
Ay Bahçeleri - Steven Erikson
Montaigne zamanında, ya da Rabelais, “Ne biliyorum?” deniyordu; on dokuzuncu yüzyılda formül “bundan bana ne?” oldu; şimdi ise şöyle deniyor: “Bunun getirisi ne?”
Jules Verne, Yirminci Yüzyılda Paris
" Ben, savaş sonrasında yaşanan o yavaş geçit töreninin, durağanlık, sefalet ve üstü örtülü hınçlar dünyasının musluk suyu kadar doğal olduğu, yaralı şehrin duvarlarından kan gibi süzülen o dilsiz kederin onun ruhunun gerçek yüzü olduğu kanısıyla büyümüştüm."
Rüzgarın Gölgesi, Carlos Ruiz Zafon
(…) could be calculated using a simple formula named after the Russian scientist Tsiolkovskii, who was credited with having worked it out. It was an exponential: a fact that explained almost everything about the economics and technology of spaceflight. For if you found yourself on the wrong side of that exponential equation, you were completely screwed.
Seveneves - Neal Stephenson
“Bu kadar olağanüstü şey arasında herhangi bir konuda emin olmak zor. Bütün dünya bir tuhaflaştı. Cücelerle elfler kol kola bizim bildik kırlarda dolaşıyor; Ormanın Hanımı ile konuşanlar sağ kalıyor; babalarımızın babaları atlarını Yurt’a sürmeden önce eski çağlarda kırılan Kılıç tekrar cenk meydanına geliyor! İnsan böyle zamanlarda ne yapacağına nasıl karar verir?”
İki Kule - J. R. R. Tolkien
"Kendine ait bir hayatı olmayan insanlar her zaman başkalarınınkine burnunu sokmaya çalışır. "
Rüzgarın Gölgesi, Carlos Ruiz Zafon
Pas mal, mon ami.
Bilemiyorum nereden.
"Ben tam manasıyla kimsenin tarafında değilim çünkü kimse tam manasıyla benim tarafımda değil, eğer kastettiğimi anladıysanız: Kimse ormanlarla benim alakadar olduğum gibi alakadar olmuyor, hatta bugünlerde elfler bile. Yine de elflerden, diğerlerinden hoşlandığımdan daha çok hoşlanıyorum: Çok uzun zaman önce bizi dilsizlikten kurtaran elfler olmuştu; bu, sonradan yollarımız ayrılmış olsa dahi, asla hatırımızdan çıkartamayacağımız büyük bir ihsandır.
… "
İki Kule - J. R. R. Tolkien
“Sınıfsal bir temsile dönüşmüştü kültür; edebiyatıysa eğitimli insanlar kendilerini sahte duygusal yolculuklara çıkardığı, sonra da okumaktan hoşlandıkları duygusal yolculukları yaşayan eğitimsiz insanlardan kendilerini üstün görmelerine izin verdiği için fetiş haline getirmişti. Yazar iyi bir insan da olsa, gerçekten zekice bir kitap yazmış da olsa, nihayetinde tüm kitaplar statü göstergesi olarak pazarlanıyordu ve yazarların tamamı da belli bir ölçü de bu pazarlamanın parçasıydılar. Bütün sanayi tahminen bu şekilde ekmek yiyordu. Edebiyat, okuma etkinliklerinde gösterildiği haliyle hiçbir şekilde bir mücadele biçimi olamazdı.”
Normal İnsanlar - Sally Rooney
Şu alıntıyı da ben bırakayım şuraya;
Hayatı boyunca bir manzara resminden ibaret olduğunu sandığı şeylerin gerçek olduğunu fark etti bir anda: Yabancı kentler gerçekmiş, ünlü sanat eserleri de, metro sistemleri de, Berlin Duvarı’nın kalıntıları da. Adı paraymış bunun; dünyayı gerçek kılan madde. İnsanı yoldan çıkaran, seksi bir nesne.
Normal İnsanlar - Sally Rooney
“…Birtakım şeyler kırılır, bazen kırılanlar onarılır, fakat çoğu durumda fark edersin ki kırılan ne olursa olsun hayat o kaybı telafi etmek için yeniden şekillenir, bazen de muhteşem olur bu şekilleniş…”
Değersiz Bir Hayat, Hanya Yanagihara
Yazmak, unutmaktır. Bunun yanı sıra edebiyat, hayatı görmezden gelmenin de en hoş yoludur. Müzik bizi yatıştırır, görsel sanatlar uyarır, canlı sanatlar avutur.
Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa
Biz insanlığımızı yitirdik. Bizim insanlığımız gitti, külümüz kaldı. Artık biz eski sağlıklı insanlık değiliz. Bizim çocuklarımız da artık o eski insan olmayacak. Torunlarımız da… Üstlerine kıyamete kadar kan yağacak, yaralanmış, yarı deli, birbirlerini yiyerek, bütün acıma, insanca duygularını yitirmiş, şu dünyada içlerindeki ışığı boşaltmış, öyle dolaşacaklar, birbirlerinin gözlerini oyarak…
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal