Beğendiğiniz Kitap Alıntıları


#554

"Şu anda bu koskoca dünya üzerinde kendisini düşünen bir tek kişi. İle mevcut olmadığına o kadar emniyeti vardı ki acı bir kabadayılıkla kendisi de hiç kimseyi düşünülmeye layık bulmuyor; fakat bundan sebebini anlayamadığı bir üzüntü duyuyordu. "
-Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali


(Zeynep) #555

“Asgari maaşlı bi hayata hapsoldum.Düzgün yaşamanın bir anlamı var mı , nasılsa sağ çıkamayacağım.”
Yedi Deli Adam - Roberto Arlt


#556

Başkalarının verdiği imkanla ışık saçan biri olma, başkalarının yardımıyla elde edilecek sükûnete ihtiyaç duyma.Özetle bir adamın kendi başına dik durması gerekir, dik tutulması değil.

Kendime Düşünceler-Marcus Aurelıus


#557

Yalnızca kaybedilmiş bir savaş, kazanılmış bir savaştan daha hüzünlüdür.

“Bir erkek bir meşedir, bir kadınsa söğüttür.” derlerdi. Meşe rüzgarla savaşır ve kırılırdı, ama söğüt gerektiğinde eğilir ve hayatta kalırdı.

Bir kaşık umut, bir fincan ümitsizlik diye düşündü.

Yaşam bir düştür ve hepimiz uyanıp sonra tekrar düşe dalacağız.

Zaman Çarkı V Göğün Ateşleri, Robert Jordan


#558

Yoksullar içinde yaşayıp yoksulluk gördüm, hiç ağlamadım. Para benim neyime…Yalnızım…Kalbim kan ağlıyor.

Yasımı Tutacaksın - Larry Collins


(Can) #559

Sandala uzanıp hayatımda ilk kez ölmeyi diledim. Fakat yaşamayı olduğu gibi ölmeyi de beceremediğimden, iyiliksever bir katilin ortaya çıkmasını umuyordum. İnsanın sıkıntıdan ya da acıdan ölemeyecek olmasına üzülüyordum.

Raymond Radiguet - İçimizdeki şeytan


(Zeynep) #560

“Asla , diye karşılık verdi eğitmen onlara, bir köpek asla kendisini gerçekten seven birisini ısırmaz.Böyle bir kötülüğü ancak insan yapabilir.”
Sadık Ruslan - Georgi Vladimov


(Emre ) #561

İnsanların ehliyetleri yokken yollara çıkmasına izin bile verilmezken, kitapçılarda nezaketsiz insanların istedikleri kadar kitabı(bunun yanı sıra bilgiyi) bulabiliyor olmalarına anlam veremiyorum.

Stanislaw Lem


#562

Mefistofeles:
.
.
.
Annesi papazı çağırttı;
Papaz dalgayı hemen anladı,
Ve gördüklerine doyasıya baktı.
Dedi ki: Doğruluk budur işte!
Nefsini yenen kazanır.
Kilisenin işkembesi sağlamdır.
Bütün halinde ülkeler yalayıp yutmuştur,
Buna rağmen hiçbir zaman fazla kaçırmamıştır.
Yalnızca kilise,sevgili hanımefendiler,
Haksız mülkü sindirebilir.
Faust: Bu yaygın bir gelenektir,
Bir yahudi ve kral da aynısını yapabilir.
Mefistofeles: Cebe indirdi sonra broş,zincir ve yüzükleri,
Sanki bulduğu sade horoz mantarı gibi,
Ne fazla ne de az teşekkür etti,
Aldığı bir sepet dolusu fındık sanki,
Ve onlara cennette her türlü ödüllendirileceklerini vaat etti.
Ve bu ikisinin de pek hoşuna gitti.

Faust - Goethe


#563

Bu insanlar yirminci yüzyıl sonunda ortaya çıkan yeni bir hayat tarzında ustalaşan ilk kişilerdi. Tanışlarının hızla azalması, başkalarıyla ilişki kurmamak ve tamamen kendi ayaklarının üstünde durmak, hiçbir şeye muhtaç olmadıklarından asla hayal kırıklığına uğramamak…(S36)

Gökdelen - J. G. Ballard


(Emre ) #564

-Tramvay mı dediniz? Hangi tramvay, monşer! Herifler memleketimizde eşek arabası bile kullanacak adam bırakmadılar. Adam kaldıysa ehliyet, ehliyet kaldıysa dirayet kalmadı.

 Helvacıya tablakar lazım!
 Ol kâra da iktidar lazım!

Ahmet Hamdi Tanpınar - Sahnenin Dışındakiler


#565

Hangi kitabında geçiyor belirtir misiniz?


#566

“Beceri yalnızca ne yaptığını tanımlar,” dedi.
“Senin kim olduğunu tanımlamaz.İçten içe, demek istiyorum.
Kim olduğunu biliyorsan, her şeyi yapabilirsin.”

Terry Pratchett - Hasbüyü


(Emre ) #567

“… Hem senin Sahrayıcedit’te olan bir işten nasıl haberin oluyor? İnsanoğlu bir kere kötü yola sapmasın! Müslümanıyla da yapar bu işi, gâvuruyla da… Bir kabahatin de, işin mahiyetini öğrenmeden konuşman, İstanbul’da ecnebi zabiti bir tek değil ki!”

Ahmet Hamdi Tanpınar - Sahnenin Dışındakiler


(Can) #568

“Kitaplar vardır, yirmi yıl yanınızda taşımış, okumamışsınızdır; hep el altında bulundurmuş, kentten kente, ülkeden ülkeye sizinle alıp götürmüş, pek fazla yer olmasa da özenle sarıp sarmalayarak bavulunuza koymuşsunuzdur. Bavuldan çıkarıp alırken yapraklarını belki karıştırırsınız şöyle, ama bir tek satırını bile baştan sona okumaktan dikkatle sakınırsınız. Derken yirmi yıl geçer aradan, bir an gelir, sanki çok büyük bir baskıya karşı duramayarak ansızın böyle bir kitabı baştan sona bir solukta okuyup yutmaktan başka bir şey yapamazsınız, bir vahiy gibi gelir size okuduklarınız. O zaman kitabı okumaktan o bir sürü kaçışların anlaşılır nedeni. Okumadan kitabı uzun bir süre yanınızda bulundurmanız gerekmiştir; kitabın yolculuğa çıkması, uzamda bir yer tutması, bir yük oluşturması gerekmiştir. Ama yolculuğun son durağına ulaşmıştır artık, kendini açığa vurma zamanı gelip çatmıştır, sizinle suskun yaşadığı yirmi yılın üzerine saçar şimdi ışığını. Bütün zaman suskun durmasaydı, söyleyeceği o kadar çok şey de olamazdı. Bu durumda hangi budala kitabın hep aynı içeriği kendisinde barındırdığını söylemeye kalkabilir.”

Elias Canetti (1905 – 1994), Marakeş’te Sesler


#569

“Dünya adil değil ve ben bunu değiştiremem.”

Tess Gerritsen- Kemik Bahçesi


(Zeynep) #570

“Ben bir edebiyatçıyım , beni gebertmek için matematik okutuyorlar.”
Duvar - Jean Paul Sartre


#571

Toplum düzeninin gelecekte nasıl bir biçim alacağını kimse kestiremez. O zaman geleceğe yönelik düşler kurmaya ne gerek var? Bu tür düşler, olsa olsa düşü kuran kimsenin zihin yapısını ortaya koyar; gerçek değerleri yoktur.

Casus - Joseph Conrad


(Zeynep) #572

“Ey gezginler, neşeli gamsızlar, bir kralın arkasından bakar gibi saygıyla hayranlıkla
bakarım ardınızdan.Her biriniz, en perişanınız bile, görünmez bir taç taşır
başında.Mutlusunuzdur.Bir zamanlar ben de sizden biriydim.”
Ağaçlar - Hermann Hesse


(Hiçliğin bekçisi…) #573

“Kendi kendiyle savaşamayan insan başkalarıyla savaşır.
Kendini daha iyiye götürmekten aciz olan biri reform yapmaya kalkışır.”

“İstemeden varım ve istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.”

Fernando Pessoa - Huzursuzluğun Kitabı