2025 Worldcon’dan panel. George Martin, Robin Hobb diğer tanıdık yazarlar.
Haberleri takip etmeyenler varsa bu videoda gösterilmeyen panel sonrası soru cevapta bir seyircinin George Martin’e sorduğu soru o zaman gündem olmuştu.
Zamanında “Worldconda Üstada Saygısızlık” vs diye paylaşacaktım da sonra magazinci miyim ben deyip salmıştım.
Isles of the Emberdark ın telifini hangi yayınevi almıştı? Şu secret project ler arada kalıp mundar oldular galiba ya .
Dün Sixth of the Dusk / Alacakaranlığın Altıncısı’nı okudum. Meğer Isles of the Emberdark bu hikayedenmiş, çok merak ettim. Hikayeye doyamadım valla çok potansiyelliydi. Şuraya mini yorumu da bırakayım bari muhabbetini açmışken;
Sixth of the Dusk / Alacakaranlığın Altıncısı
Genelde kısa hikayeler beni çok tatmin etmez ama Alacakaranlığın Altıncısı’nı çok beğendim. Alacakaranlık’ın ketum/gizemli yapısı ile izole hayatını ve Patji’nin özgün doğasını tanımak çok keyifliydi. Tam zıddı Vathi’nin meraklı, heyecanlı ve bilgiye aç karakteri de bu kısacık hikayeye tam bir dinamizm sağlamış. Önüne set çekilemeyecek gelişimin ve evrimin mesajını içeren çok güzel bir hikaye olmuş.
Akıllı ve özel büyülü güçlere sahip Aviar türündeki kuşlar olan hayvan yoldaşlarımız da keyfimin tuzu/biberi oldu. Üstelik bu gizemli güçlerin kaynağına bile değinildi hikayede.
Özgün bir yaratım olmuş bu evren de, bana yetmedi. Sanırım okuyanlarca beğenilmiş ve kimseye yetmemiş ki Sanderson Isles of the Emberdark’ı yazmış. Bu hikayenin gelişmiş versiyonunun Isles of the Emberdark olduğunu bilmiyordum, yeni öğrenmiş oldum. Umarım dilimize de kısa sürede kazandırılır.
Diğer Kozmer gizli projelerini İthaki kaptı ama şu ana kadar sadece Tress çıktı, diğer ikisinden haber yok. Bunu da çeker mi yoksa, Akılçelen mi alır bilmiyoruz.
Bu arada bu hikaye kronolojik olarak en ilerideki Kozmer hikayesi. Isles of Emberdarkta zaten belli oluyor sanırım, daha okumadım. Ama bu novellanın devamı olarak Sanderson Savaş Ritmi çıkış partisinde okuma yapmıştı ve orada gezegen dışındaki insanların teknolojik olarak bayağı gelişmiş gözüktükleri belli oluyordu.
Aslında şu ana kadar hiçbir gizli projeyi okumadım ama Isles of Emberdarkı özellikle merak ediyorum. Çünkü yanlış bilmiyorsam Ejderhalarla ilgili biraz bilgi, lore verilmiş kitapta ki ejderhalarla ilgili bilgilerimiz şu ana kadar çıkan Kozmer kitaplarında çok kısıtlı.
Tam belli olmuyor ama şuralardan biraz anlaşılıyor. Hikayeden önceki Drominad sistemi anlatısında buranın pare bulunmayan bir sistem olduğunu söylüyor. Dolayısıyla dikeysellik ve shadesmar üzerinden ulaşılamamayı anlatıyor.
Hikaye içinde de Yukarılılar dedikleri bir topluluk var, bu Yukarılılar’ın başka bir gezegenden geldiğini anlıyoruz. Pare, kuşam vs kullanımı olmadan başka gezegenden gelen birileri olduğuna göre, birilerinin uzayda seyahat teknolojisini / uzay gemilerini vs keşfettiğini anlıyoruz Cosmere de . Hikaye içinde Yukarılılar yıldızlarda yaşıyor, gökyüzünde seyahat ediyor gibi ifadeler de var. Buradan uzay gemisi tarzı bir teknoloji olduğunu çıkardım ben.
Bunları kim olduğundan emin olmamakla beraber, Sanderson bir röportajında sissoylu 4. çağın uzay çağı olacağını söyledi diye hatırlıyorum. Herhalde Scadriallilar uzay gemisi vs keşfedip bu sisteme gelecekler ileride diye bir teorim var.
Isles of Emberdarkta dada detaylı hale gelir belki, bakalım Türkçe görebilecek miyiz .
Edit: Çok spoiler değil aslında ama yine de Alacakaranlığın Altıncısını okuyup kendisi bir şeyler keşfetmek isteyenlerin keyfini kaçırmasın diye spoiler a aldım .
Peter Orullian ile beraber Strata Wars isimli bir üçleme yazacaklarmış. Songs of the Dead ilk kitabın adıymış. Orullian aynı zamanda müzisyenmiş ( heavy metal ), bu seri de müzik temalı bir büyü içeriyor anladığım. Londra’da geçecekmiş, biraz urban fantasy öğeleri de olacak gibi. 2026 da çıkaracaklar gibi duruyor. Meraklısı için detaylar;
Bu bayağı uzun zamandır yazarın masasında duran bir kitaptı, seriye dönüştürmüşler.
State of Sanderson 2013te de bilgi verilmiş, kitabın ilk başlığı Death by Pizzaydı. Bayağı süre sürüncemede kaldı. 2019’da adı Song of The Dead’e döndü, Peter Orullianla beraber yazdığını vs ilk draft ve 2. draftı bitirip 3. drafta geçtiklerini söylemişti. Sonra yazar bir türlü bu kitaba dönemedi sanırım, en sonunda da kendi hazırladığı worldbuilding ve ana hat/taslak harici tamamen diğer yazara devretmiş.
Bu paneli bir kaç günde parça parça izledim. On numara panel olmuş; efsane yazarlar bayağı da içten konuşmuşlar.
Yalnız Brandon Sanderson kitaplarına o kadar bayılmasam da kafası basan zekicene bir abi izlenimi vermiştir bana hep. Burda da en çok katıldığım fikirlerine hak verdiğim o oldu.
SL5 Bi’ çıksaydı artık ya. Bu aydan beri her gün aklıma düşüyor resmen. Şimdiye kadar spoiler yemediğime şaşırıyor ve kendimi de alkışlıyorum. Yemeden okumak nasip olur inşallah.
Bence yıl bitmeden çıkacak ama ufak bir öneri, beklentini düşür derim. Kitabın yarısındayım ben (%46) ve bir kısım hariç diğer yerler çok.. kopuk bir şey okuyormuşum hissettirdi. Tabii diğer yarısı nasıldır bilemem.
Her türlü Roshar’da olan bitenler önemli şeyler Cosmere için. Bu kitaptan en azından onu alırsın. “Bu adam hikayenin buraya gideceğini bilerek mi bunu yazmış?” dedirttiriyor.
Evet her türlü okunur tüm Cosmere. Ancak kitap düşük tempolu koca bir Sanderlanche gibi ilerliyor şuanlık. Güzel kısımlar olsa da çok fazla olayı birden anlatmaya çalışıyor ve şahsen bana o kadar da geçmedi.
Sadece ikinci kısım çok güzeldi. Hoid’in Garaz’ın değiştiğini anlaması ve Frost ile konuşması, Shallan’ın Hayaletkanlar ile uğraşması, Dalinar’ın Ruhsal Aleme gitmesi falan çok heyecanlıydı. Ama hemen sonrasında üçüncü gün bütün tempoyu düşürdü ve 6.gündeyim ve hala pek arttığını söyleyemem.
Mesaj kutusunda isminizin olduğu satırda bulunan 3 yatay paralel çizgiye basın sonraki satırı en sağa kaydırıp + işaretine basın ve çıkan kısımda spoiler b.’ seçin.
Artık sanderlanche yapmayacağım dediği için eskisine alışmış bizlere garip geliyor. Gün gün ayrı olarak hatırlamadığım için ona yorumum yok ama bazı günler garip şekilde olaysızdı.
Taa 2009da Hero of Ages annotionlarında demeye başlamış: “I tried something new in this book. I’ve been criticized—rightly—in the past for cramming too much into my endings. A good, fast-paced ending is great, but when you layer climax on top of climax, a little of it gets lost. I’ve been trying, therefore, to plot things so that we end up with the important climaxes spaced more evenly. My hope is to not lose any of the tension or drama, but to have the climaxes be more focused by not letting them interfere as much with each other.”
Şimdi ben bir yanlış etmişim yapmayacağım dedi demişim orası yanlış. Haftalık olarak Dan Wells ile yaptıkları podcast bölümlerinin birinde bir izleyici soru olarak bununla alakalı bir şey sormuştu doğru hatırlıyorsam Brandon da “Her şeyi sona tıkmaktan uzaklaşacağım” gibi bir şey demişti. Dolaylı olarak sanderlanche den uzaklaşacağını söylemiş yani. Yine epik olaylar oluyor mu evet? Evet. Sadece 10 satırda bir POV değişen, her olayın aynı anda çözüme vardığı değil de daha yaya yaya, karakterlerin plotları birbirini boğmayacağı şekilde yapıyor artık. Verdiğim yanlış bilgi için kusura bakmayın.
Bu arada sanderlanche yok muhabbeti yapıyoruz ama isles of emberdark’ın da sonu baya coşturmuştu beni yani hala masadan kalkıp “vay be” dedirttiriyor Sanderson
O zaman güzel elbette, yine sonda coşsun ama her şey de sona kalmasın. Tam isteyeceğim türden.
Bu arada Isles of the Emberdark nasıl, iyi mi? WaT’tan sonra sadece Yumi ile o kalacak okumadığım. Yumi’ye övgüler yağdığını gördüm ama Isles’a pek rastlamadım.
Eğer emberdarkın prequel hikayesi olan sixth of the duskı okuduysan (okumadıysan da sıkıntı değil emberdark kitabının ilk chapterlarına eklemişler) oradaki karakterimiz Dusk’ın olayı uzaydan gelen teknolojik gelişmelerle birlikte gelişen toplumunda artık ölü bir meslek olan trapperlık yapması yani aşşşırı ölümcül adalarda hayatta kalabilmesiydi. Aynı zamanda bu hikaye gelişimin kaçınılmazlığı ve Dusk’ın bu yeni dünyayı kabullenmesiyle alakalıydı. Emberdark’da da ana karakterimiz olan Dusk tekrar artık işe yaramayan becerilerini kullanarak dünyasına yararlı olmaya çalışıyor. Dusk çok iyi bir karakter bence. Eski insanların günümüzde de işe yaraması konseptini de çok sevdiğim için bu açıdan baya beğendim
SPACE AGE COSMERE. Tek ana karakterimiz barutu yeni yeni kullanmaya başlamış bir milletten Dusk değil! Starling adlı bir ejderha ve uzay gemisinin mürettabatının yolları bir şekilde Dusk’ın dünyasıyla kesişiyor. Burada o kadar çok uzay çağı cosmere loreu var ki kafayı yedim kaç yerini screenshot aldım. Scadrial’dan Threnody’e ordan Silverlight’a bir sürü yerden bir sürü olaydan, tanrılara, spore’lara, yeni ırklara, hoid’e ve ejderha ırkları hakkında o kadar bilgi var ki cosmere loreunu çok takip ediyorsan kafayı yiyeceksindir.