Beğendiğiniz Kitap Alıntıları


(Hamdemit Abi) #168

Ve üzüntün geçtiğinde – çünkü zaman bütün acıları iyileştirir- beni tanıdığına memnun olacaksın.Daima benim dostum olarak kalacaksın.Benimle birlikte gülmek isteyeceksin ve zaman zaman, sadece bunun için gidip pencereyi açacaksın.Gökyüzüne bakarken güldüğünü gören arkadaşların buna çok şaşıracaklar.Sen de onlara: “ah, evet, yıldızlar beni hep güldürürler” diyeceksin.Onlar da senin deli olduğunu düşünecekler.Görüyorsun, sana ne kadar kötü bir oyun oynadım.

Küçük Prens


(rochelle) #169

“Affetmek, şu gözlere bakmak, şu harap olmuş ellere dokunmak çok zor. Beni bir kere daha öp. Gözlerini görmeme fırsat verme. Bana yaptıklarının hepsini affediyorum. Katilimi seviyorum ben. Ama ya senin katilini? Onu nasıl sevebilirim?”

Uğultulu Tepeler


(Rocket quuen) #170


(Esra) #171

Ölülere acıma Harry, yaşayanlara acı. En çok da sevgisiz yaşayanlara acı.
Albus Percival Wulfric Brian Dumbledore
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları


#172

Sincap - İsmail Güzelsoy


(Eren Diakotra) #173

Insan doğası :frowning:


#174

…Her insan kendi hikayesinde bir kahramandır, prenses. Katiller yaptıkları şey için suçlanacak kişinin kendileri olmadığına inanır. Hırsızlar aldıkları parayı hak ettiklerine inanır. Diktatörler halklarının güvenliği ve ulusun iyiliği için canlarının istediklerini yapmaya hakları olduğuna inanır…

… Gerçek şu ki, senin ‘yanlış’ olduğunu düşündüğün şeyleri yapan insanların çoğu bunu kendilerinin ‘doğru’ olduğuna inandığı sebeplerle yapar.

Savaşkıran - Brandon Sanderson


#175

Belki de ölümün önünde herkes eşitti. Ölüm, birbirlerini hiç tanımayan insanları sonunda birbirleri için ağlatabiliyordu.

Öğretmenim Mori’yle Salı Buluşmaları, Mitch Albom


#176

Bir sanatçının salt kendini ifade etmek amacıyla yaratabileceğine inanmam mümkün değil benim. Karşılıklı anlayış olmaksızın kendini ifade etme çabası, anlamsızdır.

Andrey Tarkovski, Mühürlenmiş Zaman


(Hazal Çamur) #177

Le Guin’in sözü çok yerinde olmasına rağmen, ülkemiz için asıl tehlike başka yerde. Bunun için önce sözün tamamına bakalım:

Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil, cahil olduklarını bile bilmeyecek; çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.

Şu an cehaletin saadet olduğu kısımdayız. Bir sonraki nesle geçmedik. Öte yandan, kendim de dahil, pek çoğumuz millennials’a yükleniyor ve eleştiriyor olsak da 2 nesil öncesinin yarattığı tehlikeyi görmek gerek.

Elbette hepsi değil, fakat X kuşağının “olaylara karışma” ile yetiştirilmesi üzerine bugün gelen tüm kötülüklere “daha kötüsünü görmüştük” gibi gerçekçi olmayan bir yaklaşım mevcut. Bizi bitiren de bu, bu çocukları bitiren de bu.

Bugün o yüklendiğimiz millennials, bazı konularda cahil olduklarını fark edemeseler de, cehaletin saadet olduğu sürekli kafalarına vurulsa da iki önceki nesilden daha gözü açık bence. İnternetin getirdiği etkileşim sayesinde biat kültürüne bağlı değiller. En azından kendi gözlemlerim bu şekilde.

X kuşağının belli üyeleri bu tanıma çok daha fazla uyuyor.

Not: Dersen ki YKS 2018 sonuçları ne olacak, eğitim sisteminin elden geçmesi gerek gibi değişmeyen bir söz söylerim :slight_smile:

E hadi bunun üzerine kraliçeden başka bir söz gelsin. Alıntısız olmaz. Konu amacından sapmamalı.

Çünkü yaşam bir yanıt değil, bir sorudur.

Mülksüzler


(AliCagan4235) #178

Avada Kedavra

Harry Potter’ın Son 4 kitabı - Voldemort :smiley:


(Onur Selamet) #180

"Yirmi yaşındaki bir genç adamın gözünde her ihtiyar düşmandır, her fikir tartışılırdır, her önemli insan yargılanmalıdır ve geçmiş zaman, yıldırımlarla bölünmüş uzun bir geceye, karamsar ve sabırsız bir bekleyişe, şimdi, nihayet, bizimle doğan o sabahın sonsuz alaca karanlığına benzer. Yirmi yaşındaki genç bir adama, sökmekte geciken şafağın beyaz ve hassas yansımaları varmış gibi gözükür gün batımlarında; ölülere eşlik eden meşaleler yeni şenliklere yakılan mutluluk ateşleridir ve dini bütün çanların yakınışları yeni doğumların habercisi ve yeni ruhsal vaftizlerin eşlikçisidir. Bu, hayatın kahramanca yaşandığı, her boğayı boynuzlarından yakalamak gibi erkeğimsi kötü bir huya sahip olunan, titreyen elde kiraz ağacından bir sopa ve kafada bir şapkayla çevik adımlarla yürünen tek çağdır.

Her kurdele bize bayrak, her uzak homurdanma bir başkaldırının dev kükremesi, her maytap bir savaş habercisi ve her sağanak yağış evrensel selin başlangıcı gibi görünür bize. Rüzgârın uğultusunu pürdikkat dinler ve dünyanın parçalanışı olduğuna inanırız. Bir binek atının tepinişi Mesih Karşıtı’nın kara Bukefalos’uymuşçasına pencereye koşturur bizi. Batan güneşin kızıl şeritleri, belki de devlerin devindiği bir hayatın, ve Hristiyanımsı maviliğe değil, yangın ve cehennem rengine boyanmış bir göğün bulunduğu son dağların ardında bir ateş küresi varmış hissi yaratır üzerimizde."

“Bitik Adam”, Giovanni Papini.
Çeviri: Sinem Carnabuci


#181

“Hepimiz numeniyiz, Bay Marshall. Ruhunu aldığın zaman, bütün vücutlar birbirinin aynıdır. Kalp, ciğerler, böbrek. Söz konusu olan bunun kadar güzel bir bayan bile olsa, derilerinin altı aynıdır.”

Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen


(m) #182

Mutluluk yeterince uyumaya bağlıdır. Sadece bu,daha fazlası değil. /Yıldız Gemisi Askerleri/


#183

"Evet, belki namuslu bir insansın, ama namuslu bir insanım diye övünülür mü hiç? Herkes namuslu olmak zorunda değil midir?

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski - Suç ve Ceza


#184

"Kısa bir süre sonra, “Neden kötülüğü sadece insanların yapabileceğini söylediğinizi anladım. Köpekbalıkları bile masum aslında; öldürmek zorunda oldukları için öldürüyorlar,” dedi.

“İşte bu yüzden başka hiçbir şey bize karşı duramaz. Dünyada sadece tek bir şey kötü yürekli bir insana karşı durabilir. O da başka bir insandır. Ayıbımızda yatar şerefimiz. Sadece bizim ruhumuz, kötülüğe açık olan ruhumuz, onu yenmeye muktedirdir.”

Ursula K. Le Guin - En Uzak Sahil


(Troubadour) #185

“Öldüğümü biliyordum; ama aynı zamanda da öldüğümü düşünmek yanlış diye düşünüyordum.”

Silahlara Veda - Ernest Hemingway


(Cem) #186

George Orwell anlatımının güzel örneklerinden.

“Yanılsama! Palavra! Kaç kişi olduklarının bir önemi yok; hepsi bunu istiyor. Kötü zamanlar geliyor, modernize insanlar da geliyor. Arkasından ne geleceğini bilmiyorum; beni ilgilendirmiyor da. Tek bildiğim, küfretmeye bile değer bulduğunuz bir şey varsa ona artık veda edin; çünkü alışageldiğiniz her şey çamura batacak, batacak ve bu arada makineli tüfekler hiç durmadan takırdayıp duracak.” (Boğulmamak İçin, George Orwell. Çev, Suat Ertüzün)


#187

Bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmek niye dünyanın en zor işi? Üstelik çok kısa süren bir çalışmayla bunu kendilerinin de anlaması bu kadar mümkünken. Bu iş bunca güç olmak zorunda mı?

Martı Jonathan Livingston, Richard Bach


#188

Dostoyevski, Petersburg’da baharın gelişini, aşkın göze sunduğu ömrü kısa bir güzelliğin solmasına benzetiyor. Duyguyu bu kadar muazzam bir şekilde aktarmasına hayranım.

“Bir anda gelip geçen güzelliğin neden böyle kısa ömürlü olduğunu ve artık bir daha geriye dönmeyeceğini içiniz burkularak düşünür, sevmeye bile vakit bulamadığınız bu aldatıcı, bu bir işe yaramaz güzelliğe ta derinden kırılırsınız.”