Bir Rahatsızlık (Dilin Düzgün Kullanımı)

Güzel bir test

dahianlamindaki.de

6 Beğeni

Bu ne şimdi? Bilerek yapılıyor bence. Bilerek isteyerek özen gösterilmiyor. Ben “acaba şahit sözcüğüne sesli harfle başlayan bir ek gelince yumuşama oluyor mu?” diye araştırıp yazıyorum herhangi bir yazışmamda; dilime, kendime, karşımdakine saygımdan yapıyorum bunu. Bir insan okuduğu kitaba dair “düşünerek” yazdığı bir metni nasıl böyle kötü yazabilir:

Her şey yolunda iken birgün Elektiriklerin gittiğini düşünün.Bir daha asla gelmese.Ne yapardınız?Düşünmesi bile korkunç dimi işte hikayemizde Nükleer bir savaş sonrası Mona, Dylan ve Annesinin hayatta kalma mücadelesini okuyacaksınız.
Annesi ile bir anlaşma yapar ve Dylan şimdiki zamanı Anneside Son ‘dan önce’ki hayatlarını yazıcaktır.
Hayatta kalmak için artık yapmaları gerekenleri çok iyi biliyorlardı…
Saklanacak yer yoktu. Bilgisayarların,elektriğin,telefonların ve internetin artık olmadı bir Dünya.

7 Beğeni

Okuyor ama kendi yazdığını dili döndüğü gibi yazıyor.

2 Beğeni

Bir cümlede nasıl bu kadar çok hata olabilir? Gerçekten bilerek yapılmış gibi, inanılmaz :smiling_face_with_tear:

2 Beğeni

Ki’yi ayrı mı yazsam bitişik mi derken karar verememiş ve kesme işareti kullanarak bir çağı kapatıp yeni bir çağ açmış.

6 Beğeni

Demişim yıllar önce. Şimdi o kadar sert değilim. Bilmediklerini düşünerek anlatmaya çalışıyorum ama yine de içten içe canım sıkılıyor. Okuyan insanlar bunlar, aklım almıyor; asgari seviyede dilbilgisi, imla, noktalama nasıl bilmezler?

Kuralları bilmedikleri için mi yoksa umursamadıkları için mi böyle yazıyorlar? Samimiyetle soruyorum, lütfen gelip bu başlıkta bize sebebini açıklama inceliği gösterebilirler mi?

7 Beğeni

Sanıyorum ki, bazı insanlar konuşarak düşündükleri için konuştukları gibi yazıyorlar.

İnsanların zihinlerindeki (günlük hayatta kullandıkları) dil de İstanbul Türkçesi ile tam uyuşmadığı için böyle bir sorun ortaya çıkıyor olabilir.

Not: Yetersiz ilkokul, lise Türkçe eğitimi ve yanlış tuşlamaları yukarıdaki yazımda anlatmak istediklerimden ayrı tutuyorum.

3 Beğeni

Kullanmayanlar çok, ancak buna müsamaha gösterilmediği dönemlerin anıldığı yazılara beğeni yaptıklarında, söylem objektif olmaktan çıkıyor.

Ben de şöyle düşünüyorum: Hepimiz aynı okul sıralarında, yıllarca dirsek çürüttük. Nice güzel öğretmenlerimiz oldu. Bunca emek, zaman, kabaran yerli, milli duygular… Milli kültürün yapı taşı dilimiz. O olmayınca işte, hepsi heba olmakla kalmıyor, iletişim sakatlıkları, yetersizlikler, algı bozuklukları ortaya çıkıyor ve bu tüm bir topluma sirayet ediyor. Bunda boyalı basının da suçu büyük, ancak artık internet çağında doğruyu öğrenmek için hepimizin önünde yeterli kaynaklar varken, yetersiz kalmayı bir mazeret olarak görüyorum. @periyodiknesriyat 'ın söylediği gibi: Kesinlikle saygı meselesi. En başta emeğe saygı. Baş öğretmen diyoruz ya, kendi öğretmenlerimiz de eşek değildi nihayetinde, onca emek verdiler. Anne-babaların bir emeği varsa, yollayabildilerse, onun özverisinin çoğu da bu, bizim eğitimimiz. Dil olmadan iletişim olmaz. Para olur, mevki olur, çevre olur, ama hep bir eksiklik duyarsınız.

Önemli bilgi: Bu yazıda şapkasız kalan hiçbir karakter zarar görmemiştir.

2 Beğeni

İsme… Hey gidi İş Bankası…